bugün

galatasaray

Galatasarayın bu yılki en büyük şanssızlığı, daha ligin başında ardı ardına gelen sıkı maçlar oynamak zorunda kalmasıydı. Yani fikstür. Lige iyi başlamasına karşın, Eskişehir ve bursa gibi, ligin Anadolu takımları bazında en ciddi deplasmanlarından, normal koşullarında alındığında, zor deplasman denebilecek müsabakalara çıktı. Lig sonunda şöyle bir bakacak olursanız, bu maçlardan çıkarılan 2 puan bile değerlidir. Bunun üzerine dünya kadar golün kaçırıdığı Antalya maçından alınan beraberlik eklenince, lan gs bu sene sakat herhalde denmeye başlandı. Madrid maçı ise, yıllardır bağırdığımız “bu savunmayla olmaz usta, patlayacak kesin bir yerde” dediğimiz yerdi aslında. Bir de üzerine Beşiktaş deplasmanı geldi ki, maglubiyet olsaydı, yaşanacakları düşünmek bile istemiyorum.

Bu süreçte lige ve avrupaya kötü başlayan Fenerbahçe, kolay fikstüre sahipti. Ardı ardına Eskişehir ve Sivas maçlarını içeride oynadı ve kazandı. 5 maçın üçünü içeride oynadı ve bu avantaj sayesinde toparladı. Dışarıda oynasa, belki daha farklı sonuçlar alabilirlerdi.

Evet, gs diğer yıllara göre daha kötü bu sezon. Savunma takviyeleri elde patladı, sorunlar arttı ve oyuncuların kafası karışık. Ama tüm bunlarda, toplama şansı vermeyen fikstürün de etkisi var.
Bunla beraber Galatasaray, olgunluğu ve kalitesi sebebiyle kazandığı dünkü derbiden sonra rüştünü kanıtladı. Beşiktaş ise, saha kapama cezasıyla karşı karşıya, ciddi bir yaptırım gelecek. Bu yıl şampiyonluk için, yine gs-fb çekişmesi olası. Beşiktaşın sonuna kadar bu ligi kaldırabileceğini sanmıyorum.
Ayrıca, galatasarayın Kopenhag maçlarını kazanarak yoluna Avrupa liginde devam etmesi de, prestij açısından daha önemli artık.
© copyright 2005 - 2026