bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sokakta kavga teknikleri16
- çekirge7
- 31 yaş sendromu5
- 32 yaş sendromu3
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- pişi olsa da yesek3
- mezoterapi11
- arkadaşlar iyi geceler4
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- geceye bir şarkı bırak14
- sözlük yazarlarının saatleri10
- üç harflilerden korkmak6
- arkadaşlar bakar mısınız28
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- tai lung26
- enteresan neden kavga yok6
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- kavganın kazananı yoktur6
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- instagram3
- nickten isim tahmini yapmak72
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- kürk giyen erkek6
- adalarda bisiklet sürmek4
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- ilk buluşma3
- vakıf üniversiteleri3
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- çıplak ayakla lego parçasına basmak2
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- uysaljakoben17
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek2
- yeni parti48
- 28 temmuz 2026 depremi3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- tekne turu11
- zaman baba10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
hiç ama hiç hatırlamak istemediğim 08.09.2013 pazar günü ilk nöbetini geçirdiğim ve o gün bugündür hayatımı skerten hede.
sanırım geçirdiğim kazanın da etkisiyle (#21063510) zaten zor bir dönemden geçen bünyeyi, stresli bir iş ortamıyla iyice yormuştum. geçen pazar ortağı olduğum gsm bayii dükkanına çağırdı ortağım. bir sorunumuz vardı ve sorun çözümlenmesi zor bir sorundu. ne yapacağız nasıl yapacağız derken kalbimin deli gibi çarpmaya başladığını hissettim. belirtmek istemediğim nedenlerden kırgın olan ve daha yenice bir krizi atlatmış olan kalbim beni korkuttu.
elim ayağım titremeye başladı. nasıl terliyorum, anlatamam. dersin ki yaz günü klimasız odada iki ateşli hatunla başbaşayım. o derece heyecan, o derece kalp atışı, terleme.
kafam bana ait değilmişçesine git geller yapmaya başladı.
kendimi dükkandan dışarı zor attım. ama yok. geçmiyor illet. daha önce kriz geçirip kaza yapan bünye, arabaya da binemedim.
attım kendimi bi ticariye. dedim "usta, çek abi acile, çok acil"
adam da panikledi. neyse girdim hastaneden içeri. ölüyorum yahu. takside kuzeni aramıştım, o geldi o sırada. çekirge devlet hastanesindeyiz ve sıram bir türlü gelmiyor.
"kuzen buraya kadarmış" dedim. cüzdanımı ona verdim. bayılır ya da ölürsem hiç olmazsa yanımda biri vardı. bu sırada içten bastıran ateş, dıştan bastıran soğuk terleme ve gözlerimdeki buğulanma had safhada. neyse geçtim genç bi doktorun karşısına. oramı dinledi buramı hafif yumrukladı, ateşimi ölçtü, tansiyonum falan hepsi normal. idrar, kan tahlili ve röntgen istedi. idrar tamam, kan tahlili tamam ama sıra röntgene geldi. bayılmak üzereyim, bayılamıyorum. hastane ortamı bir rüya alemine döndü o sırada. herşey alice harikalar diyarı gibi.
koltuğa oturdum ve teknisyenle beraber beni acilde bir yatağa götürüp uzattılar iki seksen. sonuçlar çıkana kadar da dayadılar bir serum, ohhh, on numara.
ama değişen bişey yok. durum daha kötüye gidiyor. gördüğüm son şeyin bir hastanenin acil odası olacağı fikri beni daha da delirtiyor. hayatımdaki gelişmeleri, yaptıklarımı, yapacaklarımı düşünüyorum ve diyorum ki, artık bunların hiç birinin anlamı yok.
bu sırada sonuçlar geliyor. her şey süper. kan, idrar, röntgen.. iron man'in zırh giymiş hali bile benden daha sağlam olamaz.
ama ben neden o durumdayım?
biraz iyileşince çıktım hastaneden. yolda hayat bana yeniden bahşedilmiş gibi hissediyorum.
hafta içi stres üzerine stres ve yine aynı durum. bu kez ortağıma diyorum, al anahtarı, geri kalan hakkımı sonra alırım ve mağazadan ayrılıyorum. özel bir hastanede alıyorum soluğu. devlet hastanesinde yapılanlar ücretli olarak yapılıyor bu kez ve yine aynı. sapasağlamım.
sonradan anlıyoruz panik atak denilen nane olduğunu.
xanax..
ve ilk xanax'ın ardından iş bu entry..
tecrübeli olan yazar arkadaşlardan sadece tavsiye istiyorum. ne yapmalı ?
bu nasıl bir hastalıktır allah aşkına yahu !
sanırım geçirdiğim kazanın da etkisiyle (#21063510) zaten zor bir dönemden geçen bünyeyi, stresli bir iş ortamıyla iyice yormuştum. geçen pazar ortağı olduğum gsm bayii dükkanına çağırdı ortağım. bir sorunumuz vardı ve sorun çözümlenmesi zor bir sorundu. ne yapacağız nasıl yapacağız derken kalbimin deli gibi çarpmaya başladığını hissettim. belirtmek istemediğim nedenlerden kırgın olan ve daha yenice bir krizi atlatmış olan kalbim beni korkuttu.
elim ayağım titremeye başladı. nasıl terliyorum, anlatamam. dersin ki yaz günü klimasız odada iki ateşli hatunla başbaşayım. o derece heyecan, o derece kalp atışı, terleme.
kafam bana ait değilmişçesine git geller yapmaya başladı.
kendimi dükkandan dışarı zor attım. ama yok. geçmiyor illet. daha önce kriz geçirip kaza yapan bünye, arabaya da binemedim.
attım kendimi bi ticariye. dedim "usta, çek abi acile, çok acil"
adam da panikledi. neyse girdim hastaneden içeri. ölüyorum yahu. takside kuzeni aramıştım, o geldi o sırada. çekirge devlet hastanesindeyiz ve sıram bir türlü gelmiyor.
"kuzen buraya kadarmış" dedim. cüzdanımı ona verdim. bayılır ya da ölürsem hiç olmazsa yanımda biri vardı. bu sırada içten bastıran ateş, dıştan bastıran soğuk terleme ve gözlerimdeki buğulanma had safhada. neyse geçtim genç bi doktorun karşısına. oramı dinledi buramı hafif yumrukladı, ateşimi ölçtü, tansiyonum falan hepsi normal. idrar, kan tahlili ve röntgen istedi. idrar tamam, kan tahlili tamam ama sıra röntgene geldi. bayılmak üzereyim, bayılamıyorum. hastane ortamı bir rüya alemine döndü o sırada. herşey alice harikalar diyarı gibi.
koltuğa oturdum ve teknisyenle beraber beni acilde bir yatağa götürüp uzattılar iki seksen. sonuçlar çıkana kadar da dayadılar bir serum, ohhh, on numara.
ama değişen bişey yok. durum daha kötüye gidiyor. gördüğüm son şeyin bir hastanenin acil odası olacağı fikri beni daha da delirtiyor. hayatımdaki gelişmeleri, yaptıklarımı, yapacaklarımı düşünüyorum ve diyorum ki, artık bunların hiç birinin anlamı yok.
bu sırada sonuçlar geliyor. her şey süper. kan, idrar, röntgen.. iron man'in zırh giymiş hali bile benden daha sağlam olamaz.
ama ben neden o durumdayım?
biraz iyileşince çıktım hastaneden. yolda hayat bana yeniden bahşedilmiş gibi hissediyorum.
hafta içi stres üzerine stres ve yine aynı durum. bu kez ortağıma diyorum, al anahtarı, geri kalan hakkımı sonra alırım ve mağazadan ayrılıyorum. özel bir hastanede alıyorum soluğu. devlet hastanesinde yapılanlar ücretli olarak yapılıyor bu kez ve yine aynı. sapasağlamım.
sonradan anlıyoruz panik atak denilen nane olduğunu.
xanax..
ve ilk xanax'ın ardından iş bu entry..
tecrübeli olan yazar arkadaşlardan sadece tavsiye istiyorum. ne yapmalı ?
bu nasıl bir hastalıktır allah aşkına yahu !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar