bugün
- sözlüğün bitmiş olması3
- şikeci amedspor5
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi2
- askerde sözlüğe girmek4
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sözlükte evlenecek adam kalmaması2
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı5
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi2
- atatürk'e alerjisi olan tipler4
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği2
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- silver ile evlenecek erkek52
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- burcu akrep olan birini akrep sokması2
- sözler köşkü3
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak4
- tarantino star wars'ı çekseydi nasıl olurdu2
- sıpsıkıcı olmanız2
- tutmayan başlık açma rehberi7
- oha doğum günüm yarın2
- suat usta2
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası25
- mankenlikten şarkıcılığa transfer olan ünlüler2
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- sarapci koala58
- dün gece ne oldu12
- askerlik anıları6
- zorunlu eğitim17
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- rafael leao victor osimhen leroy sane11
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sözlükteki linç kültürü12
- ismet gürbüz ile 81 günde 81 ili dolaşmak2
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- karısı kızı feto evlerine gitmiş çomar2
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- türk bayrağı2
öncesinde kendinden bolca söz ettiren ancak bizim aslında ondan söz ettiğimizin farkına varmadığımız, daha sonra fringe gibi ondan bahseden dizi-filmlerde izledikten sonra hakkında iyice düşündüren, insanı araştırmaya sevk eden konudur.
öncesinde kendinden bolca söz ettiriyor derken neyi kastettim?
farz edin ki, çoktan seçmeli bir sınav esnasında bir soruda mantığınızla eleyebildiğiniz kadar şıkkı eleyip iki şık arasında kaldınız. bundan sonrası o anki hissettiklerinize bağlı. ya a şıkkını, ya da c şıkkını işaretleyeceksiniz, ama bir diğer yandan belki de soruyu boş bırakacaksınız. yine farz edelim ki sorunun cevabı c şıkkı ve siz a şıkkını işaretlediniz, soruyu boş bırakmadınız. üniversiteye giriş sınavları gibi büyük çaplı sınavlarda, bir soruyu boş bırakmak ve yanlış yapmak arasında kayda değer puan farkları oluyor, biliyorsunuz. ancak basit bir okul sınavında da ''keşke'' diyen öğrencilere sıkça rastlarız.
işte paralel evren burada devreye giriyor, daha doğrusu dilimize dolanıyor. ''keşke c şıkkını işaretleseydim, şimdi şu puanı alırdım'' ya da ''keşke boş bıraksaydım soruyu, şimdi puan kaybetmemiş olurdum'' diyerek bir şekilde eğer farklı bir tercihte bulunsaydık, olayların daha farklı işleyeceğini anlatıp duruyoruz. işte o farklı işleyiş paralel evren demektir. yani ben buraya bu yazıyı yazmayı seçiyorken, başka bir evrende ''amaan'' deyip yazıyı yazmaktan vazgeçen kişinin, yani bir başka ben'in olduğu düşüncesidir. şu andan farklı seçimleri yaşayan o piti piti'dir yani.
ancak paralel evren milyonlarcadır. hayatın düşük veya çok ihtimalli birçok dalı vardır, olasılık konusuna hakim olanlar bunu daha iyi anlatır. ama düz mantık bakarsak, ve az önceki örnekte açıklarsak, sorunun cevabı o iki şıktan farklı da olabilir, a şıkkı doğru cevap olabilir, doğru şıktan farklı işaretlediğiniz şık genel işaretlenme oranıyla alacağınız puanın seyrini değiştirebilir, soruyu boş bırakabilirsiniz ya da bir diğer olasılık sorunun yanlış olmasıdır. hepsi öyle veya böyle ihtimal dahilindedir ama küçük veya büyük farklılıklar oluşturur.
bu demek değil ki bir başka evrende bambaşka insanlarız... bunda da devreye ''bir daha gelsem dünyaya, yine bunu seçerdim.'' dediğimiz radikal seçimlerimiz giriyor, yani bizi biz yapan-hamurumuzda olan özelliklerimiz.
kaldı ki yaşadığımız çoğu şey seçimlerimizden doğsa da, bazı şeyleri bizzat seçmiyoruz. mesela evden çıkarken ayakkabısını tek seferde bağlayıp otobüse yetişen insanların yanında bunun aksine, ayakkabısını ilkinde yanlış bağlayıp çözen ve tekrar bağlayarak zaman kaybeden, sonra da otobüsü kaçıran insanlar var.
sığ olan fizik bilgimle konunun bence özeti bu. ama kuantum fizikçilerine filan sırf bu yüzden özenmiyor değilim.
öncesinde kendinden bolca söz ettiriyor derken neyi kastettim?
farz edin ki, çoktan seçmeli bir sınav esnasında bir soruda mantığınızla eleyebildiğiniz kadar şıkkı eleyip iki şık arasında kaldınız. bundan sonrası o anki hissettiklerinize bağlı. ya a şıkkını, ya da c şıkkını işaretleyeceksiniz, ama bir diğer yandan belki de soruyu boş bırakacaksınız. yine farz edelim ki sorunun cevabı c şıkkı ve siz a şıkkını işaretlediniz, soruyu boş bırakmadınız. üniversiteye giriş sınavları gibi büyük çaplı sınavlarda, bir soruyu boş bırakmak ve yanlış yapmak arasında kayda değer puan farkları oluyor, biliyorsunuz. ancak basit bir okul sınavında da ''keşke'' diyen öğrencilere sıkça rastlarız.
işte paralel evren burada devreye giriyor, daha doğrusu dilimize dolanıyor. ''keşke c şıkkını işaretleseydim, şimdi şu puanı alırdım'' ya da ''keşke boş bıraksaydım soruyu, şimdi puan kaybetmemiş olurdum'' diyerek bir şekilde eğer farklı bir tercihte bulunsaydık, olayların daha farklı işleyeceğini anlatıp duruyoruz. işte o farklı işleyiş paralel evren demektir. yani ben buraya bu yazıyı yazmayı seçiyorken, başka bir evrende ''amaan'' deyip yazıyı yazmaktan vazgeçen kişinin, yani bir başka ben'in olduğu düşüncesidir. şu andan farklı seçimleri yaşayan o piti piti'dir yani.
ancak paralel evren milyonlarcadır. hayatın düşük veya çok ihtimalli birçok dalı vardır, olasılık konusuna hakim olanlar bunu daha iyi anlatır. ama düz mantık bakarsak, ve az önceki örnekte açıklarsak, sorunun cevabı o iki şıktan farklı da olabilir, a şıkkı doğru cevap olabilir, doğru şıktan farklı işaretlediğiniz şık genel işaretlenme oranıyla alacağınız puanın seyrini değiştirebilir, soruyu boş bırakabilirsiniz ya da bir diğer olasılık sorunun yanlış olmasıdır. hepsi öyle veya böyle ihtimal dahilindedir ama küçük veya büyük farklılıklar oluşturur.
bu demek değil ki bir başka evrende bambaşka insanlarız... bunda da devreye ''bir daha gelsem dünyaya, yine bunu seçerdim.'' dediğimiz radikal seçimlerimiz giriyor, yani bizi biz yapan-hamurumuzda olan özelliklerimiz.
kaldı ki yaşadığımız çoğu şey seçimlerimizden doğsa da, bazı şeyleri bizzat seçmiyoruz. mesela evden çıkarken ayakkabısını tek seferde bağlayıp otobüse yetişen insanların yanında bunun aksine, ayakkabısını ilkinde yanlış bağlayıp çözen ve tekrar bağlayarak zaman kaybeden, sonra da otobüsü kaçıran insanlar var.
sığ olan fizik bilgimle konunun bence özeti bu. ama kuantum fizikçilerine filan sırf bu yüzden özenmiyor değilim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar