bugün
- velvet korumam altındadır22
- 15 18 yaş arasına müebbet hapis düzenlemesi8
- erdoğan'ın gerçekten asrın lideri olması8
- mason greenwood28
- iki birayla yatağa atılan kız devri bitmesi5
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu16
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın14
- güne bir tespit bırak5
- ekşi sözlük yazarlarının kahvaltıları3
- danla bilic3
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı8
- hiç eksi vermemek8
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek12
- velvet19
- gocu21
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi7
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek23
- parliament night blue3
- ben geldim naneler33
- kilo vermek isteyenlere tavsiyeler3
- pasif sıçıcılık3
- sinir bozucu şeyler12
- 14 temmuz şempanze günü7
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki9
- kahve içmek3
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı6
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- oğuzhan uğur4
- true adamlığı2
- kadidi çıkmak4
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi13
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz4
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- suça sürüklenen çocuk düzenlemesi tbmm de2
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız5
- heykele tapan kamalist4
- ölen senatörün yerine kardeşini atamak4
- turistin hesabına eklenen gönüllü bahşişe isyanı4
- payton kiralamak3
- silivri soğuktur2
- simit2
- katil israilli bakanın gazze'deki yıkımı iyi hisse3
- sözlükteki deliler2
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- gecenin şiiri4
- kitap alıntıları4
- 1 milyar 471 milyon dolar3
- tepkiselbiri5
- geceye bir şarkı bırak15
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
öncesinde kendinden bolca söz ettiren ancak bizim aslında ondan söz ettiğimizin farkına varmadığımız, daha sonra fringe gibi ondan bahseden dizi-filmlerde izledikten sonra hakkında iyice düşündüren, insanı araştırmaya sevk eden konudur.
öncesinde kendinden bolca söz ettiriyor derken neyi kastettim?
farz edin ki, çoktan seçmeli bir sınav esnasında bir soruda mantığınızla eleyebildiğiniz kadar şıkkı eleyip iki şık arasında kaldınız. bundan sonrası o anki hissettiklerinize bağlı. ya a şıkkını, ya da c şıkkını işaretleyeceksiniz, ama bir diğer yandan belki de soruyu boş bırakacaksınız. yine farz edelim ki sorunun cevabı c şıkkı ve siz a şıkkını işaretlediniz, soruyu boş bırakmadınız. üniversiteye giriş sınavları gibi büyük çaplı sınavlarda, bir soruyu boş bırakmak ve yanlış yapmak arasında kayda değer puan farkları oluyor, biliyorsunuz. ancak basit bir okul sınavında da ''keşke'' diyen öğrencilere sıkça rastlarız.
işte paralel evren burada devreye giriyor, daha doğrusu dilimize dolanıyor. ''keşke c şıkkını işaretleseydim, şimdi şu puanı alırdım'' ya da ''keşke boş bıraksaydım soruyu, şimdi puan kaybetmemiş olurdum'' diyerek bir şekilde eğer farklı bir tercihte bulunsaydık, olayların daha farklı işleyeceğini anlatıp duruyoruz. işte o farklı işleyiş paralel evren demektir. yani ben buraya bu yazıyı yazmayı seçiyorken, başka bir evrende ''amaan'' deyip yazıyı yazmaktan vazgeçen kişinin, yani bir başka ben'in olduğu düşüncesidir. şu andan farklı seçimleri yaşayan o piti piti'dir yani.
ancak paralel evren milyonlarcadır. hayatın düşük veya çok ihtimalli birçok dalı vardır, olasılık konusuna hakim olanlar bunu daha iyi anlatır. ama düz mantık bakarsak, ve az önceki örnekte açıklarsak, sorunun cevabı o iki şıktan farklı da olabilir, a şıkkı doğru cevap olabilir, doğru şıktan farklı işaretlediğiniz şık genel işaretlenme oranıyla alacağınız puanın seyrini değiştirebilir, soruyu boş bırakabilirsiniz ya da bir diğer olasılık sorunun yanlış olmasıdır. hepsi öyle veya böyle ihtimal dahilindedir ama küçük veya büyük farklılıklar oluşturur.
bu demek değil ki bir başka evrende bambaşka insanlarız... bunda da devreye ''bir daha gelsem dünyaya, yine bunu seçerdim.'' dediğimiz radikal seçimlerimiz giriyor, yani bizi biz yapan-hamurumuzda olan özelliklerimiz.
kaldı ki yaşadığımız çoğu şey seçimlerimizden doğsa da, bazı şeyleri bizzat seçmiyoruz. mesela evden çıkarken ayakkabısını tek seferde bağlayıp otobüse yetişen insanların yanında bunun aksine, ayakkabısını ilkinde yanlış bağlayıp çözen ve tekrar bağlayarak zaman kaybeden, sonra da otobüsü kaçıran insanlar var.
sığ olan fizik bilgimle konunun bence özeti bu. ama kuantum fizikçilerine filan sırf bu yüzden özenmiyor değilim.
öncesinde kendinden bolca söz ettiriyor derken neyi kastettim?
farz edin ki, çoktan seçmeli bir sınav esnasında bir soruda mantığınızla eleyebildiğiniz kadar şıkkı eleyip iki şık arasında kaldınız. bundan sonrası o anki hissettiklerinize bağlı. ya a şıkkını, ya da c şıkkını işaretleyeceksiniz, ama bir diğer yandan belki de soruyu boş bırakacaksınız. yine farz edelim ki sorunun cevabı c şıkkı ve siz a şıkkını işaretlediniz, soruyu boş bırakmadınız. üniversiteye giriş sınavları gibi büyük çaplı sınavlarda, bir soruyu boş bırakmak ve yanlış yapmak arasında kayda değer puan farkları oluyor, biliyorsunuz. ancak basit bir okul sınavında da ''keşke'' diyen öğrencilere sıkça rastlarız.
işte paralel evren burada devreye giriyor, daha doğrusu dilimize dolanıyor. ''keşke c şıkkını işaretleseydim, şimdi şu puanı alırdım'' ya da ''keşke boş bıraksaydım soruyu, şimdi puan kaybetmemiş olurdum'' diyerek bir şekilde eğer farklı bir tercihte bulunsaydık, olayların daha farklı işleyeceğini anlatıp duruyoruz. işte o farklı işleyiş paralel evren demektir. yani ben buraya bu yazıyı yazmayı seçiyorken, başka bir evrende ''amaan'' deyip yazıyı yazmaktan vazgeçen kişinin, yani bir başka ben'in olduğu düşüncesidir. şu andan farklı seçimleri yaşayan o piti piti'dir yani.
ancak paralel evren milyonlarcadır. hayatın düşük veya çok ihtimalli birçok dalı vardır, olasılık konusuna hakim olanlar bunu daha iyi anlatır. ama düz mantık bakarsak, ve az önceki örnekte açıklarsak, sorunun cevabı o iki şıktan farklı da olabilir, a şıkkı doğru cevap olabilir, doğru şıktan farklı işaretlediğiniz şık genel işaretlenme oranıyla alacağınız puanın seyrini değiştirebilir, soruyu boş bırakabilirsiniz ya da bir diğer olasılık sorunun yanlış olmasıdır. hepsi öyle veya böyle ihtimal dahilindedir ama küçük veya büyük farklılıklar oluşturur.
bu demek değil ki bir başka evrende bambaşka insanlarız... bunda da devreye ''bir daha gelsem dünyaya, yine bunu seçerdim.'' dediğimiz radikal seçimlerimiz giriyor, yani bizi biz yapan-hamurumuzda olan özelliklerimiz.
kaldı ki yaşadığımız çoğu şey seçimlerimizden doğsa da, bazı şeyleri bizzat seçmiyoruz. mesela evden çıkarken ayakkabısını tek seferde bağlayıp otobüse yetişen insanların yanında bunun aksine, ayakkabısını ilkinde yanlış bağlayıp çözen ve tekrar bağlayarak zaman kaybeden, sonra da otobüsü kaçıran insanlar var.
sığ olan fizik bilgimle konunun bence özeti bu. ama kuantum fizikçilerine filan sırf bu yüzden özenmiyor değilim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar