bugün
- kedilerin yedigi ilginc seyler11
- özel sektör de çalışmak5
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi7
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması12
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- ben geldim naneler4
- bik bik'in mutfağına konuk olan yazar5
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- ioçk'nın müziği3
- şanlıurfa şehir hastanesi5
- açık oylayamamak6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- kızlar buraya bakar mısınız2
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler5
- lukaku vs abdülkerim2
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- yabancı değiliz serdar yapmağğ2
- sosyoloji vs antropoloji2
- fenerbahçe nin kurucusu4
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- anın görüntüsü22
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım3
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- kokoreççi asım usta4
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- emevi dini4
- bardak3
- türkçeye sistemli saldırı7
- prosedür evliliği3
- mobland2
- ispartalı kızlar9
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- yapılan ilginç salaklıklar4
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- güne acı bir gerçek bırak8
- her yerden engelleyen kız6
- meksika açmazı macerası8
- çok sıkılmak2
- vincenzo montella5
- nasihat heyeti2
- muhallebi köpürtmek4
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- gey ve şey kavgası5
deniz kenarında bir evi vardı dayımın ben küçükken, böyle ufka kadar gemilerin, şileplerin göründüğü bir deniz manzarası vardı. geniş ve "ilginç döşenmiş" bir salon bu manzaraya ev sahipliği yapardı, mersin'de sıcakların ortasında, çok eski bir müzik seti vardı burada. ne zaman gitsem bir kadının o çok güzel sesinden kısık sesle şarkılar dinlerken bulurdum dayımı, pencere kenarında oturarak. romantik adamdı vesselam, deniz sessizliğinde adını sanını bilmediğim bir kadının sesini dinlerdi. içim kıpır kıpır olurdu, o zamanlar adını bilmediğim bir duygu olan "hasret" duygusu sarardı küçük bünyemi.
evet o güzel sesli kadın feyruz'muş, çok sonra duydum adını. içimdeki hasret duygusu da memleket hasretiymiş, çok sonra anladım, lazkiye vardır bilir misin? deniz kenarında hani, iklimi ve coğrafi şartları mersin'e benzer, hani bazen ölüm haberlerinin geldiği cennet memleketim lazkiye.
zamanında göç etmişler oradan türkiye'ye, hatay, adana, mersin hattına yerleşmişler, teyzem hatay'da kurmuş düzenini, biz adana'ya göçmüşüz dedemlerle, dayım mersin'e gitmiş. yurt bellemişler Türkiye'yi de elbet, ama çocukluklarının geçtiği anayurtlarını unutmamışlar, dilleri değişmiş, ananeleri değişmiş ama duydukları özlem zerre azalmamış. hüzünlerini feyruz'la dile getirmişler; sevinçlerini, eğlencelerini -adını yine çok sonradan öğrendiğim- samira tawfik'le süslemişler, samira tawfik, suriye'nin türkan şoray'ı. asfur'la uyutmuşlar çocuklarını, bizi. ezberlemişiz şarkıları ister istemez...
en büyük mirasları sıla, gurbet, hasret oldu onların, gitmediğimiz topraklardan duyduğumuz "gel" çağrıları duyar olduk sonra, tam gidilecek olmuş, hicaz demiryolu yeniden açılmış, "kan! kan! ölüm! katliam!" sesleri bastırmış o " gel" çağrılarını.
şimdi ben, türkçeyi arapçadan fersah fersah daha iyi bilen kardeşiniz, hüzünlerimi feyruz'la dile getiriyorum bugünlerde, samira tawfik'i dinlemek içimden hiç gelmiyor. Suriye'yi özlediğim gibi, mersin'i, o belli belirsiz duyduğum feyruz sesini de özlüyorum.
bu da böyle bir hüznümdür işte...
buraya kadar okuyan arkadaşlarım, teşekkür ediyorum.
evet o güzel sesli kadın feyruz'muş, çok sonra duydum adını. içimdeki hasret duygusu da memleket hasretiymiş, çok sonra anladım, lazkiye vardır bilir misin? deniz kenarında hani, iklimi ve coğrafi şartları mersin'e benzer, hani bazen ölüm haberlerinin geldiği cennet memleketim lazkiye.
zamanında göç etmişler oradan türkiye'ye, hatay, adana, mersin hattına yerleşmişler, teyzem hatay'da kurmuş düzenini, biz adana'ya göçmüşüz dedemlerle, dayım mersin'e gitmiş. yurt bellemişler Türkiye'yi de elbet, ama çocukluklarının geçtiği anayurtlarını unutmamışlar, dilleri değişmiş, ananeleri değişmiş ama duydukları özlem zerre azalmamış. hüzünlerini feyruz'la dile getirmişler; sevinçlerini, eğlencelerini -adını yine çok sonradan öğrendiğim- samira tawfik'le süslemişler, samira tawfik, suriye'nin türkan şoray'ı. asfur'la uyutmuşlar çocuklarını, bizi. ezberlemişiz şarkıları ister istemez...
en büyük mirasları sıla, gurbet, hasret oldu onların, gitmediğimiz topraklardan duyduğumuz "gel" çağrıları duyar olduk sonra, tam gidilecek olmuş, hicaz demiryolu yeniden açılmış, "kan! kan! ölüm! katliam!" sesleri bastırmış o " gel" çağrılarını.
şimdi ben, türkçeyi arapçadan fersah fersah daha iyi bilen kardeşiniz, hüzünlerimi feyruz'la dile getiriyorum bugünlerde, samira tawfik'i dinlemek içimden hiç gelmiyor. Suriye'yi özlediğim gibi, mersin'i, o belli belirsiz duyduğum feyruz sesini de özlüyorum.
bu da böyle bir hüznümdür işte...
buraya kadar okuyan arkadaşlarım, teşekkür ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar