bugün
- nev12
- katatespizartmasi10
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- çocukluk arkadaşlığı10
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- uludağ sözlüğün geldiği durum4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları5
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı6
- kimsenin memleket takımı tutmaması16
- zeytinyağlı barbunya2
- skoda octavia2
- sabah programları6
- fon vurgunu56
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak3
- künefenin sünen peyniri2
- mortal kombat3
- gammaz olmak2
- van damme'ın rakibinin taşaklarına vurması2
- amerika'nın'ya yanında olursunuz'ya yok olursunuz2
- tuborg green'i delist eden vizyonsuz türk tuborg2
- sarı teker vs sarı tutku2
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek25
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- ona bir şey söyle9
- 2006'nın 20 sene önce olması3
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- herkes nerde5
- şu an ne isterdin14
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- lüks mekanda fotoğraf çektiren 2 lig futbolcusu2
- ismail kartal7
- futbol17
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- cadılar bayramında cadı kesmek4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı19
- yılmaz erdoğan6
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- sürpriz yumurta2
- beşiktaş14
- azrail'in görüldüğü an4
- yulaf lapası vs tost11
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela2
- açım aç8
- crystal palace9
Paşalarımıza sahip çıktığını belirten bilge lider. Kararların sırf yargıya saygı adına kabul edilir, hoş görülür olmayacağına dikkat çekmiştir. özellikle şuraya dikkat çekmek gerek;
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
--spoiler--
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon Darbe Davası'yla ilgili karar bugün itibariyle açıklanmıştır.
Böylelikle 12 Haziran 2007 tarihinde başlayan söz konusu dava süreci ciddi sayılabilecek bir rötar, uzun ve sancılı bir seyirden sonra sonuca ulaşmıştır.
Ergenekon Davası'nda 66'sı tutuklu olmak üzere 275 sanık yargılanmıştır.
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezalar hiç şüphesiz milli vicdanları kanatmış, adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmamıştır.
Elbette hukuka saygı ve bağlılık herkes için, özellikle de hukuk insanları için esas olmalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi hukukun üstünlüğüne her zaman riayet göstermiş ve bu tavrından da hiçbir şart altında ödün vermemiştir.
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
Nitekim adalet bugün bir kez daha hançerlenmiş, tarafgir, sübjektif, önyargılı bakış bir kez daha kazanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri açıklanan mahkeme kararlarıyla çok tehlikeli şekilde hırpalanmış, suçlanmış, aşağılanmış ve daha da kötüsü saygınlığıyla oynanmıştır.
Bilhassa Genelkurmay Başkanlığı yapmış ve Türk ordusunun en tepesinde bulunma fırsat ve unvanını elde etmiş değerli şahsiyetlerin;'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk cinayeti olmuştur.
Darbecileri ve darbe heveslilerini tam olarak kavrayacak ve tefrik edecek sorumluluk ve duyarlılık göstermeyenlerin, önüne gelene bol keseden ceza verme konusunda aşırı meraklı olmaları hem insanlıkla hem de adaletin ruhuyla taban tabana ters düşmüştür.
Ne üzücüdür ki, Türkiye Cumhuriyeti'ne kast eden, bölmek ve yıkmak için harıl harıl provokasyonlarını sürdüren kanlı örgüt dışarıda ve güvendeyken, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ömrünü verenler ne idüğü belirsiz sanal bir örgüt üyesi ve yöneticisi olarak tanımlanmıştır.
Bu sonucun aynı zamanda siyasallaşan ve skandallarla çalkalanan hukukun eseri olduğu kuşkusuzdur.
Her şey bir yana, PKK'lı elebaşların tanık olarak dinlendiği, karartılmış delilerin kullanıldığı, belge ve bilgilerin tahrif edildiği bir dava sürecinin milli vicdanlarda karşılık bulması ve onay görmesi eşyanın tabiatına aykırı olacaktır.
Ergenekon Davası'nda verilen karardan sonra şimdi sırayı Yargıtay'daki temyiz safhası almıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nce takdir ve tespit edilen anormal cezaların mutlaka tamirinin şart olduğuna ve adaletin bir nebze de olsa bu şekilde tesis edileceğine inanmaktadır.
Adaletsizlik giderilmez ve objektif esaslara göre hareket edilmezse Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısı kördüğüm olmaktan ve her tarafa sirayet etmiş kaostan kurtulamayacaktır.
Bu itibarla hiç kimse 'ben yaptım oldu' kolaycılığıyla hareket etmemeli ve Türk milletinin varlığını riske sokacak teşebbüs, icraat ve hükümlerde bulunmamalıdır.
--spoiler--
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
--spoiler--
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon Darbe Davası'yla ilgili karar bugün itibariyle açıklanmıştır.
Böylelikle 12 Haziran 2007 tarihinde başlayan söz konusu dava süreci ciddi sayılabilecek bir rötar, uzun ve sancılı bir seyirden sonra sonuca ulaşmıştır.
Ergenekon Davası'nda 66'sı tutuklu olmak üzere 275 sanık yargılanmıştır.
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezalar hiç şüphesiz milli vicdanları kanatmış, adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmamıştır.
Elbette hukuka saygı ve bağlılık herkes için, özellikle de hukuk insanları için esas olmalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi hukukun üstünlüğüne her zaman riayet göstermiş ve bu tavrından da hiçbir şart altında ödün vermemiştir.
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
Nitekim adalet bugün bir kez daha hançerlenmiş, tarafgir, sübjektif, önyargılı bakış bir kez daha kazanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri açıklanan mahkeme kararlarıyla çok tehlikeli şekilde hırpalanmış, suçlanmış, aşağılanmış ve daha da kötüsü saygınlığıyla oynanmıştır.
Bilhassa Genelkurmay Başkanlığı yapmış ve Türk ordusunun en tepesinde bulunma fırsat ve unvanını elde etmiş değerli şahsiyetlerin;'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk cinayeti olmuştur.
Darbecileri ve darbe heveslilerini tam olarak kavrayacak ve tefrik edecek sorumluluk ve duyarlılık göstermeyenlerin, önüne gelene bol keseden ceza verme konusunda aşırı meraklı olmaları hem insanlıkla hem de adaletin ruhuyla taban tabana ters düşmüştür.
Ne üzücüdür ki, Türkiye Cumhuriyeti'ne kast eden, bölmek ve yıkmak için harıl harıl provokasyonlarını sürdüren kanlı örgüt dışarıda ve güvendeyken, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ömrünü verenler ne idüğü belirsiz sanal bir örgüt üyesi ve yöneticisi olarak tanımlanmıştır.
Bu sonucun aynı zamanda siyasallaşan ve skandallarla çalkalanan hukukun eseri olduğu kuşkusuzdur.
Her şey bir yana, PKK'lı elebaşların tanık olarak dinlendiği, karartılmış delilerin kullanıldığı, belge ve bilgilerin tahrif edildiği bir dava sürecinin milli vicdanlarda karşılık bulması ve onay görmesi eşyanın tabiatına aykırı olacaktır.
Ergenekon Davası'nda verilen karardan sonra şimdi sırayı Yargıtay'daki temyiz safhası almıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nce takdir ve tespit edilen anormal cezaların mutlaka tamirinin şart olduğuna ve adaletin bir nebze de olsa bu şekilde tesis edileceğine inanmaktadır.
Adaletsizlik giderilmez ve objektif esaslara göre hareket edilmezse Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısı kördüğüm olmaktan ve her tarafa sirayet etmiş kaostan kurtulamayacaktır.
Bu itibarla hiç kimse 'ben yaptım oldu' kolaycılığıyla hareket etmemeli ve Türk milletinin varlığını riske sokacak teşebbüs, icraat ve hükümlerde bulunmamalıdır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar