bugün
- fusya semsiyeli yabanci28
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak6
- larisalisa7
- uludağ sözlük size ne kattı16
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler8
- nervio23
- sözlükte yazan ünlüler8
- arkadaşlar larissa kim6
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük3
- sözlükteki gammazlar lobi si7
- sözlüğün en masum yazarları2
- beni silik yapacak mod daha anasından doğmadı2
- lan şemsiyeci5
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- fuşya yüzünden sözlükte kimseye güven kalmaması4
- şemsiyeli larissamıymış4
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım5
- ölüm12
- sözlük kızlarının kahveleri9
- muzu ısırarak yiyen erkek2
- sarapci koala44
- gocu25
- simit yiyen kızla sevgili olmak2
- mehdiyet2
- erkeklerin taciz edildiği anlar5
- tai lung45
- halıda yatmak2
- malt katır2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- arkadaşlar galiba kavga var6
- tembel avrat böreği5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı34
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci20
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- çirkin olmak2
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır2
- şarapçı koala yalnız değildir8
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
- sözlüğün kırbacı2
- etek dikmelik sözlük kızı4
- isa mesih5
- sonsuz2
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- burdur şiş3
- arkadaşlar moralim çok bozuk3
- soykırımcı yahudi düşmanlığı şeytandandır2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- yalnızlık edebiyatı14
- mutlu bey birader koştursun2
Paşalarımıza sahip çıktığını belirten bilge lider. Kararların sırf yargıya saygı adına kabul edilir, hoş görülür olmayacağına dikkat çekmiştir. özellikle şuraya dikkat çekmek gerek;
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
--spoiler--
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon Darbe Davası'yla ilgili karar bugün itibariyle açıklanmıştır.
Böylelikle 12 Haziran 2007 tarihinde başlayan söz konusu dava süreci ciddi sayılabilecek bir rötar, uzun ve sancılı bir seyirden sonra sonuca ulaşmıştır.
Ergenekon Davası'nda 66'sı tutuklu olmak üzere 275 sanık yargılanmıştır.
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezalar hiç şüphesiz milli vicdanları kanatmış, adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmamıştır.
Elbette hukuka saygı ve bağlılık herkes için, özellikle de hukuk insanları için esas olmalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi hukukun üstünlüğüne her zaman riayet göstermiş ve bu tavrından da hiçbir şart altında ödün vermemiştir.
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
Nitekim adalet bugün bir kez daha hançerlenmiş, tarafgir, sübjektif, önyargılı bakış bir kez daha kazanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri açıklanan mahkeme kararlarıyla çok tehlikeli şekilde hırpalanmış, suçlanmış, aşağılanmış ve daha da kötüsü saygınlığıyla oynanmıştır.
Bilhassa Genelkurmay Başkanlığı yapmış ve Türk ordusunun en tepesinde bulunma fırsat ve unvanını elde etmiş değerli şahsiyetlerin;'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk cinayeti olmuştur.
Darbecileri ve darbe heveslilerini tam olarak kavrayacak ve tefrik edecek sorumluluk ve duyarlılık göstermeyenlerin, önüne gelene bol keseden ceza verme konusunda aşırı meraklı olmaları hem insanlıkla hem de adaletin ruhuyla taban tabana ters düşmüştür.
Ne üzücüdür ki, Türkiye Cumhuriyeti'ne kast eden, bölmek ve yıkmak için harıl harıl provokasyonlarını sürdüren kanlı örgüt dışarıda ve güvendeyken, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ömrünü verenler ne idüğü belirsiz sanal bir örgüt üyesi ve yöneticisi olarak tanımlanmıştır.
Bu sonucun aynı zamanda siyasallaşan ve skandallarla çalkalanan hukukun eseri olduğu kuşkusuzdur.
Her şey bir yana, PKK'lı elebaşların tanık olarak dinlendiği, karartılmış delilerin kullanıldığı, belge ve bilgilerin tahrif edildiği bir dava sürecinin milli vicdanlarda karşılık bulması ve onay görmesi eşyanın tabiatına aykırı olacaktır.
Ergenekon Davası'nda verilen karardan sonra şimdi sırayı Yargıtay'daki temyiz safhası almıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nce takdir ve tespit edilen anormal cezaların mutlaka tamirinin şart olduğuna ve adaletin bir nebze de olsa bu şekilde tesis edileceğine inanmaktadır.
Adaletsizlik giderilmez ve objektif esaslara göre hareket edilmezse Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısı kördüğüm olmaktan ve her tarafa sirayet etmiş kaostan kurtulamayacaktır.
Bu itibarla hiç kimse 'ben yaptım oldu' kolaycılığıyla hareket etmemeli ve Türk milletinin varlığını riske sokacak teşebbüs, icraat ve hükümlerde bulunmamalıdır.
--spoiler--
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
--spoiler--
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon Darbe Davası'yla ilgili karar bugün itibariyle açıklanmıştır.
Böylelikle 12 Haziran 2007 tarihinde başlayan söz konusu dava süreci ciddi sayılabilecek bir rötar, uzun ve sancılı bir seyirden sonra sonuca ulaşmıştır.
Ergenekon Davası'nda 66'sı tutuklu olmak üzere 275 sanık yargılanmıştır.
istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezalar hiç şüphesiz milli vicdanları kanatmış, adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmamıştır.
Elbette hukuka saygı ve bağlılık herkes için, özellikle de hukuk insanları için esas olmalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi hukukun üstünlüğüne her zaman riayet göstermiş ve bu tavrından da hiçbir şart altında ödün vermemiştir.
Ancak istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır.
Nitekim adalet bugün bir kez daha hançerlenmiş, tarafgir, sübjektif, önyargılı bakış bir kez daha kazanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri açıklanan mahkeme kararlarıyla çok tehlikeli şekilde hırpalanmış, suçlanmış, aşağılanmış ve daha da kötüsü saygınlığıyla oynanmıştır.
Bilhassa Genelkurmay Başkanlığı yapmış ve Türk ordusunun en tepesinde bulunma fırsat ve unvanını elde etmiş değerli şahsiyetlerin;'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk cinayeti olmuştur.
Darbecileri ve darbe heveslilerini tam olarak kavrayacak ve tefrik edecek sorumluluk ve duyarlılık göstermeyenlerin, önüne gelene bol keseden ceza verme konusunda aşırı meraklı olmaları hem insanlıkla hem de adaletin ruhuyla taban tabana ters düşmüştür.
Ne üzücüdür ki, Türkiye Cumhuriyeti'ne kast eden, bölmek ve yıkmak için harıl harıl provokasyonlarını sürdüren kanlı örgüt dışarıda ve güvendeyken, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ömrünü verenler ne idüğü belirsiz sanal bir örgüt üyesi ve yöneticisi olarak tanımlanmıştır.
Bu sonucun aynı zamanda siyasallaşan ve skandallarla çalkalanan hukukun eseri olduğu kuşkusuzdur.
Her şey bir yana, PKK'lı elebaşların tanık olarak dinlendiği, karartılmış delilerin kullanıldığı, belge ve bilgilerin tahrif edildiği bir dava sürecinin milli vicdanlarda karşılık bulması ve onay görmesi eşyanın tabiatına aykırı olacaktır.
Ergenekon Davası'nda verilen karardan sonra şimdi sırayı Yargıtay'daki temyiz safhası almıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi istanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nce takdir ve tespit edilen anormal cezaların mutlaka tamirinin şart olduğuna ve adaletin bir nebze de olsa bu şekilde tesis edileceğine inanmaktadır.
Adaletsizlik giderilmez ve objektif esaslara göre hareket edilmezse Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısı kördüğüm olmaktan ve her tarafa sirayet etmiş kaostan kurtulamayacaktır.
Bu itibarla hiç kimse 'ben yaptım oldu' kolaycılığıyla hareket etmemeli ve Türk milletinin varlığını riske sokacak teşebbüs, icraat ve hükümlerde bulunmamalıdır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar