bugün
- fusya semsiyeli yabanci12
- tai lungun semsiyeli olması6
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı7
- büyüyünce ne olacaksın4
- ekşi sözlük4
- manifest grubu4
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- şükür sebepleriniz3
- gocu8
- oklavayla dövmek3
- mor semsiyelinin beyaz ve fusya semsiyeli olması3
- spor yapmayan erkek12
- demokratik kongo cumhuriyeti8
- ikinci dünya savaşı filmleri2
- kürt memesi2
- ibrahim eser2
- dünya kupasında favorilerin dökülmesi2
- tai lung20
- keyifli sözlükler2
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali3
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- kongo2
- gocu abi3
- 6 köşeli yıldız4
- pandela'nın otizm olması4
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- tai lung'un şkodası4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
- van barosu'nun rojin kabaiş dosyasından çekilmesi2
- fake hesap sevdiğine kıyar mı2
- kürtlerin atatürk ü3
- babam hiç dövmezdi insanı11
- yeşil kuşak projesi2
- 2026 dünya kupası38
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- buddy dude ile ip atlamak4
- senegal4
- cinsel başlık açanı sikeyim2
- bir erkeğin keko olduğunu gösteren detaylar2
- pandela27
- herkesln direksiyonda telefonla oynaması3
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- olası israil türkiye savaşı6
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- aylık 402 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- arkadaşlar bakar mısınız9
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- aşk10
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
o kuyrukta bekleme heyecanı, insanın midesini ağzına getiriyordu. bileklik takılıp, turnikeden geçtiğim anki gözlerimin ışıltısı hala aklımda.
tatilya'ya gitmek en büyük ödüldü bizim evde. sınavda başarılı olmak, sınıfı geçmek, o hafta uslu durmanın ödülü tatilyaydı. o zamanlar metrobüs yok tabi, yolu ızdırap. annem yanımıza bizden büyük akraba abilerden birini katıp, cebimize hatrı sayılır miktarda para koyup, salıyordu tatilya'ya. sıkı sıkıya tembihler 'alaboraya binmek yok bakın. sakın sakın ona binmiyorsunuz.' o gün bayramdı lan bana. tatilya'ya gidiyoruz ohoooo. yollar bitmiyordu.
en güzel kıyafetlerimi giyiyordum. o zamanlar lc waikiki dandik değildi bu kadar. lc waikikiden giyinmek zengin işiydi. tulumum vardı gökkuşağı gibi, içine de televizyonlu sarı tişörtüm. hani şu hareket ettirince maymunun dans ettiklerinden. hep o kreasyonla gidiyordum tatilyaya. farklı günlerde gidilmiş tüm tatilya fotoğraflarımda o kıyafet var üzerimde.
ipini koparan eşşek gibi içeri koşuyordum kapı açılınca. önce tren kuyruğu, sonra şu sandal işte her yerimiz sırılsıklam. ama en çok korku tünelini seviyordum. alttan fışş fışş hava veren hani. kızların eteklerinin başına geçmesini kahkahalarla izliyordum. ben rahatım tabi, şort tulum var altımda.
her şey iyi hoş ama en zoruma giden o konuşan ağaçtı. o sıçtımın ağacı, başına ne zaman gitsem uyuyordu. böyle garip bi maddeden yapılmıştı. ilk başlar dokunmaya çekinmiştim. ama en son çıkarken 'uyan artık uyaaaan' diye tekmelerken yakalandım abime. 'salak mısın kızım? o kadar hızlı şey dururken, mal gibi oturup hikaye mi dinleyeceksin? hem ben evde sana anlatırım, hadi gel son kez trene binelim' hahaha abimle annemin onca tembihine rağmen alaboraya bile binmişliğim var.
yemişim disneyland'ı, tatilya her ihtiyacımızı karşıladı vaktiyle.
tatilya'ya gitmek en büyük ödüldü bizim evde. sınavda başarılı olmak, sınıfı geçmek, o hafta uslu durmanın ödülü tatilyaydı. o zamanlar metrobüs yok tabi, yolu ızdırap. annem yanımıza bizden büyük akraba abilerden birini katıp, cebimize hatrı sayılır miktarda para koyup, salıyordu tatilya'ya. sıkı sıkıya tembihler 'alaboraya binmek yok bakın. sakın sakın ona binmiyorsunuz.' o gün bayramdı lan bana. tatilya'ya gidiyoruz ohoooo. yollar bitmiyordu.
en güzel kıyafetlerimi giyiyordum. o zamanlar lc waikiki dandik değildi bu kadar. lc waikikiden giyinmek zengin işiydi. tulumum vardı gökkuşağı gibi, içine de televizyonlu sarı tişörtüm. hani şu hareket ettirince maymunun dans ettiklerinden. hep o kreasyonla gidiyordum tatilyaya. farklı günlerde gidilmiş tüm tatilya fotoğraflarımda o kıyafet var üzerimde.
ipini koparan eşşek gibi içeri koşuyordum kapı açılınca. önce tren kuyruğu, sonra şu sandal işte her yerimiz sırılsıklam. ama en çok korku tünelini seviyordum. alttan fışş fışş hava veren hani. kızların eteklerinin başına geçmesini kahkahalarla izliyordum. ben rahatım tabi, şort tulum var altımda.
her şey iyi hoş ama en zoruma giden o konuşan ağaçtı. o sıçtımın ağacı, başına ne zaman gitsem uyuyordu. böyle garip bi maddeden yapılmıştı. ilk başlar dokunmaya çekinmiştim. ama en son çıkarken 'uyan artık uyaaaan' diye tekmelerken yakalandım abime. 'salak mısın kızım? o kadar hızlı şey dururken, mal gibi oturup hikaye mi dinleyeceksin? hem ben evde sana anlatırım, hadi gel son kez trene binelim' hahaha abimle annemin onca tembihine rağmen alaboraya bile binmişliğim var.
yemişim disneyland'ı, tatilya her ihtiyacımızı karşıladı vaktiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar