bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kolye142
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak6
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir5
- bu saatte yemek yemek3
- nervionun mavi gözleri11
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- ilişkiye ara vermek4
- teselli vermek6
- yazarların telefon numaraları3
- hayatın acı gerçekleri2
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- kaybolan çorabın teki2
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- marka giyinmek4
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- diksiyon4
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- kadın istihdamı2
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- sözlüğün en sevilen yazarları2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- cep telefonu22
- sexting3
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- nokia20
- bik bik'in kraliçe olması10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- fransa11
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- from gold from dust5
- engineer284
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sarı tekerin yazar olamaması8
o kuyrukta bekleme heyecanı, insanın midesini ağzına getiriyordu. bileklik takılıp, turnikeden geçtiğim anki gözlerimin ışıltısı hala aklımda.
tatilya'ya gitmek en büyük ödüldü bizim evde. sınavda başarılı olmak, sınıfı geçmek, o hafta uslu durmanın ödülü tatilyaydı. o zamanlar metrobüs yok tabi, yolu ızdırap. annem yanımıza bizden büyük akraba abilerden birini katıp, cebimize hatrı sayılır miktarda para koyup, salıyordu tatilya'ya. sıkı sıkıya tembihler 'alaboraya binmek yok bakın. sakın sakın ona binmiyorsunuz.' o gün bayramdı lan bana. tatilya'ya gidiyoruz ohoooo. yollar bitmiyordu.
en güzel kıyafetlerimi giyiyordum. o zamanlar lc waikiki dandik değildi bu kadar. lc waikikiden giyinmek zengin işiydi. tulumum vardı gökkuşağı gibi, içine de televizyonlu sarı tişörtüm. hani şu hareket ettirince maymunun dans ettiklerinden. hep o kreasyonla gidiyordum tatilyaya. farklı günlerde gidilmiş tüm tatilya fotoğraflarımda o kıyafet var üzerimde.
ipini koparan eşşek gibi içeri koşuyordum kapı açılınca. önce tren kuyruğu, sonra şu sandal işte her yerimiz sırılsıklam. ama en çok korku tünelini seviyordum. alttan fışş fışş hava veren hani. kızların eteklerinin başına geçmesini kahkahalarla izliyordum. ben rahatım tabi, şort tulum var altımda.
her şey iyi hoş ama en zoruma giden o konuşan ağaçtı. o sıçtımın ağacı, başına ne zaman gitsem uyuyordu. böyle garip bi maddeden yapılmıştı. ilk başlar dokunmaya çekinmiştim. ama en son çıkarken 'uyan artık uyaaaan' diye tekmelerken yakalandım abime. 'salak mısın kızım? o kadar hızlı şey dururken, mal gibi oturup hikaye mi dinleyeceksin? hem ben evde sana anlatırım, hadi gel son kez trene binelim' hahaha abimle annemin onca tembihine rağmen alaboraya bile binmişliğim var.
yemişim disneyland'ı, tatilya her ihtiyacımızı karşıladı vaktiyle.
tatilya'ya gitmek en büyük ödüldü bizim evde. sınavda başarılı olmak, sınıfı geçmek, o hafta uslu durmanın ödülü tatilyaydı. o zamanlar metrobüs yok tabi, yolu ızdırap. annem yanımıza bizden büyük akraba abilerden birini katıp, cebimize hatrı sayılır miktarda para koyup, salıyordu tatilya'ya. sıkı sıkıya tembihler 'alaboraya binmek yok bakın. sakın sakın ona binmiyorsunuz.' o gün bayramdı lan bana. tatilya'ya gidiyoruz ohoooo. yollar bitmiyordu.
en güzel kıyafetlerimi giyiyordum. o zamanlar lc waikiki dandik değildi bu kadar. lc waikikiden giyinmek zengin işiydi. tulumum vardı gökkuşağı gibi, içine de televizyonlu sarı tişörtüm. hani şu hareket ettirince maymunun dans ettiklerinden. hep o kreasyonla gidiyordum tatilyaya. farklı günlerde gidilmiş tüm tatilya fotoğraflarımda o kıyafet var üzerimde.
ipini koparan eşşek gibi içeri koşuyordum kapı açılınca. önce tren kuyruğu, sonra şu sandal işte her yerimiz sırılsıklam. ama en çok korku tünelini seviyordum. alttan fışş fışş hava veren hani. kızların eteklerinin başına geçmesini kahkahalarla izliyordum. ben rahatım tabi, şort tulum var altımda.
her şey iyi hoş ama en zoruma giden o konuşan ağaçtı. o sıçtımın ağacı, başına ne zaman gitsem uyuyordu. böyle garip bi maddeden yapılmıştı. ilk başlar dokunmaya çekinmiştim. ama en son çıkarken 'uyan artık uyaaaan' diye tekmelerken yakalandım abime. 'salak mısın kızım? o kadar hızlı şey dururken, mal gibi oturup hikaye mi dinleyeceksin? hem ben evde sana anlatırım, hadi gel son kez trene binelim' hahaha abimle annemin onca tembihine rağmen alaboraya bile binmişliğim var.
yemişim disneyland'ı, tatilya her ihtiyacımızı karşıladı vaktiyle.
Gündemdeki Haberler