bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- yazarların özlediği şeyler9
- genç yaşta ölen ünlüler5
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- bot yazarlar4
- buddy dude18
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- piyon2
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- türk pornoları18
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- küçük memedeki hayat doluluk9
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- iyi ki sivaslı olmamak4
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- hakan safi6
- kolye10
- uysaljakoben28
- neden intihar etmiyorsun5
- fenerbahçe6
- sözlüğün en kötü yazarları13
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi2
- gocu40
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- türkiye15
- 6 haziran 19262
- kendi başlığını uplamak2
- kadınları itici yapan detaylar12
- 34 yaşında olmak3
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- takıntılı biri olmak3
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- brad pitt'in son hali3
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- marjane satrapi2
- mehir2
- ne zaman adam oluruz4
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- en saçma yiyecek isimleri6
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
Sedef, sıcak denizlerin akıntılı sularında Tuz, kireç ve fosfordan oluşan kalker bir maddedir. Beyaz, arusek, çöp, taş sedef olmak üzere çeşitlenir. Beyaz sedef, çift kabuklu ve daha düzdür. Hakim renk beyaz olsa da; ışığa göre açık mavi, pembe, yeşil, sarı tonlar taşıyabilir. Arusek sedef; tek kabuklu ve açık pembe, mavi, yeşil tonlarındadır. Çöp sedef koyu renkli, daha çok meneviş ve desen taşır. Taş sedef ise, beyaz sedefin daha az parlak olanına denir. Sedefin genel olarak bulunduğu yerler özellikle zarif incilerin toplandığı bölgelerdir. Avustralya'nın kuzeyi ve doğusu, Tahiti, Gambier adaları, Meksika'nın Büyük okyanus kıyıları ve Madakaskar'da bol miktarda bulunur.
Sedef'in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. Uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bu kabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür. Sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iri yumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır. Hammaddesinin sıcak denizlerden sağlanması dolayısıyla sedefkârlığın Doğu'da başladığı tahmin edilmektedir. Sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir. Çin, Hindistan, Siyam gibi Uzak Doğu'nun "sanatı ve sanatkârı bol" ülkelerinde doğan sedefkârlık, Orta Asya Türkleriyle beraber Anadolu'ya gelmiştir. Çabuk kırılabilen "nazlı" bir malzeme oluşu ve genellikle ahşap üzerine uygulanması nedeniyle, çok eski sedef işçiliği örneklerine ne yazık ki yeterince sahip değiliz. Ancak gerek Marko Polo ve gerekse Türklerle ilişkisi olan bazı Bizans elçilerinin hatıralarından, ". . .Türklerin sedef veya sedefle bezenmiş çeşitli eşya yapımında" usta olduklarını öğreniyoruz. Osmanlı devrinde ilk sedef süsleme işlerine, Edirne'deki ikinci Bayezid Camii kapı kanatlarında rastlamaktayız.
kaynak: http://www.turkish-media....index.php?showtopic=11721
Sedef'in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. Uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bu kabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür. Sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iri yumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır. Hammaddesinin sıcak denizlerden sağlanması dolayısıyla sedefkârlığın Doğu'da başladığı tahmin edilmektedir. Sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir. Çin, Hindistan, Siyam gibi Uzak Doğu'nun "sanatı ve sanatkârı bol" ülkelerinde doğan sedefkârlık, Orta Asya Türkleriyle beraber Anadolu'ya gelmiştir. Çabuk kırılabilen "nazlı" bir malzeme oluşu ve genellikle ahşap üzerine uygulanması nedeniyle, çok eski sedef işçiliği örneklerine ne yazık ki yeterince sahip değiliz. Ancak gerek Marko Polo ve gerekse Türklerle ilişkisi olan bazı Bizans elçilerinin hatıralarından, ". . .Türklerin sedef veya sedefle bezenmiş çeşitli eşya yapımında" usta olduklarını öğreniyoruz. Osmanlı devrinde ilk sedef süsleme işlerine, Edirne'deki ikinci Bayezid Camii kapı kanatlarında rastlamaktayız.
kaynak: http://www.turkish-media....index.php?showtopic=11721
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
