bugün
- hukukçu arkadaşlara sorular6
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- berhan şimşek5
- sözlükte temizlik zamanı4
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak10
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü6
- sapığın serbest bırakılması3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı14
- morkstar9
- çocuklara verilen farklı isimler10
- hayvan sevgisi3
- sözlükteki kardeşlik ortamı6
- sözlüğün sapığı2
- ali koç'un asker arkadaşı3
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- çelik tencere3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı31
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması6
- sözlüğü çamaşır suyu ile temizlemek2
- kedi kavgası arasında kalmak4
- kendine bir not bırak4
- tai lung50
- paris saint germain6
- ağzıyla içemeyen insan3
- delileri sevmeli miyiz3
- ipkis3
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- gocu39
- lamba2
- en son ne aldınız2
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- gününüz nasıl geçiyor2
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- tebliğciler4
- nilüfer2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- zorunlu eğitim11
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- sarapci koala55
- enayimiknatisii21
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- büyü yapan sözlük yazarları10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- arkadaşlar neden böylesiniz8
Sedef, sıcak denizlerin akıntılı sularında Tuz, kireç ve fosfordan oluşan kalker bir maddedir. Beyaz, arusek, çöp, taş sedef olmak üzere çeşitlenir. Beyaz sedef, çift kabuklu ve daha düzdür. Hakim renk beyaz olsa da; ışığa göre açık mavi, pembe, yeşil, sarı tonlar taşıyabilir. Arusek sedef; tek kabuklu ve açık pembe, mavi, yeşil tonlarındadır. Çöp sedef koyu renkli, daha çok meneviş ve desen taşır. Taş sedef ise, beyaz sedefin daha az parlak olanına denir. Sedefin genel olarak bulunduğu yerler özellikle zarif incilerin toplandığı bölgelerdir. Avustralya'nın kuzeyi ve doğusu, Tahiti, Gambier adaları, Meksika'nın Büyük okyanus kıyıları ve Madakaskar'da bol miktarda bulunur.
Sedef'in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. Uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bu kabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür. Sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iri yumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır. Hammaddesinin sıcak denizlerden sağlanması dolayısıyla sedefkârlığın Doğu'da başladığı tahmin edilmektedir. Sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir. Çin, Hindistan, Siyam gibi Uzak Doğu'nun "sanatı ve sanatkârı bol" ülkelerinde doğan sedefkârlık, Orta Asya Türkleriyle beraber Anadolu'ya gelmiştir. Çabuk kırılabilen "nazlı" bir malzeme oluşu ve genellikle ahşap üzerine uygulanması nedeniyle, çok eski sedef işçiliği örneklerine ne yazık ki yeterince sahip değiliz. Ancak gerek Marko Polo ve gerekse Türklerle ilişkisi olan bazı Bizans elçilerinin hatıralarından, ". . .Türklerin sedef veya sedefle bezenmiş çeşitli eşya yapımında" usta olduklarını öğreniyoruz. Osmanlı devrinde ilk sedef süsleme işlerine, Edirne'deki ikinci Bayezid Camii kapı kanatlarında rastlamaktayız.
kaynak: http://www.turkish-media....index.php?showtopic=11721
Sedef'in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. Uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bu kabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür. Sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iri yumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır. Hammaddesinin sıcak denizlerden sağlanması dolayısıyla sedefkârlığın Doğu'da başladığı tahmin edilmektedir. Sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir. Çin, Hindistan, Siyam gibi Uzak Doğu'nun "sanatı ve sanatkârı bol" ülkelerinde doğan sedefkârlık, Orta Asya Türkleriyle beraber Anadolu'ya gelmiştir. Çabuk kırılabilen "nazlı" bir malzeme oluşu ve genellikle ahşap üzerine uygulanması nedeniyle, çok eski sedef işçiliği örneklerine ne yazık ki yeterince sahip değiliz. Ancak gerek Marko Polo ve gerekse Türklerle ilişkisi olan bazı Bizans elçilerinin hatıralarından, ". . .Türklerin sedef veya sedefle bezenmiş çeşitli eşya yapımında" usta olduklarını öğreniyoruz. Osmanlı devrinde ilk sedef süsleme işlerine, Edirne'deki ikinci Bayezid Camii kapı kanatlarında rastlamaktayız.
kaynak: http://www.turkish-media....index.php?showtopic=11721
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar