bugün
- iq düşüren şeyler3
- ütü10
- sözlükler arası savaş çıksa2
- tinder'ı mastürbasyon için kullanmak2
- uludağ sözlük çeteleri9
- ütü ile yemek yapmak3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- anın fotoğrafı14
- gocu bak bi5
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor2
- en boktan on yıl7
- çabasız şıklık3
- akşam esintisi3
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- beyler çok acil bakar mısınız4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- davetsiz misafir2
- patates kızartması2
- demokratik sol parti3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- altın oran kaş3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu2
- türkiye de fiyatların çok uygun olması2
- dede torun ilişkisi2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- kuran ı kerim meali4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- red flag erkek listesi9
- 2028 yılında ak partiye oy verecek yazarlar2
- yüksek sesle gülmek6
- menemen9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- udinese calcio2
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- hırvatistan14
- seri gizli artı oy veren melek6
- ali vefa8
- aylık 422 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- sabunun delik olanının üretilmesi gerekliliği2
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- ali haydar fırat3
- ölüm9
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- ya arkadaşlar ben de çete aççam2
Varlığın var'lığını yitirme durumu. türkiye'de son dönemde içi boşaltılan ve anlamsızlaştırılan pek çok kavramın içine "varlık" ve "yokluk" olguları da eklenmiştir. bu sonuca nereden varıldığına ise başbakanın açıklamalarından varılabilir
"reyhanlıda 53 sünni vatandaşımız öldü"
(gözardı edlen insanlık)
"türbanlı bir kardeşime dolmabahçe'de saldırıldı"
"camide içki içildi"
(varolan bir gerçekliğin çarpıtılması ve olmayan bir durumun gerçek kategorisine sokulması)
bunun yanında melih gökçek'in ethem sarısülük'ün öldürülmesiyle ilgili eylemciler tarafından taşla öldürüldü yalanı da eklenebilir.
anlaşılması açısından son dönem örneklemelerden verdim. öncelikle "yok etmek" nedir? varolan bir şeyin varolmama haline gelmesi, getirilmesidir. yok olmak, o nesnenin kendi seçimi değilken bir dış etkinin tepkimesi sonucu o hale yani yok olma durumuna geçer. yok olan şey, bir varlığın o şeyde istemediklerinin bütünüdür özünde.
yeni varlık, varoluş algısı ve yeni yokluk, yok oluş algısı da bu eksende değişmiştir. varolma hali, bizzat bir "benzeme" durumuna indirgenmiştir. varoluş siyasal erkin belirlediği bir lütuf değil, siyasal erke varolma hakkını veren bir sürecin adıdır. yok etme mitiyse toplama kampları mizanseninin soyutlaştırılmış haline getirilmiştir. bilinmeyen suçlardan tutuklu insanların olduğu bir safhada her yere yayılmış bu toplama kamplarının ismi "asimilasyon"dur.
asimilasyon benim tanımladığım biçimiyle "insan yapımı cehennem"dir. peki, yeni yok etme nasıl gerçekleşiyor? çok basit bir yöntemle aslında dışlayarak, ötekileştirerek!
yalnız bu yeni varlık ve yeni yok etme mitinin kendi içinde bir çelişkisi var: ne ortada bir varlık ne de bir yokluk var! mevcut olan yegâne şey bir belirsizliğin ta kendisidir. bin aynalı bir odadasınız ve aynada kendinizi görüyorsunuz. bunlardan hangisi sizsiniz? veya foucaultcu bir soru sorayım:
o aynada gördükleriniz cidden gördükleriniz midir? ya siz o ayna diye yansıtılan suretlerden birinin gördüğüyseniz?
son dönem siyasette sıklıkla yinelenen söylemlerin benzerliğine dikkat edin:
bülent arınç, ethem sarısülük cinayetinden bir gün önce "polisin eline taş gelmiş olabilir" diyor ve ardından polis ifadesinde "elime taş gelmiş olabilir" diyor. bunun yanında başbakanın ağzından çıkan her laf katıksız doğru kabul ediliyor. bu durum "kopya-ben"lerin ortaya çıkmasına neden olur. yani memleket bir aynaya dönmüş olur. bu durumda da bu yeni varolma hali ile yok olma hali birbirine benzer ve az önce söylediğim gibi belirsizleşiriz.
peki tüm bunların az önce bir başlıkta bilinçaltı faktörleriyle ilgili anlatılanlarla ne gibi bir paralellik kuruyor? çok basit altında, yok edilmiş bir bilincin içinde kopyalanmış bir alt-ben'in söylediği şeyler bilinçaltını devreye sokmaz aksini benliği yok eder!
"reyhanlıda 53 sünni vatandaşımız öldü"
(gözardı edlen insanlık)
"türbanlı bir kardeşime dolmabahçe'de saldırıldı"
"camide içki içildi"
(varolan bir gerçekliğin çarpıtılması ve olmayan bir durumun gerçek kategorisine sokulması)
bunun yanında melih gökçek'in ethem sarısülük'ün öldürülmesiyle ilgili eylemciler tarafından taşla öldürüldü yalanı da eklenebilir.
anlaşılması açısından son dönem örneklemelerden verdim. öncelikle "yok etmek" nedir? varolan bir şeyin varolmama haline gelmesi, getirilmesidir. yok olmak, o nesnenin kendi seçimi değilken bir dış etkinin tepkimesi sonucu o hale yani yok olma durumuna geçer. yok olan şey, bir varlığın o şeyde istemediklerinin bütünüdür özünde.
yeni varlık, varoluş algısı ve yeni yokluk, yok oluş algısı da bu eksende değişmiştir. varolma hali, bizzat bir "benzeme" durumuna indirgenmiştir. varoluş siyasal erkin belirlediği bir lütuf değil, siyasal erke varolma hakkını veren bir sürecin adıdır. yok etme mitiyse toplama kampları mizanseninin soyutlaştırılmış haline getirilmiştir. bilinmeyen suçlardan tutuklu insanların olduğu bir safhada her yere yayılmış bu toplama kamplarının ismi "asimilasyon"dur.
asimilasyon benim tanımladığım biçimiyle "insan yapımı cehennem"dir. peki, yeni yok etme nasıl gerçekleşiyor? çok basit bir yöntemle aslında dışlayarak, ötekileştirerek!
yalnız bu yeni varlık ve yeni yok etme mitinin kendi içinde bir çelişkisi var: ne ortada bir varlık ne de bir yokluk var! mevcut olan yegâne şey bir belirsizliğin ta kendisidir. bin aynalı bir odadasınız ve aynada kendinizi görüyorsunuz. bunlardan hangisi sizsiniz? veya foucaultcu bir soru sorayım:
o aynada gördükleriniz cidden gördükleriniz midir? ya siz o ayna diye yansıtılan suretlerden birinin gördüğüyseniz?
son dönem siyasette sıklıkla yinelenen söylemlerin benzerliğine dikkat edin:
bülent arınç, ethem sarısülük cinayetinden bir gün önce "polisin eline taş gelmiş olabilir" diyor ve ardından polis ifadesinde "elime taş gelmiş olabilir" diyor. bunun yanında başbakanın ağzından çıkan her laf katıksız doğru kabul ediliyor. bu durum "kopya-ben"lerin ortaya çıkmasına neden olur. yani memleket bir aynaya dönmüş olur. bu durumda da bu yeni varolma hali ile yok olma hali birbirine benzer ve az önce söylediğim gibi belirsizleşiriz.
peki tüm bunların az önce bir başlıkta bilinçaltı faktörleriyle ilgili anlatılanlarla ne gibi bir paralellik kuruyor? çok basit altında, yok edilmiş bir bilincin içinde kopyalanmış bir alt-ben'in söylediği şeyler bilinçaltını devreye sokmaz aksini benliği yok eder!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar