aşk

hep bir hikayeyi akla getirendir.

kavak ile kabak ağacı hikayesi:

Bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar boyunca bitki kavak ağacına sarılarak boy göstermeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisi ile büyümesini hızla sürdüren kabak, kısa sürede kavak ağacı ile neredeyse aynı boya gelmiş. Hızla büyümesinden gururlanırken bir gün dayanamayıp kavağa sormuş: "sen kaç ayda bu duruma geldin ağaç?" "on yılda" dedi kava Kabak çiçeklerini sallayarak güldü; "on yılda mı? Ben neredeyse iki ayda senin boyuna geldim" Kavak ise kabağın bu sözlerine güldü ve "çok doğru" diye karşılık verdi sadece. Günler günleri kovaladı ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye başladı, sonra yapraklarını . düşürmeye, soğuklar artıkça da aşağıya doğru inmeye. Bu kez biraz da kuşkuyla sordu kavağa… "neler oluyor bana ağaç" Kavak sakin bir şekilde yanıtladı kabağı. "Telaşlanmaya gerek yok ölüyorsun" Kabak hiçbir şey anlamadı sordu "niçin?" diye... Kavak yine sakin sakin yanıtladı: " çünkü benim on yılda geldiğim yere sen iki ayda gelmeye çalıştın"

heh işte böyledir aşk. demlene demlene olması gerekir. acele etmeden, zamana yayarak, sabrederek. gel gelelim sabretme işi zordur. ne diyelim, talip olana kolay gelsin.
© copyright 2005 - 2026