bugün
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği21
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi21
- uzun adam6
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke5
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin5
- arap sabunu4
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- fakire sucuk vermişler bu yamuk demiş4
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı6
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam13
- mozaik pasta3
- deniz göktaş25
- tulumba tatlısı8
- nescafe gold3
- lastik patlaması3
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek17
- yavşak hoca2
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- azerbaycan2
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- sözlükte flörtleşmek22
- özel mesajla adres ver lan diyen yazar5
- granül kahve2
- çok çişi gelen insan6
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- sözlüğün zıvanadan çıkması5
- insanlığın yüzkarası4
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız3
- uzay neyin içerisinde genişliyor7
- günün iddaa kuponu3
- 0 0 720
- erkekleri taciz eden kadın9
- ellerim bos gonlum hos6
- hardcore ne demek sorunsalı4
- sizce ben güzel miyim7
- arkadaşlar nasıl olmuş4
- ingiliz köpeği çeşitleri3
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler7
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- kiraz yerken tek tek kurt arayan insan2
- kardeş4
- devlet bahçeli3
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği5
- adnan menderesin yıktırdığı tarihi eserler2
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek10
- ona bir şey söyle8
- yassı şeftali4
- kemal kılıçdaroğlu13
okunası attila ilhan şiiridir:
"eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum
gece yarısını yaşamaktan yorgunum
ayazın avucunda unutmuştun ellerini
önünden geçtiğim halde beni tanımadın
ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
şiirlerim kül rengi kumrular gibi uçuşuyorlar
bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok
hele paris'in gökleri aklımı başımdan alıyor
bana seni senden evvelki poitiers'li kızı
hatırlatıyor
ayazın avucunda unutmuştun ellerini
karanlığın arkasında kıvılcım gözlü orospular
gölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar
ışıklar kırmızı yandığı zaman duracaksın
ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
soğuk gözlerinde buğulanmıştı ölsen tanıyamazdın
hatta ricardo bile hani vatansız ricardo
burnumun dibinden geçti geçen gün beni tanıyamadı
oysa au vieux chatalet'de akşam sabah beraberdik
üçümüz viyana kahvesi ve sıcak rom içerdik
üstelik o krapfen severdi güzel olurmuş rivayet
neden ve nasıl sevdiğini anlayamadım gitti
yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim
montmarte metrosu civarında seni gözden kaybettim
o zenci yine arkanda mıydı hiç dikkat etmedim
ağzında yoksul bir ıslık ıslak bir cigara gibi
sidney bichet' nin caz havalarını çiğneyip tüküren
o saklasın varsın seni sevdigini biliyorum ben
yüzünün renginden geliyor bütün üzüntüsü
bir gazete aldım ama evde okuyacağım
kahvelerden birine girip bir grog ısmarlasam
seni öldürmek için çareler tasarlasam
sükut bembeyaz buz tutsa bıyıklarımda
ve türküm kaybolsa sessizliğin hırçın türküsü
ve ben unutulsam yazdığım şiirler
senin için yazdıklarım herkes için yazdıklarım
eski padişahlar gibi unutulsa birer birer
ve ben seni unutsam hiç hatırlamasam
ellerim oldum olasıya seni unutsalar
yarı gecenin içinden bir zenci sütbeyaz bakıyor
rue lafatette' de dünden bugüne geçiyorum
eflatun gözlerini bir grog kadehinde unuttum."
"eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum
gece yarısını yaşamaktan yorgunum
ayazın avucunda unutmuştun ellerini
önünden geçtiğim halde beni tanımadın
ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
şiirlerim kül rengi kumrular gibi uçuşuyorlar
bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok
hele paris'in gökleri aklımı başımdan alıyor
bana seni senden evvelki poitiers'li kızı
hatırlatıyor
ayazın avucunda unutmuştun ellerini
karanlığın arkasında kıvılcım gözlü orospular
gölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar
ışıklar kırmızı yandığı zaman duracaksın
ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
soğuk gözlerinde buğulanmıştı ölsen tanıyamazdın
hatta ricardo bile hani vatansız ricardo
burnumun dibinden geçti geçen gün beni tanıyamadı
oysa au vieux chatalet'de akşam sabah beraberdik
üçümüz viyana kahvesi ve sıcak rom içerdik
üstelik o krapfen severdi güzel olurmuş rivayet
neden ve nasıl sevdiğini anlayamadım gitti
yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim
montmarte metrosu civarında seni gözden kaybettim
o zenci yine arkanda mıydı hiç dikkat etmedim
ağzında yoksul bir ıslık ıslak bir cigara gibi
sidney bichet' nin caz havalarını çiğneyip tüküren
o saklasın varsın seni sevdigini biliyorum ben
yüzünün renginden geliyor bütün üzüntüsü
bir gazete aldım ama evde okuyacağım
kahvelerden birine girip bir grog ısmarlasam
seni öldürmek için çareler tasarlasam
sükut bembeyaz buz tutsa bıyıklarımda
ve türküm kaybolsa sessizliğin hırçın türküsü
ve ben unutulsam yazdığım şiirler
senin için yazdıklarım herkes için yazdıklarım
eski padişahlar gibi unutulsa birer birer
ve ben seni unutsam hiç hatırlamasam
ellerim oldum olasıya seni unutsalar
yarı gecenin içinden bir zenci sütbeyaz bakıyor
rue lafatette' de dünden bugüne geçiyorum
eflatun gözlerini bir grog kadehinde unuttum."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar