bugün
- the merich13
- cips olsa da yesek5
- istanbul un çok pahalı olması10
- matbaanın gecikmesine sebep5
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 50 tl ile rolling yapmak5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- horoz hayası çorbası5
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- insan olmaya ceyrek kala13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- kadim kültürler4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sözlük kızlarının kombinleri20
- kane2
- velvet13
- velvet vs nervio19
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- bira cips6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- gocusuz sözlük4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- laptop5
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- sözlük kızlarının burunları3
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- age of empire 23
- kafanızdaki ses4
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- aga be şarkılar5
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- normal sözlük2
- beurredebaies2
- ömer hayyam3
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- sudekiray7
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- maden suyu4
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
yaklaşık bir hafta sonra gideceğim artvin'e. ninemin dedemin yanına. orada hayvancılık yapılır yaylalarda. otlar biçilir, bu otlar kışın hayvanlara yedirilir. ağustos böceği karınca hikayesi... ineğe öküze olan ilgi hindistan'dakinden katbekat fazladır artvin'de ama tapmıyoruz biz. en azından ben tapmıyorum. dedem tapıyor olabilir çünkü otu öküzlere kendi elleriyle veriyor, onların boyunlarını seviyor. ninem ise; inekleri sağarken hay gozün sevdugum inat etma daa güzel kizum diyor onlara. ben de fotoğraf çekiyorum sürekli. ninem ineklerinin flaştan etkilendiğini ve sütün bozulacağını iddia ediyor. bir keresinde flaş patlamıştı yine ve inek ayağını kaldırıp süt kovasının içine sokmuştu, bütün süt ziyan olmuştu. ben çok korkmuştum ama ninem bana değil ineğe kızmıştı flaştan etkilendi diye. o günden sonra fotoğraf makinesinin flaşını kapatıp fotoğraf çekerim. ninem bana bakarak ineğe kızmasın diye... artvin'de arıcılık da yapılır. bir keresinde petek yavru vermiş. yavru vermek, nasıl desem... ana arının yavruyu kesmesi gibi bir şey. iki arı grubu çatışıyor hangisi kazanırsa o kovanda kalıyor galiba. dedem bana bunu anlatmıştı ama unutmuşum efendim. neyse işte, bir keresinde dedem çüküm düşmesin diye mi bilmiyorum sıcağın ortasında petekten bal almaya çalışmıştı, arılar çok sinirlenmişti bu duruma ve etraftaki her şeye saldırıyorlardı. korku filmi gibiydi. sonra bizim oralarda çobancılık da yapılır. mesela beni koyunların peşine yollarlar, koyunlar dağları tepeleri benden iyi bilirler. ben kaybolunca onları takip etsem, akşama evde olurum. koyun deyip geçmeyin efendim. benden akıllılar. ama bazen salakları da çıkabiliyor. 3 gün boyunca bulamadığımız koyunları tee dürbünle dağın tepesinde görmüştü abim. kurtların 3 gün boyunca onları görememiş olması da ilginç. bizim oralarda kurt, ayı, domuz falan vardır. ayıyla karşılaşınca ölü taklidi yapmak pek işe yaramıyormuş. taş bulup fırlatıyormuşsun, kaçıyorlarmış. ölü taklidi yapınca sahiden ölüyormuşsun. bizim orada ayıya canavar denilir. dedem canavar diyor ona. dedemler canavardan bahsederken ben konudan uzaklaşıp canavar-ayı arasındaki atomik, molekülsel ve optiksel fizik farklılıkları ortaya koymaya çalışıyorum ama onlar çoktan kiraza yumulmuş oluyorlar. bizim oranın meyveleri de güzeldir. özellikle bizim köyün olduğu yerde hem akdeniz hem karadeniz iklimi görüldüğünden, özellikle çoruh vadisi boyunca uzanan alanlarda her türlü meyve, sebze yetişir. bir sene yetişip bir sene yetişmeyen erik çeşitleri falan da var. erik tohumlarının aralarındaki sohbetlerini de hep merak etmişimdir.
- bu sene çıkıyo muyduk ya?
+ valla ben de hatırlayamadım sen öyle sorunca.
neyse, köyde her şey olmasına rağmen yaylalarda telefon çekmemekte. yaylada televizyon da yok. ama elektrik var. bunun en güzel nimetlerinden birisi de radyo. ama o da tek yayın. trt... saat başları ve 10 geçeler çok önemli. 10 geçelerde spor haberleri var çünkü. kim kimi transfer etmiş, kim kimi yenmiş... köşe yazarlarının yaza yaza bitiremediği, sayfalar dolusu metin 2 dakikada bitiyor ya hani, buruk bir sevinç yaşıyor insan. trabzon'un anorthosis'e elendiği sene:
"trabzonspor, kıbrıs rum kesiminin güçsüz ekibi anorthosis'i 1-0 yenmesine rağmen elendi."
bu mudur yani lan. bu kadar basit mi! tamam sakinim. yağmurlu günlerde radyo da bozuluyor. o daha güzel oluyor aslında. hava kararınca içeri geçilir ve soba yakılır. evet buraya dikkat. temmuzun ortasında soba yakılır. ardanuç sobası deniliyor. cayır cayır. deli bir sobadır bu. yemekler yenilir, sütler içilir ve uyku vakti gelir. saat 9'dur. evet bildiğin 21:00'da uyulur. çünkü yapacak başka bir şey yoktur. sabah erken kalkmak gerekmektedir. sabah namazına yakın vakitte kalkılır kahvaltı yapmadan biraz otlarla uğraşılır, sonra kahvaltı... aç aç çalışmak çok sarıyor. bakmayın böyle anlattığıma. güneş doğmadan önce üşür insan ve güneş doğsa der içinden, güneş doğunca kavurur insanın içini, gölge arar olur insan. dağlardan rüzgarlar esse de dağdan gelen buz gibi su içilmeden o ateş sönmez, sonra uzaklardan bir tulum sesi gelir...
- bu sene çıkıyo muyduk ya?
+ valla ben de hatırlayamadım sen öyle sorunca.
neyse, köyde her şey olmasına rağmen yaylalarda telefon çekmemekte. yaylada televizyon da yok. ama elektrik var. bunun en güzel nimetlerinden birisi de radyo. ama o da tek yayın. trt... saat başları ve 10 geçeler çok önemli. 10 geçelerde spor haberleri var çünkü. kim kimi transfer etmiş, kim kimi yenmiş... köşe yazarlarının yaza yaza bitiremediği, sayfalar dolusu metin 2 dakikada bitiyor ya hani, buruk bir sevinç yaşıyor insan. trabzon'un anorthosis'e elendiği sene:
"trabzonspor, kıbrıs rum kesiminin güçsüz ekibi anorthosis'i 1-0 yenmesine rağmen elendi."
bu mudur yani lan. bu kadar basit mi! tamam sakinim. yağmurlu günlerde radyo da bozuluyor. o daha güzel oluyor aslında. hava kararınca içeri geçilir ve soba yakılır. evet buraya dikkat. temmuzun ortasında soba yakılır. ardanuç sobası deniliyor. cayır cayır. deli bir sobadır bu. yemekler yenilir, sütler içilir ve uyku vakti gelir. saat 9'dur. evet bildiğin 21:00'da uyulur. çünkü yapacak başka bir şey yoktur. sabah erken kalkmak gerekmektedir. sabah namazına yakın vakitte kalkılır kahvaltı yapmadan biraz otlarla uğraşılır, sonra kahvaltı... aç aç çalışmak çok sarıyor. bakmayın böyle anlattığıma. güneş doğmadan önce üşür insan ve güneş doğsa der içinden, güneş doğunca kavurur insanın içini, gölge arar olur insan. dağlardan rüzgarlar esse de dağdan gelen buz gibi su içilmeden o ateş sönmez, sonra uzaklardan bir tulum sesi gelir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar