bugün
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri25
- yazarların buluşmak istediği yazar11
- dilbigisisi en iyi olan yazar18
- gecenin şarkısı6
- gece açlığı5
- chatgpt ile dertleşmek6
- tutunamayanlar8
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum7
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- bende eksik olan ne diye düşünmek3
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- beyin sinir ve omurilik cerrahisi uzmanı3
- boyumun 2 cm kısalması28
- kızlar bakar mısınız13
- arda güler2
- flörtöz erkek iticiliği3
- tanrılar3
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması2
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- ölmek istemek ama ölememek3
- islamda namaz yoktur13
- istanbul da 2 ilçede denize girme yasağı3
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları5
- gammazlar bakar mısınız3
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri3
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- nervio19
- bol tereyağlı iskender2
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- true'ye seksi gelmeyen kızlar3
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- her ilde üniversite kurulması6
- tai lung15
- drama bağımlısı olmak3
- düş sokağı sakinleri3
- işıklar içinde yatsın3
- gammaz olmanın avantajları2
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- hakaret etmek7
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
yaklaşık bir hafta sonra gideceğim artvin'e. ninemin dedemin yanına. orada hayvancılık yapılır yaylalarda. otlar biçilir, bu otlar kışın hayvanlara yedirilir. ağustos böceği karınca hikayesi... ineğe öküze olan ilgi hindistan'dakinden katbekat fazladır artvin'de ama tapmıyoruz biz. en azından ben tapmıyorum. dedem tapıyor olabilir çünkü otu öküzlere kendi elleriyle veriyor, onların boyunlarını seviyor. ninem ise; inekleri sağarken hay gozün sevdugum inat etma daa güzel kizum diyor onlara. ben de fotoğraf çekiyorum sürekli. ninem ineklerinin flaştan etkilendiğini ve sütün bozulacağını iddia ediyor. bir keresinde flaş patlamıştı yine ve inek ayağını kaldırıp süt kovasının içine sokmuştu, bütün süt ziyan olmuştu. ben çok korkmuştum ama ninem bana değil ineğe kızmıştı flaştan etkilendi diye. o günden sonra fotoğraf makinesinin flaşını kapatıp fotoğraf çekerim. ninem bana bakarak ineğe kızmasın diye... artvin'de arıcılık da yapılır. bir keresinde petek yavru vermiş. yavru vermek, nasıl desem... ana arının yavruyu kesmesi gibi bir şey. iki arı grubu çatışıyor hangisi kazanırsa o kovanda kalıyor galiba. dedem bana bunu anlatmıştı ama unutmuşum efendim. neyse işte, bir keresinde dedem çüküm düşmesin diye mi bilmiyorum sıcağın ortasında petekten bal almaya çalışmıştı, arılar çok sinirlenmişti bu duruma ve etraftaki her şeye saldırıyorlardı. korku filmi gibiydi. sonra bizim oralarda çobancılık da yapılır. mesela beni koyunların peşine yollarlar, koyunlar dağları tepeleri benden iyi bilirler. ben kaybolunca onları takip etsem, akşama evde olurum. koyun deyip geçmeyin efendim. benden akıllılar. ama bazen salakları da çıkabiliyor. 3 gün boyunca bulamadığımız koyunları tee dürbünle dağın tepesinde görmüştü abim. kurtların 3 gün boyunca onları görememiş olması da ilginç. bizim oralarda kurt, ayı, domuz falan vardır. ayıyla karşılaşınca ölü taklidi yapmak pek işe yaramıyormuş. taş bulup fırlatıyormuşsun, kaçıyorlarmış. ölü taklidi yapınca sahiden ölüyormuşsun. bizim orada ayıya canavar denilir. dedem canavar diyor ona. dedemler canavardan bahsederken ben konudan uzaklaşıp canavar-ayı arasındaki atomik, molekülsel ve optiksel fizik farklılıkları ortaya koymaya çalışıyorum ama onlar çoktan kiraza yumulmuş oluyorlar. bizim oranın meyveleri de güzeldir. özellikle bizim köyün olduğu yerde hem akdeniz hem karadeniz iklimi görüldüğünden, özellikle çoruh vadisi boyunca uzanan alanlarda her türlü meyve, sebze yetişir. bir sene yetişip bir sene yetişmeyen erik çeşitleri falan da var. erik tohumlarının aralarındaki sohbetlerini de hep merak etmişimdir.
- bu sene çıkıyo muyduk ya?
+ valla ben de hatırlayamadım sen öyle sorunca.
neyse, köyde her şey olmasına rağmen yaylalarda telefon çekmemekte. yaylada televizyon da yok. ama elektrik var. bunun en güzel nimetlerinden birisi de radyo. ama o da tek yayın. trt... saat başları ve 10 geçeler çok önemli. 10 geçelerde spor haberleri var çünkü. kim kimi transfer etmiş, kim kimi yenmiş... köşe yazarlarının yaza yaza bitiremediği, sayfalar dolusu metin 2 dakikada bitiyor ya hani, buruk bir sevinç yaşıyor insan. trabzon'un anorthosis'e elendiği sene:
"trabzonspor, kıbrıs rum kesiminin güçsüz ekibi anorthosis'i 1-0 yenmesine rağmen elendi."
bu mudur yani lan. bu kadar basit mi! tamam sakinim. yağmurlu günlerde radyo da bozuluyor. o daha güzel oluyor aslında. hava kararınca içeri geçilir ve soba yakılır. evet buraya dikkat. temmuzun ortasında soba yakılır. ardanuç sobası deniliyor. cayır cayır. deli bir sobadır bu. yemekler yenilir, sütler içilir ve uyku vakti gelir. saat 9'dur. evet bildiğin 21:00'da uyulur. çünkü yapacak başka bir şey yoktur. sabah erken kalkmak gerekmektedir. sabah namazına yakın vakitte kalkılır kahvaltı yapmadan biraz otlarla uğraşılır, sonra kahvaltı... aç aç çalışmak çok sarıyor. bakmayın böyle anlattığıma. güneş doğmadan önce üşür insan ve güneş doğsa der içinden, güneş doğunca kavurur insanın içini, gölge arar olur insan. dağlardan rüzgarlar esse de dağdan gelen buz gibi su içilmeden o ateş sönmez, sonra uzaklardan bir tulum sesi gelir...
- bu sene çıkıyo muyduk ya?
+ valla ben de hatırlayamadım sen öyle sorunca.
neyse, köyde her şey olmasına rağmen yaylalarda telefon çekmemekte. yaylada televizyon da yok. ama elektrik var. bunun en güzel nimetlerinden birisi de radyo. ama o da tek yayın. trt... saat başları ve 10 geçeler çok önemli. 10 geçelerde spor haberleri var çünkü. kim kimi transfer etmiş, kim kimi yenmiş... köşe yazarlarının yaza yaza bitiremediği, sayfalar dolusu metin 2 dakikada bitiyor ya hani, buruk bir sevinç yaşıyor insan. trabzon'un anorthosis'e elendiği sene:
"trabzonspor, kıbrıs rum kesiminin güçsüz ekibi anorthosis'i 1-0 yenmesine rağmen elendi."
bu mudur yani lan. bu kadar basit mi! tamam sakinim. yağmurlu günlerde radyo da bozuluyor. o daha güzel oluyor aslında. hava kararınca içeri geçilir ve soba yakılır. evet buraya dikkat. temmuzun ortasında soba yakılır. ardanuç sobası deniliyor. cayır cayır. deli bir sobadır bu. yemekler yenilir, sütler içilir ve uyku vakti gelir. saat 9'dur. evet bildiğin 21:00'da uyulur. çünkü yapacak başka bir şey yoktur. sabah erken kalkmak gerekmektedir. sabah namazına yakın vakitte kalkılır kahvaltı yapmadan biraz otlarla uğraşılır, sonra kahvaltı... aç aç çalışmak çok sarıyor. bakmayın böyle anlattığıma. güneş doğmadan önce üşür insan ve güneş doğsa der içinden, güneş doğunca kavurur insanın içini, gölge arar olur insan. dağlardan rüzgarlar esse de dağdan gelen buz gibi su içilmeden o ateş sönmez, sonra uzaklardan bir tulum sesi gelir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar