bugün
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- romanya52
- nikola tesla'nın kürt olması7
- voleybol3
- türkiye21
- almanya18
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- sigorta asgari ücret batı icadıdır3
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir16
- fatma betül sayan kaya39
- kanada4
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- işte muhalefet ile aramızdaki fark2
- hentbol2
- mehdinin en sevdiği balık7
- dünya61
- rapçilerin dümenden kavga etmesi3
- şapka2
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek3
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- gilded bayan yazare5
- 28 eylül 2026 emniyette iş bırakma eylemi3
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması4
- gamze akkuş ilgezdi2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- anın görüntüsü32
- butlancıların birbirine girmesi3
- yarın iş var4
- ikinci el çamaşır makinesi2
- amerika birleşik devletleri31
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- sözlükteki anlık online sayısı5
- italya5
- true nickli yazar24
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- meksika açmazı macerası10
- hiçbir şeyin sarmaması5
- japonya3
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- hindistan4
- yarın türkiye mi kazanır italya mı2
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- filistin3
- sağanak yağmur2
- mehdi'nin birader olması2
- ne yapsam iyi olur9
ismail kılıçarslan'ın twitter vasıtasıyla yazdığı mektuptur. Ellerine sağlık, pek de güzel yazmıştır.
KÜRTLERE AÇIK MEKTUP!
"Acınızı anlıyorum" diyemem size, yalan söyleyemem.
Çünkü, köyüm hiç yakılmadı.
Çünkü, iki silahlı güçten birini seçmeye hiç zorlanmadım.
Çünkü, oğlum-kardeşim "kaçağa giderken" bombalanmadı.
Çünkü, dinlediğim Kürtçe şarkının kasetini "çevirme" var diye arabanın camından atmak zorunda kalmadım hiç.
Çünkü, "devletin gücünü hissettirmek" lazım diyen bir zeka engelli sabahları top sesiyle uyandırmadı beni yatağımdan.
Çünkü, telefon kulübesinden anamı ararken "acaba takip eden var mı" diye etrafıma tedirginlikle bakmadım hiç.
Hayır. "Acınızı anlıyorum" diyemem size, yalan söyleyemem.
Ama şunu anlıyorum. Ne olduysa, nasıl olduysa, kim başardıysa 30 yılın ardından "barış" çıkageldi.
Bir ay önce Urfa'dan Bitlis'e giderken Siirtli Hacı Metin Abi dedi ki "500 kilometre geldik, hiç çevirme olmadı. Barış güzel bir şey hocam." Sonra bana bir yakınlarının iki oğlunun hikayesini anlattı. Bir oğlu askerde, bir oğlu dağda ölen yakınlarının öyküsünü. Sonra bana ilk Kürtçe cümlemi öğretti: "Ez girişe köpriye!"
Şimdi "ez girişe köpriye" abiler, ablalar. Biz köprünün bir başındayız. Diğer başında, "kandan elbiseler biçen" soysuzlar var. Her zaman dikildikleri yerde dikiliyor ve ellerini ovuşturuyorlar. 30 yıldır Diyarbakırlı, Hakkarili, Siirtli, Yozgatlı, Ankaralı, Bursalı civanmert delikanlılarımızın ölümlerinden kazandıkları ne varsa, onları tekrar kazanmaya başlamak için ellerini ovuşturuyorlar.
Ne desek "ama" diye başlayan cümleleri var. Çünkü kan istiyorlar. Kanımızı istiyorlar.
Hayır. "Acınızı anlıyorum" diyemem size. Yalan söyleyemem.
Şunu anlıyorum fakat. Bu kan severlerin oyununu bozacaksak, elbirliğiyle bozacağız. Avazımız çıktığı kadar bağırarak, birbirimize bazen "kılavuzluk",bazen "yoldaşlık",bazen "arkadaşlık" ve fakat her zaman "dertdaşlık" ederek bozacağız bu oyunu. Birlikte yürüyerek bozacağız. "Artık olmaz, gene olmaz, bir daha olmaz. Bu kirli savaşa bir çocuğumuzu daha vermeyeceğiz" diyerek bozacağız.
Lice'de olanı biteni sinemize çekmeyeceğiz. Bunu söylüyorsam kalbim de kurusun, vicdanım da. Lice'de olan bitenin hesabını (kim ne yaptıysa) vallahi de billahi de birlikte soracağız. Ama kan severlerin istedikleri biçimde değil. Kanın hesabını kanla sorarak değil.
Allah'ın izniyle bu sefer başaracağız.
edit: samimiyetine ve barıştan yana temiz tutumuna güvendiğim bir şairin yazısı bu. Yukarıda belirttim tekrar belirteyim ismail Kılıçarslan alıntı yaptığım kişi.
KÜRTLERE AÇIK MEKTUP!
"Acınızı anlıyorum" diyemem size, yalan söyleyemem.
Çünkü, köyüm hiç yakılmadı.
Çünkü, iki silahlı güçten birini seçmeye hiç zorlanmadım.
Çünkü, oğlum-kardeşim "kaçağa giderken" bombalanmadı.
Çünkü, dinlediğim Kürtçe şarkının kasetini "çevirme" var diye arabanın camından atmak zorunda kalmadım hiç.
Çünkü, "devletin gücünü hissettirmek" lazım diyen bir zeka engelli sabahları top sesiyle uyandırmadı beni yatağımdan.
Çünkü, telefon kulübesinden anamı ararken "acaba takip eden var mı" diye etrafıma tedirginlikle bakmadım hiç.
Hayır. "Acınızı anlıyorum" diyemem size, yalan söyleyemem.
Ama şunu anlıyorum. Ne olduysa, nasıl olduysa, kim başardıysa 30 yılın ardından "barış" çıkageldi.
Bir ay önce Urfa'dan Bitlis'e giderken Siirtli Hacı Metin Abi dedi ki "500 kilometre geldik, hiç çevirme olmadı. Barış güzel bir şey hocam." Sonra bana bir yakınlarının iki oğlunun hikayesini anlattı. Bir oğlu askerde, bir oğlu dağda ölen yakınlarının öyküsünü. Sonra bana ilk Kürtçe cümlemi öğretti: "Ez girişe köpriye!"
Şimdi "ez girişe köpriye" abiler, ablalar. Biz köprünün bir başındayız. Diğer başında, "kandan elbiseler biçen" soysuzlar var. Her zaman dikildikleri yerde dikiliyor ve ellerini ovuşturuyorlar. 30 yıldır Diyarbakırlı, Hakkarili, Siirtli, Yozgatlı, Ankaralı, Bursalı civanmert delikanlılarımızın ölümlerinden kazandıkları ne varsa, onları tekrar kazanmaya başlamak için ellerini ovuşturuyorlar.
Ne desek "ama" diye başlayan cümleleri var. Çünkü kan istiyorlar. Kanımızı istiyorlar.
Hayır. "Acınızı anlıyorum" diyemem size. Yalan söyleyemem.
Şunu anlıyorum fakat. Bu kan severlerin oyununu bozacaksak, elbirliğiyle bozacağız. Avazımız çıktığı kadar bağırarak, birbirimize bazen "kılavuzluk",bazen "yoldaşlık",bazen "arkadaşlık" ve fakat her zaman "dertdaşlık" ederek bozacağız bu oyunu. Birlikte yürüyerek bozacağız. "Artık olmaz, gene olmaz, bir daha olmaz. Bu kirli savaşa bir çocuğumuzu daha vermeyeceğiz" diyerek bozacağız.
Lice'de olanı biteni sinemize çekmeyeceğiz. Bunu söylüyorsam kalbim de kurusun, vicdanım da. Lice'de olan bitenin hesabını (kim ne yaptıysa) vallahi de billahi de birlikte soracağız. Ama kan severlerin istedikleri biçimde değil. Kanın hesabını kanla sorarak değil.
Allah'ın izniyle bu sefer başaracağız.
edit: samimiyetine ve barıştan yana temiz tutumuna güvendiğim bir şairin yazısı bu. Yukarıda belirttim tekrar belirteyim ismail Kılıçarslan alıntı yaptığım kişi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar