bugün
- kız kardeş ağda yaparken odasına dalmak10
- tecavüze ceza önerisi7
- coco star5
- babasina benzeyen erkeklerden hoslanan kiz3
- her şeye rağmen yaşamaya karar vermek4
- gökten am yağsın diye duaya çıkmak5
- evlenmenin azalıp boşanmanın artması3
- nervio sözlüğün en asil kadınıdır6
- sözlük kızlarının ayak falları7
- sözlüğün en güzel kız yazarı12
- erkek olmanın çok zor olması4
- karısı tarafından 300 kez aldatılan adam4
- sudekiray'ın ai olması2
- kürtler olmasaydı yaşanabilecek sıkıntılar5
- yazarların en muhteşem özelliği5
- sözlük kızlarının kombileri7
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- illuminati'nin amacı2
- hard seven kız2
- ben aslında kızım7
- ctrlx abla12
- öğretmen dayağı2
- cahildim dünyanın rengine kandım2
- kapitalizmin alıp götürdükleri2
- özgür özel7
- bugün hangi sözlük kızına evlenme teklif etsem15
- ben ahmet sezer bey sorularınızı yanıtlıyorum15
- rastgele diyalog etkileşimi3
- telefonda cs oynamak2
- seni seviyorum ama bunu dile getiremem2
- uysaljakoben adamdır2
- ahmet sezer bey'i 10 bin ulupuan yapıyoruz2
- antipanik8
- oytunkaran'ı özlemek6
- dersimci aleviler de pkk kadar tehlikelidir4
- en köylü özelliğiniz3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba20
- o son birayı içmek5
- aym'nin süresiz nafaka kararını iptal etmesi4
- fransız arabaları2
- kitap okuyan erkek9
- gocu31
- türklerin türk olmadığı gercegi2
- kadın çalışana kızıp kafeyi dağıtan maganda2
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü12
- nervio abla6
- cilgincapkin7
- voleybol milletler ligi2
- 0 0 8'in sözlüğe gelmesi2
- kavga etmeyin lan hepinizi döverim5
tarih: geçen hafta bir gün.
yer: ankara/sokullu.
eşyalarımı topladım, yurttan tamamen çıktım, bavulumla birlikte kalacağım eve gittim. ev sahibi geç gelecekti, onun için apartmanın önünde beklemeye koyuldum.
apartmanın girişinde açılabilen bir kapıdan geçiyorsun, ondan sonra başka bir kapı geliyor. ev sahibi de geç geleceği ve iki kapı arasında kalan kapalı alan sıcak olduğu için bavulumu oraya bırakıp kendim dışarıda beklemeye koyuldum.
bilen bilir, garip bir yer sokullu. binaları çok düzenli değil. bu bina da şöyle.. kapısının hemen dışı balkon gibi; biraz geriden aşağıya bir yol iniyor ve en ilerisine gittiğinde de bir balkondan aşağıya bakıyor gibisin. yerle arasındaki yükseklik 3-4 metre civarı. aşağıda, biraz ileride de bir ev ve avlusu var. ama evden önce bir ağaç var.
neyse efendim, tam valizimi koyup dışarı çıkarken en uca geldim ve aşağı tarafa bir bakış attım. tam bakış attığım sırada da gaz bir şarkının nakaratı yankılanıyordu kulaklarımda, ben de ona eşlik ediyordum.
bakışı atmamla bakışımı kaçırmam bir oldu, çünkü ağzımdan kelimeler hafif yüksek sesli dökülürken ve kaşlarım da şarkının etkisiyle hafif çatılmışken aşağı tarafta elinde hortum, ağacı sulayan bir çocuk gördüm. hortumu eliyle ağaca yönlendirmişti ama bana inanılmaz ve anlaşılmaz derecede garip bir yüz ifadesiyle bakıyordu ben ona baktığım yarım saniyelik dilim içinde, utanarak bakışımı kaçırmamın sebebi de buydu.
neyse, yaklaşık bir dakika sonra beni dumur eden, hem anlam veremediğim, hem de içimden kahkahalar attığım bir olay yaşandı.
o utançla gözlerimi çocuktan kaçırdıktan sonra yavaş yavaş diğer tarafa doğru gitmeye, balkon kısımdan uzaklaşmaya başladım. göz kontağını kestikten sonra acele etmedim, adımlarımı yavaş yavaş attım. diğer tarafın en ucuna gittim ve tam arkamı dönüp balkon kısmına baktığımda bir saniye sonra çocuğun hortumu yukarıya doğru yönelttiğini anladım, net bir şekilde beni ıslatmayı amaçlıyordu! bir süre olayları durduğum yerden, yüzümde inanılmaz yayvan bir sırıtışla izledim. daha sonra suyun şiddeti arttı ve benim olduğum yere yaklaşmaya başladı. ama ne tesadüftür ki, yine ıslanmadım! suyun ulaştığı en son nokta benim 30 santim uzağımda kalıyordu ve su kesilene kadar tek bir damla bile ıslanmadan olayı atlattım. * * * * *
daha sonra içimden aşağıya inip çocuğa hesap sormak, kızmak, pataklamak geçti ama olaydan kazasız belasız çıktığım için bundan vazgeçtim, dahası bana neşe dolu bir beş dakika yaşattığını düşünerek çocuğa içimden teşekkür edip saçlarımı delicesine savuran kızgın rüzgara bir gülücük daha atarak ufka doğru yönelttim bakışlarımı. *
yer: ankara/sokullu.
eşyalarımı topladım, yurttan tamamen çıktım, bavulumla birlikte kalacağım eve gittim. ev sahibi geç gelecekti, onun için apartmanın önünde beklemeye koyuldum.
apartmanın girişinde açılabilen bir kapıdan geçiyorsun, ondan sonra başka bir kapı geliyor. ev sahibi de geç geleceği ve iki kapı arasında kalan kapalı alan sıcak olduğu için bavulumu oraya bırakıp kendim dışarıda beklemeye koyuldum.
bilen bilir, garip bir yer sokullu. binaları çok düzenli değil. bu bina da şöyle.. kapısının hemen dışı balkon gibi; biraz geriden aşağıya bir yol iniyor ve en ilerisine gittiğinde de bir balkondan aşağıya bakıyor gibisin. yerle arasındaki yükseklik 3-4 metre civarı. aşağıda, biraz ileride de bir ev ve avlusu var. ama evden önce bir ağaç var.
neyse efendim, tam valizimi koyup dışarı çıkarken en uca geldim ve aşağı tarafa bir bakış attım. tam bakış attığım sırada da gaz bir şarkının nakaratı yankılanıyordu kulaklarımda, ben de ona eşlik ediyordum.
bakışı atmamla bakışımı kaçırmam bir oldu, çünkü ağzımdan kelimeler hafif yüksek sesli dökülürken ve kaşlarım da şarkının etkisiyle hafif çatılmışken aşağı tarafta elinde hortum, ağacı sulayan bir çocuk gördüm. hortumu eliyle ağaca yönlendirmişti ama bana inanılmaz ve anlaşılmaz derecede garip bir yüz ifadesiyle bakıyordu ben ona baktığım yarım saniyelik dilim içinde, utanarak bakışımı kaçırmamın sebebi de buydu.
neyse, yaklaşık bir dakika sonra beni dumur eden, hem anlam veremediğim, hem de içimden kahkahalar attığım bir olay yaşandı.
o utançla gözlerimi çocuktan kaçırdıktan sonra yavaş yavaş diğer tarafa doğru gitmeye, balkon kısımdan uzaklaşmaya başladım. göz kontağını kestikten sonra acele etmedim, adımlarımı yavaş yavaş attım. diğer tarafın en ucuna gittim ve tam arkamı dönüp balkon kısmına baktığımda bir saniye sonra çocuğun hortumu yukarıya doğru yönelttiğini anladım, net bir şekilde beni ıslatmayı amaçlıyordu! bir süre olayları durduğum yerden, yüzümde inanılmaz yayvan bir sırıtışla izledim. daha sonra suyun şiddeti arttı ve benim olduğum yere yaklaşmaya başladı. ama ne tesadüftür ki, yine ıslanmadım! suyun ulaştığı en son nokta benim 30 santim uzağımda kalıyordu ve su kesilene kadar tek bir damla bile ıslanmadan olayı atlattım. * * * * *
daha sonra içimden aşağıya inip çocuğa hesap sormak, kızmak, pataklamak geçti ama olaydan kazasız belasız çıktığım için bundan vazgeçtim, dahası bana neşe dolu bir beş dakika yaşattığını düşünerek çocuğa içimden teşekkür edip saçlarımı delicesine savuran kızgın rüzgara bir gülücük daha atarak ufka doğru yönelttim bakışlarımı. *
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
