bugün
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- günlük tutan erkek19
- halk başkanlık sistemini istiyor7
- wc'ye telefonsuz girmek4
- her yerde sümkürebilen insan6
- defterini kalpli kağıtla kaplayan erkek3
- gratisin içini merak etmek8
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması2
- merhabalarr5
- sözlükte kavga olacak hissi4
- ay diyen erkek2
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- erkeğe şiddet uygulayan kadın4
- merfulu6
- modern insan dertlerini şımarıkça olması2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde5
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- çok su içmek2
- kötü biri olduğunu fark etmek2
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- kendini fazla ciddiye almak2
- mekke anlaşması14
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- kendinden sıkılmak2
- arda güler2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri6
- spor olsun diye her yere yürüyen insan2
- arkadaşlar nasılsınız11
- iyi parti'nin çerçeve yasaya muhalefet şerhi3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- kavalali mehmet ali pasa4
- cansever18
- simko317
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- 40 hadis3
- futbol24
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- insan sevmemek6
- kendine bir soru sor5
- hewal ebo9
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- sözlüğün kırbacı5
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- sarapci koala7
kurgu hikayenin devamıdır.
---------
Ada'nın Kocası kadir avukattı. Mahallede herkes severdi onu. Mahallelinin derdine koşardı. Mahalleli de yasal bir sorun oldu mu kadir'i bulurdu. Evine sadıktı kadir akşam mesaisi bittiği gibi evine, karısına, biricik kızına giderdi. Ellerinde çiçekle eve gelmesi, eşine / çocuğuna hediyeler alması ile mahallelinin "beyaz atlı prensiydi", komşu erkekler "bizim hanım senden görüyor o da çiçek istiyor" şeklinde takılırdı kadir'e.
içki ile fazla arası yoktu kadir'in ama senede bir gün müthiş içerdi. Her senenin 3 şubatında zil zurna sarhoş dönerdi eve. Mahalledeki Agora meyhanesine giderdi. meyhaneci Sabri baba da alışmıştı artık. 3 şubat oldu mu müzik çalmazdı meyhanede. O gün meyhane halkının matem günü olurdu. içip içip ağlardı kadir. Ama erkek gibi ağlardı. için için ağlardı. Göz yaşları düşerdi yanaklarına. Onu görenler de kahrolurdu ya kimse teselli etmeye gitmezdi. Çünkü yaraya derman olunamayacaksa boş lakırdının kimseye faydası yoktu. gece 3 dedi mi meyhanenin müdavimlerini bile kovup dükkanı kapatan sabri baba 3 şubat oldu mu dükkanı kapanmaya yeltenmezdi. O gün kadir ne zaman çıkarsa o zaman kapanırdı dükkan. Mahalleli de bilirdi o gün yolda görseler de kimse ağzını açmazdı. Evine geldiğinde sallana sallana yatağına geçerdi o gelene kadar gözünü kırpmamış olan ada da bir şey sormazdı.
Yetimhanede büyümüştü kadir. Annesi ve babası ölünce onunla kız kardeşi naime'yi yetimhaneye vermişlerdi. 3 şubat naime'nin doğum günüydü. Naime daha küçük olduğundan onu zengin bir aileye evlatlık vermişlerdi . kadir kardeşinin hayatının kurtulması için buna razı gelmiş. Kardeşini bulacağına dair söz vermişti. O gün bugündür kızkardeşini aramasına rağmen Yıllardır izine rastlayamamıştı kadir. Kız kardeşini bulamadığı her yılın 3 şubatında sözünü tutamadığı için kahrından içerdi kadir. insan gibi içmezdi ama sanki aşırı alkol alırsa bu acı hafızasından silinecek gibi içerdi. anılarını beyninden kazımak için içerdi. Acı çekerek içerdi...
Kadir'i herkes güleç yüzlü ve mutlu görmeye alışmıştı. O acısını içine atanlardandı. içinde biriktirdiği acılarına taşıyamaz duruma gelince "seyir terasına" giderdi. Seyir terası şehrin yüksek bir tepesindeki parktı öğrenciliğinden beri ne zaman ağlayacak olsa ve ağlayamasa oraya atardı kendini. Ada da bunu bilirdi. Bazen beraber gidip konuşmadan saatlerce otururlardı. sonrasında kocası tüm dertlerini orada bırakır, neşeli haline dönerdi. Arınırdı sanki orada kadir.
---------
devam edecek...
---------
Ada'nın Kocası kadir avukattı. Mahallede herkes severdi onu. Mahallelinin derdine koşardı. Mahalleli de yasal bir sorun oldu mu kadir'i bulurdu. Evine sadıktı kadir akşam mesaisi bittiği gibi evine, karısına, biricik kızına giderdi. Ellerinde çiçekle eve gelmesi, eşine / çocuğuna hediyeler alması ile mahallelinin "beyaz atlı prensiydi", komşu erkekler "bizim hanım senden görüyor o da çiçek istiyor" şeklinde takılırdı kadir'e.
içki ile fazla arası yoktu kadir'in ama senede bir gün müthiş içerdi. Her senenin 3 şubatında zil zurna sarhoş dönerdi eve. Mahalledeki Agora meyhanesine giderdi. meyhaneci Sabri baba da alışmıştı artık. 3 şubat oldu mu müzik çalmazdı meyhanede. O gün meyhane halkının matem günü olurdu. içip içip ağlardı kadir. Ama erkek gibi ağlardı. için için ağlardı. Göz yaşları düşerdi yanaklarına. Onu görenler de kahrolurdu ya kimse teselli etmeye gitmezdi. Çünkü yaraya derman olunamayacaksa boş lakırdının kimseye faydası yoktu. gece 3 dedi mi meyhanenin müdavimlerini bile kovup dükkanı kapatan sabri baba 3 şubat oldu mu dükkanı kapanmaya yeltenmezdi. O gün kadir ne zaman çıkarsa o zaman kapanırdı dükkan. Mahalleli de bilirdi o gün yolda görseler de kimse ağzını açmazdı. Evine geldiğinde sallana sallana yatağına geçerdi o gelene kadar gözünü kırpmamış olan ada da bir şey sormazdı.
Yetimhanede büyümüştü kadir. Annesi ve babası ölünce onunla kız kardeşi naime'yi yetimhaneye vermişlerdi. 3 şubat naime'nin doğum günüydü. Naime daha küçük olduğundan onu zengin bir aileye evlatlık vermişlerdi . kadir kardeşinin hayatının kurtulması için buna razı gelmiş. Kardeşini bulacağına dair söz vermişti. O gün bugündür kızkardeşini aramasına rağmen Yıllardır izine rastlayamamıştı kadir. Kız kardeşini bulamadığı her yılın 3 şubatında sözünü tutamadığı için kahrından içerdi kadir. insan gibi içmezdi ama sanki aşırı alkol alırsa bu acı hafızasından silinecek gibi içerdi. anılarını beyninden kazımak için içerdi. Acı çekerek içerdi...
Kadir'i herkes güleç yüzlü ve mutlu görmeye alışmıştı. O acısını içine atanlardandı. içinde biriktirdiği acılarına taşıyamaz duruma gelince "seyir terasına" giderdi. Seyir terası şehrin yüksek bir tepesindeki parktı öğrenciliğinden beri ne zaman ağlayacak olsa ve ağlayamasa oraya atardı kendini. Ada da bunu bilirdi. Bazen beraber gidip konuşmadan saatlerce otururlardı. sonrasında kocası tüm dertlerini orada bırakır, neşeli haline dönerdi. Arınırdı sanki orada kadir.
---------
devam edecek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar