bugün
- kaşarlı sucuklu menemen6
- yıllardır hep 30 yaşında olan yazar5
- bir sözlük yazarına çıkma teklif etmek5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- queen ravennadan mesaj var11
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- deli bakışlı erkekler5
- seksenler akımı2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı22
- yeralti edebiyatcisi7
- damarsız tüysüz manisa yaprağı20
- nervio hamferdi10
- birinin altında çalışmak4
- gocu35
- beklenen büyük istanbul depremi2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- uludağ günlük3
- kız düşürmenin kısa yolu19
- fakir ekeği annesi sevsin8
- uludağ sözlük size ne kattı27
- nikki glaser2
- saltburn2
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun8
- günlük 935 lira6
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi2
- s'i l v'e r m'i s t34
- üzülünce vücudun verdiği tepkiler2
- mış gibi yapmak2
- karı kıza para yedirir misiniz6
- dünya her alanda ilerleyecek5
- üsküdar2
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- follow the cops back home3
- işi bırakıp minik ve şirin bir kafe açmak2
- ona bir şeyler söyle2
- yedekte feyk hesap tutmak5
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- köprü ve otoyolların özelleştirilmesi2
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi4
- veli toplantisi4
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir2
- vanlı kara haydar3
- sözlük çeteleri3
- entry girerken kendini frenlemek3
- özlem gürses'in gta 6 yorumu3
- jar jar binks bir sith lordu mu2
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- kademeli emeklilik sistemi3
yer yer gün yüzüne çıkan, ayan beyan ortalığa dökülen mantık hatalarıdır.
misal; eylemlerin şiddet içerdiğini söyleyerek eylemlerin sonlandırılması gerektiğini söyleyenler var. kendilerine hak da vermiyor değilim aslında bu konuda. ama gel gelelim, aynı adamlar polisin şiddetinden, uyguladığı orantısız güçten bahsedilince 180 derece dönüyor, fıtratı değişiyor. elinde çantasından başka bir şey olmayan, tek başına onlarca polisin önünde duran kadına biber gazı sıkan polise hiç bir şey diyemiyorlar. hadi onu da geçtim, "bu eylemcileri sallandıracaksın taksimde, üstlerine biber gazı değil sülfürik asit sıkacaksın" vs gibi aklı başında hiç bir insanın kabul edemeyeceği, hele bir müslümanın asla izin vermeyeceği türden saçma salak önerilerde bulundukları vakit beyin dumuruna uğruyorum. mallığın da bir sınırı olmalı değil mi ama?
ikincisi; pkklılarla, bdplilerle kol kolasınız diye eleştirenler. insanlar başbakanın gittikçe sertleşen, gittikçe eleştiriye tahammülsüzleşen, firavunlaşan tutumuna tepki gösteriyorlar. içlerinde her gruptan insanlar var tabi ki de. bdpli bir vatandaş da hükümeti eleştirebilir, tkpli de, mhpli de, hatta akpli bir vatandaş da hükümeti eleştirebilir. eleştirmelidir de. aynı tepkiyi göstermeleri, aynı şeyi düşündükleri anlamına gelmez. hatta birbirleriyle düşman olmamaları anlamına bile gelmez. ulan sığır, ikinci dünya savaşına abd ile sovyetler aynı safta girdiler. durum böyle oldu diye sen amerikalıları komünist olmakla suçlayabilir misin?
ayrıca ne hikmettir ki, adamlar daha düne kadar çözüm sürecinde kendi partilerinin bdpyi bırakın, pkk ile birlikte hareket etmesini bile sindirebilmişlerdi. insan bir şeye aynı anda hem ak, hem de kara diyebilir mi lan? diyebiliyor işte.
üçüncüsü; dış basının akpye yönelik eleştirilerini "bak görüyor musun, ülkenin ayağı azıcık tökezleyince nasıl da üstümüze geliyorlar? bizim gerizekalılar da dış basın başbakanı eleştiriyor diye seviniyor." diye yorumlayanlar. bunlarınki daha da komik. oğlum şaka mısınız lan siz? daha düne kadar başbakan time a kapak olurken niye söylemiyordun bunları ya uşak? http://populermevzular.fi...1/erdogan_time_kapagi.jpg hatırladın mı bu resmi balık hafızalı herif seni? o zaman sizler çıkıp da "bu da birilerine kapak olsun" demediniz mi lan? al bak ne demişsin o zaman: http://www.uludagsozluk.c...time-a-kapak-olmas%C4%B1/
ha ama haklarını yememek lazım. bu konuda karşı tarafın da bir kısmı az yavşak değil hani. o zaman "time ın övdüğü adamdan hayır mı gelir" diyenler bugün cnn muhabirini öve öve bitiremiyorlar. zihniyetinizi seveyim sizin. cnn lan, cnn! kime ve neye hizmet ettiklerini hala anlayamadın mı sen o adamların? burada sıkıntı, dış medya yerli medya olayı değil. yerli medya cnni de foxu da aratmaz zaten. ama şunu göremeyen adam andavallının önde gidenidir: yabancı sermayenin desteğiyle büyük güç kazanan başbakan, bugün ekmeğini yediği adamlara savaş ilan etti. onlar da buna bu şekilde karşılık veriyorlar şimdi. bu demek değildir ki gezi parkı eylemleri komple dış mihrakların (hay sizin dış mihraklarınıza sokayım) oyunudur. elbette değil. ama onların provokasyonunun, müdahalesinin, yönlendirmesinin olmadığını/olmayacağını düşünmek ahmaklıktır. kurulan her yeni düzende abd önderliğindeki batı medeniyetinin o veya bu şekilde parmağı vardır mutlaka. türkiye gibi kilit bir ülkede gelişen olayları tarafsız! ve bağımsız! bir şekilde izleyeceklerini mi zannediyorsunuz siz?
bu konuda başka bir saçmalık da şu: şu meşhur bir video var hani uzakdoğuluların yaptığı animasyon. adamlar diyor ki "elin uzakdoğulusuna ne oluyor da bilip bilmeden bizim ülkemizde olanlara karışıyorlar?" peki sormak istiyorum, bu gönlü temiz, aklı boş kardeşlerime. bu olaylar meydana geldiği sırada bizim medyamız ne yapıyordu? hadi sana kıyak geçiyorum klasik değil, çoktan seçmeli yapıcam. al amk.
a) taksim meydanından canlı yayınlar yaparak insanları bilgilendiriyorlardı. magazin programlarının, saçma sapan dizilerin yayınlanmasına ara verilip haberler yaptılar, alanında uzman kişileri konuşturdular, kaliteli ve seviyeli tartışma programları düzenlediler.
b) penguenleri izlettiler, olaylar büyüyüp de bir taraflarında patlayınca bu sefer de tarafsızlığı tartışmalı yayınlar yaptılar.
şimdi böyle bir medya karşısında, taylandlı birileri çarşıya, penguenlere, alkol düzenlemesine vs atıflarda bulunarak bir animasyon yapıyorsa ben bu adamları alkışlarım. niyetleri beni ilgilendirmez. sana ayna tutan adama "sen beni çirkin gösteriyorsun, art niyetlisin sen" diye saldırır mısın?
değinmek istediğim son mesele de, demokrasi ile ilgili yapılan akıl almaz yorumlar. dönderip dolaştırıp meseleyi seçimlere getiren, "tepkinizi sandıkta gösterin, bu adam yüzde ellinin oyuyla iktidarda duruyor" deyip duran adamlara tavsiyem açsınlar biraz baksınlar. ilkokul seviyesinde politika kitapları varsa onlara baksınlar, anlamaları da daha kolay olur belki. demokrasi sandıktan ibaret değildir. özgür medyanın olmadığı; sivil toplum örgütlerinin kısıtlandığı, sindirildiği; iktidarın eleştirilemediği; oto sansürün uygulandığı bir ülkede demokrasiden bah-se-di-le-mez. bu kadar basit. buna demokrasi dersen, adolf hitler de mussolini de gayet demokratik liderler oluverir çünkü. saddam hüseyin en büyük demokrat! lider oluverir bir anda. gece gece yormayın beni şunu okuyun mesela: http://blog.milliyet.com....iktir/Blog/?BlogNo=418344 sen bu yazıya güvenmiyorsan kendin de araştırabilirsin. hatta hazır elini atmışken kenan evrenin yüzde kaç oy oranı aldığına falan da bak istersen. tayyip erdoğan zorla kendini seçtirdi demiyorum bak. demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, 5 senede bir tekrarlanan bir çeşit bayram olmadığını anlatıyorum sadece. demokrasi, birileri çıkıp da "siz ne derseniz deyin; benim dediğim olacak" demesin, diyemesin diye var. birisi çıkıp da bunu söylüyorsa o ülkede demokrasinin kimseye faydası dokunmaz, çünkü o ülkede demokrasi lafta kalan bir demokrasidir.
eyyorlamam bu kadar. hadi kalın sağlıcakla.
misal; eylemlerin şiddet içerdiğini söyleyerek eylemlerin sonlandırılması gerektiğini söyleyenler var. kendilerine hak da vermiyor değilim aslında bu konuda. ama gel gelelim, aynı adamlar polisin şiddetinden, uyguladığı orantısız güçten bahsedilince 180 derece dönüyor, fıtratı değişiyor. elinde çantasından başka bir şey olmayan, tek başına onlarca polisin önünde duran kadına biber gazı sıkan polise hiç bir şey diyemiyorlar. hadi onu da geçtim, "bu eylemcileri sallandıracaksın taksimde, üstlerine biber gazı değil sülfürik asit sıkacaksın" vs gibi aklı başında hiç bir insanın kabul edemeyeceği, hele bir müslümanın asla izin vermeyeceği türden saçma salak önerilerde bulundukları vakit beyin dumuruna uğruyorum. mallığın da bir sınırı olmalı değil mi ama?
ikincisi; pkklılarla, bdplilerle kol kolasınız diye eleştirenler. insanlar başbakanın gittikçe sertleşen, gittikçe eleştiriye tahammülsüzleşen, firavunlaşan tutumuna tepki gösteriyorlar. içlerinde her gruptan insanlar var tabi ki de. bdpli bir vatandaş da hükümeti eleştirebilir, tkpli de, mhpli de, hatta akpli bir vatandaş da hükümeti eleştirebilir. eleştirmelidir de. aynı tepkiyi göstermeleri, aynı şeyi düşündükleri anlamına gelmez. hatta birbirleriyle düşman olmamaları anlamına bile gelmez. ulan sığır, ikinci dünya savaşına abd ile sovyetler aynı safta girdiler. durum böyle oldu diye sen amerikalıları komünist olmakla suçlayabilir misin?
ayrıca ne hikmettir ki, adamlar daha düne kadar çözüm sürecinde kendi partilerinin bdpyi bırakın, pkk ile birlikte hareket etmesini bile sindirebilmişlerdi. insan bir şeye aynı anda hem ak, hem de kara diyebilir mi lan? diyebiliyor işte.
üçüncüsü; dış basının akpye yönelik eleştirilerini "bak görüyor musun, ülkenin ayağı azıcık tökezleyince nasıl da üstümüze geliyorlar? bizim gerizekalılar da dış basın başbakanı eleştiriyor diye seviniyor." diye yorumlayanlar. bunlarınki daha da komik. oğlum şaka mısınız lan siz? daha düne kadar başbakan time a kapak olurken niye söylemiyordun bunları ya uşak? http://populermevzular.fi...1/erdogan_time_kapagi.jpg hatırladın mı bu resmi balık hafızalı herif seni? o zaman sizler çıkıp da "bu da birilerine kapak olsun" demediniz mi lan? al bak ne demişsin o zaman: http://www.uludagsozluk.c...time-a-kapak-olmas%C4%B1/
ha ama haklarını yememek lazım. bu konuda karşı tarafın da bir kısmı az yavşak değil hani. o zaman "time ın övdüğü adamdan hayır mı gelir" diyenler bugün cnn muhabirini öve öve bitiremiyorlar. zihniyetinizi seveyim sizin. cnn lan, cnn! kime ve neye hizmet ettiklerini hala anlayamadın mı sen o adamların? burada sıkıntı, dış medya yerli medya olayı değil. yerli medya cnni de foxu da aratmaz zaten. ama şunu göremeyen adam andavallının önde gidenidir: yabancı sermayenin desteğiyle büyük güç kazanan başbakan, bugün ekmeğini yediği adamlara savaş ilan etti. onlar da buna bu şekilde karşılık veriyorlar şimdi. bu demek değildir ki gezi parkı eylemleri komple dış mihrakların (hay sizin dış mihraklarınıza sokayım) oyunudur. elbette değil. ama onların provokasyonunun, müdahalesinin, yönlendirmesinin olmadığını/olmayacağını düşünmek ahmaklıktır. kurulan her yeni düzende abd önderliğindeki batı medeniyetinin o veya bu şekilde parmağı vardır mutlaka. türkiye gibi kilit bir ülkede gelişen olayları tarafsız! ve bağımsız! bir şekilde izleyeceklerini mi zannediyorsunuz siz?
bu konuda başka bir saçmalık da şu: şu meşhur bir video var hani uzakdoğuluların yaptığı animasyon. adamlar diyor ki "elin uzakdoğulusuna ne oluyor da bilip bilmeden bizim ülkemizde olanlara karışıyorlar?" peki sormak istiyorum, bu gönlü temiz, aklı boş kardeşlerime. bu olaylar meydana geldiği sırada bizim medyamız ne yapıyordu? hadi sana kıyak geçiyorum klasik değil, çoktan seçmeli yapıcam. al amk.
a) taksim meydanından canlı yayınlar yaparak insanları bilgilendiriyorlardı. magazin programlarının, saçma sapan dizilerin yayınlanmasına ara verilip haberler yaptılar, alanında uzman kişileri konuşturdular, kaliteli ve seviyeli tartışma programları düzenlediler.
b) penguenleri izlettiler, olaylar büyüyüp de bir taraflarında patlayınca bu sefer de tarafsızlığı tartışmalı yayınlar yaptılar.
şimdi böyle bir medya karşısında, taylandlı birileri çarşıya, penguenlere, alkol düzenlemesine vs atıflarda bulunarak bir animasyon yapıyorsa ben bu adamları alkışlarım. niyetleri beni ilgilendirmez. sana ayna tutan adama "sen beni çirkin gösteriyorsun, art niyetlisin sen" diye saldırır mısın?
değinmek istediğim son mesele de, demokrasi ile ilgili yapılan akıl almaz yorumlar. dönderip dolaştırıp meseleyi seçimlere getiren, "tepkinizi sandıkta gösterin, bu adam yüzde ellinin oyuyla iktidarda duruyor" deyip duran adamlara tavsiyem açsınlar biraz baksınlar. ilkokul seviyesinde politika kitapları varsa onlara baksınlar, anlamaları da daha kolay olur belki. demokrasi sandıktan ibaret değildir. özgür medyanın olmadığı; sivil toplum örgütlerinin kısıtlandığı, sindirildiği; iktidarın eleştirilemediği; oto sansürün uygulandığı bir ülkede demokrasiden bah-se-di-le-mez. bu kadar basit. buna demokrasi dersen, adolf hitler de mussolini de gayet demokratik liderler oluverir çünkü. saddam hüseyin en büyük demokrat! lider oluverir bir anda. gece gece yormayın beni şunu okuyun mesela: http://blog.milliyet.com....iktir/Blog/?BlogNo=418344 sen bu yazıya güvenmiyorsan kendin de araştırabilirsin. hatta hazır elini atmışken kenan evrenin yüzde kaç oy oranı aldığına falan da bak istersen. tayyip erdoğan zorla kendini seçtirdi demiyorum bak. demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, 5 senede bir tekrarlanan bir çeşit bayram olmadığını anlatıyorum sadece. demokrasi, birileri çıkıp da "siz ne derseniz deyin; benim dediğim olacak" demesin, diyemesin diye var. birisi çıkıp da bunu söylüyorsa o ülkede demokrasinin kimseye faydası dokunmaz, çünkü o ülkede demokrasi lafta kalan bir demokrasidir.
eyyorlamam bu kadar. hadi kalın sağlıcakla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar