bugün
- en lezzetli balık15
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- karşı cinsteki en itici özellik12
- yeni biriyle nerede tanışılır9
- ben geldim naneler13
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- online listesindeki sıralama mantığı9
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- online listesi neden kaldırıldı10
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- mansur yavaş14
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- gocu33
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- en son neye çok üzüldünüz12
- inci sözlük8
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- game of thrones taki kerhaneci21
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- chatgpt2
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- arkadaşlar5
- ismet kalk çay koy kanka3
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- whalefall2
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- başkent istanbul olsun11
- yazılımcıların flört edememesi7
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- true nickli yazar22
- mamudo gurban niye doğdun9
- insanların sizden uzak durması7
'' geleceksin değil mi kuki? bak bu seferde ekersen valla bir daha webcam da soyunmam he. 7 de orda ol taam mı? '' diye söylenmişti serap. '' tamam serpil saat tam 8 de ordayım '' deyip kapattım teli.
bu semra ile sanal alemde tanışmış ve iyiden iyiye biribirimizi merak etmiştik. artık buluşup görüşmeli, etli canlı birbirimize dokunmalıydık. onun memelerini avuçlamalı, o da benim seksi bedenimi cırmalayarak baklavalarımı ısırmalıydı. göbek deliğimin çevresine küçük masum öpücükler kondurmalı, popoma şaplaklar atmalıydı.
sözleştiğimiz gibi akşam saat 10 buçukta eyüp de bulunan pier loti'ye doğru yola çıktım. her zamanki gibi orhan baba şarkısı dinliyor, sol kolumu arabanın camından çıkarıp müziğin ritmine uyarak tempo tutuyordum. zaten ne zaman ' işte kuzu kuzu geldim ' şarkısını dinlesem bunu hep yapardım. parmaklarımı kapıya vura vura araba sürmek çok hoşuma giderdi.
''ateşe attım yaktım da geldim'' diye mırıldanırken güneş ışıklarının gözümü aldığını hissettim ve gözlük takmak için torpitoya doğru eğilirken '' vay amuğu yiyim '' diye çığlık attım.
amk ben gaziosmanpaşa şanzelize cafenin nerede olduğunu bilmiyordum.
sevtap'la nasıl buluşacaktım?
ama kıza söz vermiştim, onu bekletmek bana yakışmazdı. hemen yolda gördüğüm birine adres sordum ' dayı ulus parkı nerede biliyor musun ' dedim. ' sen çok yanlış gelmişsin kardeş ' dedi. iyice paniğe girdim. araba otomatik vites olduğu için birden kökledim. yaklaşık 200 metre ileride kot pantolonlu beyaz gömlekli bir kadını otostop çekerken gördüm. dedim kesin bu orospudur, istanbul'u avcunun içi gibi bilir, dur şuna bi sorayım dedim. yanaştım yanına '' hanfendi taksim gezi parkı nerede, nasıl gidebilirim '' dedim. '' aa bende oraya gidiyorum, binebilir miyim '' dedi. peki dedim açtım kapıyı. oturdu kız koltuğa.
oturur oturmaz gözlerim fal taşı gibi açıldı. daha önce hayatım da hiç böyle bir bacak görmemiştim. nil karaibrahimgil ve stoya'nın bacaklarından bile daha güzeldi. mini eteği ve dar giyim mavi badisi ile resmen iştahımı kabartıyordu. kasıklarım zongluyor, kalbim çıtı pıtı, çıtı pıtı atıyordu. dayanamadım. ayağımı debriyajdan çeker çekmez gaza bastım. müthiş pati çektik ve bana dönüp manalı bir cümle kurdu.
- çok hızlısınız.
+ teşekkür ederim hanfendi. her şeyde öyleyimdir, yemeği bile seri yerim.
- belli zaten, 1 dakikadır boşalmadınız.
+ anlamadım?
- vitesi diyorum 1 dakikadır boşa almadınız.
+ he o mu? yokuş aşağı insem de boşa almam ben. kimyama ters.
ulan baktım kız manalı manalı konuşuyor, benden daha cesur. kendi kendime dedim yalandan yere bacağına dokunsam bile belki ses etmez dedim ve adın ne senin diyerek sağ bacağını avuçladım. tebessüm etti '' ben nermin'' dedi. öyle derken dibim düştü. kızmamıştı çünkü.. kendime güvenim geldi ve elimi az daha aşağa doğru kaydırıp '' ne yapacaksın ada parkta nurdan '' dedim. '' adım nermin, ayrıca taksim gezi parkına gidiyoruz, adapark nereden çıktı'' dedi. şok oldum. bana bakıp dudaklarını ısırıyordu. altında külot bile yoktu. eteğini az biraz daha sıyırıp kukusunu hapazlayacakken ' durdur arabayı durdur, işte taksim gezi parkına da geldik zaten '' dedi.
oha amk. ortalık insandan geçilmiyordu. lan ne oluyordu burada? ben neredeydim? az önce am elleyecek iken şimdi üzerime doğru gelen kalabalığa bakıyordum. beşiktaş formalı gençler koşa koşa arabaya geliyordu. korktum. kızı bağlayıp beni sikecekler sandım. çarşı grubunun sağı solu belli olmazdı çünkü.. titriyordum. içlerinden bir tanesi eğilerek '' abi helikopter kullanmasını biliyor musun '' dedi. cevap veremedim. mal mal kalabalığa doğru baktım.. bunlar neyin peşindeydi?
' biliyor, biliyorrr ' diye bağıran birisi arabanın içinden bünyemi çekip çıkardı.
arkam da yüzlerce insan yürümeye başladık. bir an kendimi savaş kahramanı gibi hissettim. havaya girmiştim. külotsuz kadın nerede onu bile düşünmüyordum, buluşacağım şeyma adlı kız sikimde bile değildi. beklerse beklesin kodumun zillisi diyerek koşa koşa kendimi toma arabasının önüne attım.
dur yapma diye bağırdılar. ama ben kendimde değildim. çılgınlar gibi aracı tekmeliyor, su sıkan adama ellerimi açıp atar yapıyodum. '' sıksana amına kodum çocuğu, sıksana hadi '' diye yerimde zıplıyordum.
derken bi ışık gördüm.
havada 3 takla atmışım
tüm eylemciler anında başımda toplandı. bu kaç, bu kaç diye herkes ellerini gösteriyordu. yarım saat tek tek hepsine cevap verdim. birisi sıfır gösterip ' hayır 3 tü '' diye kıllık yapsa da hepsini doğru bildim. tekrar kalabalığa karışıp sağa sola taş atarken telefonum çaldı. arayan buluşacağım kız sevim'di.
neredesin? diye sordu.
bilmiyorum seda dedim.
o gürültü ne? ne yapıyorsun? dedi
esnaf camlarını kırıyoruz bilmiyorum dedim.
eylem de olduğun belli? senin amacın ne? dedi.
ne eylemi suna? valla bilmiyorum, uydum kalabalığa dedim.
bilinçsiz bir şekilde gösteri mi yapılır salak dedi
küfür etme bana sıçarım bacağına dedim.
sende hakkını doğru ara o zaman . çabuk gel, sıkıldım hem dedi.
peki kız dedim sevinç çığlıkları atmaya başladı ve hakkı'yı aramak için tekrar arabaya doğru yol aldım.
külotsuz kız karşımdaydı.
bana baktı ve medeni bir şekilde pankart açtı;
pankartın üzerinde bir köpek resmi vardı ve köpeğin üzerinde şöyle yazıyordu;
'' siz parkıma sıçtırmazsanız bende avm'ye gider sıçarım ''
güldüm.
arabaya binip hakan'la buluşmak için marşa bastım.
tanrım, gökyüzü çok güzeldi. koşarak uzaklaştım...
bu semra ile sanal alemde tanışmış ve iyiden iyiye biribirimizi merak etmiştik. artık buluşup görüşmeli, etli canlı birbirimize dokunmalıydık. onun memelerini avuçlamalı, o da benim seksi bedenimi cırmalayarak baklavalarımı ısırmalıydı. göbek deliğimin çevresine küçük masum öpücükler kondurmalı, popoma şaplaklar atmalıydı.
sözleştiğimiz gibi akşam saat 10 buçukta eyüp de bulunan pier loti'ye doğru yola çıktım. her zamanki gibi orhan baba şarkısı dinliyor, sol kolumu arabanın camından çıkarıp müziğin ritmine uyarak tempo tutuyordum. zaten ne zaman ' işte kuzu kuzu geldim ' şarkısını dinlesem bunu hep yapardım. parmaklarımı kapıya vura vura araba sürmek çok hoşuma giderdi.
''ateşe attım yaktım da geldim'' diye mırıldanırken güneş ışıklarının gözümü aldığını hissettim ve gözlük takmak için torpitoya doğru eğilirken '' vay amuğu yiyim '' diye çığlık attım.
amk ben gaziosmanpaşa şanzelize cafenin nerede olduğunu bilmiyordum.
sevtap'la nasıl buluşacaktım?
ama kıza söz vermiştim, onu bekletmek bana yakışmazdı. hemen yolda gördüğüm birine adres sordum ' dayı ulus parkı nerede biliyor musun ' dedim. ' sen çok yanlış gelmişsin kardeş ' dedi. iyice paniğe girdim. araba otomatik vites olduğu için birden kökledim. yaklaşık 200 metre ileride kot pantolonlu beyaz gömlekli bir kadını otostop çekerken gördüm. dedim kesin bu orospudur, istanbul'u avcunun içi gibi bilir, dur şuna bi sorayım dedim. yanaştım yanına '' hanfendi taksim gezi parkı nerede, nasıl gidebilirim '' dedim. '' aa bende oraya gidiyorum, binebilir miyim '' dedi. peki dedim açtım kapıyı. oturdu kız koltuğa.
oturur oturmaz gözlerim fal taşı gibi açıldı. daha önce hayatım da hiç böyle bir bacak görmemiştim. nil karaibrahimgil ve stoya'nın bacaklarından bile daha güzeldi. mini eteği ve dar giyim mavi badisi ile resmen iştahımı kabartıyordu. kasıklarım zongluyor, kalbim çıtı pıtı, çıtı pıtı atıyordu. dayanamadım. ayağımı debriyajdan çeker çekmez gaza bastım. müthiş pati çektik ve bana dönüp manalı bir cümle kurdu.
- çok hızlısınız.
+ teşekkür ederim hanfendi. her şeyde öyleyimdir, yemeği bile seri yerim.
- belli zaten, 1 dakikadır boşalmadınız.
+ anlamadım?
- vitesi diyorum 1 dakikadır boşa almadınız.
+ he o mu? yokuş aşağı insem de boşa almam ben. kimyama ters.
ulan baktım kız manalı manalı konuşuyor, benden daha cesur. kendi kendime dedim yalandan yere bacağına dokunsam bile belki ses etmez dedim ve adın ne senin diyerek sağ bacağını avuçladım. tebessüm etti '' ben nermin'' dedi. öyle derken dibim düştü. kızmamıştı çünkü.. kendime güvenim geldi ve elimi az daha aşağa doğru kaydırıp '' ne yapacaksın ada parkta nurdan '' dedim. '' adım nermin, ayrıca taksim gezi parkına gidiyoruz, adapark nereden çıktı'' dedi. şok oldum. bana bakıp dudaklarını ısırıyordu. altında külot bile yoktu. eteğini az biraz daha sıyırıp kukusunu hapazlayacakken ' durdur arabayı durdur, işte taksim gezi parkına da geldik zaten '' dedi.
oha amk. ortalık insandan geçilmiyordu. lan ne oluyordu burada? ben neredeydim? az önce am elleyecek iken şimdi üzerime doğru gelen kalabalığa bakıyordum. beşiktaş formalı gençler koşa koşa arabaya geliyordu. korktum. kızı bağlayıp beni sikecekler sandım. çarşı grubunun sağı solu belli olmazdı çünkü.. titriyordum. içlerinden bir tanesi eğilerek '' abi helikopter kullanmasını biliyor musun '' dedi. cevap veremedim. mal mal kalabalığa doğru baktım.. bunlar neyin peşindeydi?
' biliyor, biliyorrr ' diye bağıran birisi arabanın içinden bünyemi çekip çıkardı.
arkam da yüzlerce insan yürümeye başladık. bir an kendimi savaş kahramanı gibi hissettim. havaya girmiştim. külotsuz kadın nerede onu bile düşünmüyordum, buluşacağım şeyma adlı kız sikimde bile değildi. beklerse beklesin kodumun zillisi diyerek koşa koşa kendimi toma arabasının önüne attım.
dur yapma diye bağırdılar. ama ben kendimde değildim. çılgınlar gibi aracı tekmeliyor, su sıkan adama ellerimi açıp atar yapıyodum. '' sıksana amına kodum çocuğu, sıksana hadi '' diye yerimde zıplıyordum.
derken bi ışık gördüm.
havada 3 takla atmışım
tüm eylemciler anında başımda toplandı. bu kaç, bu kaç diye herkes ellerini gösteriyordu. yarım saat tek tek hepsine cevap verdim. birisi sıfır gösterip ' hayır 3 tü '' diye kıllık yapsa da hepsini doğru bildim. tekrar kalabalığa karışıp sağa sola taş atarken telefonum çaldı. arayan buluşacağım kız sevim'di.
neredesin? diye sordu.
bilmiyorum seda dedim.
o gürültü ne? ne yapıyorsun? dedi
esnaf camlarını kırıyoruz bilmiyorum dedim.
eylem de olduğun belli? senin amacın ne? dedi.
ne eylemi suna? valla bilmiyorum, uydum kalabalığa dedim.
bilinçsiz bir şekilde gösteri mi yapılır salak dedi
küfür etme bana sıçarım bacağına dedim.
sende hakkını doğru ara o zaman . çabuk gel, sıkıldım hem dedi.
peki kız dedim sevinç çığlıkları atmaya başladı ve hakkı'yı aramak için tekrar arabaya doğru yol aldım.
külotsuz kız karşımdaydı.
bana baktı ve medeni bir şekilde pankart açtı;
pankartın üzerinde bir köpek resmi vardı ve köpeğin üzerinde şöyle yazıyordu;
'' siz parkıma sıçtırmazsanız bende avm'ye gider sıçarım ''
güldüm.
arabaya binip hakan'la buluşmak için marşa bastım.
tanrım, gökyüzü çok güzeldi. koşarak uzaklaştım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar