bugün
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek6
- acı soslu süs domuzu6
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- fon vurgunu36
- mercimek makarnası5
- kim bu erzincanlı9
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- sergen yalçın6
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur10
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- murat ağırel4
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- clemence baptista16
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması3
- nohut köftesi2
- hakkını helal etmeyen anne3
- boşalırken anıran erkek2
- toplantı bitmek üzereyken soru soran çalışan3
- pavyon bu dünya4
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- yemek yapmayı bilmeyen erkek2
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- palmiye3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- platon un mağara alegorisi10
- kemal kılıçdar3
- george puşt2
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- terkedilmiş yaşlı amcalar3
- buz mavisi gözler3
- saraca'ya uzaylı soruları4
- kolye140
- anın görüntüsü16
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- s'i l v'e r m'i s t15
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- türkiye20
- futbol16
- kahvaltım güzel mi8
- ktç3
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol3
- etrüsk anforası2
itiraf ediyorum sözlük. kadınların ağlamasına dayanamıyorum.
geçen gün okuldan çıkmış, eve doğru yürüyordum. yolda hiç kimsenin yüzüne bakarak yürümediğim için genellikle hep düşüncelere dalmış halde ilerliyordum eve doğru. birde birinin hıçkırarak ağladığını fark ettim. başımı kaldırıp baktığımda, önümde yürüyen genç bir kız ağladığını fark ettim. nedeni her neyse, belli ki çok üzülmüştü. o an yanında geçerken sadece teselli edip üzülmeyin demek isterdim ama yapamadım ve yanından uzaklaştım.
biliyor musun sözlük, hayatım boyunca bir kadınların ağlamasını görmek kadar canımı yakan hiçbir olay olmadı. çünkü annemin ilk defa ağladığını gördükten sonra bilinçaltıma işlemişti bu duygu. annem olan mükemmel kadının ağladığını ilk defa gördüğüm an hiçbir şey yapamamıştım. belki de bu yüzden kadınların ağlamasını istemiyordum kim bilir.
ne kadar canı yanmış, ve ne kadar ağlamış olsa bile bize hiç belli ettirmemişti. bir gün okuldan eve geldiğim zaman, onu başı önünde görmüş ve yanına gitmiştim. hiçbir şey olmamış gibi toparlanırken hissetmiştim canının yandığını. belli ki bir şeye üzülmüştü ve bu yüzden gözleri kızarmıştı. neyin var anne neden üzülüyorsun dememle beraber bir şeyim yok oğlum git yemeğini ye demiş, ama ben yanından ayrılmamıştım. en sonunda artık artık tutamamıştı kendini.
göz pınarlarından yaşlar kalmayana dek bana sarılarak ağlamıştı. 11 yaşında bir çocuk aklıyla boynuna sarılıp, yanaklarını öpüp teselli etmeye çalışmıştım ama başaramamıştım. çünkü öyle çaresiz, öyle savunmasızdı ki. belki de o masmavi gözlerinin içinde umutsuzluk ve acı barındıran bakışların yere düşmesiydi beni her geçen gün öldüren.
geçen gün okuldan çıkmış, eve doğru yürüyordum. yolda hiç kimsenin yüzüne bakarak yürümediğim için genellikle hep düşüncelere dalmış halde ilerliyordum eve doğru. birde birinin hıçkırarak ağladığını fark ettim. başımı kaldırıp baktığımda, önümde yürüyen genç bir kız ağladığını fark ettim. nedeni her neyse, belli ki çok üzülmüştü. o an yanında geçerken sadece teselli edip üzülmeyin demek isterdim ama yapamadım ve yanından uzaklaştım.
biliyor musun sözlük, hayatım boyunca bir kadınların ağlamasını görmek kadar canımı yakan hiçbir olay olmadı. çünkü annemin ilk defa ağladığını gördükten sonra bilinçaltıma işlemişti bu duygu. annem olan mükemmel kadının ağladığını ilk defa gördüğüm an hiçbir şey yapamamıştım. belki de bu yüzden kadınların ağlamasını istemiyordum kim bilir.
ne kadar canı yanmış, ve ne kadar ağlamış olsa bile bize hiç belli ettirmemişti. bir gün okuldan eve geldiğim zaman, onu başı önünde görmüş ve yanına gitmiştim. hiçbir şey olmamış gibi toparlanırken hissetmiştim canının yandığını. belli ki bir şeye üzülmüştü ve bu yüzden gözleri kızarmıştı. neyin var anne neden üzülüyorsun dememle beraber bir şeyim yok oğlum git yemeğini ye demiş, ama ben yanından ayrılmamıştım. en sonunda artık artık tutamamıştı kendini.
göz pınarlarından yaşlar kalmayana dek bana sarılarak ağlamıştı. 11 yaşında bir çocuk aklıyla boynuna sarılıp, yanaklarını öpüp teselli etmeye çalışmıştım ama başaramamıştım. çünkü öyle çaresiz, öyle savunmasızdı ki. belki de o masmavi gözlerinin içinde umutsuzluk ve acı barındıran bakışların yere düşmesiydi beni her geçen gün öldüren.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar