bugün
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması14
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat39
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı7
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik3
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız9
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- yılmaz erdoğan6
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- şu an ne isterdin14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- çocukluk arkadaşlığı7
- sabah programları3
- tuvalet kağıdını ters takanlar ruh hastası mı2
- soner sarıkabadayı3
- azrail'in görüldüğü an4
- engin altan düzyatan3
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- devlet bahçeli4
- en güzel öpüşme sahnesi2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sosyal medyadaki hastalıklı zihniyet2
- melike öcalan2
- cadılar bayramında cadı kesmek3
- yulaf lapası vs tost11
- açım aç9
- recep ivedik 82
- batı şeria2
- herkes nerde4
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- iran2
- güneşli bir günde insanın evde oturma nedenleri3
- bir beden küçük kıyafet almak7
- karpuzcu liboş3
- dinlerin evrensel olmaması3
- fon vurgunu54
- galatasaray vs akp13
- edep sen ne güzel şeysin6
- from gold from dust34
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- mustafa sarıgül pornosu5
- kaçak çay18
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 2027 hedefleri2
- yazarların kahvaltı keyfi3
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- dilekçeye nasıl başlanır9
- platon un mağara alegorisi6
Yürüyorlar caddede geliyorlar ve gidiyorlar
Bilmiyorlar birbirlerine baktıklarını
Birlikte yatıyorlar zaman öldürmek için
Bilmiyorlar mağazalarda bir şeyler satın aldıklarını
Eve gidip kahve içiyorlar hepsi bu işte
Çok alçakgönüllüler bilmiyorlar
Çok alçakgönüllü bir sayıda çarpı işareti oluşturuyorlar
Çok alçakgönüllü bir sayıdaki seçim pusulalarında ekmek-karnelerinde
Kendilerine yetiyor bu geliyorlar ve gidiyorlar
Torna tezgahlarındalar bir çamaşır ipinin yanındalar
Görmüyorlar her gün yapı iskelesininn yanında durduklarını
Dilsiz onlar ayrık bakıyorlar gökyüzüne
Giysileri içinde oldukça şıklar yürüyorlar caddede
Nerdeyse her şeyleri var açıklar her bir şeye
Geliyorlar ve gidiyorlar bir öyküleri yok onların
iz bırakmıyorlar yok gölgeleri
Renkleri orman toprağına düşen kurumuş yaprakların renkleri
Kumun ya da küçük kumul hayvanların renkleri gibi
Düşünürler düşünmesine ne ki çoğunlukla yanlış
Duyumsadıkları çoğunlukla başkalarının istedikleridir
Kendilerine ve başkalarına yabancılaşmışlar
Nerdeyse yaşamıyorlar geliyorlar ve gidiyorlar
Birbirlerine satıp alıyorlar alıp satıyorlar birbirlerini
Birbirlerini öldürebilirler zaman öldürmek için
Her şey için kullanılabilirler bu onların suçu
Ne ki birileri suçsuz bulunacaksa gene de onlardır
Dilsizler onlar bilmiyorlar ki sürekli konuştuklarını
Yürüyorlar caddede yakışıyor giyitleri onlara
Geliyorlar ve gidiyorlar çok az çıkıyorlar gazetelere
”Bir çeyrek milyon düştü bugün” dendiğinde onlardır bu
Bilmiyorlar birbirlerine çok yakın yürüdüklerini
Seçim ya da Pazar isimleri altında yürüyorlar
Ne ki bilmiyorum haddinden çok fazla mı yoksa yeterinceler mi
Oltaya takılmış yemle besleniyorlar
Bak şuradaki bakkalda duran şeye görmüyorlar kancayı
Bak şuradaki mağazalarda duran şeylere yetiyor bu onlara
Bilmiyorlar eve gidip kahve içtiklerini
Kimse düşlemiyor onlara karışmaya
Çok uzaktalar başka bir dünya emmiş onları
Ayrılmışlar ne ki kim tarafından bilmek isterdim
Geliyorlar ve gidiyorlar düşündüklerinden daha güçlüler
Her halikârda onlardır koruyan ölüm sıcaklığını ve leş kokusunu
Belki hiç duymamışlardır bunu ne ki işte böyle bu
iz bırakmıyorlar gölgeleri yok
Her bir şey için doğabilirler
Her bir şey için kullanılabilirler bir şeyler yanlış bunda
Dünyaya getirilirler yürürler bir zaman caddede
Pencere pervazında otururlar bir zaman sonra çokca uyurlar
Yakılırlar ya da gömülürler
Ya da boğulurlar suda bir kazada
işte bütün bunlar kast edilmiştir
Yaşayıp ölürler bir hayat yaşamadan
Geberirler gezip görmeden
Harzen Malmö Mallorca belki yeterlidir onlara
Düşüneceklerine ve duyumsayacaklarına kendileri karar veremiyor
Sevinç tükenmek bilmez doğru değil mi
Hiç bir şansları yok başka birini tanımalarının
Belki ağlarlar ne ki asla sevinçten değil
En acılı sevinçlerinden koparılmışlar
Ne de şıklar giysileri içinde yürüyorlar caddede
Nerdeyse yaşamıyorlar geliyorlar ve gidiyorlar
Ve kimsenin yok onlara güveni.
ivan Malinovski
Bilmiyorlar birbirlerine baktıklarını
Birlikte yatıyorlar zaman öldürmek için
Bilmiyorlar mağazalarda bir şeyler satın aldıklarını
Eve gidip kahve içiyorlar hepsi bu işte
Çok alçakgönüllüler bilmiyorlar
Çok alçakgönüllü bir sayıda çarpı işareti oluşturuyorlar
Çok alçakgönüllü bir sayıdaki seçim pusulalarında ekmek-karnelerinde
Kendilerine yetiyor bu geliyorlar ve gidiyorlar
Torna tezgahlarındalar bir çamaşır ipinin yanındalar
Görmüyorlar her gün yapı iskelesininn yanında durduklarını
Dilsiz onlar ayrık bakıyorlar gökyüzüne
Giysileri içinde oldukça şıklar yürüyorlar caddede
Nerdeyse her şeyleri var açıklar her bir şeye
Geliyorlar ve gidiyorlar bir öyküleri yok onların
iz bırakmıyorlar yok gölgeleri
Renkleri orman toprağına düşen kurumuş yaprakların renkleri
Kumun ya da küçük kumul hayvanların renkleri gibi
Düşünürler düşünmesine ne ki çoğunlukla yanlış
Duyumsadıkları çoğunlukla başkalarının istedikleridir
Kendilerine ve başkalarına yabancılaşmışlar
Nerdeyse yaşamıyorlar geliyorlar ve gidiyorlar
Birbirlerine satıp alıyorlar alıp satıyorlar birbirlerini
Birbirlerini öldürebilirler zaman öldürmek için
Her şey için kullanılabilirler bu onların suçu
Ne ki birileri suçsuz bulunacaksa gene de onlardır
Dilsizler onlar bilmiyorlar ki sürekli konuştuklarını
Yürüyorlar caddede yakışıyor giyitleri onlara
Geliyorlar ve gidiyorlar çok az çıkıyorlar gazetelere
”Bir çeyrek milyon düştü bugün” dendiğinde onlardır bu
Bilmiyorlar birbirlerine çok yakın yürüdüklerini
Seçim ya da Pazar isimleri altında yürüyorlar
Ne ki bilmiyorum haddinden çok fazla mı yoksa yeterinceler mi
Oltaya takılmış yemle besleniyorlar
Bak şuradaki bakkalda duran şeye görmüyorlar kancayı
Bak şuradaki mağazalarda duran şeylere yetiyor bu onlara
Bilmiyorlar eve gidip kahve içtiklerini
Kimse düşlemiyor onlara karışmaya
Çok uzaktalar başka bir dünya emmiş onları
Ayrılmışlar ne ki kim tarafından bilmek isterdim
Geliyorlar ve gidiyorlar düşündüklerinden daha güçlüler
Her halikârda onlardır koruyan ölüm sıcaklığını ve leş kokusunu
Belki hiç duymamışlardır bunu ne ki işte böyle bu
iz bırakmıyorlar gölgeleri yok
Her bir şey için doğabilirler
Her bir şey için kullanılabilirler bir şeyler yanlış bunda
Dünyaya getirilirler yürürler bir zaman caddede
Pencere pervazında otururlar bir zaman sonra çokca uyurlar
Yakılırlar ya da gömülürler
Ya da boğulurlar suda bir kazada
işte bütün bunlar kast edilmiştir
Yaşayıp ölürler bir hayat yaşamadan
Geberirler gezip görmeden
Harzen Malmö Mallorca belki yeterlidir onlara
Düşüneceklerine ve duyumsayacaklarına kendileri karar veremiyor
Sevinç tükenmek bilmez doğru değil mi
Hiç bir şansları yok başka birini tanımalarının
Belki ağlarlar ne ki asla sevinçten değil
En acılı sevinçlerinden koparılmışlar
Ne de şıklar giysileri içinde yürüyorlar caddede
Nerdeyse yaşamıyorlar geliyorlar ve gidiyorlar
Ve kimsenin yok onlara güveni.
ivan Malinovski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar