1. .
    Yürüyorlar caddede geliyorlar ve gidiyorlar
    Bilmiyorlar birbirlerine baktıklarını
    Birlikte yatıyorlar zaman öldürmek için
    Bilmiyorlar mağazalarda bir şeyler satın aldıklarını
    Eve gidip kahve içiyorlar hepsi bu işte
    Çok alçakgönüllüler bilmiyorlar
    Çok alçakgönüllü bir sayıda çarpı işareti oluşturuyorlar
    Çok alçakgönüllü bir sayıdaki seçim pusulalarında ekmek-karnelerinde
    Kendilerine yetiyor bu geliyorlar ve gidiyorlar
    Torna tezgahlarındalar bir çamaşır ipinin yanındalar
    Görmüyorlar her gün yapı iskelesininn yanında durduklarını
    Dilsiz onlar ayrık bakıyorlar gökyüzüne
    Giysileri içinde oldukça şıklar yürüyorlar caddede
    Nerdeyse her şeyleri var açıklar her bir şeye
    Geliyorlar ve gidiyorlar bir öyküleri yok onların
    iz bırakmıyorlar yok gölgeleri
    Renkleri orman toprağına düşen kurumuş yaprakların renkleri
    Kumun ya da küçük kumul hayvanların renkleri gibi
    Düşünürler düşünmesine ne ki çoğunlukla yanlış
    Duyumsadıkları çoğunlukla başkalarının istedikleridir
    Kendilerine ve başkalarına yabancılaşmışlar
    Nerdeyse yaşamıyorlar geliyorlar ve gidiyorlar
    Birbirlerine satıp alıyorlar alıp satıyorlar birbirlerini
    Birbirlerini öldürebilirler zaman öldürmek için
    Her şey için kullanılabilirler bu onların suçu
    Ne ki birileri suçsuz bulunacaksa gene de onlardır
    Dilsizler onlar bilmiyorlar ki sürekli konuştuklarını
    Yürüyorlar caddede yakışıyor giyitleri onlara
    Geliyorlar ve gidiyorlar çok az çıkıyorlar gazetelere
    ”Bir çeyrek milyon düştü bugün” dendiğinde onlardır bu
    Bilmiyorlar birbirlerine çok yakın yürüdüklerini
    Seçim ya da Pazar isimleri altında yürüyorlar
    Ne ki bilmiyorum haddinden çok fazla mı yoksa yeterinceler mi
    Oltaya takılmış yemle besleniyorlar
    Bak şuradaki bakkalda duran şeye görmüyorlar kancayı
    Bak şuradaki mağazalarda duran şeylere yetiyor bu onlara
    Bilmiyorlar eve gidip kahve içtiklerini
    Kimse düşlemiyor onlara karışmaya
    Çok uzaktalar başka bir dünya emmiş onları
    Ayrılmışlar ne ki kim tarafından bilmek isterdim
    Geliyorlar ve gidiyorlar düşündüklerinden daha güçlüler
    Her halikârda onlardır koruyan ölüm sıcaklığını ve leş kokusunu
    Belki hiç duymamışlardır bunu ne ki işte böyle bu
    iz bırakmıyorlar gölgeleri yok
    Her bir şey için doğabilirler
    Her bir şey için kullanılabilirler bir şeyler yanlış bunda
    Dünyaya getirilirler yürürler bir zaman caddede
    Pencere pervazında otururlar bir zaman sonra çokca uyurlar
    Yakılırlar ya da gömülürler
    Ya da boğulurlar suda bir kazada
    işte bütün bunlar kast edilmiştir
    Yaşayıp ölürler bir hayat yaşamadan
    Geberirler gezip görmeden
    Harzen Malmö Mallorca belki yeterlidir onlara
    Düşüneceklerine ve duyumsayacaklarına kendileri karar veremiyor

    Sevinç tükenmek bilmez doğru değil mi
    Hiç bir şansları yok başka birini tanımalarının
    Belki ağlarlar ne ki asla sevinçten değil
    En acılı sevinçlerinden koparılmışlar
    Ne de şıklar giysileri içinde yürüyorlar caddede
    Nerdeyse yaşamıyorlar geliyorlar ve gidiyorlar
    Ve kimsenin yok onlara güveni.

    ivan Malinovski
    3 ... mulayim