bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri18
- coca cola zero gerçekten zararlı mı8
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- z kuşağı3
- gece denize girmek20
- içi ve dışı farklı olan insan7
- manifest grubu vs tarkan21
- luks araba almak6
- bugün farklı bi gün değil aslında3
- bir insanın arkasından konuşmak6
- almanya3
- yoran insanların ortak özellikleri2
- dolunayı seyretmek4
- elmas bey birader yazar2
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- mehdiye inanıyor musunuz10
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak3
- fenerbahçe5
- islam düşmanlarına bir soru9
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- turkiye musluman bir ulkedir musluman kalacaktir3
- adem ile havva'nın siyahi olması3
- eren kaşıkçı6
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- yukarı kattan gelen ahh sesi3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- bmw2
- cherry tiggo4
- gelecek partisi4
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- yeni parti51
- islamcilara sorulmasi gereken sorular3
- ali vefa3
- norveç2
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- ona bir şey söyle9
- basit bir insan olmak2
- zengin olmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- at6
- bira diyeti2
- faiz haramdir diyen musluman2
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- faiz haram diyen diyanetin faizden para kazanması2
- hikayeyi devam ettir54
- makine mühendisliği6
- yüzüklerin efendisi güç yüzükleri2
- kız düşürme teknikleri5
klasik bir güney kore aksiyon filmi. nedir güney kore aksiyonlarını klasik yapan olmazsa olmazlar bi bakalım:
öncelikle aşşırı karizmatik, saçıyla başıyla japon çizgi filmlerinden fırlamış gibi duran bir başrol oyuncusu lazım. bu filmdeki yakışıklı abimiz bu, filmin yarısı boyunca tek gözünü göremiyorsunuz:
görsel
başrolümüz genelde konuşmayı sevmez, sıradan bir işi vardır ama asla sıradan bir duruşu yoktur aksine çok esrarengizdir. acı dolu bir geçmişi vardır, yalnız takılır, kimseyle pek muhattap olmaz. öyle cool biridir ki yanında jason statham bok yesin. ama en belirgin özellikleri yavaş hareket etmeleridir. sanki adam bütün hayatını ağır çekimde yaşıyormuş gibi hissedecek seyirci. ölümle burun buruna geldikleri anlarda bile bakışlarını bir noktadan diğerine çevirmeleri üç dört saniye sürecek illa. bu konuda bi rain diye bi herif var onun üstüne tanımam. a love to kill adlı dizisini izleyim derken verem oluyordum az daha. neyse işte, bu olacak. rahat adamlar ya, film boyunca yüzlerinde öyle bir telaş bir endişe ifadesi göremezsiniz asla. ama bu hayatı kağlumbağa tadında yaşayan başrolümüz on adamı bir dakika içinde lime lime ediverir, o kadar hızlı pataklar döver ve öldürür ki adamları, üç beş defa filmi geriye sarıp "noluyo lan, naptı bu, ohha anasını" diye diye tekrar izlersiniz.
karizmatik adamımız tamam. sonrası basit aslında. hollywood filmlerinde sık sık rastlayabileceğimiz vasat bir senaryoya bir tutam dram, birkaç tane "off ne konuştu be" dedirten aforizma, biraz da güney koreli kötü adam komikliği ekleyip aldığı kadar kafa kol kırma göz bacak çıkarma ve bol bol kan ile karıştırıyoruz. oturup iki saat izliyoruz. al sana mis gibi film.
filmin orjinal adı ajeossi yani korecede "bayım" demek. bunun ingilizce adını the man from nowhere yapanı dövmek lazım. filmin isminde bile ille bir amerikan klişesi tadı olmak zorunda sanki. bak korelilere ne güzel, ne mütevazi bayım demiş geçmişler. filmin türkçe adını bilmiyorum, sanırım yok türkçe adı. bence bu film için amca ajeossinin tam türkçe karşılığı olurdu. *
güzel film neticede. çok şey beklemeden izlemenizi tavsiye ederim.
öncelikle aşşırı karizmatik, saçıyla başıyla japon çizgi filmlerinden fırlamış gibi duran bir başrol oyuncusu lazım. bu filmdeki yakışıklı abimiz bu, filmin yarısı boyunca tek gözünü göremiyorsunuz:
görsel
başrolümüz genelde konuşmayı sevmez, sıradan bir işi vardır ama asla sıradan bir duruşu yoktur aksine çok esrarengizdir. acı dolu bir geçmişi vardır, yalnız takılır, kimseyle pek muhattap olmaz. öyle cool biridir ki yanında jason statham bok yesin. ama en belirgin özellikleri yavaş hareket etmeleridir. sanki adam bütün hayatını ağır çekimde yaşıyormuş gibi hissedecek seyirci. ölümle burun buruna geldikleri anlarda bile bakışlarını bir noktadan diğerine çevirmeleri üç dört saniye sürecek illa. bu konuda bi rain diye bi herif var onun üstüne tanımam. a love to kill adlı dizisini izleyim derken verem oluyordum az daha. neyse işte, bu olacak. rahat adamlar ya, film boyunca yüzlerinde öyle bir telaş bir endişe ifadesi göremezsiniz asla. ama bu hayatı kağlumbağa tadında yaşayan başrolümüz on adamı bir dakika içinde lime lime ediverir, o kadar hızlı pataklar döver ve öldürür ki adamları, üç beş defa filmi geriye sarıp "noluyo lan, naptı bu, ohha anasını" diye diye tekrar izlersiniz.
karizmatik adamımız tamam. sonrası basit aslında. hollywood filmlerinde sık sık rastlayabileceğimiz vasat bir senaryoya bir tutam dram, birkaç tane "off ne konuştu be" dedirten aforizma, biraz da güney koreli kötü adam komikliği ekleyip aldığı kadar kafa kol kırma göz bacak çıkarma ve bol bol kan ile karıştırıyoruz. oturup iki saat izliyoruz. al sana mis gibi film.
filmin orjinal adı ajeossi yani korecede "bayım" demek. bunun ingilizce adını the man from nowhere yapanı dövmek lazım. filmin isminde bile ille bir amerikan klişesi tadı olmak zorunda sanki. bak korelilere ne güzel, ne mütevazi bayım demiş geçmişler. filmin türkçe adını bilmiyorum, sanırım yok türkçe adı. bence bu film için amca ajeossinin tam türkçe karşılığı olurdu. *
güzel film neticede. çok şey beklemeden izlemenizi tavsiye ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar