bugün
- laik ülkeyi dinciler yönetirse4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- evrene enerji gönderen müslüman4
- 0 0 713
- türk düşmanı piçler2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı31
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi2
- atatürk diyor ki2
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- osimhensiz galatasaray4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- iltica16
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu3
- claudian clouds33
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- futbolun barbarca bir oyun olması2
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- 20 eylül 20262
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- okan buruk8
- sözlük kızlarının kekleri24
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- insan ne ister6
- kuçukuçuokanınçükü2
- kadınlar8
- izmir2
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı4
- yaşanmamışların yası6
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- galatahahahahahaha4
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- kuran3
- anın görüntüsü25
- önyargı3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- cok da abartmaya gerek uok6
- islamda namaz yoktur30
- yazarların akşam yemekleri6
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- anne4
- fusya semsiyeli yabanci22
klasik bir güney kore aksiyon filmi. nedir güney kore aksiyonlarını klasik yapan olmazsa olmazlar bi bakalım:
öncelikle aşşırı karizmatik, saçıyla başıyla japon çizgi filmlerinden fırlamış gibi duran bir başrol oyuncusu lazım. bu filmdeki yakışıklı abimiz bu, filmin yarısı boyunca tek gözünü göremiyorsunuz:
görsel
başrolümüz genelde konuşmayı sevmez, sıradan bir işi vardır ama asla sıradan bir duruşu yoktur aksine çok esrarengizdir. acı dolu bir geçmişi vardır, yalnız takılır, kimseyle pek muhattap olmaz. öyle cool biridir ki yanında jason statham bok yesin. ama en belirgin özellikleri yavaş hareket etmeleridir. sanki adam bütün hayatını ağır çekimde yaşıyormuş gibi hissedecek seyirci. ölümle burun buruna geldikleri anlarda bile bakışlarını bir noktadan diğerine çevirmeleri üç dört saniye sürecek illa. bu konuda bi rain diye bi herif var onun üstüne tanımam. a love to kill adlı dizisini izleyim derken verem oluyordum az daha. neyse işte, bu olacak. rahat adamlar ya, film boyunca yüzlerinde öyle bir telaş bir endişe ifadesi göremezsiniz asla. ama bu hayatı kağlumbağa tadında yaşayan başrolümüz on adamı bir dakika içinde lime lime ediverir, o kadar hızlı pataklar döver ve öldürür ki adamları, üç beş defa filmi geriye sarıp "noluyo lan, naptı bu, ohha anasını" diye diye tekrar izlersiniz.
karizmatik adamımız tamam. sonrası basit aslında. hollywood filmlerinde sık sık rastlayabileceğimiz vasat bir senaryoya bir tutam dram, birkaç tane "off ne konuştu be" dedirten aforizma, biraz da güney koreli kötü adam komikliği ekleyip aldığı kadar kafa kol kırma göz bacak çıkarma ve bol bol kan ile karıştırıyoruz. oturup iki saat izliyoruz. al sana mis gibi film.
filmin orjinal adı ajeossi yani korecede "bayım" demek. bunun ingilizce adını the man from nowhere yapanı dövmek lazım. filmin isminde bile ille bir amerikan klişesi tadı olmak zorunda sanki. bak korelilere ne güzel, ne mütevazi bayım demiş geçmişler. filmin türkçe adını bilmiyorum, sanırım yok türkçe adı. bence bu film için amca ajeossinin tam türkçe karşılığı olurdu. *
güzel film neticede. çok şey beklemeden izlemenizi tavsiye ederim.
öncelikle aşşırı karizmatik, saçıyla başıyla japon çizgi filmlerinden fırlamış gibi duran bir başrol oyuncusu lazım. bu filmdeki yakışıklı abimiz bu, filmin yarısı boyunca tek gözünü göremiyorsunuz:
görsel
başrolümüz genelde konuşmayı sevmez, sıradan bir işi vardır ama asla sıradan bir duruşu yoktur aksine çok esrarengizdir. acı dolu bir geçmişi vardır, yalnız takılır, kimseyle pek muhattap olmaz. öyle cool biridir ki yanında jason statham bok yesin. ama en belirgin özellikleri yavaş hareket etmeleridir. sanki adam bütün hayatını ağır çekimde yaşıyormuş gibi hissedecek seyirci. ölümle burun buruna geldikleri anlarda bile bakışlarını bir noktadan diğerine çevirmeleri üç dört saniye sürecek illa. bu konuda bi rain diye bi herif var onun üstüne tanımam. a love to kill adlı dizisini izleyim derken verem oluyordum az daha. neyse işte, bu olacak. rahat adamlar ya, film boyunca yüzlerinde öyle bir telaş bir endişe ifadesi göremezsiniz asla. ama bu hayatı kağlumbağa tadında yaşayan başrolümüz on adamı bir dakika içinde lime lime ediverir, o kadar hızlı pataklar döver ve öldürür ki adamları, üç beş defa filmi geriye sarıp "noluyo lan, naptı bu, ohha anasını" diye diye tekrar izlersiniz.
karizmatik adamımız tamam. sonrası basit aslında. hollywood filmlerinde sık sık rastlayabileceğimiz vasat bir senaryoya bir tutam dram, birkaç tane "off ne konuştu be" dedirten aforizma, biraz da güney koreli kötü adam komikliği ekleyip aldığı kadar kafa kol kırma göz bacak çıkarma ve bol bol kan ile karıştırıyoruz. oturup iki saat izliyoruz. al sana mis gibi film.
filmin orjinal adı ajeossi yani korecede "bayım" demek. bunun ingilizce adını the man from nowhere yapanı dövmek lazım. filmin isminde bile ille bir amerikan klişesi tadı olmak zorunda sanki. bak korelilere ne güzel, ne mütevazi bayım demiş geçmişler. filmin türkçe adını bilmiyorum, sanırım yok türkçe adı. bence bu film için amca ajeossinin tam türkçe karşılığı olurdu. *
güzel film neticede. çok şey beklemeden izlemenizi tavsiye ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar