bugün
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- kolye142
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- mesihin inişi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı4
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hayrına karpuz dağıtmak4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- fransa11
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- eskişehir de motosikletliye 258 bin lira ceza2
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- coşkuyla sabunlanan pipi2
- türk kahvesi olması kürt kahvesi olmaması2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- bik bik'in kraliçe olması10
- buz denizine dökülen foseptik2
- doğu türkistan4
- hz isa ve havarileri2
- sarı tekerin yazar olamaması9
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü2
- engineer283
- yahudi2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- usualsuspects'in ayağı6
- cep telefonu22
- kafein2
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- misafir gelince odaya kacmak4
- erkek aslan3
- nokia20
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- hacker saldırısı gazileri8
- columbia3
- peynir dolgulu jalapeno5
- usualsuspects aslan parçası4
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- futbol20
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
Amerikalı vokal Allan Harris'le birlikte caz standartlarını yorumladığı
'Back Again' adlı son albümü vesilesiyle arzu haksun güvenilir'in yaptığı röportaj:
-a.h.güvenilir: Müzik bilgimiz ve algılarımız Batı dünyasından çok farklı.
Onlarda müzik kiliseden başlıyor, bizse sıfırdan başlıyoruz.
Caza hâlâ alışamayanlarımız için bu da, biri mi ne dersiniz?
+kerem görsev: Evet ama bu engel ailelere göre değişiyor. Bebekliğimden beri
klasik müzikle iç içe büyüdüm, piyano konçertoları dinledim, ister istemez
seslerin içinde oldum. Müzik açısından baktığınızda kendimi,
Amerika'da kiliselere giden, gospel korolarını dinleyen bir çocuk gibi görüyorum.
-Müzisyen kimliğinizle birlikte Türkiye'de caz misyonerliğiniz de ön planda.
Yeni nesillere bu müzik neden ve nasıl aşılanmalı?
+Türkiye'de ne olduğu belli olmayan müzikleri dinleyip ses zehirlenmesine sahip
bir jenerasyon büyüyor. Klasik müzik ya da caz, müziği anaokuldan itibaren
sevdirmek gerek. Avrupa'daki yuvalarda çocuklar, piyanolor, davul takımları,
gitarlarla oynuyor, eğleniyor, müzik öğreniyor. Çünkü her şey müzikle başlıyor.
Müzik, dünyadaki en büyük terapi*. insan uzlaşması,
yaratıcılık, dinginlik, matematik, fizik zekâsı, kolay kavrama,
bunların hepsi çocuk yaşlarda müzik dinleyenlerde görülüyor.
Türkiye'nin Avrupa ülkelerinden geri kalmışlığının
bir nedeni de iyi müzik eğitiminin verilememesi. Bizde okul servislerinde bile
bangır bangır çalınan, ne olduğu belli olmayan, altyapısı aynı şarkılarla
çocukların kulağı kirleniyor. Sözlerin de hiçbir anlam yok, eğitici,
hayal kurdurucu değil, böylelikle de eller havaya bir kitle oluyor. Bu çocuklar
13-14 yaşına gelince Bodrum'da eğlenirken önlerine votka şişeleri konuyor.
Biz geleceğe, gençliğe yatırım yapmıyoruz, tek suçlu da politikacılarımız.
Türkiye'de caz aldı başını gidiyor. Hatta olması gerekenin çok daha üstlerinde.
Çok iyi müzisyenler geliyor ve ciddi konserler oluyor. Basında çok sık
caz haberleri yer alıyor. insanlar da okudukça, televizyonlardan izledikçe
merak edip geliyorlar. Böylelikle caz virüsü insanlara giriyor.
-Batı dünyasının Türkiye'deki caza ve caz müzisyenlerine bakışı nasıl?
+Tarzım etnik caz yapanlardan farklı. Klasik müzik eğitimi aldığım
için çağdaş akustik caz yapıyorum. Kendi müziklerimi çalıyorum,
günün olaylarından hissettiklerimi notaya döküyorum. Renk arıyorum;
geleneksel caz ritimlerinde, geleneksel caz armoni sisteminin üzerinde.
Beni dinleyenler de klasik müzik eğitimi mi aldınız diye soruyorlar.
-Son albümünüz 'Back Again'in hedef kitlesi nedir?
+Yediden 70'e her jenerasyona hitab edebilir, caz dinlemeye başlamak için
bir basamak olabilir. Hedef, insanları etki altına alacak bir albüm yapmak.
Aslında albümlerimde vokal kullanmıyorum. 11 albümüm var, sadece 2si
Allan Harris'le. 1940'lardan 1960'lara kadar dünyanın en iyi şarkıcıları
bu şarkıları söylemiş. Dünyanın en iyi müzisyenleri bunları çalmış.
Biz sadece kendi stilimizle çalmak istedik. Küçümserler, bunlar lobi ya da
asansör müziği kategorisine koyarlar. Oysa kolay dinlenen müzik
basit müzik değildir ki. Herkesin ayrı bir kalp atışı, hücre yapısı,
kan dolaşımı var, herkes aynı şeyi dinlemek zorunda değildir. Herkes
caz da dinlemek zorunda değil. Cazın bazı tarzları bana da ağır geliyor.
Mesela free caz dinleyemiyorum. insan müzik dinlerken hayal kurmalı,
o müzik insanı almalı, rock, pop ya da klasik fark etmez. Cazı
Frank Sinatra, Nat King Cole, Ella Fitzgerald, Tony Bennett gibi
isimlerden de dinlemelerini tavsiye ederim, ben öyle yaptım.
Bir de bossa nova dinlemek lazım. Çünkü dünyadaki en rahat dinlenen müziktir.
-Doğaçlama yapan, hatta bazen caz cümlelemesi ve caz sound'ı üreten,
bununla birlikte yeterince swing de yapan sayısız 'ticari' grup var.
Ancak onlar hâlâ bazı isimlerle bile kıyaslanamaz, neden?
+Ticari müziği küçümsememek gerekir. Ticari müziğin de iyisi oluyor.
Bana da bazen ticari müzik yapıyor diyorlar.**
'Back Again' adlı son albümü vesilesiyle arzu haksun güvenilir'in yaptığı röportaj:
-a.h.güvenilir: Müzik bilgimiz ve algılarımız Batı dünyasından çok farklı.
Onlarda müzik kiliseden başlıyor, bizse sıfırdan başlıyoruz.
Caza hâlâ alışamayanlarımız için bu da, biri mi ne dersiniz?
+kerem görsev: Evet ama bu engel ailelere göre değişiyor. Bebekliğimden beri
klasik müzikle iç içe büyüdüm, piyano konçertoları dinledim, ister istemez
seslerin içinde oldum. Müzik açısından baktığınızda kendimi,
Amerika'da kiliselere giden, gospel korolarını dinleyen bir çocuk gibi görüyorum.
-Müzisyen kimliğinizle birlikte Türkiye'de caz misyonerliğiniz de ön planda.
Yeni nesillere bu müzik neden ve nasıl aşılanmalı?
+Türkiye'de ne olduğu belli olmayan müzikleri dinleyip ses zehirlenmesine sahip
bir jenerasyon büyüyor. Klasik müzik ya da caz, müziği anaokuldan itibaren
sevdirmek gerek. Avrupa'daki yuvalarda çocuklar, piyanolor, davul takımları,
gitarlarla oynuyor, eğleniyor, müzik öğreniyor. Çünkü her şey müzikle başlıyor.
Müzik, dünyadaki en büyük terapi*. insan uzlaşması,
yaratıcılık, dinginlik, matematik, fizik zekâsı, kolay kavrama,
bunların hepsi çocuk yaşlarda müzik dinleyenlerde görülüyor.
Türkiye'nin Avrupa ülkelerinden geri kalmışlığının
bir nedeni de iyi müzik eğitiminin verilememesi. Bizde okul servislerinde bile
bangır bangır çalınan, ne olduğu belli olmayan, altyapısı aynı şarkılarla
çocukların kulağı kirleniyor. Sözlerin de hiçbir anlam yok, eğitici,
hayal kurdurucu değil, böylelikle de eller havaya bir kitle oluyor. Bu çocuklar
13-14 yaşına gelince Bodrum'da eğlenirken önlerine votka şişeleri konuyor.
Biz geleceğe, gençliğe yatırım yapmıyoruz, tek suçlu da politikacılarımız.
Türkiye'de caz aldı başını gidiyor. Hatta olması gerekenin çok daha üstlerinde.
Çok iyi müzisyenler geliyor ve ciddi konserler oluyor. Basında çok sık
caz haberleri yer alıyor. insanlar da okudukça, televizyonlardan izledikçe
merak edip geliyorlar. Böylelikle caz virüsü insanlara giriyor.
-Batı dünyasının Türkiye'deki caza ve caz müzisyenlerine bakışı nasıl?
+Tarzım etnik caz yapanlardan farklı. Klasik müzik eğitimi aldığım
için çağdaş akustik caz yapıyorum. Kendi müziklerimi çalıyorum,
günün olaylarından hissettiklerimi notaya döküyorum. Renk arıyorum;
geleneksel caz ritimlerinde, geleneksel caz armoni sisteminin üzerinde.
Beni dinleyenler de klasik müzik eğitimi mi aldınız diye soruyorlar.
-Son albümünüz 'Back Again'in hedef kitlesi nedir?
+Yediden 70'e her jenerasyona hitab edebilir, caz dinlemeye başlamak için
bir basamak olabilir. Hedef, insanları etki altına alacak bir albüm yapmak.
Aslında albümlerimde vokal kullanmıyorum. 11 albümüm var, sadece 2si
Allan Harris'le. 1940'lardan 1960'lara kadar dünyanın en iyi şarkıcıları
bu şarkıları söylemiş. Dünyanın en iyi müzisyenleri bunları çalmış.
Biz sadece kendi stilimizle çalmak istedik. Küçümserler, bunlar lobi ya da
asansör müziği kategorisine koyarlar. Oysa kolay dinlenen müzik
basit müzik değildir ki. Herkesin ayrı bir kalp atışı, hücre yapısı,
kan dolaşımı var, herkes aynı şeyi dinlemek zorunda değildir. Herkes
caz da dinlemek zorunda değil. Cazın bazı tarzları bana da ağır geliyor.
Mesela free caz dinleyemiyorum. insan müzik dinlerken hayal kurmalı,
o müzik insanı almalı, rock, pop ya da klasik fark etmez. Cazı
Frank Sinatra, Nat King Cole, Ella Fitzgerald, Tony Bennett gibi
isimlerden de dinlemelerini tavsiye ederim, ben öyle yaptım.
Bir de bossa nova dinlemek lazım. Çünkü dünyadaki en rahat dinlenen müziktir.
-Doğaçlama yapan, hatta bazen caz cümlelemesi ve caz sound'ı üreten,
bununla birlikte yeterince swing de yapan sayısız 'ticari' grup var.
Ancak onlar hâlâ bazı isimlerle bile kıyaslanamaz, neden?
+Ticari müziği küçümsememek gerekir. Ticari müziğin de iyisi oluyor.
Bana da bazen ticari müzik yapıyor diyorlar.**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar