bugün
- silver ile evlenecek erkek41
- rica etsem beni linçler misiniz14
- ellerim bos gonlum hos29
- sürü zekası8
- teomancalmasur6
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- nervio hamferdi10
- avukat sevgili8
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- resmine 31 çektim de yattım3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- cop315
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- bugün ne oldu3
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- sözlüğün toplam zekası6
- parayla saadet olması18
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- katatespizartmasi16
- ortama girince herkesin susması11
- sarapci koala61
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- amedspor19
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- tuzlu kahve dizisi7
- motordan düşmek6
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- ne mutlu türküm diyene3
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- özel mesaj ifşası5
- gocu31
- morkstar6
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- iran düşmanlığı13
hakkında her yerde belli başlı bilgilerin rahatlıkla bulunabildiği bir uyuşturucu. fakat kişisel tecrübe okumak pek zor, ben biraz kısaca bahsedeyim. fiziksel olarak zararlı olduğu, her insanda farklı etkileri olduğu ve özellikle türkiye'de üretilenlerin içeriğinin son derece muamma olduğundan dolayı tehlikeli olabilme ihtimalinin yüksekliği gerçekler. ben, hayatımda 3 kez kullandım. 3'ü de 15 gün içerisinde gerçekleşti.
öncelikle, ilkinden başlayayım. ilk deneyimimden önce kendimi tek kelimeyle tanımlamam gerekirse "kaybolmuş" bir insandım. iç dünyamı tabi ki kolayca anlatamam ama anlayabilecek için özetlemekte fayda var, düşüncelerim son derece dağınıktı ve aklımda, gözlerimde perdeler vardı sanki. aklım sürekli başka yerlerdeydi ama neresi olduğunu bilmiyordum bile. tabi bunları kullandıktan sonra farkedebildim. aşağı yukarı 5-6 saat sürdü etkisi düşüşüyle beraber. bu sürede yaşadığım şeyler inanılmazdı. hani aklım başka yerdeydi ya hep, artık benimdi aklım. düşünebiliyordum, hissedebiliyordum. kendimi bulmuştum, hatırlamıştım. kendime yoğunlaşabiliyordum, iç dünyama. kendimi duyabiliyordum artık. kafamdaki kendi sesimi engelleyen seslerden arınmıştım. düşünüyordum, hissediyordum ve sorunlarımı teşhis edebiliyordum. potansiyelimin farkına varmıştım ama tecrübesizdim. almam gerekenleri tam olarak alamamıştım. sonunda düştüm, düştüm ve bitti. sıyrıldığım zaman ve mekan kavramları geri dönmüştü. odaya geri dönmüştüm. uyudum.
o günden sonra 13 günlük bir azap yaşadım. yetmemişti, deli gibi istiyordum. zaten derler, mükemmel kadının ikincisine hayır dersin ama hapın ikincisine diyemezsin diye. öyle doğru ki.. o günden sonraki ilk gün bir daha kullanmayacağım diye karar almıştım ama kendimi kandırıyordum ve bunun farkındaydım. 13 gün direnebildim, ve inanın, o 13 gün bana 5 yıl gibi gelmişti. sonunda kendimi kandırmayı bıraktım ve kaderin muazzam cilveleriyle 2. kez kullandığım güne ulaştım. bu seferkini detaylı anlatmama gerek yok zira ilkinin aynısı hatta daha hafifiydi. ikincisi en iyisi derler ama ben hala aynı aptal olarak sadece o şeytani, sahte hazzı istiyordum. o, clublarda patlayan, deli gibi dans eden, sadece hazzı yaşayan barzolar gibiydim. kullandım, yaşadım ve bitti.
sadece bir gün sonra üçüncüye hazırdım ama 25 yıllık hayatımda yaşadığım en olağanüstü geceyi yaşayacağımın farkında değildim. diğerlerinde ikiyken bu sefer üç kişiydik ve aldıklarımızın kalitesinden emin değildik. yaklaşık bir saat sürdü kafanın gelmesi, umudu kesmek üzereydik. derken patladık. üç kişi olmak çok daha etkiliydi. diğer iki insan çok dolu insanlardı, benim gibi kendilerini mahvetmiş değillerdi. beraber yükseliyorduk. o yüksek paylaşım, o his, tanıdığım şeyler değildi. empatiyle, sevgiyle dolmuştum. bir zamanlar olduğum iyi insan gibi hissediyordum tekrar kendimi, iyi insanların yanında onları hissederek. kendimi hatırlıyordum. sürekli konuşuyorduk. insanlarla paylaşımdan çok uzak bir yere düşmüş olan ben, kafasında sadece kendi sesini duymak isteyen, diğer insanların söylediği şeyleri dinlemeye değer bulmayan, o sırada bir şey düşünmeyi yeğleyen ben, yoktum. dinleyen, hisseden ben vardım. düşünen ben vardım. iyiydim. yaklaşık 8 saat sürdü düşüşle beraber. bu 8 saatin sonunda çok, çok değişmiştim. özüme döndüğümü hissettim. tüm benliğimi kaplamış olan kibirimden, egomdan uzaklaşabilmiştim. bana nasıl zarar verdiğini görebilmiştim. hayatımdaki tüm iğrençlikleri fark edebilmiştim. bunun yanında fark ettiğim, çözdüğüm çok fazla şey oldu ama anlatabilmem mümkün değil. sadece şöyle diyeyim, değiştim, çözdüm, düzelttim. mdma maddesinin verdiği sahte mutluluk, düşünebilmemi sağlamıştı. iç dünyamla yüzleşebilmemi, massive attack'ın angel klibindeki (https://www.youtube.com/watch?v=hbe3CQamF8k) o geri dönüşü yaşamamı sağlamış ve beni kovalayan korkularımı, düşüncelerimi kovalamaya başladığım ana getirmişti beni.
o andan itibaren hayatımı değiştirmeye başlayabildim. o andan beri düzeliyorum. düşüşler yaşasam da sonunda kendimi toparlayıp hakikate ulaşma yoluna sokabiliyorum tekrar kendimi. iğrenç hayatının son zamanlarına gelmekte olan biri olarak bu yoldan dönüp ayağa kalkabildim. bunun için şükrediyorum. o günden sonra bir daha kullanmadım. çünkü farklı biriydim. hala da öyleyim.
her şeyi bağlayabileceğim bir nokta yok ne yazık ki. sadece tecrübelerimden bahsetmek istedim. bu tecrübelerin özendiricilikten uzak olduğunu düşünüyorum. o günden beri kullanmıyor olmamın bir sebebi var. bu maddelerin vücuda ve akla verdiği geri dönüşü olmayabilecek hasarlar var. günde 10 tane kullanan insanlar görüyorum. ne yazık ki üzülmekten fazlasını yapamıyorum. benim de o yoldan gitmem işten bile değildi. kader inancım dolayısıyla şans, tesadüf gibi kavramlara inanmıyorum ama diyebilirim ki; üçüncüde bırakmam büyük, çok büyük şans oldu. bunun için şükrediyorum. o yola her giren çıkamaz, bilesiniz. hayatınızı riske atmayın, o yoldan gitmeyin, çünkü ölürsünüz. o yolun sonu ölüm, kardeşler.
öncelikle, ilkinden başlayayım. ilk deneyimimden önce kendimi tek kelimeyle tanımlamam gerekirse "kaybolmuş" bir insandım. iç dünyamı tabi ki kolayca anlatamam ama anlayabilecek için özetlemekte fayda var, düşüncelerim son derece dağınıktı ve aklımda, gözlerimde perdeler vardı sanki. aklım sürekli başka yerlerdeydi ama neresi olduğunu bilmiyordum bile. tabi bunları kullandıktan sonra farkedebildim. aşağı yukarı 5-6 saat sürdü etkisi düşüşüyle beraber. bu sürede yaşadığım şeyler inanılmazdı. hani aklım başka yerdeydi ya hep, artık benimdi aklım. düşünebiliyordum, hissedebiliyordum. kendimi bulmuştum, hatırlamıştım. kendime yoğunlaşabiliyordum, iç dünyama. kendimi duyabiliyordum artık. kafamdaki kendi sesimi engelleyen seslerden arınmıştım. düşünüyordum, hissediyordum ve sorunlarımı teşhis edebiliyordum. potansiyelimin farkına varmıştım ama tecrübesizdim. almam gerekenleri tam olarak alamamıştım. sonunda düştüm, düştüm ve bitti. sıyrıldığım zaman ve mekan kavramları geri dönmüştü. odaya geri dönmüştüm. uyudum.
o günden sonra 13 günlük bir azap yaşadım. yetmemişti, deli gibi istiyordum. zaten derler, mükemmel kadının ikincisine hayır dersin ama hapın ikincisine diyemezsin diye. öyle doğru ki.. o günden sonraki ilk gün bir daha kullanmayacağım diye karar almıştım ama kendimi kandırıyordum ve bunun farkındaydım. 13 gün direnebildim, ve inanın, o 13 gün bana 5 yıl gibi gelmişti. sonunda kendimi kandırmayı bıraktım ve kaderin muazzam cilveleriyle 2. kez kullandığım güne ulaştım. bu seferkini detaylı anlatmama gerek yok zira ilkinin aynısı hatta daha hafifiydi. ikincisi en iyisi derler ama ben hala aynı aptal olarak sadece o şeytani, sahte hazzı istiyordum. o, clublarda patlayan, deli gibi dans eden, sadece hazzı yaşayan barzolar gibiydim. kullandım, yaşadım ve bitti.
sadece bir gün sonra üçüncüye hazırdım ama 25 yıllık hayatımda yaşadığım en olağanüstü geceyi yaşayacağımın farkında değildim. diğerlerinde ikiyken bu sefer üç kişiydik ve aldıklarımızın kalitesinden emin değildik. yaklaşık bir saat sürdü kafanın gelmesi, umudu kesmek üzereydik. derken patladık. üç kişi olmak çok daha etkiliydi. diğer iki insan çok dolu insanlardı, benim gibi kendilerini mahvetmiş değillerdi. beraber yükseliyorduk. o yüksek paylaşım, o his, tanıdığım şeyler değildi. empatiyle, sevgiyle dolmuştum. bir zamanlar olduğum iyi insan gibi hissediyordum tekrar kendimi, iyi insanların yanında onları hissederek. kendimi hatırlıyordum. sürekli konuşuyorduk. insanlarla paylaşımdan çok uzak bir yere düşmüş olan ben, kafasında sadece kendi sesini duymak isteyen, diğer insanların söylediği şeyleri dinlemeye değer bulmayan, o sırada bir şey düşünmeyi yeğleyen ben, yoktum. dinleyen, hisseden ben vardım. düşünen ben vardım. iyiydim. yaklaşık 8 saat sürdü düşüşle beraber. bu 8 saatin sonunda çok, çok değişmiştim. özüme döndüğümü hissettim. tüm benliğimi kaplamış olan kibirimden, egomdan uzaklaşabilmiştim. bana nasıl zarar verdiğini görebilmiştim. hayatımdaki tüm iğrençlikleri fark edebilmiştim. bunun yanında fark ettiğim, çözdüğüm çok fazla şey oldu ama anlatabilmem mümkün değil. sadece şöyle diyeyim, değiştim, çözdüm, düzelttim. mdma maddesinin verdiği sahte mutluluk, düşünebilmemi sağlamıştı. iç dünyamla yüzleşebilmemi, massive attack'ın angel klibindeki (https://www.youtube.com/watch?v=hbe3CQamF8k) o geri dönüşü yaşamamı sağlamış ve beni kovalayan korkularımı, düşüncelerimi kovalamaya başladığım ana getirmişti beni.
o andan itibaren hayatımı değiştirmeye başlayabildim. o andan beri düzeliyorum. düşüşler yaşasam da sonunda kendimi toparlayıp hakikate ulaşma yoluna sokabiliyorum tekrar kendimi. iğrenç hayatının son zamanlarına gelmekte olan biri olarak bu yoldan dönüp ayağa kalkabildim. bunun için şükrediyorum. o günden sonra bir daha kullanmadım. çünkü farklı biriydim. hala da öyleyim.
her şeyi bağlayabileceğim bir nokta yok ne yazık ki. sadece tecrübelerimden bahsetmek istedim. bu tecrübelerin özendiricilikten uzak olduğunu düşünüyorum. o günden beri kullanmıyor olmamın bir sebebi var. bu maddelerin vücuda ve akla verdiği geri dönüşü olmayabilecek hasarlar var. günde 10 tane kullanan insanlar görüyorum. ne yazık ki üzülmekten fazlasını yapamıyorum. benim de o yoldan gitmem işten bile değildi. kader inancım dolayısıyla şans, tesadüf gibi kavramlara inanmıyorum ama diyebilirim ki; üçüncüde bırakmam büyük, çok büyük şans oldu. bunun için şükrediyorum. o yola her giren çıkamaz, bilesiniz. hayatınızı riske atmayın, o yoldan gitmeyin, çünkü ölürsünüz. o yolun sonu ölüm, kardeşler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar