bugün
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- hep kendini suçlamak10
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar7
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması4
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- son 20 yılın en gıcık lafı13
- havalar da ısındı9
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- çocuğa yabancı isimler vermek2
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- ergenlikten kişilik analizi2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı10
- sigarayı tersten yakmak4
- güne bir şarkı bırak6
- yalnız yaşamak12
- araplaşmış türkler3
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- hazır mantı5
- güne bir söz bırak2
- baygın koku2
- türkçe ezana kuduran türk3
- true'ya arkadan sahip olmak16
- götü büyük kadın3
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- çelenk2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- paşa gönlüm bilir2
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- sadece bayan entrylerini okumak5
- ona bir şey söyle17
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- çekyat kanepe kaplatma4
- pizzanın kenarını yememek4
- vazgeçmek3
- şeytan2
- uysaljakoben11
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
- hangi manifest kızısın8
- superman rolünü oynayan kişiler2
- iyi bakalım3
- herşeyi boş verip pastör olmak3
- wp hesabını silmek2
- evlenmeyi başaramamış erkek5
hakkında her yerde belli başlı bilgilerin rahatlıkla bulunabildiği bir uyuşturucu. fakat kişisel tecrübe okumak pek zor, ben biraz kısaca bahsedeyim. fiziksel olarak zararlı olduğu, her insanda farklı etkileri olduğu ve özellikle türkiye'de üretilenlerin içeriğinin son derece muamma olduğundan dolayı tehlikeli olabilme ihtimalinin yüksekliği gerçekler. ben, hayatımda 3 kez kullandım. 3'ü de 15 gün içerisinde gerçekleşti.
öncelikle, ilkinden başlayayım. ilk deneyimimden önce kendimi tek kelimeyle tanımlamam gerekirse "kaybolmuş" bir insandım. iç dünyamı tabi ki kolayca anlatamam ama anlayabilecek için özetlemekte fayda var, düşüncelerim son derece dağınıktı ve aklımda, gözlerimde perdeler vardı sanki. aklım sürekli başka yerlerdeydi ama neresi olduğunu bilmiyordum bile. tabi bunları kullandıktan sonra farkedebildim. aşağı yukarı 5-6 saat sürdü etkisi düşüşüyle beraber. bu sürede yaşadığım şeyler inanılmazdı. hani aklım başka yerdeydi ya hep, artık benimdi aklım. düşünebiliyordum, hissedebiliyordum. kendimi bulmuştum, hatırlamıştım. kendime yoğunlaşabiliyordum, iç dünyama. kendimi duyabiliyordum artık. kafamdaki kendi sesimi engelleyen seslerden arınmıştım. düşünüyordum, hissediyordum ve sorunlarımı teşhis edebiliyordum. potansiyelimin farkına varmıştım ama tecrübesizdim. almam gerekenleri tam olarak alamamıştım. sonunda düştüm, düştüm ve bitti. sıyrıldığım zaman ve mekan kavramları geri dönmüştü. odaya geri dönmüştüm. uyudum.
o günden sonra 13 günlük bir azap yaşadım. yetmemişti, deli gibi istiyordum. zaten derler, mükemmel kadının ikincisine hayır dersin ama hapın ikincisine diyemezsin diye. öyle doğru ki.. o günden sonraki ilk gün bir daha kullanmayacağım diye karar almıştım ama kendimi kandırıyordum ve bunun farkındaydım. 13 gün direnebildim, ve inanın, o 13 gün bana 5 yıl gibi gelmişti. sonunda kendimi kandırmayı bıraktım ve kaderin muazzam cilveleriyle 2. kez kullandığım güne ulaştım. bu seferkini detaylı anlatmama gerek yok zira ilkinin aynısı hatta daha hafifiydi. ikincisi en iyisi derler ama ben hala aynı aptal olarak sadece o şeytani, sahte hazzı istiyordum. o, clublarda patlayan, deli gibi dans eden, sadece hazzı yaşayan barzolar gibiydim. kullandım, yaşadım ve bitti.
sadece bir gün sonra üçüncüye hazırdım ama 25 yıllık hayatımda yaşadığım en olağanüstü geceyi yaşayacağımın farkında değildim. diğerlerinde ikiyken bu sefer üç kişiydik ve aldıklarımızın kalitesinden emin değildik. yaklaşık bir saat sürdü kafanın gelmesi, umudu kesmek üzereydik. derken patladık. üç kişi olmak çok daha etkiliydi. diğer iki insan çok dolu insanlardı, benim gibi kendilerini mahvetmiş değillerdi. beraber yükseliyorduk. o yüksek paylaşım, o his, tanıdığım şeyler değildi. empatiyle, sevgiyle dolmuştum. bir zamanlar olduğum iyi insan gibi hissediyordum tekrar kendimi, iyi insanların yanında onları hissederek. kendimi hatırlıyordum. sürekli konuşuyorduk. insanlarla paylaşımdan çok uzak bir yere düşmüş olan ben, kafasında sadece kendi sesini duymak isteyen, diğer insanların söylediği şeyleri dinlemeye değer bulmayan, o sırada bir şey düşünmeyi yeğleyen ben, yoktum. dinleyen, hisseden ben vardım. düşünen ben vardım. iyiydim. yaklaşık 8 saat sürdü düşüşle beraber. bu 8 saatin sonunda çok, çok değişmiştim. özüme döndüğümü hissettim. tüm benliğimi kaplamış olan kibirimden, egomdan uzaklaşabilmiştim. bana nasıl zarar verdiğini görebilmiştim. hayatımdaki tüm iğrençlikleri fark edebilmiştim. bunun yanında fark ettiğim, çözdüğüm çok fazla şey oldu ama anlatabilmem mümkün değil. sadece şöyle diyeyim, değiştim, çözdüm, düzelttim. mdma maddesinin verdiği sahte mutluluk, düşünebilmemi sağlamıştı. iç dünyamla yüzleşebilmemi, massive attack'ın angel klibindeki (https://www.youtube.com/watch?v=hbe3CQamF8k) o geri dönüşü yaşamamı sağlamış ve beni kovalayan korkularımı, düşüncelerimi kovalamaya başladığım ana getirmişti beni.
o andan itibaren hayatımı değiştirmeye başlayabildim. o andan beri düzeliyorum. düşüşler yaşasam da sonunda kendimi toparlayıp hakikate ulaşma yoluna sokabiliyorum tekrar kendimi. iğrenç hayatının son zamanlarına gelmekte olan biri olarak bu yoldan dönüp ayağa kalkabildim. bunun için şükrediyorum. o günden sonra bir daha kullanmadım. çünkü farklı biriydim. hala da öyleyim.
her şeyi bağlayabileceğim bir nokta yok ne yazık ki. sadece tecrübelerimden bahsetmek istedim. bu tecrübelerin özendiricilikten uzak olduğunu düşünüyorum. o günden beri kullanmıyor olmamın bir sebebi var. bu maddelerin vücuda ve akla verdiği geri dönüşü olmayabilecek hasarlar var. günde 10 tane kullanan insanlar görüyorum. ne yazık ki üzülmekten fazlasını yapamıyorum. benim de o yoldan gitmem işten bile değildi. kader inancım dolayısıyla şans, tesadüf gibi kavramlara inanmıyorum ama diyebilirim ki; üçüncüde bırakmam büyük, çok büyük şans oldu. bunun için şükrediyorum. o yola her giren çıkamaz, bilesiniz. hayatınızı riske atmayın, o yoldan gitmeyin, çünkü ölürsünüz. o yolun sonu ölüm, kardeşler.
öncelikle, ilkinden başlayayım. ilk deneyimimden önce kendimi tek kelimeyle tanımlamam gerekirse "kaybolmuş" bir insandım. iç dünyamı tabi ki kolayca anlatamam ama anlayabilecek için özetlemekte fayda var, düşüncelerim son derece dağınıktı ve aklımda, gözlerimde perdeler vardı sanki. aklım sürekli başka yerlerdeydi ama neresi olduğunu bilmiyordum bile. tabi bunları kullandıktan sonra farkedebildim. aşağı yukarı 5-6 saat sürdü etkisi düşüşüyle beraber. bu sürede yaşadığım şeyler inanılmazdı. hani aklım başka yerdeydi ya hep, artık benimdi aklım. düşünebiliyordum, hissedebiliyordum. kendimi bulmuştum, hatırlamıştım. kendime yoğunlaşabiliyordum, iç dünyama. kendimi duyabiliyordum artık. kafamdaki kendi sesimi engelleyen seslerden arınmıştım. düşünüyordum, hissediyordum ve sorunlarımı teşhis edebiliyordum. potansiyelimin farkına varmıştım ama tecrübesizdim. almam gerekenleri tam olarak alamamıştım. sonunda düştüm, düştüm ve bitti. sıyrıldığım zaman ve mekan kavramları geri dönmüştü. odaya geri dönmüştüm. uyudum.
o günden sonra 13 günlük bir azap yaşadım. yetmemişti, deli gibi istiyordum. zaten derler, mükemmel kadının ikincisine hayır dersin ama hapın ikincisine diyemezsin diye. öyle doğru ki.. o günden sonraki ilk gün bir daha kullanmayacağım diye karar almıştım ama kendimi kandırıyordum ve bunun farkındaydım. 13 gün direnebildim, ve inanın, o 13 gün bana 5 yıl gibi gelmişti. sonunda kendimi kandırmayı bıraktım ve kaderin muazzam cilveleriyle 2. kez kullandığım güne ulaştım. bu seferkini detaylı anlatmama gerek yok zira ilkinin aynısı hatta daha hafifiydi. ikincisi en iyisi derler ama ben hala aynı aptal olarak sadece o şeytani, sahte hazzı istiyordum. o, clublarda patlayan, deli gibi dans eden, sadece hazzı yaşayan barzolar gibiydim. kullandım, yaşadım ve bitti.
sadece bir gün sonra üçüncüye hazırdım ama 25 yıllık hayatımda yaşadığım en olağanüstü geceyi yaşayacağımın farkında değildim. diğerlerinde ikiyken bu sefer üç kişiydik ve aldıklarımızın kalitesinden emin değildik. yaklaşık bir saat sürdü kafanın gelmesi, umudu kesmek üzereydik. derken patladık. üç kişi olmak çok daha etkiliydi. diğer iki insan çok dolu insanlardı, benim gibi kendilerini mahvetmiş değillerdi. beraber yükseliyorduk. o yüksek paylaşım, o his, tanıdığım şeyler değildi. empatiyle, sevgiyle dolmuştum. bir zamanlar olduğum iyi insan gibi hissediyordum tekrar kendimi, iyi insanların yanında onları hissederek. kendimi hatırlıyordum. sürekli konuşuyorduk. insanlarla paylaşımdan çok uzak bir yere düşmüş olan ben, kafasında sadece kendi sesini duymak isteyen, diğer insanların söylediği şeyleri dinlemeye değer bulmayan, o sırada bir şey düşünmeyi yeğleyen ben, yoktum. dinleyen, hisseden ben vardım. düşünen ben vardım. iyiydim. yaklaşık 8 saat sürdü düşüşle beraber. bu 8 saatin sonunda çok, çok değişmiştim. özüme döndüğümü hissettim. tüm benliğimi kaplamış olan kibirimden, egomdan uzaklaşabilmiştim. bana nasıl zarar verdiğini görebilmiştim. hayatımdaki tüm iğrençlikleri fark edebilmiştim. bunun yanında fark ettiğim, çözdüğüm çok fazla şey oldu ama anlatabilmem mümkün değil. sadece şöyle diyeyim, değiştim, çözdüm, düzelttim. mdma maddesinin verdiği sahte mutluluk, düşünebilmemi sağlamıştı. iç dünyamla yüzleşebilmemi, massive attack'ın angel klibindeki (https://www.youtube.com/watch?v=hbe3CQamF8k) o geri dönüşü yaşamamı sağlamış ve beni kovalayan korkularımı, düşüncelerimi kovalamaya başladığım ana getirmişti beni.
o andan itibaren hayatımı değiştirmeye başlayabildim. o andan beri düzeliyorum. düşüşler yaşasam da sonunda kendimi toparlayıp hakikate ulaşma yoluna sokabiliyorum tekrar kendimi. iğrenç hayatının son zamanlarına gelmekte olan biri olarak bu yoldan dönüp ayağa kalkabildim. bunun için şükrediyorum. o günden sonra bir daha kullanmadım. çünkü farklı biriydim. hala da öyleyim.
her şeyi bağlayabileceğim bir nokta yok ne yazık ki. sadece tecrübelerimden bahsetmek istedim. bu tecrübelerin özendiricilikten uzak olduğunu düşünüyorum. o günden beri kullanmıyor olmamın bir sebebi var. bu maddelerin vücuda ve akla verdiği geri dönüşü olmayabilecek hasarlar var. günde 10 tane kullanan insanlar görüyorum. ne yazık ki üzülmekten fazlasını yapamıyorum. benim de o yoldan gitmem işten bile değildi. kader inancım dolayısıyla şans, tesadüf gibi kavramlara inanmıyorum ama diyebilirim ki; üçüncüde bırakmam büyük, çok büyük şans oldu. bunun için şükrediyorum. o yola her giren çıkamaz, bilesiniz. hayatınızı riske atmayın, o yoldan gitmeyin, çünkü ölürsünüz. o yolun sonu ölüm, kardeşler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar