bugün
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- kezoların burada kibirlenmesi5
- renault 9 broadway8
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- erdoğan ın dünya lideri olması2
- saç dökülmesi5
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- yazın yorganla yatan insan5
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- artı oy alma yolları5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- çaylak olunca hissedilenler5
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- tavsiye4
- nihoşun ölümü16
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- memduh bashgan14
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- eskort ile dertleşen adam2
- haydi selametle kt3
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- gecenin şiiri5
- mason greenwood5
- sabah alarmı2
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- asteğmen7
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
- moderatörlere sesleniş5
- instagram kapanırsa ne olur sorunsalı2
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- yazıcıdan basıp duvara asılası resimler2
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- penise dövme yaptırmak2
- gram altın3
- tuba büyüküstün7
- çerçeve yasa teklifi meclis te2
- meal kuran değildir26
- simko39
- rambo ariel ortega8
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay3
- eski de olsa bir araba sahibi olmak2
- 20262
11 Eylül'den sonra terörizmin Amerikan uygarlığına yönelttiği tehditle ilgili birçok film seyrettik. "Kod Adı: Olympus" (Olympus Has Fallen), söz konusu tehdidin cüretini ve çapını belki de en çok abartan film. Kuzey Koreli acımasız bir komünistin liderliğindeki teröristlerin Washington'a hava saldırısı ile başlayıp Beyaz Saray'ı işgal etmesiyle sonuçlanan eylemlerinin olabilirlik açısından mantığa sığan pek bir yanı yok. Masa başı göreve sürgün edilmiş gizli servis ajanı Mike Banning'in (Gerard Butler), kahramanca sahneye çıkıp, "Zor Ölüm" deki Bruce Willis misali Beyaz Saray'da teröristlere karşı tek başına verdiği mücadele de pek inanılır değil. Ama Hollywood aksiyonu dediğimiz böyle bir şey değil midir? Aramızdaki gizli kontrat gereği bizi hayalden hayale sürüklemelerini koltuğa oturur oturmaz kabullenmez miyiz? Zaten "Kod adı: Olympus" un sorunu inandırıcılık değil, daha çok niyet...
Niyet ne derseniz, öncelikle katıksız bir Amerikan milliyetçiliği, derim. Oscar'ı aldığı Beyaz Saray'da açıklanan "Argo" da olduğu gibi bir "halkla ilişkiler projesi"ni andırıyor. "Kod Adı: Olympus", iran ve Kuzey Kore gibi ülkeler nükleer silahlara sahip olduğumuz sürece terörizmin sonu gelmez, dünya barışı tesis edilemez" tezini beyazperdeye paranoyakça yansıtan bir film. Beyaz Saray önünde fotoğraf çeken Uzakdoğulu turistlerin birden teröriste dönüşmesi, yabancı siyasi heyetlerin barındırdığı "gizli tehlike" ler de yabancı düşmanlığını barındığı öğeler olarak dikkat çekici.
Politik okumaları bir yana bırakıp bir aksiyon ve gerilim filmi olarak baktığımızda, sadece sürükleyici ve oyalayıcı olduğunu söyleyebiliriz. Yönetmen Antoine Fuqua'nın özellikle Beyaz Saray'ın işgaliyle sonuçlanan baskın sekansını baştan sona gayet iyi planlayıp çektiği kesin. işgalden sonraki bölümler ise füze kumanda odalarında geçen kalabalık kadrolu "Soğuk Savaş Gerilimleri" ile rehine filmlerini andırıyor. Morgan Freeman'in belirli bir oyunculuk tadı getirdiği filmin çekilme amaçlarından biri de Gerard Butler'ı Bruce Willis tarzı bir aksiyon kahramanı olarak lanse edebilmek. Butler'ın yapımcılar arasında olduğunu da hesap edersek, gişe başarısı halinde Mike Banning karakteriyle başka bir filmde daha karşılaşacağımız kesin. Özetle sadece aksiyon severler için...
Mehmet Açar, Habertürk, 10.05.2013
Niyet ne derseniz, öncelikle katıksız bir Amerikan milliyetçiliği, derim. Oscar'ı aldığı Beyaz Saray'da açıklanan "Argo" da olduğu gibi bir "halkla ilişkiler projesi"ni andırıyor. "Kod Adı: Olympus", iran ve Kuzey Kore gibi ülkeler nükleer silahlara sahip olduğumuz sürece terörizmin sonu gelmez, dünya barışı tesis edilemez" tezini beyazperdeye paranoyakça yansıtan bir film. Beyaz Saray önünde fotoğraf çeken Uzakdoğulu turistlerin birden teröriste dönüşmesi, yabancı siyasi heyetlerin barındırdığı "gizli tehlike" ler de yabancı düşmanlığını barındığı öğeler olarak dikkat çekici.
Politik okumaları bir yana bırakıp bir aksiyon ve gerilim filmi olarak baktığımızda, sadece sürükleyici ve oyalayıcı olduğunu söyleyebiliriz. Yönetmen Antoine Fuqua'nın özellikle Beyaz Saray'ın işgaliyle sonuçlanan baskın sekansını baştan sona gayet iyi planlayıp çektiği kesin. işgalden sonraki bölümler ise füze kumanda odalarında geçen kalabalık kadrolu "Soğuk Savaş Gerilimleri" ile rehine filmlerini andırıyor. Morgan Freeman'in belirli bir oyunculuk tadı getirdiği filmin çekilme amaçlarından biri de Gerard Butler'ı Bruce Willis tarzı bir aksiyon kahramanı olarak lanse edebilmek. Butler'ın yapımcılar arasında olduğunu da hesap edersek, gişe başarısı halinde Mike Banning karakteriyle başka bir filmde daha karşılaşacağımız kesin. Özetle sadece aksiyon severler için...
Mehmet Açar, Habertürk, 10.05.2013
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar