bugün
- öldüreni öldürmek11
- sözlükteki tramessi yazarlar7
- la loba8
- asansörde selam verme zorunluluğu5
- abi lavabo var mı5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi11
- demokles'in kılıcı abi ya7
- hesabını gizleyen erkek yazar19
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız6
- mahallede rönesans başlaması5
- sözlükten bir yazarla evlenilir mi3
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- israil seçimleri4
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları5
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması7
- x hanım kasa lütfen3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- eşek alıp şehirde gezmek5
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- neden uyandınız6
- hiçbir yere varmayan merdiven3
- güzel ayaklılar eklesin2
- menemen yiyen erkek6
- asgari ücretle hayal kurmak4
- skechers giyen kız2
- hoşgelmiş inşallah kazdır2
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- çay demlemekle övünen kız2
- kot kafalı2
- kalıcı yaz saati uygulaması2
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim2
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
- dm kuşu yazarlar3
- topuklu ayakkabı2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı4
- durduk yere armadilloya dönüşmek2
- kendi cenazende kavga çıkarmak2
- ingiliz lord unvanı3
- karınca yuvasının yanına çay şekeri dökmek2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- akplisin yani27
"ideal insan tabiattan Allah'ı anlamaya çalışır; insanlığı arar, Tanrı'aya ulaşır. Tabiata gözlerini kapamaz, insanlığa sırtını çevirmez. Elinde Sezar'ın kılıcını tutar ama göğsünde Hz. isa'nın kalbini taşır. Sokrat'ın beyniyle düşünür ve Allah'ı Hallac'ın kalbiyle sever. Alexis Carrel'in özlediği gibi bilimin ve Tanrı'nın güzelliğini görür; hem Pascal'ın hem Descartes'ın sözlerine kulak verir.
Buda gibi, eğlence ve bencilliğin fildişi kulesinden inmiştir; Lao Tse gibi yaratılışındaki gizli hikmetleri; Konfüçyüs gibi toplumun akıbetini düşünür. Spartaküs gibi kölecilere baş kaldırır. Hz. isa gibi aşk ve barış, Hz. Musa gibi cihad ve kurtuluş mesajı taşır. Felsefi düşünceleri dolayısıyla insanların akıbetine ilgisiz kalmaz; siyasetle uğraşması da onu demagojiye ve şöhretperestliğe itmez. Ne bilim onu inançtan, ne de inanç onu düşünmekten ve mantığını kullanmaktan alıkoyar. O cihad ve içtihad, şiir ve kılıç, yalnızlık ve inanç, duygu ve akıl, kudret ve aşk, inanç ve bilgi adamıdır. O, geçek insanlığın bütün boyutlarını kendinde birleştirmiştir. Yaşadığı hayat, onu tek boyutlu, kırık ve mağlup bir yaratık haline getirmemiştir. Allah'a kulluk ederek nesnelere ve insanlara kulluk etmekten kurtulmuştur. Allah'ın mutlak iradesine teslim olarak, her türlü zorlamaya karşı çıkacağını peşinen kabul etmiştir. Kendi fani benliğini, ebedi özdeşliğinde eritmiş, benliğinden geçerek ebediyete kavuşturmuştur. Allah'ın ağır emanetini üstlenmiş ve işte bu yüzden, kendi özgür iradesiyle sorumlu ve bağımlı bir varlık haline gelmiştir. Mükemmelliğin kendisine, diğer insanların aleyhine işleyen bir imtiyaz gibi bağışlanmadığını, tam tersine kendi mükemmelliğinin ve Allah'a yakınlığının, bütün insanlığın mükemmelliği için mücadele etmesine, hürriyet ve insanlığın selameti için zorluğa, açlığa, yoksulluğa ve işkenceye dayanabilmesine, fikri ve toplumsal mücadelenin ateşine bağlı olduğunu bilir. O, çevresi tarafından biçimlendirilmez, tam tersine, çevresinin biçimlendirir. Bilim ve teknoloji aracılığıyla insanlar üzerinde sürekli uygulanan baskılardan kendini inanç ve şuurla kurtarır. Tabiat ve verasetin, tarihin, toplumun ve çevrenin zorlamalarından -bu üç zincirden- bilim ve teknolojinin öncülüğünden kendini kurtarmıştır. Dördüncü zincir olan kendi nefsinden de aşkla kurtulacaktır. Kendi benliğine isyan eder, onu yola getirir, terbiye eder. içinde yaşadığı toplumun ve ırkın, veraset yoluyla kendine geçen ölçü ve kurallarından (ki bunların hepsi izafidir ve çevre şartlarının ürünüdür) kişiliğini kurtarıp ebedi ve ilahi kuralları keşfederek, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanır. Artık, düşünmeden ve sadece kendisine görev diye belletildiği için davranmaktan vazgeçer. Ahlakı, toplumsal şuurun kendisine zorla kabul ettirdiği yasaklar toplamı olmaktan çıkar. iyilik, kişiliğiyle özdeşleşir; yüce değerler, öz benliğinin temelleri haline gelir. Yaşaması, düşünmesi, sevmesi bunlarla bütünleşir.
Onun elinde sanat, birikmiş enerjinin boşalmasına yarayan bir oyuncak ve bir eğlence olmaktan çıkar. Cinsiyetin, siyasetin ve sermayenin kölesi değildir. Sanat, Allah'ın insanlara verdiği özel bir emanettir. Mutlak özgürlük, mutlak şuur ve mutlak yaratıı güç Allah'ındır. Allah'ın kendi suretine uygun olarak yarattığı, emanetini teslim ettiği ideal insan, güzellik, fazilet ve hikmetle dolup taşan sonsuz iradedir. Bütün tabiatta, izafi bir özgürlüğe, izafi bir şuura ve izafi bir yaratıcılığa sahip olan sadece insandır.
ideal insanın üç özelliği vardır: Doğruluk, iyilik ve güzellik; bir başka deyişle bilgi, ahlak ve sanat. O, Allah'ın halifesidir. Aşk ve bilgiyle donatılarak yeryüzüne sürülmüştür. Her şey onun emrindedir. Melekler bile onun önünde secde etmişlerdir. Allah'ın halifesi, kullukla, emanet yükünü taşıyarak tarihin sonuna ve tabiatın nihai sınırına gelip dayanmıştır.
Diriliş başlamak üzeredir!"****
Buda gibi, eğlence ve bencilliğin fildişi kulesinden inmiştir; Lao Tse gibi yaratılışındaki gizli hikmetleri; Konfüçyüs gibi toplumun akıbetini düşünür. Spartaküs gibi kölecilere baş kaldırır. Hz. isa gibi aşk ve barış, Hz. Musa gibi cihad ve kurtuluş mesajı taşır. Felsefi düşünceleri dolayısıyla insanların akıbetine ilgisiz kalmaz; siyasetle uğraşması da onu demagojiye ve şöhretperestliğe itmez. Ne bilim onu inançtan, ne de inanç onu düşünmekten ve mantığını kullanmaktan alıkoyar. O cihad ve içtihad, şiir ve kılıç, yalnızlık ve inanç, duygu ve akıl, kudret ve aşk, inanç ve bilgi adamıdır. O, geçek insanlığın bütün boyutlarını kendinde birleştirmiştir. Yaşadığı hayat, onu tek boyutlu, kırık ve mağlup bir yaratık haline getirmemiştir. Allah'a kulluk ederek nesnelere ve insanlara kulluk etmekten kurtulmuştur. Allah'ın mutlak iradesine teslim olarak, her türlü zorlamaya karşı çıkacağını peşinen kabul etmiştir. Kendi fani benliğini, ebedi özdeşliğinde eritmiş, benliğinden geçerek ebediyete kavuşturmuştur. Allah'ın ağır emanetini üstlenmiş ve işte bu yüzden, kendi özgür iradesiyle sorumlu ve bağımlı bir varlık haline gelmiştir. Mükemmelliğin kendisine, diğer insanların aleyhine işleyen bir imtiyaz gibi bağışlanmadığını, tam tersine kendi mükemmelliğinin ve Allah'a yakınlığının, bütün insanlığın mükemmelliği için mücadele etmesine, hürriyet ve insanlığın selameti için zorluğa, açlığa, yoksulluğa ve işkenceye dayanabilmesine, fikri ve toplumsal mücadelenin ateşine bağlı olduğunu bilir. O, çevresi tarafından biçimlendirilmez, tam tersine, çevresinin biçimlendirir. Bilim ve teknoloji aracılığıyla insanlar üzerinde sürekli uygulanan baskılardan kendini inanç ve şuurla kurtarır. Tabiat ve verasetin, tarihin, toplumun ve çevrenin zorlamalarından -bu üç zincirden- bilim ve teknolojinin öncülüğünden kendini kurtarmıştır. Dördüncü zincir olan kendi nefsinden de aşkla kurtulacaktır. Kendi benliğine isyan eder, onu yola getirir, terbiye eder. içinde yaşadığı toplumun ve ırkın, veraset yoluyla kendine geçen ölçü ve kurallarından (ki bunların hepsi izafidir ve çevre şartlarının ürünüdür) kişiliğini kurtarıp ebedi ve ilahi kuralları keşfederek, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanır. Artık, düşünmeden ve sadece kendisine görev diye belletildiği için davranmaktan vazgeçer. Ahlakı, toplumsal şuurun kendisine zorla kabul ettirdiği yasaklar toplamı olmaktan çıkar. iyilik, kişiliğiyle özdeşleşir; yüce değerler, öz benliğinin temelleri haline gelir. Yaşaması, düşünmesi, sevmesi bunlarla bütünleşir.
Onun elinde sanat, birikmiş enerjinin boşalmasına yarayan bir oyuncak ve bir eğlence olmaktan çıkar. Cinsiyetin, siyasetin ve sermayenin kölesi değildir. Sanat, Allah'ın insanlara verdiği özel bir emanettir. Mutlak özgürlük, mutlak şuur ve mutlak yaratıı güç Allah'ındır. Allah'ın kendi suretine uygun olarak yarattığı, emanetini teslim ettiği ideal insan, güzellik, fazilet ve hikmetle dolup taşan sonsuz iradedir. Bütün tabiatta, izafi bir özgürlüğe, izafi bir şuura ve izafi bir yaratıcılığa sahip olan sadece insandır.
ideal insanın üç özelliği vardır: Doğruluk, iyilik ve güzellik; bir başka deyişle bilgi, ahlak ve sanat. O, Allah'ın halifesidir. Aşk ve bilgiyle donatılarak yeryüzüne sürülmüştür. Her şey onun emrindedir. Melekler bile onun önünde secde etmişlerdir. Allah'ın halifesi, kullukla, emanet yükünü taşıyarak tarihin sonuna ve tabiatın nihai sınırına gelip dayanmıştır.
Diriliş başlamak üzeredir!"****
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar