bugün

ulu roman

Ağaçlar rüzgarla dans eder gibiydi. Yeşil ince dallar bir o yana bir bu yana gidip geliyordu. Etraf sarı, mor, mavi lalelerle doluydu. Mor çuha çiçekleri de vardı, kapanmayacak gibi duruyordu. Gökte bir tane bile bulut görünmüyordu. Floryalar, sakalar, serçeler ötüşerek ortalığın tozunu attırıyorlardı. Pürrr havalanıp, pürrr konuyorlar, insanın başını döndürüyorlardı. Ağacçların denizi kapattığı yerden sarı, sapsarı güzel bir kız çıktı. Yüzü kanla renklenmişti. Neşe içindeydi. Elindeki pamuk şekerin son parçasını da yedi. Ağzını eliyle sildi. Deniz çok güzel görünüyordu. Metal mavi menevişeniyor, metal pembe menevişleniyor, Metal yeşil menevişleniyor, Metal mor menevişleniyordu. Kız bir yunusun denizden çıktığını gördü. Elini telefonuna götürdü. Bi fotoğraf çekeyim diye geçirdi içinden. Ama yunus bir daha çıkmadı.
© copyright 2005 - 2026