bugün
- sözlükler arası savaş çıksa8
- çay içen kız8
- yıkık yazarlar4
- ütü12
- çaya şeker atan erkek4
- latte içen erkek4
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- oralet içen erkek3
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- oturunca göbeği kat kat olan kız2
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- placebo dinleyen erkeklerdeki hafif gaylik2
- tavada yumurta yapmak2
- iq düşüren şeyler3
- kadınların erkeklerin götlerine bakması2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- zaman2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu3
- uludağ sözlük çeteleri9
- sevda gazozcusu2
- anın fotoğrafı14
- forlove197
- ütü ile yemek yapmak3
- tinder'ı mastürbasyon için kullanmak2
- gocu bak bi5
- renault vel satis2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- en boktan on yıl7
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- çabasız şıklık3
- akşam esintisi3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- beyler çok acil bakar mısınız4
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- davetsiz misafir2
- saat2
- patates kızartması2
- demokratik sol parti3
- altın oran kaş3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- türkiye de fiyatların çok uygun olması2
- red flag erkek listesi9
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- dede torun ilişkisi2
gelin az dertleşelim...
galiba sözlüğe girmeyeli 2 ay falan olmuş. aklıma geldi bir bakayım dedim. bir de canım o kadar sıkkın ki. mevzu ne biliyor musunuz?
bir arabam vardı, servis çekiyordum. bir şekilde elimden çıktı, borç harç derken satmak zorunda kaldım ve diğer servislerde iş bulamadım kendime. açıktan da üniversite okuyordum, 2012'de mezun olduk. dur bir de kpss deneyeyim yeşillik olsun dedim. öyle adam akıllı da çalışmadım eskilerden aklımda kaldığınca girdim sınava. tabii arabada vardı o zaman çok önemsemedim açıkçası. 77 puan almışım. eh işte denebilecek bir puan. tabi sonradan araştırdım ki bu puan fazla iş yapmazmış. arabada gitti... işsizlik başladı, işsizlik başlayınca en yakınındakilerin bile kirli yüzünü görüyorsun. herkes maskelerini çıkarıp atıyor suratından hem de herkes.
genciz, hamd olsun sağlığım sıhhatimde yerinde ama bir kere düşmeye gör. bir kere düzenin bozulmaya görsün. inanın toparlanması o kadar zor oluyor ki anlatamam. bocalıyorum son birkaç aydır, parasızlık, borçlar, sosyal baskı. of of...
bir de önüne gelen akıl tüccarlığı yapıyor size işte o daha çok koyuyor. çünkü niyetleri üzüm yemek değil, bağcı sizsiniz; sizi dövüyorlar. eniştem geldi bugün, zengindir; allah daha çok versin kimsenin kesesinde gözüm yok. zengin adamın egosu necis olur nedense. ister istemez yukarıdan bakar sana, söze başlarken;
--spoiler--
ben bile...
--spoiler--
diye başlarlar. sormak geldi içimden sen kimsin? diye. yok işte yok, kapasitem bu, elimden gelen bu. şu anda yazacak bir şey bulamıyorum. yani öyle bir vaziyetteyim ki tarifi yok. gümrük muhafaza başvuruları vardı, dedim ona başvurayım. neyse başvurduk, mülakata da girdim, babam emekli maaşını aldığında çektim parayı bastım ankara'ya gittim. mülakata girdik ettik döndüm geldim. sonuçlar bu akşam açıklanmış, nasip değilmiş demek ki, sürekli bununla avutuyoruz kendimiz, bununla teselli olmak öğretilmiş ya hepimize. olmadı abi olmadı... yok işte. şimdi düşünüyorum evdekilere olmadığını nasıl anlatacağımı, nereden başlayacağımı da blmiyorum. nereye başvurduysam dönüş olmadı. bekliyoruz işte. oturup hesaba vurdum, 30.000 kadar borç var. ve elde olan ise sıfır.
bizim peder arada laf ediyor duyuyorum geceleri. evden defolsun gitsin falan. dedim ya para yoksa herkes maskeleri tek tek atıyor yüzünden. dişlerimi sıkmaktan bir hal oldum. gücüme gidiyor bu olanlar. ya tüm bunlar imtihanımız ya da gerçekten ben çok basiretsiz, çok beceriksiz bir adamım. çıkamadım işin içinden. benimle yaşıt çoğu arkadaşım evlendi barklandı. bir düzenleri var, tamam kıstasımız evli olmak değil ama bir düzeni olmalı insanın. insanlar ise anlamıyorlar, en çok da gücüme giden sevdiğim insanların bir bir sırt çevirmesi. sevdiğim insan ise artık yok. o da yok artık. o olsaydı böyle olmazdı. hayat işte, bazen hesap etmediğiniz şeyleri çıkarıyor karşınıza elden ne gelir ki? sadece sabretmek ve bu anların bir an önce bitmesini beklemek. sadece beklemek. her şeyi bekliyoruz.
ama yine de umudumu yitirmiyorum, insanların benim hakkımda ne düşündüğünü hatta anamın babamın kardeşlerimin, o dış kapının dış mandalı enişte olacak pezevenklerin ne düşündüğünü çok iyi biliyorum. sadece kimsenin kalbini kırmamak için susuyorum. ama allah'a and içtim, buradan gitme imkanı bulduğumda asla ve asla geri dönmeyeceğim daha. çünkü beni buraya bağlayan hiçbir şeyin olmadığını son 6 aydır öğrenmiş oldum. herkesi çok iyi tanıdım. herkesi... bir yandan iyi oldu bir yandan ise dünyam başıma yıkıldı. mesela yarın pazar, nereye gideceğimi ne yapacağımı hiç bilmiyorum. bir saat sonrasından haberim yok. galiba amacım yok bu aralar.
gümrük işine çok bağlamıştım kendimi, tamam galiba bu sefer olacak demiştim ama olmadı. vermeyince mabud neylesin mahmut derler ya. bizim ki de o hesap.
allah büyük, elden fazlası gelmiyor. yalnız bir şeyi merak ediyorum;
cebimdeki para ile itibar görecek, bununla adam yerine konacak seviyeye inecek kadar ne kötülük yaptım da bu geldi başıma. anlayamıyorum insanları.
tek suçum ney? işte onu bulamıyorum.
galiba sözlüğe girmeyeli 2 ay falan olmuş. aklıma geldi bir bakayım dedim. bir de canım o kadar sıkkın ki. mevzu ne biliyor musunuz?
bir arabam vardı, servis çekiyordum. bir şekilde elimden çıktı, borç harç derken satmak zorunda kaldım ve diğer servislerde iş bulamadım kendime. açıktan da üniversite okuyordum, 2012'de mezun olduk. dur bir de kpss deneyeyim yeşillik olsun dedim. öyle adam akıllı da çalışmadım eskilerden aklımda kaldığınca girdim sınava. tabii arabada vardı o zaman çok önemsemedim açıkçası. 77 puan almışım. eh işte denebilecek bir puan. tabi sonradan araştırdım ki bu puan fazla iş yapmazmış. arabada gitti... işsizlik başladı, işsizlik başlayınca en yakınındakilerin bile kirli yüzünü görüyorsun. herkes maskelerini çıkarıp atıyor suratından hem de herkes.
genciz, hamd olsun sağlığım sıhhatimde yerinde ama bir kere düşmeye gör. bir kere düzenin bozulmaya görsün. inanın toparlanması o kadar zor oluyor ki anlatamam. bocalıyorum son birkaç aydır, parasızlık, borçlar, sosyal baskı. of of...
bir de önüne gelen akıl tüccarlığı yapıyor size işte o daha çok koyuyor. çünkü niyetleri üzüm yemek değil, bağcı sizsiniz; sizi dövüyorlar. eniştem geldi bugün, zengindir; allah daha çok versin kimsenin kesesinde gözüm yok. zengin adamın egosu necis olur nedense. ister istemez yukarıdan bakar sana, söze başlarken;
--spoiler--
ben bile...
--spoiler--
diye başlarlar. sormak geldi içimden sen kimsin? diye. yok işte yok, kapasitem bu, elimden gelen bu. şu anda yazacak bir şey bulamıyorum. yani öyle bir vaziyetteyim ki tarifi yok. gümrük muhafaza başvuruları vardı, dedim ona başvurayım. neyse başvurduk, mülakata da girdim, babam emekli maaşını aldığında çektim parayı bastım ankara'ya gittim. mülakata girdik ettik döndüm geldim. sonuçlar bu akşam açıklanmış, nasip değilmiş demek ki, sürekli bununla avutuyoruz kendimiz, bununla teselli olmak öğretilmiş ya hepimize. olmadı abi olmadı... yok işte. şimdi düşünüyorum evdekilere olmadığını nasıl anlatacağımı, nereden başlayacağımı da blmiyorum. nereye başvurduysam dönüş olmadı. bekliyoruz işte. oturup hesaba vurdum, 30.000 kadar borç var. ve elde olan ise sıfır.
bizim peder arada laf ediyor duyuyorum geceleri. evden defolsun gitsin falan. dedim ya para yoksa herkes maskeleri tek tek atıyor yüzünden. dişlerimi sıkmaktan bir hal oldum. gücüme gidiyor bu olanlar. ya tüm bunlar imtihanımız ya da gerçekten ben çok basiretsiz, çok beceriksiz bir adamım. çıkamadım işin içinden. benimle yaşıt çoğu arkadaşım evlendi barklandı. bir düzenleri var, tamam kıstasımız evli olmak değil ama bir düzeni olmalı insanın. insanlar ise anlamıyorlar, en çok da gücüme giden sevdiğim insanların bir bir sırt çevirmesi. sevdiğim insan ise artık yok. o da yok artık. o olsaydı böyle olmazdı. hayat işte, bazen hesap etmediğiniz şeyleri çıkarıyor karşınıza elden ne gelir ki? sadece sabretmek ve bu anların bir an önce bitmesini beklemek. sadece beklemek. her şeyi bekliyoruz.
ama yine de umudumu yitirmiyorum, insanların benim hakkımda ne düşündüğünü hatta anamın babamın kardeşlerimin, o dış kapının dış mandalı enişte olacak pezevenklerin ne düşündüğünü çok iyi biliyorum. sadece kimsenin kalbini kırmamak için susuyorum. ama allah'a and içtim, buradan gitme imkanı bulduğumda asla ve asla geri dönmeyeceğim daha. çünkü beni buraya bağlayan hiçbir şeyin olmadığını son 6 aydır öğrenmiş oldum. herkesi çok iyi tanıdım. herkesi... bir yandan iyi oldu bir yandan ise dünyam başıma yıkıldı. mesela yarın pazar, nereye gideceğimi ne yapacağımı hiç bilmiyorum. bir saat sonrasından haberim yok. galiba amacım yok bu aralar.
gümrük işine çok bağlamıştım kendimi, tamam galiba bu sefer olacak demiştim ama olmadı. vermeyince mabud neylesin mahmut derler ya. bizim ki de o hesap.
allah büyük, elden fazlası gelmiyor. yalnız bir şeyi merak ediyorum;
cebimdeki para ile itibar görecek, bununla adam yerine konacak seviyeye inecek kadar ne kötülük yaptım da bu geldi başıma. anlayamıyorum insanları.
tek suçum ney? işte onu bulamıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar