bugün
- sevişirken video çekmek10
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı8
- en son aldığınız iltifat13
- türk ateisti2
- la ilahe illallah2
- sözlük kızları nerede2
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- yunanistan24
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- nebiye salat ve resule itaat4
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- cem küçük9
- adalet ve kalkınma partisi4
- japonya23
- bir ayın daha bitmesi3
- demet akalın'ın bacakları2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- sözlük yazarı dövmek2
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- hayvan gibi acı salça yemek5
- üşüyen erkek12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- instagram7
- yeğenin başa kalması2
- daş göprü sarmsağ geldih4
- gürcistan26
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- aşka düşmek4
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- evli bir kadın neden süslenir3
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- gelecek partisi'nin kapanması12
- gocu12
- salat vakitleri2
- arkadaşlar burada ne yazıyor2
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- meme çapını ölçmek3
- ben uyuyorum ulan var mı2
her şeyden önce her yere koşarak gitmektir. öyle ya, hemen büyümek lazım, belki koşarsak daha çok büyürüz.
ufacık şeylere bağıra bağıra ağlamaktır.
çünkü o güne dek yaşanmış en büyük dert odur. hatta kimse seni anlayamaz, ne kadar acı çektiğini kimseler bilmez.
e aynı şekilde gülerken de sesli gülmektir. çünkü gülünen şey, her ne ise çok komiktir. zaten öğretmen de güldüğünde hep merak edip demez mi, "bize de söyleyin de hep beraber gülelim" diye. merak eder çünkü, kıskanır. sesli gülmekten utanmamaktır, çocukluk.
yemek yerken konuşmak dahası ağzını şapırdatmaktır.
televizyonda kurabiye canavarı kurabiyeleri döke saça yiyorsa ve onları yerken "nam nam nam" diye ses çıkarabiliyorsa, biz de çıkarabiliriz.
bir de şey var, oyundan geri kalmamak için hızlı hızlı yeyip ağzı tıklım tıklım doldurmaktır ve her defasında anneden "yavaş ye boğulacaksın, kaçmıyor oyun" sözünü işitmektir.
papatyalardan taç yapmak, susuz gölde su varmış gibi hayal edip balık tutmaktır. ne de olsa vakit boldur ve zaman da zaten geçmek bilmiyordur.
aileden gizli organize olup denize kaçmaktır. yine aynı organizasyonla bahçelerden erik (ç)almaktır. ama yazıktır, çürüsün mü erikler? tamam sustum. ama bir daha olsa bir daha yapardım, ne yapalım.
en çok erik yeme yarışması yapıp boğularak ölmekten son anda kurtulmaktır.
tüm gün oyun oynamaktan yorgun düşüp, akşam televizyon karşısında uyumaktır. sonra baba kucağında odaya giderken, uyuyor numarası yapmaktır. babanın da her defasında -nasıl oluyorsa- bunu anlayıp "numaracı seni" deyişine gülmemek için kendini zor tutmaktır.
her yeni tanıdığın kişiye sen diye hitap etmektir ama yabancılarla konuşmamaktır. barış manço öyle der çünkü.
hafta sonu çizgi film izleyebilmek için erkenden kalkmaktır. o da yetmezmiş gibi okul çıkışı da televizyondaki power ranger'a yetişebilmek için eve koşarak gelmek ve önlükle televizyon karşısına oturmaktır.
karda kaymak, yağmurlu havalarda su birikintilerinin içine zıplamaktır. sonra da anneden azar işitip, anne dayağı yeyip, "anne" diye ağlamaktır.
bisikletten düşüp ağlamamak, kardeş bisikletten düşünce ortalığı velveleye vermektir.
köpek ısırdığında, köpeğe "kötü köpek beni çok üzdün" diye şikayette bulunmaktır.
çimlere korkusuzca uzanmak, salıncakla gökyüzüne çıkmak, ağaçlara tırmanmaktır.
hepsinden önemlisi, "dünyalar kadar" sevmektir.
ufacık şeylere bağıra bağıra ağlamaktır.
çünkü o güne dek yaşanmış en büyük dert odur. hatta kimse seni anlayamaz, ne kadar acı çektiğini kimseler bilmez.
e aynı şekilde gülerken de sesli gülmektir. çünkü gülünen şey, her ne ise çok komiktir. zaten öğretmen de güldüğünde hep merak edip demez mi, "bize de söyleyin de hep beraber gülelim" diye. merak eder çünkü, kıskanır. sesli gülmekten utanmamaktır, çocukluk.
yemek yerken konuşmak dahası ağzını şapırdatmaktır.
televizyonda kurabiye canavarı kurabiyeleri döke saça yiyorsa ve onları yerken "nam nam nam" diye ses çıkarabiliyorsa, biz de çıkarabiliriz.
bir de şey var, oyundan geri kalmamak için hızlı hızlı yeyip ağzı tıklım tıklım doldurmaktır ve her defasında anneden "yavaş ye boğulacaksın, kaçmıyor oyun" sözünü işitmektir.
papatyalardan taç yapmak, susuz gölde su varmış gibi hayal edip balık tutmaktır. ne de olsa vakit boldur ve zaman da zaten geçmek bilmiyordur.
aileden gizli organize olup denize kaçmaktır. yine aynı organizasyonla bahçelerden erik (ç)almaktır. ama yazıktır, çürüsün mü erikler? tamam sustum. ama bir daha olsa bir daha yapardım, ne yapalım.
en çok erik yeme yarışması yapıp boğularak ölmekten son anda kurtulmaktır.
tüm gün oyun oynamaktan yorgun düşüp, akşam televizyon karşısında uyumaktır. sonra baba kucağında odaya giderken, uyuyor numarası yapmaktır. babanın da her defasında -nasıl oluyorsa- bunu anlayıp "numaracı seni" deyişine gülmemek için kendini zor tutmaktır.
her yeni tanıdığın kişiye sen diye hitap etmektir ama yabancılarla konuşmamaktır. barış manço öyle der çünkü.
hafta sonu çizgi film izleyebilmek için erkenden kalkmaktır. o da yetmezmiş gibi okul çıkışı da televizyondaki power ranger'a yetişebilmek için eve koşarak gelmek ve önlükle televizyon karşısına oturmaktır.
karda kaymak, yağmurlu havalarda su birikintilerinin içine zıplamaktır. sonra da anneden azar işitip, anne dayağı yeyip, "anne" diye ağlamaktır.
bisikletten düşüp ağlamamak, kardeş bisikletten düşünce ortalığı velveleye vermektir.
köpek ısırdığında, köpeğe "kötü köpek beni çok üzdün" diye şikayette bulunmaktır.
çimlere korkusuzca uzanmak, salıncakla gökyüzüne çıkmak, ağaçlara tırmanmaktır.
hepsinden önemlisi, "dünyalar kadar" sevmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar