bugün
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- fusya şemsiyeli ve hipopotam6
- hilafetin türklere faydası18
- kız sanılan yazarlar9
- kibarhergele14
- masum sözlük kızları3
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- george washington7
- sorusormayin7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- fenerbahçe adası4
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- sözlüğün kırbacı10
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- pavyonları dönüştürmek5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- unutulmayan anılar2
- cehennemde sigara içme yasağı5
- ucan tekme atan hipopotam45
- ismet gurbuz bey bey3
- kuz3
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- hangi yazarla çift olursunuz28
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- lahana sarma turşusu3
- kuzum2
- erecto bey bey2
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- özgür özel3
- yazarların sağlık sorunları7
- total war3
- her kararın başka bir ihtimali öldürmesi2
- karıncaların trafik sıkışıklığı yaşaması2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- kırmızı ruj vs pembe ruj2
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- günün kitabı2
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- emniyet kemeri2
- dört gazeteciye fon iddiaları soruşturması2
- ya bi siktirin gidin15
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
bulaşıcıdır.
önlenemez bir hastalıktır.
toplumumuzda yaygın olarak görülmekteddir.
sebepleri çeşitli olmakla birlikte, en temel sorun kişinin istediği hayatı yaşamaması ve bunun neticesinde istediklerine sahip olamamasıdır. maddi manevi olarak ikiye ayrılır.
sinsi bir hastalıktır, çoğu kez geçicek, hayırlısı buymuş, kısmet değilmiş gibi sözlerle geçiştirilmeye ve kaderde bunu da görmek varmış, zaten talih kuşu bizim kafamıza sıçmaz gibi kocakarı ilaçlarıyla tedavi edilmeye çalışır. kesin bir tedavisi olmamakla birlikte kişinin yaşam tarzını değiştirip kendine yeni pencereler açması, ilgi alanlarını değiştirmesi gibi ilaçlarla başarılı sonuçlar alındığı görülmüştür, ayrıyetten bazı bünyelerde ise bulunduğu durumu kabul etme, hırpaniliğini olumlu bir özellik gibi gösterip, cahilliği ve kabalığı marifet sayma gibi sonuçlar doğurmuştur.
gelir düzeyi yüksek kesimde mutsuzluk, genel olarak manevi tatminsizliktir, kısa süreli modacılık, yardım derneklerinde gönüllülük, yemek kitabı yazma yahut yoga, plates gibi yollarla tedavi edilir.
gelir düzeyi orta kesimde mutsuzluk, genel olarak hayat gailesidir. daha çok işten kendine vakit ayıramamak, tiyatroya mı gitsem bugün eve pasta alıp çoluk çocuğu mu sevindirsem arasındaki gel-gitler şahısları yıpratmakta mutsuzluk hastalığına gark etmektedir. tedavisi yukarıda bahsettiğimiz hayırlısı, kader yahut çocukları gezmeye çıkarıp onlara dondurma ısmarlamaktır.
gelir düzeyi düşük ya da yok seviyesinde olan kesimde ise mutsuzluk genel olarak farkedilmeyen hatta hastalık olarak görülmeyen bir hastalıktır. fakat her sinsi hastalıkta olduğu gibi bu grupta da hastalık ağır geçer ve kişinin karakterini ağır şekilde tahrip ederek yabani, hırpani ve hatta bazen izole bazen saldırgan bir hale dönüştürür. tedavisi kadınlarda kapı önü muhabbetleri yahut komşunun düğününe gitmek belki de kızına çeyiz işlemek gibi ulaşılabilir yollar olabilir. erkeklerde ise kahvede oyun oynamak, ucuza arsa düşürmek gibi yollar rağbet gören yollardan bazılarıdır.
işbu entry sadece gözleme dayanmaktadır, belirli kurum, kuruluş ya da kişilerle ilgisi yoktur.
önlenemez bir hastalıktır.
toplumumuzda yaygın olarak görülmekteddir.
sebepleri çeşitli olmakla birlikte, en temel sorun kişinin istediği hayatı yaşamaması ve bunun neticesinde istediklerine sahip olamamasıdır. maddi manevi olarak ikiye ayrılır.
sinsi bir hastalıktır, çoğu kez geçicek, hayırlısı buymuş, kısmet değilmiş gibi sözlerle geçiştirilmeye ve kaderde bunu da görmek varmış, zaten talih kuşu bizim kafamıza sıçmaz gibi kocakarı ilaçlarıyla tedavi edilmeye çalışır. kesin bir tedavisi olmamakla birlikte kişinin yaşam tarzını değiştirip kendine yeni pencereler açması, ilgi alanlarını değiştirmesi gibi ilaçlarla başarılı sonuçlar alındığı görülmüştür, ayrıyetten bazı bünyelerde ise bulunduğu durumu kabul etme, hırpaniliğini olumlu bir özellik gibi gösterip, cahilliği ve kabalığı marifet sayma gibi sonuçlar doğurmuştur.
gelir düzeyi yüksek kesimde mutsuzluk, genel olarak manevi tatminsizliktir, kısa süreli modacılık, yardım derneklerinde gönüllülük, yemek kitabı yazma yahut yoga, plates gibi yollarla tedavi edilir.
gelir düzeyi orta kesimde mutsuzluk, genel olarak hayat gailesidir. daha çok işten kendine vakit ayıramamak, tiyatroya mı gitsem bugün eve pasta alıp çoluk çocuğu mu sevindirsem arasındaki gel-gitler şahısları yıpratmakta mutsuzluk hastalığına gark etmektedir. tedavisi yukarıda bahsettiğimiz hayırlısı, kader yahut çocukları gezmeye çıkarıp onlara dondurma ısmarlamaktır.
gelir düzeyi düşük ya da yok seviyesinde olan kesimde ise mutsuzluk genel olarak farkedilmeyen hatta hastalık olarak görülmeyen bir hastalıktır. fakat her sinsi hastalıkta olduğu gibi bu grupta da hastalık ağır geçer ve kişinin karakterini ağır şekilde tahrip ederek yabani, hırpani ve hatta bazen izole bazen saldırgan bir hale dönüştürür. tedavisi kadınlarda kapı önü muhabbetleri yahut komşunun düğününe gitmek belki de kızına çeyiz işlemek gibi ulaşılabilir yollar olabilir. erkeklerde ise kahvede oyun oynamak, ucuza arsa düşürmek gibi yollar rağbet gören yollardan bazılarıdır.
işbu entry sadece gözleme dayanmaktadır, belirli kurum, kuruluş ya da kişilerle ilgisi yoktur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar