bugün
- kızları en güzel olan şehir10
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor13
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz9
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması11
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi11
- atatürk'e alerjisi olan tipler10
- hristiyanlık7
- sözlükteki satranç taşları4
- kadın nefreti3
- gecenin şarkısı11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sözler köşkü6
- arabada son ses dinlenecek şarkılar2
- erkek nefreti2
- irmik helvası3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sırrı süreyya önder28
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- silver ile evlenecek erkek52
- sözlüğü annesi gibi gören insan2
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- sıpsıkıcı olmanız4
- sözlük açsanız ismi ne olurdu2
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- şikeci amedspor5
- askerde sözlüğe girmek4
- multitap2
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- normal sözlük ismi ne2
- burcu akrep olan birini akrep sokması3
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- bodofff2
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması2
- sözlüğün bitmiş olması3
- sarapci koala58
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- müslüman cinler2
- mesaj atıp konuşmayan kız2
- 1948 arap israil savaşı2
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- tutmayan başlık açma rehberi7
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
mankurtlaşmış cemaatçi zırvası.
bırakın arkadaşım neyin peşindesiniz? neyi savunuyorsunuz?
adamlar kendileri itiraf ediyorlar, "türkleri arkadan vurduk" diyorlar;
http://www.zaman.com.tr/d...elini-oduyoruz_51830.html
kaynak olarak özellikle zaman gazetesini seçtim ki bu beyinsizlere kaynak da beğendiremeyiz zira.
çağlar boyu arap ihanetleri konu başlığında da incelemiştik bunları.
filistinli bakan salim tamari'nin kendi sesinden, kendi beyanatından referanslar aldık.
--spoiler--
Bizim Şerif Hüseyin dediğimiz Hüseyin bin Ali, 1856da Mekkede doğdu. Sultan Abdülhamidin iktidarı sırasında Arap bağımsızlığı hevesine düştüğü farkedilince istanbuldan ayrılması yasaklandı. Senelerce evinden dışarıya adım atamadı ama Abdülhamidi deviren ittihadçılar akıl almaz bir iş yapıp Hüseyini Mekkeye Emir tayin ettiler.
Derken Birinci Dünya Savaşı patladı ve Hüseyinin ingilizlerle çok önceden başlayan teması semeresini verdi, kendisini Hicaz Kralı ilán etti ve zamanın hükümdarı Sultan Reşadın ilán ettiği cihada karşı iki ayrı cihad bildirisiyle cevap verdi.
26 Haziran 1916 tarihli ilk bildirisi "Türkler dinden çıktılar. islámın kanunlarını ve geleneklerini ihlál ediyorlar. Artık Allahın emirlerine uymuyor, emredilenin aksini yapıyor, biz Arapların asırlardır devam edegelen ádetlerine saygı göstermiyorlar" diye başlıyor,
"Arapların Türk idaresine karşı cihada girişmeleri farzdır..." sözleriyle bitiyordu.
10 Eylül 1916daki ikinci bildirisinde ise "islam dünyasındaki bütün kardeşlerimi bu yıkıcı, bozguncu, aptal ve alçak kişilere (yani, biz Türklere) itaat etmemeye çağırıyorum. Allaha itaat etmeyenlere itaat edilmez!" diyordu.
ingilizlerin meşhur casusu Lawrensin Arap kabilelere dağıttığı altınlar Arap dünyasına istanbuldaki Sultan-Halifenin ilán ettiği cihaddan daha cazip geldi ve Şerif Hüseyinin başlatığı isyanla sadece Arap Yarımadasını ve Ortadoğuyu değil, onbinlerce askerimizi de geri gelmemecesine oralarda bıraktık.
Ama bizim uğradığımız bütün bu kayıplar Şerif Hüseyine de birşey kazandırmadı ve hayalleri boş çıktı.
Krallığından sonra ilán ettiği hilafetini kendisine bağlı birkaç kabile dışında hiç kimse tanımadı, sonra talihi tersine döndü ve Arabistan Krallığı tahtını 1924te Suudi Arabistanın şimdiki hákimi olan Suudi hanedanının kurucusu ibn-i Suuda terkedip Kıbrısa kaçmak zorunda kaldı.
Şerif Hüseyin, 1931 Haziranının ilk haftasında Ammanda, sürgünde öldü.
Başında bekleyenler ölümünden birkaç gün önce, henüz kendisini kaybetmediği sırada "Osmanlıya kılıç çekmemeliydim. ihanetimin bedelini ödüyorum" diye sayıkladığını ve liderliğini yaptığı isyanın ailesinin üzerine bir lanet, bir şeamet getirmesi endişeleri içerisinde can verdiğine şahit oldular.
Derken, oğullarının hiçbiri yatağında can veremedi, ya bir suikastte yahut şaibeli ameliyatlarda ölüp gittiler.
Uğursuzluk torunlarına kadar uzandı ve soyundan gelen birçok kral hayattan aynı şekilde ayrıldı.
--spoiler--
yeter mi amına çaktıklarım? yoksa daha uzun uzun yazayım mı?
araplar ihanet etmedi ha?
hasiktirin ordan...
bırakın arkadaşım neyin peşindesiniz? neyi savunuyorsunuz?
adamlar kendileri itiraf ediyorlar, "türkleri arkadan vurduk" diyorlar;
http://www.zaman.com.tr/d...elini-oduyoruz_51830.html
kaynak olarak özellikle zaman gazetesini seçtim ki bu beyinsizlere kaynak da beğendiremeyiz zira.
çağlar boyu arap ihanetleri konu başlığında da incelemiştik bunları.
filistinli bakan salim tamari'nin kendi sesinden, kendi beyanatından referanslar aldık.
--spoiler--
Bizim Şerif Hüseyin dediğimiz Hüseyin bin Ali, 1856da Mekkede doğdu. Sultan Abdülhamidin iktidarı sırasında Arap bağımsızlığı hevesine düştüğü farkedilince istanbuldan ayrılması yasaklandı. Senelerce evinden dışarıya adım atamadı ama Abdülhamidi deviren ittihadçılar akıl almaz bir iş yapıp Hüseyini Mekkeye Emir tayin ettiler.
Derken Birinci Dünya Savaşı patladı ve Hüseyinin ingilizlerle çok önceden başlayan teması semeresini verdi, kendisini Hicaz Kralı ilán etti ve zamanın hükümdarı Sultan Reşadın ilán ettiği cihada karşı iki ayrı cihad bildirisiyle cevap verdi.
26 Haziran 1916 tarihli ilk bildirisi "Türkler dinden çıktılar. islámın kanunlarını ve geleneklerini ihlál ediyorlar. Artık Allahın emirlerine uymuyor, emredilenin aksini yapıyor, biz Arapların asırlardır devam edegelen ádetlerine saygı göstermiyorlar" diye başlıyor,
"Arapların Türk idaresine karşı cihada girişmeleri farzdır..." sözleriyle bitiyordu.
10 Eylül 1916daki ikinci bildirisinde ise "islam dünyasındaki bütün kardeşlerimi bu yıkıcı, bozguncu, aptal ve alçak kişilere (yani, biz Türklere) itaat etmemeye çağırıyorum. Allaha itaat etmeyenlere itaat edilmez!" diyordu.
ingilizlerin meşhur casusu Lawrensin Arap kabilelere dağıttığı altınlar Arap dünyasına istanbuldaki Sultan-Halifenin ilán ettiği cihaddan daha cazip geldi ve Şerif Hüseyinin başlatığı isyanla sadece Arap Yarımadasını ve Ortadoğuyu değil, onbinlerce askerimizi de geri gelmemecesine oralarda bıraktık.
Ama bizim uğradığımız bütün bu kayıplar Şerif Hüseyine de birşey kazandırmadı ve hayalleri boş çıktı.
Krallığından sonra ilán ettiği hilafetini kendisine bağlı birkaç kabile dışında hiç kimse tanımadı, sonra talihi tersine döndü ve Arabistan Krallığı tahtını 1924te Suudi Arabistanın şimdiki hákimi olan Suudi hanedanının kurucusu ibn-i Suuda terkedip Kıbrısa kaçmak zorunda kaldı.
Şerif Hüseyin, 1931 Haziranının ilk haftasında Ammanda, sürgünde öldü.
Başında bekleyenler ölümünden birkaç gün önce, henüz kendisini kaybetmediği sırada "Osmanlıya kılıç çekmemeliydim. ihanetimin bedelini ödüyorum" diye sayıkladığını ve liderliğini yaptığı isyanın ailesinin üzerine bir lanet, bir şeamet getirmesi endişeleri içerisinde can verdiğine şahit oldular.
Derken, oğullarının hiçbiri yatağında can veremedi, ya bir suikastte yahut şaibeli ameliyatlarda ölüp gittiler.
Uğursuzluk torunlarına kadar uzandı ve soyundan gelen birçok kral hayattan aynı şekilde ayrıldı.
--spoiler--
yeter mi amına çaktıklarım? yoksa daha uzun uzun yazayım mı?
araplar ihanet etmedi ha?
hasiktirin ordan...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar