bugün
- sözlükten soğuma nedenleri14
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi6
- hamburger date5
- simko316
- ben geldim kerkenezler3
- pizza yemek7
- claudian clouds19
- kısır3
- mehdi aleyhisselam3
- sözlük ırkçıları8
- üniversite mezunu işsiz3
- akrep burcu kini5
- ghosting3
- sahibinden com salakları3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- iyi parti13
- halife mehdi ismet2
- onun adı ismettir mehdiyeti kısmettir2
- burçlara inanan insanlar oy kullanmalı mı5
- pareidolia sayesinde tüm örüntüleri görmek2
- aleksey batrakov11
- nihayet gonca nerede sorusu2
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- cinler musallat istatistiği7
- diego moreira2
- tribündeki küçük fenerbahçeliyi kurtaran komiser3
- çerçeve yasa35
- delilik ruhu anti christ'tan gelir3
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- akıl hastalıkları bölümünde yatmak3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- amedspor14
- alttaki yazara motto ver16
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- hastanede sadece size denk gelen habis tesadüfler2
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- günün sözü4
- flört uygulamalarının yalan dolan olması4
- ozempic2
- aşk2
- erkek dediğin içinde gezdirir mutlu eder3
- bebek katili öcalan11
- osuruktan şiirler22
- where is my mind vs creep3
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- deniz zeyrek3
- kendini değersizleştiren insan8
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- 25 kare teknigi2
Solun uzun zamandır gündeminde olan bir tartışma var: 'genel siyasi af tartışması'. Bugün bizim ilkin, kendi içimizdeki sorunlara, geçmişten gelen, esasında sermaye iktidarlarından başka kimseye yaramayan kavgalarımıza bir af çıkartmamız gerekmektedir. 80'den sonra mücadeleyle tanışmış olan bir çok insanın -ki bunlar bugün tüm sol örgütlerimizin en geniş nüfusuna denk gelir- bu kavgalardan siyasi olarak en ufak fayda sağladığını görmüyoruz. Hatta bu tartışmalar, uzun kış gecelerinde büyüklerimizin anlattığı soba başı hikayeler gibi dinlenmekte. Bu durumda yapılması gereken yeni bir örgütlenme, yeni bir siyasi propaganda ve mücadelede biçimi geliştirilmesidir. Bunun için de ortak akla ve kuvvete ihtiyacımız daha önce hiç olmadığı kadardır. Gerekirse, örgütlerin korunduğu, çok parçalı bir birliktelikli bir yapıya ulaşılmalı. Bunun için, her türlü ayrılıkçı, solu birbirine düşürücü yayın, propaganda yapanları özeleştiriye davet etmemiz gerekmekte. Diğer bir değişle çoktan kaybetmiş olduğumuz ikinci altın anahtarı kullanmaya. Elbette içinde iyi niyette olan, aklı fikri salim insanlarımız bu çağrılara kulak verecektir.
Bazı örgütlerimiz, bu tarz tartışmalar sırasında genelde geçmişten gelen sorunları kastederek devrimci gurur ve onur görüşlerini dile getirmektedir. Yapılan şey tamamiyle feodal bir 'kan davası'ndan ileriye gitmemekte. Her 15-16 Haziranda, her 1 Mayısta, yitirdiğimiz insanların bize bıraktığı mücadelenin ne duruma geldiğini hala göremiyor muyuz? insanlarımız, kardeşlerimiz alanlarda coplar altında ezilirken, emekçilerin milliyetçi-şoven-gerici siyasetlerde çözümler aradığı, F tiplerinde resmen çürütme politikalarının sürdüğü bir ortamda biz hangi gurur ve onurdan bahsetmekteyiz?
Yazımızın en başında belirttiğimiz gibi, kapitalizm ilerliyor, gelişiyor ve kendi içinde her gün daha tutarlı bir hale geliyor. Daha başka bir deyişle, ırkçılığın, savaşların, sömürünün, insan bedenini satmanın ve ucuz iş gücünün daha da içselleştiği bir yapıya ulaşıyor. Bununla birlikte her türlü imkanını da geliştiriyor. Bu durumda birliktelik, ortak akıl bu amansız güce karşı durabilecek tek çözümdür. Emekçilerin, halkın ve tarihin bugün bizlere verdiği görev budur. Güçlü olabildiğimiz sürece kapitalizm kağıttan bir kaplandır. Aksi taktirde, kapitalizm elindeki her türlü imkanlarla bizleri yutacak, birbirimize düşürerek yok edecek bir canavardır. Bunu başarabilirsek, tarihte yeni bir kopuşun, yeniden barış için çalışabilecek bir dünyanın ilk müjdecileri olabiliriz. ilk önce kendimizi bu fırsattan mahrum bırakmamalıyız. Yüz yılı aşkın bir süredir bu topraklarda bu dünyaya hasretiz. insanlığımızın geleceğine, çocuklarımızın, anaların ve gençlerin hayatlarına ihanet etmemeliyiz. Kaybettiğimiz her insan, çözüm üretebileceğimiz durumda olmamıza rağmen bunu yapmamamızdan, birbirimizi daha da küçültmek için uğraşmamızdan dolayı birer ihanet gibi ensemizde nefesini hissettirmektedir. Tarihin bize gösterdiği gibi halkına ihanet eden, her kim olursa olsun yok olmaya mahkumdur. Birliktelik dileğiyle içten selamlar...
Bazı örgütlerimiz, bu tarz tartışmalar sırasında genelde geçmişten gelen sorunları kastederek devrimci gurur ve onur görüşlerini dile getirmektedir. Yapılan şey tamamiyle feodal bir 'kan davası'ndan ileriye gitmemekte. Her 15-16 Haziranda, her 1 Mayısta, yitirdiğimiz insanların bize bıraktığı mücadelenin ne duruma geldiğini hala göremiyor muyuz? insanlarımız, kardeşlerimiz alanlarda coplar altında ezilirken, emekçilerin milliyetçi-şoven-gerici siyasetlerde çözümler aradığı, F tiplerinde resmen çürütme politikalarının sürdüğü bir ortamda biz hangi gurur ve onurdan bahsetmekteyiz?
Yazımızın en başında belirttiğimiz gibi, kapitalizm ilerliyor, gelişiyor ve kendi içinde her gün daha tutarlı bir hale geliyor. Daha başka bir deyişle, ırkçılığın, savaşların, sömürünün, insan bedenini satmanın ve ucuz iş gücünün daha da içselleştiği bir yapıya ulaşıyor. Bununla birlikte her türlü imkanını da geliştiriyor. Bu durumda birliktelik, ortak akıl bu amansız güce karşı durabilecek tek çözümdür. Emekçilerin, halkın ve tarihin bugün bizlere verdiği görev budur. Güçlü olabildiğimiz sürece kapitalizm kağıttan bir kaplandır. Aksi taktirde, kapitalizm elindeki her türlü imkanlarla bizleri yutacak, birbirimize düşürerek yok edecek bir canavardır. Bunu başarabilirsek, tarihte yeni bir kopuşun, yeniden barış için çalışabilecek bir dünyanın ilk müjdecileri olabiliriz. ilk önce kendimizi bu fırsattan mahrum bırakmamalıyız. Yüz yılı aşkın bir süredir bu topraklarda bu dünyaya hasretiz. insanlığımızın geleceğine, çocuklarımızın, anaların ve gençlerin hayatlarına ihanet etmemeliyiz. Kaybettiğimiz her insan, çözüm üretebileceğimiz durumda olmamıza rağmen bunu yapmamamızdan, birbirimizi daha da küçültmek için uğraşmamızdan dolayı birer ihanet gibi ensemizde nefesini hissettirmektedir. Tarihin bize gösterdiği gibi halkına ihanet eden, her kim olursa olsun yok olmaya mahkumdur. Birliktelik dileğiyle içten selamlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar