bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak10
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması8
- uludede'nin cenaze eventi8
- göz kanlanması6
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- pick me girl5
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gunluklerim aylik olmus4
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- avare be3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- uludede nim mirası4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- eyeliner çekme yöntemleri7
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- söylenilen pembe yalanlar3
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- ciğer yiyen midesizler10
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- kömbe6
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- kahverengi göz kalemi6
- robotların insanlara baş kaldırması5
- sarma3
- yunan aşığı tip15
- ciğer vs kokoreç8
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- ortaçağda cadı avlamak3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- makyajın ciltte pütür durması5
ah be ipek be..
az evvel haberim oldu senin kaybından. tanımıyorum seni, hiç görmedim. adını bile ölümünle öğrendim. de ipek; neden? bak boğazım düğümleniyor. yutkunamıyorum. demir bir leblebi gibi kaldın boğazımda.
neden?
bizim büyük çaresizliğimiz nedir ki intihara sürüklüyor? bir insan nasıl alabilir kendi canını? o boğaz köprüsünün korkuluklarına geldiğinde, hiç mi korkmadın ölmekten? düşerken o birkaç saniyede aklından neler geçti? kimleri düşündün? suya çarpınca neler hissettin? hemen mi verdin canını, direndin mi?
of be ipek..
niye gittin? hani en hayırlısı sıralı ölümdü? bak ne güzel evlilik hazırlığı da yapıyormuşsun. iş yerinde üç beş problem çıktı diye yapılır mı? kıyılır mı cana?
dün ne oldu biliyor musun ipek? paylaşayım seninle. belki okuyorsundur.
uzun bir müddet ben de çekip gitmeyi düşündüm bu hayatı siktir edip. ne yaşayacağım lan dedim. hiç arkadaşım yok, dostum yok. başıma bir şey geliyor; paylaşacak insan yok.
her neyse, dün, yatağa giderken biraz başım döndü. sendeledim. ve bayılacak gibi oldum. masaya tutunmaya çalışırken de yere düştüm. sert bir şekilde kafamı sehpaya çarptım.
çok acıdı be ipek.
oradan kalkamadım 5-6 dakika. mal gibiydim. sahne hayal et; bir adam, yerde 2.80 uzanıyor, etraf bok içinde, pizzası yarım kalmış. televizyon açık, boş bira şişeleri orda burda; bir adam yerde uzanıyor.
uzanıyorum yerde. aklımda tek şey var; ''ya ölürsem?''
evet ipek.
orada ölsem inanır mısın beni belki günlerce bulan olmaz. muhtemelen kokudan komşular rahatsız olup içeri girerler. o derece yalnızım. hani ıssız adaya düşsem, o kadar idmanlıyım ki rahat rahat yaşarım. hiç yabancılık çekmem. yanıma üç eşya bile almam. o derece.
ve işte ipek, ölümden çok korktum o anda. kafamı sehpaya çarpıp yere indirene kadar, yani saniyenin bilmem kaçta birinde; aklımdan neler geçti neler... annem, babam, kardeşim, büyüklerim, akrabalarım, kuzenlerim; ailem kısacası. arkadaşlarım, kırgınlıklarım, pişmanlıklarım..
çok korktum ipek çok.
ölmekten çok korktum ben. ve sen; neden? nasıl? nasıl kıydın gerçekten? yanlışlıkla elimi kesince bile dayanamıyorken acısına ben, ölümü düşlüyordum. sen, nasıl bir acı yaşadın da ölüme göğüs gerdin?
sabah sabah beni o kadar üzdün ki ipek. ah be ipek...
ruhun şad olsun,
umarım orada bir yerlerde şu anda huzurlusundur.
(bkz: yavaş yavaş delirdim kimse bunu fark etmedi)
az evvel haberim oldu senin kaybından. tanımıyorum seni, hiç görmedim. adını bile ölümünle öğrendim. de ipek; neden? bak boğazım düğümleniyor. yutkunamıyorum. demir bir leblebi gibi kaldın boğazımda.
neden?
bizim büyük çaresizliğimiz nedir ki intihara sürüklüyor? bir insan nasıl alabilir kendi canını? o boğaz köprüsünün korkuluklarına geldiğinde, hiç mi korkmadın ölmekten? düşerken o birkaç saniyede aklından neler geçti? kimleri düşündün? suya çarpınca neler hissettin? hemen mi verdin canını, direndin mi?
of be ipek..
niye gittin? hani en hayırlısı sıralı ölümdü? bak ne güzel evlilik hazırlığı da yapıyormuşsun. iş yerinde üç beş problem çıktı diye yapılır mı? kıyılır mı cana?
dün ne oldu biliyor musun ipek? paylaşayım seninle. belki okuyorsundur.
uzun bir müddet ben de çekip gitmeyi düşündüm bu hayatı siktir edip. ne yaşayacağım lan dedim. hiç arkadaşım yok, dostum yok. başıma bir şey geliyor; paylaşacak insan yok.
her neyse, dün, yatağa giderken biraz başım döndü. sendeledim. ve bayılacak gibi oldum. masaya tutunmaya çalışırken de yere düştüm. sert bir şekilde kafamı sehpaya çarptım.
çok acıdı be ipek.
oradan kalkamadım 5-6 dakika. mal gibiydim. sahne hayal et; bir adam, yerde 2.80 uzanıyor, etraf bok içinde, pizzası yarım kalmış. televizyon açık, boş bira şişeleri orda burda; bir adam yerde uzanıyor.
uzanıyorum yerde. aklımda tek şey var; ''ya ölürsem?''
evet ipek.
orada ölsem inanır mısın beni belki günlerce bulan olmaz. muhtemelen kokudan komşular rahatsız olup içeri girerler. o derece yalnızım. hani ıssız adaya düşsem, o kadar idmanlıyım ki rahat rahat yaşarım. hiç yabancılık çekmem. yanıma üç eşya bile almam. o derece.
ve işte ipek, ölümden çok korktum o anda. kafamı sehpaya çarpıp yere indirene kadar, yani saniyenin bilmem kaçta birinde; aklımdan neler geçti neler... annem, babam, kardeşim, büyüklerim, akrabalarım, kuzenlerim; ailem kısacası. arkadaşlarım, kırgınlıklarım, pişmanlıklarım..
çok korktum ipek çok.
ölmekten çok korktum ben. ve sen; neden? nasıl? nasıl kıydın gerçekten? yanlışlıkla elimi kesince bile dayanamıyorken acısına ben, ölümü düşlüyordum. sen, nasıl bir acı yaşadın da ölüme göğüs gerdin?
sabah sabah beni o kadar üzdün ki ipek. ah be ipek...
ruhun şad olsun,
umarım orada bir yerlerde şu anda huzurlusundur.
(bkz: yavaş yavaş delirdim kimse bunu fark etmedi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar