bugün
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata14
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı18
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı3
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- coskuyla sabunlanan pipi8
- akşam yemeğinden sonra uyumak3
- zorda kalsanız kendinizden küçükle sevişir misiniz3
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- herhangi bir arkadaşa ihtiyaç duymamak3
- salata bile yapamayan tip5
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- kolye140
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- üşümek hiç ısınmamak2
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- uzaylıların beyini bizden büyük mü2
- uzaylılarda düğün geleneği var mı2
- mandalinanın yanında ekmek yemek3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- 20583
- bdsm ci kadın yazar12
- egzotikbirkul6
- moonlight'ın külo vermesi2
- kale3112 ifşa2
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- ortadoğu haritasını kim çizdi2
- arkadaşlar cenabet kim3
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- güzellik göreceli değildir3
- kalp krizi2
- türkiye nin en büyük sorunu13
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- yapay zekanın saracadan intikamı3
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi2
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- from gold from dust6
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- fon vurgunu34
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası3
Adamı düşünceden düşünceye sürükleyen bir muptezel kamil şiiri
NEDEN !
Ey !
Su altında gökyüzü arayan
aciz , sapık ve yolunu kaybetmiş kulcuklar !
neden hâlâ
kulaklarımın ışıltısını sağlayacak kelimelerin
ağzımdan çıkıp toprağı yeşertmekte olduğunu farketmezsiniz !
Niçin çocuğun belindeki kavgaları kazanmak için
barışlardan yana saf tutmazsınız !
En büyük ve en tehlikeli olanınıza
yani sırdaşınıza sordunuz mu hiç ,
neden iyiliğin bir göreceli kavram olarak beynimizde yer almasını ?
iyilik sadece günübirlik bir olgu mu sizin için ?
Yoksa en zor anlarda
iki avucun aynı çatı altında birleşip
ortak tanrıda buluşmasının bir nedeni midir ?
Kılıçlarınız neden hâlâ sivri değil ?
Diliniz kadar yolsuzluğu haykıramadığından dolayı mı ?
Anlamadınız mı hâlâ ,
Artık hiçbir atın omuzlarınızdaki hafif ve çelimsiz çuvalları taşıyamayacağını ?
Bunu bildiğiniz halde neden
sormuyorsunuz ısrarla bedenlerinize ;
zor olan neden yer almıyor ki sırtımızda ? diye
Galibiyetler hüzünlere gebe olalı
kaç asır geçti ki
kaç asır daha istersiniz yüzsüzler cereyanında ?
Ayaklarınız neden pas tutmuş
bir bıçak kadar kibirli değil
hiç düşündünüz mü ?
Beyninizin içine yerleştirilimiş
küçük çaplı didgahların çalkantılı uclarının
hangi yanlışın sırtındaki yarayı deşmekte olduğunu
hiç sordunuz mu kendi kendinize ?
Bilmez misiniz ki ;
topal , ne körde
ne de sağırda
vebalini bırakmadı.
Bunu üçüde biliyorlar
ve
bunu bildikleri için aramıyorlar mı ,
cennetin bakımsız bahçelerine gizlenmiş cehennemi ?
Şimdi size soruyorum
ölüm habercileri !
Neden o cehennemde bir kül olmayalım ?
Neden kendi ateşimize bir
rüzgar esintisini aşılamayalım ?
Neden o altı delik ve soğuk
kazanları yakacak ateşleri
içimizdeki güç için bağışlamayalım ?
Geçmişin nefesini alıp vermek için
hangi çöplükte karnımızı
doyurmamız gerekiyor ?
Dar sokaklarda yapılanlar gözümüzü boyalarken ;
biz neden hâlâ geniş ve korkunç
caddelerin peşinden koşmaktayız ?
Bize yetmeyen şeyler mi var ?
Yoksa her şey
alınıp geri verilmek için
bir torbanın içinde gizlenmekte mi ?
Kafamızı kaldırıp
bağırmanın zamanı gelmedi mi ?
Hâlâ neyi bekliyoruz ki ;
kilitli kapılar ardında çömelip oturarak ?
Hâlâ hangi fırtınadan kaçıyoruz ki
sığınıp deli bir balıkçının livarına ?
Gülen yüzler yanıltmak için durmuyor mu
ayağınızın altındaki pisliklerin içinde ?
Kardeşlerinizi bıçaklamayı
ne zaman bitireceksiniz ?
Siz tekrar bakma korkusuyla
kırmadınız mı içinizdeki bütün aynaları ?
Bunlar yalan değilse eğer ;
Kim söylemekten korksun ki gerçekleri açıkça ?
Peki ;
Korkuyor muyuz
tanrının merhametli sineminin dışa yansıyacak
tebessüm dolu bir busesinden ?
itaat için değil miydi
kardeşlerimizi yüzyıllar boyunca
yiyip bitirmemiz ?
O halde neden hâlâ kollarınızı açtınız
yeni akılsızlar için ?
beyninizi yıkayanları
okyanus olup boğmak varken
bir göl içinde onları
kayığa bindirmek
kimin fikirsizliğinin saçma bir sonucudur ?
Düşlerimizde öldürmek için
kurmadık mı bütün ütopyaları ?
o halde bu sürgünler niçin
oynamıyor son kumarını ?
Farkında değil miyiz hâlâ ?
kalplerindeki mührü temizleyemeyenler
aşıkları deli zannediyor !
Bilmezler mi o mührün sahip
olduğu insanın gerçek ve asıl
deli olduğunu ?
Neden ;
kanlarla dolu ağızlara
tükürmek için daha çok
şeyler istiyoruz ?
Yanılgılarımız yeni sahtekarlıkları
doğurmuyor mu ?
Kalmamız gerektiğini anladığımız an
o an ;
bilmez miyiz ki tek düşmanımız
gözlerimizdeki karamsarlıktan habersiz 6 bücürdür ?
onları dipsiz kuyularda
boğmak varken
biz neden hâlâ bir tabak da
onlar için kurmaktayız kurtlar sofrasına ?
Güzel dediklerimiz
ensemizden tutalı çok oldu.
Oda bunu farkında ve bu farkındalık
hangi 41. odanın kilidini
cebinde taşımakta ?
Geçmişin izlerini silecek bütün ayinleri
yapalı kaç hafta sonunu attık hunharca
geri kalan ömrümüzün bir parçasından ?
yeni tekrarlıyorum
dinleyin aziz ve akılsız sahtekarlar !
Neden geri bakmak için
kaldırmıyoruz en göklere ellerimizi ?
Sizi durduranlar içinizdeki
kirli ve çirkin şeytanlar mıdır ?
Meleklerinizi öldürmemek için
neden sürekli kötülüklere doğru adımlar atıyorsunuz ?
ilham perileriniz eski güçlerinden yoksun mu ?
Ben sizi tanıdım dostlarım !
ve bu tanışıklık
bütün dünya için karanlık ve gündüzün savaşından sonra
gerçek yüzünü bize gösterecektir !
tamam düşünceden düşünceye sürüklemese bile güzel yani. en azından ben öyle avutuyorum kendimi.
NEDEN !
Ey !
Su altında gökyüzü arayan
aciz , sapık ve yolunu kaybetmiş kulcuklar !
neden hâlâ
kulaklarımın ışıltısını sağlayacak kelimelerin
ağzımdan çıkıp toprağı yeşertmekte olduğunu farketmezsiniz !
Niçin çocuğun belindeki kavgaları kazanmak için
barışlardan yana saf tutmazsınız !
En büyük ve en tehlikeli olanınıza
yani sırdaşınıza sordunuz mu hiç ,
neden iyiliğin bir göreceli kavram olarak beynimizde yer almasını ?
iyilik sadece günübirlik bir olgu mu sizin için ?
Yoksa en zor anlarda
iki avucun aynı çatı altında birleşip
ortak tanrıda buluşmasının bir nedeni midir ?
Kılıçlarınız neden hâlâ sivri değil ?
Diliniz kadar yolsuzluğu haykıramadığından dolayı mı ?
Anlamadınız mı hâlâ ,
Artık hiçbir atın omuzlarınızdaki hafif ve çelimsiz çuvalları taşıyamayacağını ?
Bunu bildiğiniz halde neden
sormuyorsunuz ısrarla bedenlerinize ;
zor olan neden yer almıyor ki sırtımızda ? diye
Galibiyetler hüzünlere gebe olalı
kaç asır geçti ki
kaç asır daha istersiniz yüzsüzler cereyanında ?
Ayaklarınız neden pas tutmuş
bir bıçak kadar kibirli değil
hiç düşündünüz mü ?
Beyninizin içine yerleştirilimiş
küçük çaplı didgahların çalkantılı uclarının
hangi yanlışın sırtındaki yarayı deşmekte olduğunu
hiç sordunuz mu kendi kendinize ?
Bilmez misiniz ki ;
topal , ne körde
ne de sağırda
vebalini bırakmadı.
Bunu üçüde biliyorlar
ve
bunu bildikleri için aramıyorlar mı ,
cennetin bakımsız bahçelerine gizlenmiş cehennemi ?
Şimdi size soruyorum
ölüm habercileri !
Neden o cehennemde bir kül olmayalım ?
Neden kendi ateşimize bir
rüzgar esintisini aşılamayalım ?
Neden o altı delik ve soğuk
kazanları yakacak ateşleri
içimizdeki güç için bağışlamayalım ?
Geçmişin nefesini alıp vermek için
hangi çöplükte karnımızı
doyurmamız gerekiyor ?
Dar sokaklarda yapılanlar gözümüzü boyalarken ;
biz neden hâlâ geniş ve korkunç
caddelerin peşinden koşmaktayız ?
Bize yetmeyen şeyler mi var ?
Yoksa her şey
alınıp geri verilmek için
bir torbanın içinde gizlenmekte mi ?
Kafamızı kaldırıp
bağırmanın zamanı gelmedi mi ?
Hâlâ neyi bekliyoruz ki ;
kilitli kapılar ardında çömelip oturarak ?
Hâlâ hangi fırtınadan kaçıyoruz ki
sığınıp deli bir balıkçının livarına ?
Gülen yüzler yanıltmak için durmuyor mu
ayağınızın altındaki pisliklerin içinde ?
Kardeşlerinizi bıçaklamayı
ne zaman bitireceksiniz ?
Siz tekrar bakma korkusuyla
kırmadınız mı içinizdeki bütün aynaları ?
Bunlar yalan değilse eğer ;
Kim söylemekten korksun ki gerçekleri açıkça ?
Peki ;
Korkuyor muyuz
tanrının merhametli sineminin dışa yansıyacak
tebessüm dolu bir busesinden ?
itaat için değil miydi
kardeşlerimizi yüzyıllar boyunca
yiyip bitirmemiz ?
O halde neden hâlâ kollarınızı açtınız
yeni akılsızlar için ?
beyninizi yıkayanları
okyanus olup boğmak varken
bir göl içinde onları
kayığa bindirmek
kimin fikirsizliğinin saçma bir sonucudur ?
Düşlerimizde öldürmek için
kurmadık mı bütün ütopyaları ?
o halde bu sürgünler niçin
oynamıyor son kumarını ?
Farkında değil miyiz hâlâ ?
kalplerindeki mührü temizleyemeyenler
aşıkları deli zannediyor !
Bilmezler mi o mührün sahip
olduğu insanın gerçek ve asıl
deli olduğunu ?
Neden ;
kanlarla dolu ağızlara
tükürmek için daha çok
şeyler istiyoruz ?
Yanılgılarımız yeni sahtekarlıkları
doğurmuyor mu ?
Kalmamız gerektiğini anladığımız an
o an ;
bilmez miyiz ki tek düşmanımız
gözlerimizdeki karamsarlıktan habersiz 6 bücürdür ?
onları dipsiz kuyularda
boğmak varken
biz neden hâlâ bir tabak da
onlar için kurmaktayız kurtlar sofrasına ?
Güzel dediklerimiz
ensemizden tutalı çok oldu.
Oda bunu farkında ve bu farkındalık
hangi 41. odanın kilidini
cebinde taşımakta ?
Geçmişin izlerini silecek bütün ayinleri
yapalı kaç hafta sonunu attık hunharca
geri kalan ömrümüzün bir parçasından ?
yeni tekrarlıyorum
dinleyin aziz ve akılsız sahtekarlar !
Neden geri bakmak için
kaldırmıyoruz en göklere ellerimizi ?
Sizi durduranlar içinizdeki
kirli ve çirkin şeytanlar mıdır ?
Meleklerinizi öldürmemek için
neden sürekli kötülüklere doğru adımlar atıyorsunuz ?
ilham perileriniz eski güçlerinden yoksun mu ?
Ben sizi tanıdım dostlarım !
ve bu tanışıklık
bütün dünya için karanlık ve gündüzün savaşından sonra
gerçek yüzünü bize gösterecektir !
tamam düşünceden düşünceye sürüklemese bile güzel yani. en azından ben öyle avutuyorum kendimi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar