bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- oğlum çok güzel lan6
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- aklını yitirmek4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- horoz hayası çorbası5
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- slavko vincic15
- eski nahif sözlük kızları2
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- bira cips6
- manifest grubu3
- nervio11
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- ispanya20
- acıktım ben3
- ona bir şey söyle9
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- kadim kültürler4
- 2026 dünya kupası25
- yarın iş olduğu gerçeği3
- laptop5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- devlet bahçeli5
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- gocusuz sözlük4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- tememda kenka nalaka10
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
Adamı düşünceden düşünceye sürükleyen bir muptezel kamil şiiri
NEDEN !
Ey !
Su altında gökyüzü arayan
aciz , sapık ve yolunu kaybetmiş kulcuklar !
neden hâlâ
kulaklarımın ışıltısını sağlayacak kelimelerin
ağzımdan çıkıp toprağı yeşertmekte olduğunu farketmezsiniz !
Niçin çocuğun belindeki kavgaları kazanmak için
barışlardan yana saf tutmazsınız !
En büyük ve en tehlikeli olanınıza
yani sırdaşınıza sordunuz mu hiç ,
neden iyiliğin bir göreceli kavram olarak beynimizde yer almasını ?
iyilik sadece günübirlik bir olgu mu sizin için ?
Yoksa en zor anlarda
iki avucun aynı çatı altında birleşip
ortak tanrıda buluşmasının bir nedeni midir ?
Kılıçlarınız neden hâlâ sivri değil ?
Diliniz kadar yolsuzluğu haykıramadığından dolayı mı ?
Anlamadınız mı hâlâ ,
Artık hiçbir atın omuzlarınızdaki hafif ve çelimsiz çuvalları taşıyamayacağını ?
Bunu bildiğiniz halde neden
sormuyorsunuz ısrarla bedenlerinize ;
zor olan neden yer almıyor ki sırtımızda ? diye
Galibiyetler hüzünlere gebe olalı
kaç asır geçti ki
kaç asır daha istersiniz yüzsüzler cereyanında ?
Ayaklarınız neden pas tutmuş
bir bıçak kadar kibirli değil
hiç düşündünüz mü ?
Beyninizin içine yerleştirilimiş
küçük çaplı didgahların çalkantılı uclarının
hangi yanlışın sırtındaki yarayı deşmekte olduğunu
hiç sordunuz mu kendi kendinize ?
Bilmez misiniz ki ;
topal , ne körde
ne de sağırda
vebalini bırakmadı.
Bunu üçüde biliyorlar
ve
bunu bildikleri için aramıyorlar mı ,
cennetin bakımsız bahçelerine gizlenmiş cehennemi ?
Şimdi size soruyorum
ölüm habercileri !
Neden o cehennemde bir kül olmayalım ?
Neden kendi ateşimize bir
rüzgar esintisini aşılamayalım ?
Neden o altı delik ve soğuk
kazanları yakacak ateşleri
içimizdeki güç için bağışlamayalım ?
Geçmişin nefesini alıp vermek için
hangi çöplükte karnımızı
doyurmamız gerekiyor ?
Dar sokaklarda yapılanlar gözümüzü boyalarken ;
biz neden hâlâ geniş ve korkunç
caddelerin peşinden koşmaktayız ?
Bize yetmeyen şeyler mi var ?
Yoksa her şey
alınıp geri verilmek için
bir torbanın içinde gizlenmekte mi ?
Kafamızı kaldırıp
bağırmanın zamanı gelmedi mi ?
Hâlâ neyi bekliyoruz ki ;
kilitli kapılar ardında çömelip oturarak ?
Hâlâ hangi fırtınadan kaçıyoruz ki
sığınıp deli bir balıkçının livarına ?
Gülen yüzler yanıltmak için durmuyor mu
ayağınızın altındaki pisliklerin içinde ?
Kardeşlerinizi bıçaklamayı
ne zaman bitireceksiniz ?
Siz tekrar bakma korkusuyla
kırmadınız mı içinizdeki bütün aynaları ?
Bunlar yalan değilse eğer ;
Kim söylemekten korksun ki gerçekleri açıkça ?
Peki ;
Korkuyor muyuz
tanrının merhametli sineminin dışa yansıyacak
tebessüm dolu bir busesinden ?
itaat için değil miydi
kardeşlerimizi yüzyıllar boyunca
yiyip bitirmemiz ?
O halde neden hâlâ kollarınızı açtınız
yeni akılsızlar için ?
beyninizi yıkayanları
okyanus olup boğmak varken
bir göl içinde onları
kayığa bindirmek
kimin fikirsizliğinin saçma bir sonucudur ?
Düşlerimizde öldürmek için
kurmadık mı bütün ütopyaları ?
o halde bu sürgünler niçin
oynamıyor son kumarını ?
Farkında değil miyiz hâlâ ?
kalplerindeki mührü temizleyemeyenler
aşıkları deli zannediyor !
Bilmezler mi o mührün sahip
olduğu insanın gerçek ve asıl
deli olduğunu ?
Neden ;
kanlarla dolu ağızlara
tükürmek için daha çok
şeyler istiyoruz ?
Yanılgılarımız yeni sahtekarlıkları
doğurmuyor mu ?
Kalmamız gerektiğini anladığımız an
o an ;
bilmez miyiz ki tek düşmanımız
gözlerimizdeki karamsarlıktan habersiz 6 bücürdür ?
onları dipsiz kuyularda
boğmak varken
biz neden hâlâ bir tabak da
onlar için kurmaktayız kurtlar sofrasına ?
Güzel dediklerimiz
ensemizden tutalı çok oldu.
Oda bunu farkında ve bu farkındalık
hangi 41. odanın kilidini
cebinde taşımakta ?
Geçmişin izlerini silecek bütün ayinleri
yapalı kaç hafta sonunu attık hunharca
geri kalan ömrümüzün bir parçasından ?
yeni tekrarlıyorum
dinleyin aziz ve akılsız sahtekarlar !
Neden geri bakmak için
kaldırmıyoruz en göklere ellerimizi ?
Sizi durduranlar içinizdeki
kirli ve çirkin şeytanlar mıdır ?
Meleklerinizi öldürmemek için
neden sürekli kötülüklere doğru adımlar atıyorsunuz ?
ilham perileriniz eski güçlerinden yoksun mu ?
Ben sizi tanıdım dostlarım !
ve bu tanışıklık
bütün dünya için karanlık ve gündüzün savaşından sonra
gerçek yüzünü bize gösterecektir !
tamam düşünceden düşünceye sürüklemese bile güzel yani. en azından ben öyle avutuyorum kendimi.
NEDEN !
Ey !
Su altında gökyüzü arayan
aciz , sapık ve yolunu kaybetmiş kulcuklar !
neden hâlâ
kulaklarımın ışıltısını sağlayacak kelimelerin
ağzımdan çıkıp toprağı yeşertmekte olduğunu farketmezsiniz !
Niçin çocuğun belindeki kavgaları kazanmak için
barışlardan yana saf tutmazsınız !
En büyük ve en tehlikeli olanınıza
yani sırdaşınıza sordunuz mu hiç ,
neden iyiliğin bir göreceli kavram olarak beynimizde yer almasını ?
iyilik sadece günübirlik bir olgu mu sizin için ?
Yoksa en zor anlarda
iki avucun aynı çatı altında birleşip
ortak tanrıda buluşmasının bir nedeni midir ?
Kılıçlarınız neden hâlâ sivri değil ?
Diliniz kadar yolsuzluğu haykıramadığından dolayı mı ?
Anlamadınız mı hâlâ ,
Artık hiçbir atın omuzlarınızdaki hafif ve çelimsiz çuvalları taşıyamayacağını ?
Bunu bildiğiniz halde neden
sormuyorsunuz ısrarla bedenlerinize ;
zor olan neden yer almıyor ki sırtımızda ? diye
Galibiyetler hüzünlere gebe olalı
kaç asır geçti ki
kaç asır daha istersiniz yüzsüzler cereyanında ?
Ayaklarınız neden pas tutmuş
bir bıçak kadar kibirli değil
hiç düşündünüz mü ?
Beyninizin içine yerleştirilimiş
küçük çaplı didgahların çalkantılı uclarının
hangi yanlışın sırtındaki yarayı deşmekte olduğunu
hiç sordunuz mu kendi kendinize ?
Bilmez misiniz ki ;
topal , ne körde
ne de sağırda
vebalini bırakmadı.
Bunu üçüde biliyorlar
ve
bunu bildikleri için aramıyorlar mı ,
cennetin bakımsız bahçelerine gizlenmiş cehennemi ?
Şimdi size soruyorum
ölüm habercileri !
Neden o cehennemde bir kül olmayalım ?
Neden kendi ateşimize bir
rüzgar esintisini aşılamayalım ?
Neden o altı delik ve soğuk
kazanları yakacak ateşleri
içimizdeki güç için bağışlamayalım ?
Geçmişin nefesini alıp vermek için
hangi çöplükte karnımızı
doyurmamız gerekiyor ?
Dar sokaklarda yapılanlar gözümüzü boyalarken ;
biz neden hâlâ geniş ve korkunç
caddelerin peşinden koşmaktayız ?
Bize yetmeyen şeyler mi var ?
Yoksa her şey
alınıp geri verilmek için
bir torbanın içinde gizlenmekte mi ?
Kafamızı kaldırıp
bağırmanın zamanı gelmedi mi ?
Hâlâ neyi bekliyoruz ki ;
kilitli kapılar ardında çömelip oturarak ?
Hâlâ hangi fırtınadan kaçıyoruz ki
sığınıp deli bir balıkçının livarına ?
Gülen yüzler yanıltmak için durmuyor mu
ayağınızın altındaki pisliklerin içinde ?
Kardeşlerinizi bıçaklamayı
ne zaman bitireceksiniz ?
Siz tekrar bakma korkusuyla
kırmadınız mı içinizdeki bütün aynaları ?
Bunlar yalan değilse eğer ;
Kim söylemekten korksun ki gerçekleri açıkça ?
Peki ;
Korkuyor muyuz
tanrının merhametli sineminin dışa yansıyacak
tebessüm dolu bir busesinden ?
itaat için değil miydi
kardeşlerimizi yüzyıllar boyunca
yiyip bitirmemiz ?
O halde neden hâlâ kollarınızı açtınız
yeni akılsızlar için ?
beyninizi yıkayanları
okyanus olup boğmak varken
bir göl içinde onları
kayığa bindirmek
kimin fikirsizliğinin saçma bir sonucudur ?
Düşlerimizde öldürmek için
kurmadık mı bütün ütopyaları ?
o halde bu sürgünler niçin
oynamıyor son kumarını ?
Farkında değil miyiz hâlâ ?
kalplerindeki mührü temizleyemeyenler
aşıkları deli zannediyor !
Bilmezler mi o mührün sahip
olduğu insanın gerçek ve asıl
deli olduğunu ?
Neden ;
kanlarla dolu ağızlara
tükürmek için daha çok
şeyler istiyoruz ?
Yanılgılarımız yeni sahtekarlıkları
doğurmuyor mu ?
Kalmamız gerektiğini anladığımız an
o an ;
bilmez miyiz ki tek düşmanımız
gözlerimizdeki karamsarlıktan habersiz 6 bücürdür ?
onları dipsiz kuyularda
boğmak varken
biz neden hâlâ bir tabak da
onlar için kurmaktayız kurtlar sofrasına ?
Güzel dediklerimiz
ensemizden tutalı çok oldu.
Oda bunu farkında ve bu farkındalık
hangi 41. odanın kilidini
cebinde taşımakta ?
Geçmişin izlerini silecek bütün ayinleri
yapalı kaç hafta sonunu attık hunharca
geri kalan ömrümüzün bir parçasından ?
yeni tekrarlıyorum
dinleyin aziz ve akılsız sahtekarlar !
Neden geri bakmak için
kaldırmıyoruz en göklere ellerimizi ?
Sizi durduranlar içinizdeki
kirli ve çirkin şeytanlar mıdır ?
Meleklerinizi öldürmemek için
neden sürekli kötülüklere doğru adımlar atıyorsunuz ?
ilham perileriniz eski güçlerinden yoksun mu ?
Ben sizi tanıdım dostlarım !
ve bu tanışıklık
bütün dünya için karanlık ve gündüzün savaşından sonra
gerçek yüzünü bize gösterecektir !
tamam düşünceden düşünceye sürüklemese bile güzel yani. en azından ben öyle avutuyorum kendimi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar