bugün
- iskilipli atıf hoca13
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- nick vermeden bir yazara seslen3
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı4
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- millette manyak para var21
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- 692
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- anın görüntüsü32
- handjob3
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- nar tanelemek5
- yere düşen araba anahtarı3
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- sözlük kürdü54
- erken uyanmak4
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- nar2
- papatya çayı içen erkek11
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- kardeşlik2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- kuzey buz denizi3
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- birader de biraderilyö3
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- platon un mağara alegorisi2
- cuckold2
- yazılımcının flört edememesi2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- ismail kartal19
- türkiyeli kahvesi8
Var olmakla yok olmak arasındaki çizgi gibidir iyi olmak ve kötü olmak da. Her şey bittikten sonra söylenen sözler, nafile ağlayan gözler, gelenekten kapanan başlar, var olmak ya da yok olmak arasındaki ince çizgiyi çoktan aşmış birisi için bir onama işlemidir aslında. Kabulleniştir, yok oluşunu.
Erken söylenen sözler belki de haklılığın üzüntüsünü yaşarlar. Bıyıkları çoktan ağarmışlar ile saçlarına yıldız düşmüşler böyle anlarda anımsarlar çocuklarını. Gidenler de üzüntülüdür elbette ama kalanlar kadar yasa boğulmazlar asla. Karanlığın ucunda bizi ne beklediği belli olmadığı gibi başında da atlamışızdır bilinmez uçurumlardan. Bedenimiz bazen kuru dallara takılı bulunmuştur, bazen de kayalık dibinde balıklara yem.
Unutmak, en iyi olan mıdır bilinmez. Özlemek farzdır bu tip durumlarda. Kokusunu özlemek mesela. Eve girdiğinde saçlarına yıldız düşene sarılamamak, bıyıklarına aklar düşmüşü bulamamak koltukta. işte böylesine yıkıcıdır gidişler.
En umursamazımızın bile kirpikleri ıslanıverir bir anda. Tutunamaz o anda en iyi anılarına. Anın için de o da diğerleri gibi kaybolup gidiverir. Hıçkırıklar arasında fark edilmez bile varlığı. Asla varlığı yokluğu bir değildi onlar için. Şimdi ise en tepede bir başına sallanan bir sonbahar yaprağıydı.
Her daim yüzünden gülücüğünü esirgemeyenler bile viran bir şehri anımsatırlar. Ocak ayında yağmurda kalmışçasına ıslak elmacık kemikleri, tıpkı bedeni gibi ele avuca gelmez olmuştur. Dokunulmaz olmuştur yüzüne, bakılmaz Hissedilemezdir elbette yaşadıkları buradan gelir zaten dokunulmazlıkları.
Ve tabi en olgun olan bile artık bastıramamaktadır duygusallığını. Küçüğüyle birlikte gözyaşından kendilerine bir sal yapıp hafta sonu kahvaltılarına giderler. Saçlarına yıldız düşmüşle, bıyıkları ağarmışı son kez mutlu görebilmek için.
Vedalar her zaman zamansız olmaz. Bazen belersin uyuyana kadar, bazen beklersin güneş sessizce tandan dönene kadar. Ve bazen hiç beklemezsin, uyanıvermişsin ve kaybolmuşsun.
Erken söylenen sözler belki de haklılığın üzüntüsünü yaşarlar. Bıyıkları çoktan ağarmışlar ile saçlarına yıldız düşmüşler böyle anlarda anımsarlar çocuklarını. Gidenler de üzüntülüdür elbette ama kalanlar kadar yasa boğulmazlar asla. Karanlığın ucunda bizi ne beklediği belli olmadığı gibi başında da atlamışızdır bilinmez uçurumlardan. Bedenimiz bazen kuru dallara takılı bulunmuştur, bazen de kayalık dibinde balıklara yem.
Unutmak, en iyi olan mıdır bilinmez. Özlemek farzdır bu tip durumlarda. Kokusunu özlemek mesela. Eve girdiğinde saçlarına yıldız düşene sarılamamak, bıyıklarına aklar düşmüşü bulamamak koltukta. işte böylesine yıkıcıdır gidişler.
En umursamazımızın bile kirpikleri ıslanıverir bir anda. Tutunamaz o anda en iyi anılarına. Anın için de o da diğerleri gibi kaybolup gidiverir. Hıçkırıklar arasında fark edilmez bile varlığı. Asla varlığı yokluğu bir değildi onlar için. Şimdi ise en tepede bir başına sallanan bir sonbahar yaprağıydı.
Her daim yüzünden gülücüğünü esirgemeyenler bile viran bir şehri anımsatırlar. Ocak ayında yağmurda kalmışçasına ıslak elmacık kemikleri, tıpkı bedeni gibi ele avuca gelmez olmuştur. Dokunulmaz olmuştur yüzüne, bakılmaz Hissedilemezdir elbette yaşadıkları buradan gelir zaten dokunulmazlıkları.
Ve tabi en olgun olan bile artık bastıramamaktadır duygusallığını. Küçüğüyle birlikte gözyaşından kendilerine bir sal yapıp hafta sonu kahvaltılarına giderler. Saçlarına yıldız düşmüşle, bıyıkları ağarmışı son kez mutlu görebilmek için.
Vedalar her zaman zamansız olmaz. Bazen belersin uyuyana kadar, bazen beklersin güneş sessizce tandan dönene kadar. Ve bazen hiç beklemezsin, uyanıvermişsin ve kaybolmuşsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar