bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum9
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- hangi manifest kızısın7
- kurdun dişine alkol değmesi5
- ruhu iyileştiren şeyler6
- evli kadınlara asılmak3
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- namus takıntısı olan erkek17
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi18
- en büyük pişmanlığınız7
- kadınların en büyük düşmanı4
- badelenmiş sözlük yazarları2
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi6
- yanık tekerlek kokusu2
- kapı önüne koyulan kartonları çalmak2
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir2
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek12
- şu an en yakınınızda bulunan cinayet aleti2
- dizilerde devamlılık sorunu2
- kavurmalı yumurta7
- nesrin cavadzade4
- ece irtem6
- kızımın adı 15 temmuz olsun3
- türkiye avustralya maçı8
- avokadoya yumuşaması için yalvarmak2
- dunyanin en guvenli ulkesi2
- sözlük yazarlarının suları5
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- ahmet3
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- futbol8
- kadınsı erkek4
- panik atak olan psikolog2
- kongo3
- insan değişmez ortaya çıkar3
- namus5
- bar taburesinin kan dolaşımına etkisi2
- devlet bahçeli3
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- güzel kızların isimleri9
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- aktroller5
- sürekli gözünün içine bakan kız2
- regl dönemi çirkinliği5
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- günün şiiri6
amerikan yazarıdır.
son derece yoğun bir dille yazar metinlerini
romanlarında william faulkner'in etkisi sezilir
türkçe'ye 'yol', 'o güzel atlar' ve 'ihtiyarlara yer yok' adlı romanları çevrilmiştir.
cormac mccarty romanlarında gerçek insanı anlatır.
dünyada var olan, mücadele eden, kan döken insanı.
şiddet hiçbir yazarda onun yaptığı kadar sert ve şiirsel bir havada anlatılmamıştır belki de.
silahları uzun uzun betimler
cümlelerinde nerdeyse sert metal sesini duyarsınız.
sinematografik bir anlatımı vardır ve mesela 'ihtiyarlar yer yok' bunu iyi kanıtlamıştır
'yol' gelmiş geçmiş en iyi çevreci roman olarak değerlendiriliyor.
kıyamet ertesindeki dünyanın durumunu betimler.
nükleer bir savaş olmuştur, dünya bir yangın yeridir artık.
bütün toplumsal bağlar çözülmüş ve acımasız bir hayatta kalma savaşı başlamıştır.
oğlu ile yola çıkan bir adamın hikayesidir bu.
aslında nereye gittikleri de belli değildir.
kırık dökük bir market arabasıyla yola düşerler.
yamyamlık, tecavüz ve her türlü anarşi kol gezmektedir.
kitabı okudukça gerçekten orada olduğunuzu hissedersiniz, yazar o havayı gerçek bir şekilde betimler.
gökyüzü mavi rengi bırakmıştır, hep kurşunidir
güneş adına bir parça gri ışıktan öte bir şey oktur.
son olarak şunu diyebilirim ki hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan bir mccarthy'nin 'yol' romanıdır.
'ihtiyarlara yer yok' da suç, adalet, insandaki nedensiz kan dökme isteği anlatılır.
romanın biri psikopat, biri yaşlı polis memuru ve bir diğeri de vietnam gazisi genç bir adam olmak üzere üç kahramanı vardır.
cormac mccarthy çok sıkı dialoglar yazabilen bir yazardır, bu nedenle de romanları kafadan sinemaya uygundur diyebiliriz.
'ihtiyarlara yer yok''ta şöyle bir cümle eder romanın kötü adamı: ' '...sabah uyandığında dünün önemli olmadığını düşünüyorsun ama dün aslında önemli olan tek şey...'
ölüm, yaşam, şiddet... işte, der gibidir cormac mccarthy, bir yazarın kullacağı taş budur.
son derece yoğun bir dille yazar metinlerini
romanlarında william faulkner'in etkisi sezilir
türkçe'ye 'yol', 'o güzel atlar' ve 'ihtiyarlara yer yok' adlı romanları çevrilmiştir.
cormac mccarty romanlarında gerçek insanı anlatır.
dünyada var olan, mücadele eden, kan döken insanı.
şiddet hiçbir yazarda onun yaptığı kadar sert ve şiirsel bir havada anlatılmamıştır belki de.
silahları uzun uzun betimler
cümlelerinde nerdeyse sert metal sesini duyarsınız.
sinematografik bir anlatımı vardır ve mesela 'ihtiyarlar yer yok' bunu iyi kanıtlamıştır
'yol' gelmiş geçmiş en iyi çevreci roman olarak değerlendiriliyor.
kıyamet ertesindeki dünyanın durumunu betimler.
nükleer bir savaş olmuştur, dünya bir yangın yeridir artık.
bütün toplumsal bağlar çözülmüş ve acımasız bir hayatta kalma savaşı başlamıştır.
oğlu ile yola çıkan bir adamın hikayesidir bu.
aslında nereye gittikleri de belli değildir.
kırık dökük bir market arabasıyla yola düşerler.
yamyamlık, tecavüz ve her türlü anarşi kol gezmektedir.
kitabı okudukça gerçekten orada olduğunuzu hissedersiniz, yazar o havayı gerçek bir şekilde betimler.
gökyüzü mavi rengi bırakmıştır, hep kurşunidir
güneş adına bir parça gri ışıktan öte bir şey oktur.
son olarak şunu diyebilirim ki hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan bir mccarthy'nin 'yol' romanıdır.
'ihtiyarlara yer yok' da suç, adalet, insandaki nedensiz kan dökme isteği anlatılır.
romanın biri psikopat, biri yaşlı polis memuru ve bir diğeri de vietnam gazisi genç bir adam olmak üzere üç kahramanı vardır.
cormac mccarthy çok sıkı dialoglar yazabilen bir yazardır, bu nedenle de romanları kafadan sinemaya uygundur diyebiliriz.
'ihtiyarlara yer yok''ta şöyle bir cümle eder romanın kötü adamı: ' '...sabah uyandığında dünün önemli olmadığını düşünüyorsun ama dün aslında önemli olan tek şey...'
ölüm, yaşam, şiddet... işte, der gibidir cormac mccarthy, bir yazarın kullacağı taş budur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar