bugün
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı24
- sarapci koala73
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- salih mirzabeyoğlu5
- rafael leao31
- radyo mavi2
- ben geldim naneler8
- sözlük yazarlarının nahları9
- menzil cemaati ne üretiyor7
- antipanik12
- aleksey batrakov9
- arkadaşlar hesabı silicem14
- alevilerin atatürk sevgisinin abartılması4
- cem yılmaz'ın kalp krizi geçirmesi3
- para harcamayı sever misiniz6
- tai lung36
- bir şey soracağım5
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- hayatı dar eden aile4
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- birader bay beyler3
- futbol9
- tüm varoluş sancılarının sonunun islam'a çıkması2
- melih gökçek6
- günün sözü24
- fenerbahçe23
- galatasaray8
- velvet23
- kendin hakkında bir gerçek bırak3
- kıza aşık oldum ne yapacağım3
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- ahlakçılık3
- gece gece incir yemek3
- s'i l v'e r m'i s t4
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- türkiye18
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- victor osimhen3
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- uyumayın konuşalım3
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- osuruk kokusu3
- deccal7
- mauro icardi5
- kapadokya27
Gözünü almaktadır sahne ışıkları Öyle bir dünya da hisseder ki kendini, tek hükümdar kendisidir ve elindedir binlerce kişinin dizginleri. Alır onları götürür kendi renkli dünyasına. Farklıdır karşısında oturup hayranlıkla onu izleyen insanlardan, ama "fark" içinde bulunduğu sahnenin yüksekliğinden kaynaklı değildir. Yukarıdadır evet, ama bilir ki onu yukarıya taşıyan karşısında o hükümdarlığını ilan ettiği insanlardır.
Hayatı oynarlar. "Hayatın inadına" Bu kez onlar kazanacaktır bilirler. Hayatın ta kendisi olsa bile oynadıkları, sonu onların elindedir bu kez. Ne kader kavramı vardır o sahnede, ne de "acaba sonra ne olacak" korkusu . Çünkü bilir ne zaman mutlu olacağını, ne zaman üzüleceğini ve gerekirse ne zaman öleceğini . Adı "oyuncu"dur evet ama belki de çok daha gerçekçidir normal yaşamında "oyuncu" olanlardan. Asla ütopik değildir, asla hayalci değildir . Ve onun için "imkansız" yoktur "zor" yoktur "asla" hiç olmamıştır.
Kimsenin göremediği renkleri görür oyuncu, kimsenin duyamayacağı sesleri duyar, kimsenin sonunu getiremeyeceği hayatları bilir. Kalbidir oynadığı karakterin, bütün enerjisini verir ve bütün enerjisini alır karşısında onu izleyenlerin. Büyüdükçe küçülen hayalleri yoktur . Aksine büyüdükçe sahnede daha çok büyür onun hayalleri. Savaşmaktan yorulmaz gün gelip ölse bile, "savaşarak ölmek" en onurlusudur onun için. Ve öyle bir sevdayla bağlıdır ki sahneye, en çok istediği şeydir "hasta yatağında" ölmektense seyirci karşısında terk etmek gerçek yaşamı .
Hiçbir maddi kavramlar hoşnut edemez onu, kulaklarında çınlayan alkışlardan daha çok, ve hiçbir mutluluk ölçülmez ona hayranlıkla bakan gözlerden... insan sevgisidir onu en çok bu yaşama bağlayan. Ve asla düşman değildir en azılı düşmanına bile. Kurşun atana gülümser, çünkü korkmaz ölümden, kötülükten korktuğu kadar. Aşıktırlar, yüzlerce defa oynadıkları "Romeo&Julliet"ten daha çok . Bilirler çünkü "dünyayı güzelliğin kurtaracağını ve bir insanı sevmekle başlayacağını her şeyin" ... "Olmak ya da olmamaktır" kavgaları. "Olamamak" diye bişey hiç olmamıştır onların hayatında...
Ve mutlu bitmese de herhangi bir oyun, sonraki yaşamlarda mutlaka en güzel şekilde bitecektir perde kapanmadan sonu... işte o an çıkarlar içinde bulundukları dünyadan, biter hükümdarlıkları ve artık eğilme vakti gelmiştir kendilerini ayakta alkışlayan gerçek hükümdarlarının önünde...Çünkü o eğildikleri insanların hayatlarıdır oynadıkları ve onlara şükranlarını sunarlar. Başları önde, teşekkür ederler her birine ayrı ayrı, bilirler ki onların yaşamlarıdır oynadıkları ve ayakta alkışlandıkları..
Sonra söner ışıklar, kapanır perde...
artık bir sonraki oyuna kadar "eşittir bütün hayatlar" ...
Hayatı oynarlar. "Hayatın inadına" Bu kez onlar kazanacaktır bilirler. Hayatın ta kendisi olsa bile oynadıkları, sonu onların elindedir bu kez. Ne kader kavramı vardır o sahnede, ne de "acaba sonra ne olacak" korkusu . Çünkü bilir ne zaman mutlu olacağını, ne zaman üzüleceğini ve gerekirse ne zaman öleceğini . Adı "oyuncu"dur evet ama belki de çok daha gerçekçidir normal yaşamında "oyuncu" olanlardan. Asla ütopik değildir, asla hayalci değildir . Ve onun için "imkansız" yoktur "zor" yoktur "asla" hiç olmamıştır.
Kimsenin göremediği renkleri görür oyuncu, kimsenin duyamayacağı sesleri duyar, kimsenin sonunu getiremeyeceği hayatları bilir. Kalbidir oynadığı karakterin, bütün enerjisini verir ve bütün enerjisini alır karşısında onu izleyenlerin. Büyüdükçe küçülen hayalleri yoktur . Aksine büyüdükçe sahnede daha çok büyür onun hayalleri. Savaşmaktan yorulmaz gün gelip ölse bile, "savaşarak ölmek" en onurlusudur onun için. Ve öyle bir sevdayla bağlıdır ki sahneye, en çok istediği şeydir "hasta yatağında" ölmektense seyirci karşısında terk etmek gerçek yaşamı .
Hiçbir maddi kavramlar hoşnut edemez onu, kulaklarında çınlayan alkışlardan daha çok, ve hiçbir mutluluk ölçülmez ona hayranlıkla bakan gözlerden... insan sevgisidir onu en çok bu yaşama bağlayan. Ve asla düşman değildir en azılı düşmanına bile. Kurşun atana gülümser, çünkü korkmaz ölümden, kötülükten korktuğu kadar. Aşıktırlar, yüzlerce defa oynadıkları "Romeo&Julliet"ten daha çok . Bilirler çünkü "dünyayı güzelliğin kurtaracağını ve bir insanı sevmekle başlayacağını her şeyin" ... "Olmak ya da olmamaktır" kavgaları. "Olamamak" diye bişey hiç olmamıştır onların hayatında...
Ve mutlu bitmese de herhangi bir oyun, sonraki yaşamlarda mutlaka en güzel şekilde bitecektir perde kapanmadan sonu... işte o an çıkarlar içinde bulundukları dünyadan, biter hükümdarlıkları ve artık eğilme vakti gelmiştir kendilerini ayakta alkışlayan gerçek hükümdarlarının önünde...Çünkü o eğildikleri insanların hayatlarıdır oynadıkları ve onlara şükranlarını sunarlar. Başları önde, teşekkür ederler her birine ayrı ayrı, bilirler ki onların yaşamlarıdır oynadıkları ve ayakta alkışlandıkları..
Sonra söner ışıklar, kapanır perde...
artık bir sonraki oyuna kadar "eşittir bütün hayatlar" ...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar