bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum10
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- sözlükte kavga etmek8
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- memeleri füze gibi kadın13
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- buddy dude21
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- chp'nin hali ne olacak46
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- kabuksuz kaplumbaga7
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- bisiklet marka tavsiyesi10
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- masklavi'nin düşünceleri18
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- karton toplayan abi7
- gammazlar çetesi17
- enayimiknatisii12
- kanka olurduk ölümüne2
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- ona bir şey söyle11
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- günün şiiri7
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- insanlarda bıraktığımız iz5
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- mermi abla4
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- sedat pekmez39
- gocu25
- uysaljakoben17
- kızıl cin4
- güncelleme2
- bana wp den yazdı3
- yeşil gözlü kız11
ilkokul ve lise tarih kitapların da tarihin anlatılış şeklinin bugün yaratılan nesil üzerinde büyük etki bıraktığı aldatmacadır.
tarihe azıcık ilgi duyan herkes duraklama dönemine kadar padişahları sayabilirken, duraklama döneminden sonra tahta çıkan padişahları en azından tahta çıkış sırasıyla sayabilmek çok zordur. çünkü dönem olayları anlatılırken baştaki padişahın kim olduğu amatör tarih meraklıları için muğlaktır.
Kırım'ı, Belgrad'ı, Mısır'ı hangi padişahın aldığını herkes bilir de, hangisinin döneminde elden çıktığını benim diyen tarihçi bilemez.
bu konuda en çarpıcı örneklerden biri de 2. Mahmut'tur iç yönetim de muazzam bir yönetim sergileyen, yeniçeri ocağını kaldıran Atatürk inkılaplarına en yakın ıslahatları gerçekleştiren 2. Mahmut saltanatı dışarıda felaketlerin yaşandığı bir dönem olmuştur. yunan isyanı bastırılamamış, Osmanlı Ordusu Kavalalı Mehmet ali paşa tarafından ezilmiş, devlet rus himayesine sokulmuş, kapitülasyonlar zirve noktasına ulaşmış, Kıbrıs ingilizlere ''emanet'' bırakılmıştır. tabi ilk ve orta öğretim tarih kitaplarında bu olaylardan bahsedilirken 2. Mahmut'un adı bile geçmez.
bunun bir istisnası vardır elbette. Osmanlının son padişahı vahdettin... yeni kurulan rejimin meşruiyeti ve benimsenmesi için bir günah keçisi gerekliydi o da vahdettin olmalıydı. bu konuda çok şanslıydılar çünkü (bazıları aksine inanmak istese de) son padişaha yönelttikleri suçlamalar arasında iftira olan hiç bir şey yoktu.
Vahdettin'le birlikte, neden cemaatçiler ve diğer rejim düşmanları tarafından idol olarak seçildiğini pek anlayamadığım 2.Abdülhamid'de eleştiri oklarından payına düşeni alır. resmi tarih yazımı, meşrutiyeti rafa kaldıran 2.abdülhamid'i affetmemiş midir? yoksa asıl suçu karşı-devrimcilerin kahramanı olması mıdır? yoksa her ikisi birden mi bilemiyorum...
cemaatçilere ve Osmanoğulları sülalesine göre bu kadarı bile Osmanlının aziz hatırasına hakarettir. okullarda tarihimizin yanlış öğretildiği yaygarasından hiç bir zaman vazgeçmediler. haksız sayılmasalar da kafalarında ki revizyon tarihin doğru anlatılmasına hizmet etmeyecekti...
şimdi tüm bunların ideolojik art niyetler taşımadığını düşünmek, iyi niyetten değil düpedüz mallıktan ileri gelir.
tarihe azıcık ilgi duyan herkes duraklama dönemine kadar padişahları sayabilirken, duraklama döneminden sonra tahta çıkan padişahları en azından tahta çıkış sırasıyla sayabilmek çok zordur. çünkü dönem olayları anlatılırken baştaki padişahın kim olduğu amatör tarih meraklıları için muğlaktır.
Kırım'ı, Belgrad'ı, Mısır'ı hangi padişahın aldığını herkes bilir de, hangisinin döneminde elden çıktığını benim diyen tarihçi bilemez.
bu konuda en çarpıcı örneklerden biri de 2. Mahmut'tur iç yönetim de muazzam bir yönetim sergileyen, yeniçeri ocağını kaldıran Atatürk inkılaplarına en yakın ıslahatları gerçekleştiren 2. Mahmut saltanatı dışarıda felaketlerin yaşandığı bir dönem olmuştur. yunan isyanı bastırılamamış, Osmanlı Ordusu Kavalalı Mehmet ali paşa tarafından ezilmiş, devlet rus himayesine sokulmuş, kapitülasyonlar zirve noktasına ulaşmış, Kıbrıs ingilizlere ''emanet'' bırakılmıştır. tabi ilk ve orta öğretim tarih kitaplarında bu olaylardan bahsedilirken 2. Mahmut'un adı bile geçmez.
bunun bir istisnası vardır elbette. Osmanlının son padişahı vahdettin... yeni kurulan rejimin meşruiyeti ve benimsenmesi için bir günah keçisi gerekliydi o da vahdettin olmalıydı. bu konuda çok şanslıydılar çünkü (bazıları aksine inanmak istese de) son padişaha yönelttikleri suçlamalar arasında iftira olan hiç bir şey yoktu.
Vahdettin'le birlikte, neden cemaatçiler ve diğer rejim düşmanları tarafından idol olarak seçildiğini pek anlayamadığım 2.Abdülhamid'de eleştiri oklarından payına düşeni alır. resmi tarih yazımı, meşrutiyeti rafa kaldıran 2.abdülhamid'i affetmemiş midir? yoksa asıl suçu karşı-devrimcilerin kahramanı olması mıdır? yoksa her ikisi birden mi bilemiyorum...
cemaatçilere ve Osmanoğulları sülalesine göre bu kadarı bile Osmanlının aziz hatırasına hakarettir. okullarda tarihimizin yanlış öğretildiği yaygarasından hiç bir zaman vazgeçmediler. haksız sayılmasalar da kafalarında ki revizyon tarihin doğru anlatılmasına hizmet etmeyecekti...
şimdi tüm bunların ideolojik art niyetler taşımadığını düşünmek, iyi niyetten değil düpedüz mallıktan ileri gelir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar