bugün
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık5
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak11
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- kimseye borç vermeyen insan10
- chp'nin hali ne olacak33
- quantum bilgisayarlar3
- uysaljakoben buraya bak aslanım5
- en sevdiğiniz müzik türü9
- 5 mart 19982
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler5
- satrançtaki en güçsüz taş2
- hitlerin akciğerleri2
- ateşi siz bulsaydınız ilk neyi yakardınız2
- uludağ sözlük kolektif kafalar birliği2
- üç dil bilen alman kurdu2
- yeminimi bozuyorum ulan3
- bu memeler kimin2
- m r e r e c t o20
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- arapça bilen yazarlar3
- ödünç alınan dil2
- melahat ileri2
- ağız boşluğu sirk sahnesine benzeyen kezo3
- zayıflamanın en güzel yanı4
- sedat pekmez karakteri3
- sigara dumanı üfleme çeşnili sırıtan kezo2
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması5
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları4
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- ilk buluşmada yodeling söyleyen kezo2
- hürmüz boğazı nda abd helikopteri düştü4
- mhp li yazarlar5
- başarılı sigara bırakma teknikleri5
- mecnun bir am için çöllere düşmesi3
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- aşırı kilolu işletmeci tip2
- togg t10f4
- sedat pekmez24
- diamond bosphoruss denen yazar22
- bir kadını sözlük yazarı yapıp onunla sex yapmak3
- misafirlerin getirdiği hedeler2
- aisu3
- hiç gelmeyecek birini beklemek3
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- gocu28
- dirilse konserine gidilecek sanatçı5
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- kayyum kemal8
Bir çift küpeyi çok beğendim. Satın aldım. iki minicik yuvarlak, parlak. Göz alıcı. Işığa tuttuğumda rengarenk olduğu için sürekli güneşe çıktığım, saçlarımı sürekli topladığım. Daha çok parlasınlar, daha çok ışık saçsınlar diye.
O küpeleri takmadığımda kendimi çirkin hissettim. Eksik hissettim. Yatarken bile canımı acıta acıta uyudum onlarla. Aynaya baktım sonra bir gün, etrafı kızarmıştı. Parça parça yaralar vardı. Umursamadım. Devam ettim takmaya. Yaralar büyümeye başladı. Tatlı bir kaşıntı hissi. Kaşımamak için tırnaklarımı kestim, parmaklarım vardı.
Sonra, canımın yanması güzel parlaklıkların önüne geçti. Bir gece, yatarken çıkardım küpeleri, baş ucuma koydum. Sabah kalkıp, aynaya baktığımda mutsuzluğumu fark ettim. inadım ağır bastı, canımın değeri düştü, kulaklarım fedakarlık yaptı. Alerjim geçmişti belki de, yaralar iyileşmişti. En fazla birkaç gün.
Dışarıdan böylesi güzel görünenler, tene değince neden can yakardı? Neden can yaktı?
Bir çift küpe. Bir gün geldi, hiç takılmamak üzere en değerliler kutusuna konuldu. Artık akla geldiğinde, kalbe acı değdiğinde avuç içine alınıp okşanıyor. Ne eskisi gibi güneşe çıkıp parlıyor, ne tene değip can yakıyor.
Şimdi düşünüyorum; bir çift pırlanta takılacak kulağa, elmas belki. Herhangi bir mağazadan alınan o gümüş bile olmayan küpeden katbekat gerçek, pahalı. Can yakmayacak, yara açmayacak. Ama yara açmazken tatlı tatlı da kaşınmayacak.
Gün gelecek kulağımda pırlanta küpelerle, bir kutu içinde duran sahte küpelere bakacağım; bir olmamışlığın, olamamışlığın simgesi, neden sorusunun hiç verilemeyen cevabı; artık hiç parlamıyor, yara açmıyor, kanatmıyor.
O küpeleri takmadığımda kendimi çirkin hissettim. Eksik hissettim. Yatarken bile canımı acıta acıta uyudum onlarla. Aynaya baktım sonra bir gün, etrafı kızarmıştı. Parça parça yaralar vardı. Umursamadım. Devam ettim takmaya. Yaralar büyümeye başladı. Tatlı bir kaşıntı hissi. Kaşımamak için tırnaklarımı kestim, parmaklarım vardı.
Sonra, canımın yanması güzel parlaklıkların önüne geçti. Bir gece, yatarken çıkardım küpeleri, baş ucuma koydum. Sabah kalkıp, aynaya baktığımda mutsuzluğumu fark ettim. inadım ağır bastı, canımın değeri düştü, kulaklarım fedakarlık yaptı. Alerjim geçmişti belki de, yaralar iyileşmişti. En fazla birkaç gün.
Dışarıdan böylesi güzel görünenler, tene değince neden can yakardı? Neden can yaktı?
Bir çift küpe. Bir gün geldi, hiç takılmamak üzere en değerliler kutusuna konuldu. Artık akla geldiğinde, kalbe acı değdiğinde avuç içine alınıp okşanıyor. Ne eskisi gibi güneşe çıkıp parlıyor, ne tene değip can yakıyor.
Şimdi düşünüyorum; bir çift pırlanta takılacak kulağa, elmas belki. Herhangi bir mağazadan alınan o gümüş bile olmayan küpeden katbekat gerçek, pahalı. Can yakmayacak, yara açmayacak. Ama yara açmazken tatlı tatlı da kaşınmayacak.
Gün gelecek kulağımda pırlanta küpelerle, bir kutu içinde duran sahte küpelere bakacağım; bir olmamışlığın, olamamışlığın simgesi, neden sorusunun hiç verilemeyen cevabı; artık hiç parlamıyor, yara açmıyor, kanatmıyor.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
