bugün
- arkadaşlar iyi geceler7
- kale3112'nin gece de artılaması5
- herkese garip size normal gelen şeyler6
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- hikayenin kötü adamı olmak4
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- bardak ticareti2
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- perseid göktaşı yağmuru3
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- recep ivedik'in yoga yapması2
- sosyal olarak başarısız insanlar4
- eve yarasa girmesi3
- tomşak dudaklı kezo4
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- acıktım lan3
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı2
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- birazdan geliyorum2
- memleketime şiir3
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- türbede dua etmenin şirk olması13
- kitap okuma alışkanlığı4
- g i l d e d l i l y10
- bilgi içerikli başlık girmek3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- backrooms3
- saraca092
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- romelu lukaku9
- don giymemek3
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- yarından sonraki güne ne denir3
- anahtarı evde unutmak2
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi5
- manchester by the sea2
- ama kafamız nasıl güzel2
- sokakta öpüşmek7
- bir güneşe bir de sana bakamam3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
konuyla ilgili güzel bir pasaj
Dünya üzerindeki ülkelerin hepsinin yalnızca bir resmî dili yoktur. Dünyadaki pekçok ülkenin birden fazla resmî dili olduğunu da müşahade edebiliyoruz.
Pakistan islam Cumhuriyeti, 2 resmi dili olan bir devlettir. Bu diller, Urduca ve ingilizcedir.
ingilizce, hem bu toprakların yıllarca ingiliz sömürgeciliği altında olması, hem yurt dışına okumak veya çalışmak için giden Pakistanlıların uğradığı yerin ingiltere olması, ingilizcenin yazı dili olarak kullanılması gibi sebeplerden dolayı bu dilin ülkede yerleşmiş olmasından ötürü, ülkede resmî dildir.
Ülkedeki ikinci dilin de yerli dil olması gerekiyordu. Bunun için, ülkenin ikinci resmî dili, Urduca.
Peki, ülke dil yönünden oldukça zengin olmasına rağmen, seçilen dil neden Urduca? Ülke nüfûsunun % 66, 4ü, yani yarısından fazlası Pencabî konuşurken, % 12.6sı Sindce konuşurken, neden ülkenin ancak ve ancak % 7,6 lık küçük bir kesiminin konuştuğu Urduca resmî dil yapılıyor? Çok tuhaf, değil mi?
Bunu anlayabilmek için, Pakistanın demografik yapısına bir göz atmamız gerekiyor.
Pakistan halkı, zengin kavim gruplarından ve çeşitli etnik kökenlerden oluşuyor. Çoğunluğunun dilleri Hind Avrupa dil ailesine aittir. Ülkenin % 66,4ü Pencabî dilini konuşur ve bunlar Pencab eyâletinde yaşar. Sind eyâletinde konuşulan Sindcenin oranı % 12,6, Afgan bölgesinde (Serhat) konuşulan Peştucanın oranı ise % 8,5tir. Peştuca konuşan halka Afganistanda Peştu denmesine karşılık, Pakistanda Patandenir.
Urduca konuşanların oranı % 7,6 dır. Bunlar, Pakistan yerlilerinin değil, 1947de Pakistan kurulduğunda, Hindistandan Pakistana göç eden Hindistanlı Müslümanların konuştuğu dildir. Muhacir halk olan Urdular, ülkenin hemen her tarafına yayılmış olmakla beraber, 8 milyon gibi büyük bir çoğunluğu Pencab eyâletinde ve Sind eyâletinin başkenti Karaçi ve çevresinde yaşar. Bugün Hindistandaki Müslümanların konuştuğu dil de Urducadır.
Belucistanda konuşulan Beluccanın oranı ise ancak % 2,5tir. Belucistanda yaşayan başka bir etnik kesim ise Brahuî halkıdır. Brahuîlerin sayısı yarım milyon kadardır.
Karakorum Dağları etekleri, Hunzakutların memleketi olan Hunzadır. Hunza Nehrinin suladığı topraklarda yaşayan ve sayıları 50 bin civarında olan bu halk, ismailî mezhebine mensuptur. Hunzakutlar, hastalık bilmeyen halk nâmıyla tanınır. Bunun sebebi, doğal ortamlarda yaşamaları ve taze sebze ve meyvelerle beslenmelerinden dolayı çok sağlıklı bir halk oluşudur. Bir Hunza erkeği veya Hunza kadını, hayatı boyunca doktora gitmez, çünkü hiç hastalanmaz. Hunzakutlar, Hunza Nehrinin güneş gören tarafında yaşarlar. Hunzanın öbür yakasında ise, Hunzakutlara akraba olan başka bir etnik grup olan Nagar halkı yaşar. Nagarlar, Şiîdirler. Ayrıca Afganistan sınırında, sayıları 5 bin kadar olan ve ismi Kâfir olan bir halk yaşar. Kâfirler, Dehrî dilini konuşur ki bu dil, Farsçanın bir lehçesidir. Kâfirler, 19. yüzyılda Müslüman olmuş bir halktır. Yani islamî geçmişleri yüz sene kadardır. Bunun dışında ülkede bir de Kalaş halkı vardır.
1947 yılında kurulan ülkenin resmî dili seçilince öyle hassas davranılmış ki, gerçekten övgüye değer. Eğer Pencab eyâletinde konuşulan Pencabî dili resmî dil yapılsaydı, bu, o kavme bir üstünlük sağlayacağından, ülkedeki öbür etnik kökenler ayrımcılığa tabi tutulmuş olacaktı. Yani öbürlerinin kul hakkına tecavüz edilmiş, islam kardeşliği zedelenmiş olacaktı. Sindce veya Beluccanın resmî dil olması durumunda da aynı adaletsizlik sergilenecekti.
Peki ne yapılmalıydı? Ülkede konuşulan bu kadar dil içinde hangi dili resmî dil yapmalıydı ki, hiçbir eyâlet arasında kayırmacılık, hiçbir etnik köken ve kavim arasında ayrımcılık olmasındı?
Düşünebiliyor musunuz? insanlar Allâh&tan korktukları ve kalplerinde islam kardeşliği yer ettiği zaman, bu hususlarda nasıl da hassas davranıyorlar! Bizim 90 senedir çözemediğimiz sorunları onlar daha devletlerini kurarken çözmüşler. Çünkü halkların kardeşliği temelinde hareket ettikleri için, bu problemler başından beri hiç var olmamış.
Hangi dili resmî dil yapmalıydılar? Buldular, Urducayı resmî dil yapacaklardı. Ülkede yalnızca % 7,6lık küçük bir azınlığın konuştuğu Urducayı. Farsçaya akraba olan Urdu dilini.
Peki neden? Bunun sebebi şuydu: Urducayı Pakistanlı herhangi bir etnik kesim değil, Hindistandan Pakistan hîcret eden göçmenler konuştuğu için, bu dili konuşanların yaşadığı belli bir mıntıka olmadığı için, bu insanlar tüm ülkeye yayıldıkları için, bu dilin resmî dil yapılması, ülkedeki hiçbir eyâlet veya bölgeye ayrıcalık tanımaz, hiçbir kavim, ulus veya etnik kesime üstünlük veya egemen ulus statüsü vermezdi. Nitekim Urduca Pakistanî bir dil değil, Hindistanî bir dil idi.
yazının tamamı: http://www.ufkumuz.com/ya...3-Somut-Cozum-Modeli.html
Dünya üzerindeki ülkelerin hepsinin yalnızca bir resmî dili yoktur. Dünyadaki pekçok ülkenin birden fazla resmî dili olduğunu da müşahade edebiliyoruz.
Pakistan islam Cumhuriyeti, 2 resmi dili olan bir devlettir. Bu diller, Urduca ve ingilizcedir.
ingilizce, hem bu toprakların yıllarca ingiliz sömürgeciliği altında olması, hem yurt dışına okumak veya çalışmak için giden Pakistanlıların uğradığı yerin ingiltere olması, ingilizcenin yazı dili olarak kullanılması gibi sebeplerden dolayı bu dilin ülkede yerleşmiş olmasından ötürü, ülkede resmî dildir.
Ülkedeki ikinci dilin de yerli dil olması gerekiyordu. Bunun için, ülkenin ikinci resmî dili, Urduca.
Peki, ülke dil yönünden oldukça zengin olmasına rağmen, seçilen dil neden Urduca? Ülke nüfûsunun % 66, 4ü, yani yarısından fazlası Pencabî konuşurken, % 12.6sı Sindce konuşurken, neden ülkenin ancak ve ancak % 7,6 lık küçük bir kesiminin konuştuğu Urduca resmî dil yapılıyor? Çok tuhaf, değil mi?
Bunu anlayabilmek için, Pakistanın demografik yapısına bir göz atmamız gerekiyor.
Pakistan halkı, zengin kavim gruplarından ve çeşitli etnik kökenlerden oluşuyor. Çoğunluğunun dilleri Hind Avrupa dil ailesine aittir. Ülkenin % 66,4ü Pencabî dilini konuşur ve bunlar Pencab eyâletinde yaşar. Sind eyâletinde konuşulan Sindcenin oranı % 12,6, Afgan bölgesinde (Serhat) konuşulan Peştucanın oranı ise % 8,5tir. Peştuca konuşan halka Afganistanda Peştu denmesine karşılık, Pakistanda Patandenir.
Urduca konuşanların oranı % 7,6 dır. Bunlar, Pakistan yerlilerinin değil, 1947de Pakistan kurulduğunda, Hindistandan Pakistana göç eden Hindistanlı Müslümanların konuştuğu dildir. Muhacir halk olan Urdular, ülkenin hemen her tarafına yayılmış olmakla beraber, 8 milyon gibi büyük bir çoğunluğu Pencab eyâletinde ve Sind eyâletinin başkenti Karaçi ve çevresinde yaşar. Bugün Hindistandaki Müslümanların konuştuğu dil de Urducadır.
Belucistanda konuşulan Beluccanın oranı ise ancak % 2,5tir. Belucistanda yaşayan başka bir etnik kesim ise Brahuî halkıdır. Brahuîlerin sayısı yarım milyon kadardır.
Karakorum Dağları etekleri, Hunzakutların memleketi olan Hunzadır. Hunza Nehrinin suladığı topraklarda yaşayan ve sayıları 50 bin civarında olan bu halk, ismailî mezhebine mensuptur. Hunzakutlar, hastalık bilmeyen halk nâmıyla tanınır. Bunun sebebi, doğal ortamlarda yaşamaları ve taze sebze ve meyvelerle beslenmelerinden dolayı çok sağlıklı bir halk oluşudur. Bir Hunza erkeği veya Hunza kadını, hayatı boyunca doktora gitmez, çünkü hiç hastalanmaz. Hunzakutlar, Hunza Nehrinin güneş gören tarafında yaşarlar. Hunzanın öbür yakasında ise, Hunzakutlara akraba olan başka bir etnik grup olan Nagar halkı yaşar. Nagarlar, Şiîdirler. Ayrıca Afganistan sınırında, sayıları 5 bin kadar olan ve ismi Kâfir olan bir halk yaşar. Kâfirler, Dehrî dilini konuşur ki bu dil, Farsçanın bir lehçesidir. Kâfirler, 19. yüzyılda Müslüman olmuş bir halktır. Yani islamî geçmişleri yüz sene kadardır. Bunun dışında ülkede bir de Kalaş halkı vardır.
1947 yılında kurulan ülkenin resmî dili seçilince öyle hassas davranılmış ki, gerçekten övgüye değer. Eğer Pencab eyâletinde konuşulan Pencabî dili resmî dil yapılsaydı, bu, o kavme bir üstünlük sağlayacağından, ülkedeki öbür etnik kökenler ayrımcılığa tabi tutulmuş olacaktı. Yani öbürlerinin kul hakkına tecavüz edilmiş, islam kardeşliği zedelenmiş olacaktı. Sindce veya Beluccanın resmî dil olması durumunda da aynı adaletsizlik sergilenecekti.
Peki ne yapılmalıydı? Ülkede konuşulan bu kadar dil içinde hangi dili resmî dil yapmalıydı ki, hiçbir eyâlet arasında kayırmacılık, hiçbir etnik köken ve kavim arasında ayrımcılık olmasındı?
Düşünebiliyor musunuz? insanlar Allâh&tan korktukları ve kalplerinde islam kardeşliği yer ettiği zaman, bu hususlarda nasıl da hassas davranıyorlar! Bizim 90 senedir çözemediğimiz sorunları onlar daha devletlerini kurarken çözmüşler. Çünkü halkların kardeşliği temelinde hareket ettikleri için, bu problemler başından beri hiç var olmamış.
Hangi dili resmî dil yapmalıydılar? Buldular, Urducayı resmî dil yapacaklardı. Ülkede yalnızca % 7,6lık küçük bir azınlığın konuştuğu Urducayı. Farsçaya akraba olan Urdu dilini.
Peki neden? Bunun sebebi şuydu: Urducayı Pakistanlı herhangi bir etnik kesim değil, Hindistandan Pakistan hîcret eden göçmenler konuştuğu için, bu dili konuşanların yaşadığı belli bir mıntıka olmadığı için, bu insanlar tüm ülkeye yayıldıkları için, bu dilin resmî dil yapılması, ülkedeki hiçbir eyâlet veya bölgeye ayrıcalık tanımaz, hiçbir kavim, ulus veya etnik kesime üstünlük veya egemen ulus statüsü vermezdi. Nitekim Urduca Pakistanî bir dil değil, Hindistanî bir dil idi.
yazının tamamı: http://www.ufkumuz.com/ya...3-Somut-Cozum-Modeli.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar