bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak12
- yorgun mermi vs nervio12
- hakkımda bilmeniz gerekenler13
- uludağ sözlük partisi8
- uludağ sözlük discord grubu10
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- arkadaşlar çabuk bakın5
- nervio burak demirbilek evliliği10
- limonlu makarna9
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- diamond bosphorus16
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- birader ne demek10
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- ismet gürbüz10
- yeni parti46
- tai lung18
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- mentollü sigara2
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- gocu meriç7
- kız nick altı meriçleri13
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- arabayı yavaş süren tipler16
- sozlugun hafizasi6
- merfulu gitmesin kampanyası15
- margarita lahmacun3
- baş meriç7
- as maca3
- damarlı ayak4
- kabataş görüntülerinin bu cuma yayınlanacak olması2
- mehdi beklentisi5
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- nervio hamferdi4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- blur3
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
- kemal kılıçdaroğlu12
- damarlı domates3
- deccal'in sozluge gelmesi4
- sevgiliye arkadan sarılmak3
- bana onu sormayin birader4
- sena3
- israil'in pariah state olması3
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
-...ve şimdi, günün anlam ve önemini belirtmek üzere prenses irem'i allışlarla buraya davet ediyorum.
+ teşekkürler, teşekkürler... şu an burada bulunmamın sebebi, değerli yazar arkadaşımız, benim çok sevgili abim, kardeşim, arkadaşım immortal technique'nin doğum günü... aa hayır, hayır. böyle olmuyor. onu yazdıktan sonra çok düşündüm ama bir şey bulamadım. bu tarz bir konuşma yapmak isterdim ama böyle şeylerdeki beceriksizliğimi edebiyatımın bir (1) olmasıyla açıklayabilirim sanırım. yazımın devamında da saçmalayabilirim ama bir şey olmaz, yabancı değilsin. geçenlerde seninle ilk tanıştığımız gün hakkında konuşmuştuk. evet, gerçekten çok komikti. sana formspring'den onları yazarken, bu kadar iyi arkadaş olabileceğimiz aklımın ucundan bile geçmemişti. ben o zamanlar sadece takipçin ve en büyük hayranındım, hehe. sana bunu söylediğimde abartma demiştin ama gerçekten yazdıklarını beğeniyordum, hala da beğeniyorum. neyse, en başından beri 7 ayda konuştuklarımızı tek tek yazcak halim yok. bir şekilde doğum gününe bağlıycam konuyu bi saniye... hmm, sen de farketmişsindir ki, sen bana her nasılsın diye sorduğunda ben hep iyiym dedim. e insan her gün de iyi olur mu be. her gün çok iyi çok mutlu değildim tabii, moralimi bozan, beni üzen, sinirlendiren şeyler oldu. ama ben çabuk mutlu olabilen biriyim, suratsız suratsız durmayı sevmem. hem, yakın arkadaşlarımla konuşunca neşem yerine gelir. sen de benim yakın arkadaşımsın, seni çok seviyorum. senin sayende öğrendiğim çok şey oldu. mesela o harika şarkılar. sayende sırf eminem ve bruno mars dinlemekten kurtuldum. gerçi bir dakika ya. sırf eminem yeter bana. ölene dek sadece onu dinleyebilirim, hiç de sıkılmam. ama senin attığın şarkılar da çok iyi, sevdiğim tarzda. senin müzik zevkini seviyorum. beni nach ile tanıştırdığın için sana burdan bütün sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. ispanyolca'yı, o harika dilin varlığını ben beş yıl önce öğrendim. o zamandan beri hayranım bu dile. rapi sevdiğimi de biliyorsun zaten. ve nach, bu iki şeyin, çok sevdiğim iki şeyin birleşimi. bu benim için harika bir şey. şu an bunları yazarken disparos de silencio'yu dinliyorum. bu şarkı, sıkıldığımda ya da moralim bozuk olduğunda beni neşelendiriyor. müziğinin ve sözlerinin ritmini gerçekten seviyorum. ha bir de requiem var, o zaten süper. departements 93 violence'i de söylemeden edemiyciğim. gelelim natalia'ya. senin ona hissettiklerin benim eminem'e hissettiklerimle aynı. bir sanatçıya, hem de kendinden yaşça bu kadar büyük bir sanatçıya bu kadar hayran, hayranı geç aşık olan tek manyağın ben olduğumu düşünürdüm. ama sen de varmışsın. benim bu durumumu ailem ve arkadaşlarım saçmalık olarak, gelip geçici bir gençlik hevesi olarak görüyorlar. ama öyle değil, sen beni anlıyorsun. beni anlayan sınırlı sayıdaki insanlardan birisin. oo vay canına, buraya kadar ne yazdım ben. kendimi aştım. ama hala doğum gününe gelemedim. gelelim büşrayla tanışmama. onla da senin sayende tanıştık, o beni buldu ve konuşmaya başladı. onunla hemen ve çok rahat arkadaş olabildim. o çok iyi biri, onu da çok seviyorum. hem de çok çok çok. burdan ona kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum. iyi ki bana o mesajı attın büşra, canım annem, ablamı arkadaşım benim. biz böyle üçümüz çok iyiyiz, çok mutluyuz. sizinle iletişimimi hiç koparmıycam, benden kurtuluşunuz yok oolum!!! hehe. zaten siz de benden kurtulmak istemiyorsunuz ki. çünkü siz de beni çok seviyorsunuz, biliyorum .ci bu ifadeyi hayatımıza tekrar kazandırdığın için de sağol ya. geçmişi hatırladım, gerçekten güzeldi. geçmiş demişken. sen geçmişi seviyorsun, geçmişi özlüyorsun. tamam iyi güzel hoş da, biraz da önündeki maçlara bak ya. oha ya inanmıyorum, o iğrenç espri yeteneğinizi bana da bulaştırdınız, tebrik ediyorum. ama gerçekten bırak geçmişi, oraya bağımlı olma. nerden geldim bu konuya ya, he tamam hatırladım .ci'den. neyse, neyse... sana doğum günün kutlu olsun demiycem, çünkü biliyorum ki sen de ispanyolcayı çok seviyorsun. o yüzden sana feliz cumpleaños diyorum. hehe. aha bu da pastan. büşrayla ikimiz kendi ellerimizle yaptık, değerini bil.
görsel
+ teşekkürler, teşekkürler... şu an burada bulunmamın sebebi, değerli yazar arkadaşımız, benim çok sevgili abim, kardeşim, arkadaşım immortal technique'nin doğum günü... aa hayır, hayır. böyle olmuyor. onu yazdıktan sonra çok düşündüm ama bir şey bulamadım. bu tarz bir konuşma yapmak isterdim ama böyle şeylerdeki beceriksizliğimi edebiyatımın bir (1) olmasıyla açıklayabilirim sanırım. yazımın devamında da saçmalayabilirim ama bir şey olmaz, yabancı değilsin. geçenlerde seninle ilk tanıştığımız gün hakkında konuşmuştuk. evet, gerçekten çok komikti. sana formspring'den onları yazarken, bu kadar iyi arkadaş olabileceğimiz aklımın ucundan bile geçmemişti. ben o zamanlar sadece takipçin ve en büyük hayranındım, hehe. sana bunu söylediğimde abartma demiştin ama gerçekten yazdıklarını beğeniyordum, hala da beğeniyorum. neyse, en başından beri 7 ayda konuştuklarımızı tek tek yazcak halim yok. bir şekilde doğum gününe bağlıycam konuyu bi saniye... hmm, sen de farketmişsindir ki, sen bana her nasılsın diye sorduğunda ben hep iyiym dedim. e insan her gün de iyi olur mu be. her gün çok iyi çok mutlu değildim tabii, moralimi bozan, beni üzen, sinirlendiren şeyler oldu. ama ben çabuk mutlu olabilen biriyim, suratsız suratsız durmayı sevmem. hem, yakın arkadaşlarımla konuşunca neşem yerine gelir. sen de benim yakın arkadaşımsın, seni çok seviyorum. senin sayende öğrendiğim çok şey oldu. mesela o harika şarkılar. sayende sırf eminem ve bruno mars dinlemekten kurtuldum. gerçi bir dakika ya. sırf eminem yeter bana. ölene dek sadece onu dinleyebilirim, hiç de sıkılmam. ama senin attığın şarkılar da çok iyi, sevdiğim tarzda. senin müzik zevkini seviyorum. beni nach ile tanıştırdığın için sana burdan bütün sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. ispanyolca'yı, o harika dilin varlığını ben beş yıl önce öğrendim. o zamandan beri hayranım bu dile. rapi sevdiğimi de biliyorsun zaten. ve nach, bu iki şeyin, çok sevdiğim iki şeyin birleşimi. bu benim için harika bir şey. şu an bunları yazarken disparos de silencio'yu dinliyorum. bu şarkı, sıkıldığımda ya da moralim bozuk olduğunda beni neşelendiriyor. müziğinin ve sözlerinin ritmini gerçekten seviyorum. ha bir de requiem var, o zaten süper. departements 93 violence'i de söylemeden edemiyciğim. gelelim natalia'ya. senin ona hissettiklerin benim eminem'e hissettiklerimle aynı. bir sanatçıya, hem de kendinden yaşça bu kadar büyük bir sanatçıya bu kadar hayran, hayranı geç aşık olan tek manyağın ben olduğumu düşünürdüm. ama sen de varmışsın. benim bu durumumu ailem ve arkadaşlarım saçmalık olarak, gelip geçici bir gençlik hevesi olarak görüyorlar. ama öyle değil, sen beni anlıyorsun. beni anlayan sınırlı sayıdaki insanlardan birisin. oo vay canına, buraya kadar ne yazdım ben. kendimi aştım. ama hala doğum gününe gelemedim. gelelim büşrayla tanışmama. onla da senin sayende tanıştık, o beni buldu ve konuşmaya başladı. onunla hemen ve çok rahat arkadaş olabildim. o çok iyi biri, onu da çok seviyorum. hem de çok çok çok. burdan ona kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum. iyi ki bana o mesajı attın büşra, canım annem, ablamı arkadaşım benim. biz böyle üçümüz çok iyiyiz, çok mutluyuz. sizinle iletişimimi hiç koparmıycam, benden kurtuluşunuz yok oolum!!! hehe. zaten siz de benden kurtulmak istemiyorsunuz ki. çünkü siz de beni çok seviyorsunuz, biliyorum .ci bu ifadeyi hayatımıza tekrar kazandırdığın için de sağol ya. geçmişi hatırladım, gerçekten güzeldi. geçmiş demişken. sen geçmişi seviyorsun, geçmişi özlüyorsun. tamam iyi güzel hoş da, biraz da önündeki maçlara bak ya. oha ya inanmıyorum, o iğrenç espri yeteneğinizi bana da bulaştırdınız, tebrik ediyorum. ama gerçekten bırak geçmişi, oraya bağımlı olma. nerden geldim bu konuya ya, he tamam hatırladım .ci'den. neyse, neyse... sana doğum günün kutlu olsun demiycem, çünkü biliyorum ki sen de ispanyolcayı çok seviyorsun. o yüzden sana feliz cumpleaños diyorum. hehe. aha bu da pastan. büşrayla ikimiz kendi ellerimizle yaptık, değerini bil.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar