bugün
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın5
- ısparta6
- gogol bordello2
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- teen slasher film klişeleri5
- balıkesir denince akla ilk gelenler9
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- peugeot 4052
- en son aldığınız iltifat7
- barış manço2
- antalya yolu üzerindeki dandik şehirler2
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- çay koymak mı katmak mı8
- sersem herif2
- havalı2
- kemal kılıçdaroğlu15
- mony tontana4
- evcil robot için isim önerileri2
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- sevgilinin film izlerken kucağınızda uyuyakalması3
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- irmik helvası6
- egay sucukcu9
- i know what you did last summer3
- 35d2
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- evde tekken yan odadan gelen kılıçdaroğlu sesi3
- erkeklerin 35 yaşından sonra dedeye dönüşmesi2
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması2
- en köylü özelliğiniz3
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- milli maç izlemekten keyif almamak2
- sedat pekmez bey birader2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- via port2
- 19 haziran 2026 istanbul da metro kazası2
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- imama geçen yaz ne yaptığını biliyorum demek3
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- cehaletln cazibesi11
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak3
- yippee ki yay motherfucker2
- hangi sözlük yazarı hangi the boyz karakteri olur3
- freddy krueger2
- karton toplayan gocu3
- amfetamin3
- süper kahramanların şehri korurken yıkması2
1928'de öldürdüğü 12 yaşındaki çocuk Grace Budd'ın annesine 1934'te bir mektup yazmıştır..Ancak çocuğun annesi okuma yazma bilmediği için mektubu okuyamamıştır..mektubun orjinali ise şu an başka bir arıza joe coleman'ın koleksiyonunda yer almakta..
''Çok Sevgili Bayan Budd,
1894'te bir arkadasim Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açilmisti. San Francisco'dan Hong Kong'a gitmek üzere yola çikmislardi. Limana varinca iki arkadasi ile karaya çikmislar ve çok içip sarhos olmuslar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrildigini görmüsler. Bu sirada orada kitlik hüküm sürmekteymis. Etin kilosu 2-6 dolar arasindaymis. Çok fakir olanlar arasinda açlik sikintisi o kadar büyükmüs ki digerlerinin açliktan ölmesini önlemek amaciyla 12 yasindan küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmalari için kasaplara satiliyorlarmis. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kusbasi isteyebilirmissiniz. Çiplak bir çocuk vücudunun bir kismi önünüze getirilir ve istediginiz parçalari kestirebilirmissiniz. Bir kizin veya oglanin kalça kismi, en lezzetli bölümmüs ve dana kotlet olarak satilan en pahali etmis. John orada çok uzun kalmis ve insan etine karsi bir düskünlügü olusmus. New York'a dönünce biri 7 digeri 11 yasinda iki oglan çocugu çalmis. Onlari evine götürüp soymus ve bir dolaba kapamis. Sonra tüm giysilerini yakmis. Her gün etlerinin iyi ve yumusak olmasi için onlara iskence yapip dövmüs. Önce 11 yasindaki oglani öldürmüs, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymis. Kafasi, kemikleri ve bagirsaklarindan baska vücudunun her bir parçasini pisirip yemis. Firinda pisirmis (tüm popsunu), haslamis, kizartmis ve kusbasi yapmis. Küçük oglana da ayni seyleri yapmis. Ben o zamanlar 409 Dogu 100. Sokak'ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli oldugunu o kadar sik söylemisti ki ben de tatmayi aklima koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Bati 15. Sokak'taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öglen yemegini birlikte yedik. Grace, kucagima oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklima koydum. Onu bir partiye götürecegimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester'da daha önce gözüme kestirdigim bos bir eve götürdüm. Oraya vardigimizda ona disarida beklemesini söyledim. Kir çiçekleri toplamaya basladi. Yukari çiktim ve tüm giysilerimi çikardim. Çikarmasaydim üzerlerine kanin bulasacagini biliyordum. Her sey hazir olunca, pencereden onu çagirdim. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandim. Beni çiplak görünce aglamaya basladi ve merdivenlerden inmeye çalisti. Onu yakaladim ve o da bana annesine sikayet edecegini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasil da tekmeledi, isirdi ve tirnakladi. Bogazini sikarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pisirdim ve yedim. Firinda pisen küçük poposu öylesine yumusak ve tatliydi ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.''
''Çok Sevgili Bayan Budd,
1894'te bir arkadasim Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açilmisti. San Francisco'dan Hong Kong'a gitmek üzere yola çikmislardi. Limana varinca iki arkadasi ile karaya çikmislar ve çok içip sarhos olmuslar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrildigini görmüsler. Bu sirada orada kitlik hüküm sürmekteymis. Etin kilosu 2-6 dolar arasindaymis. Çok fakir olanlar arasinda açlik sikintisi o kadar büyükmüs ki digerlerinin açliktan ölmesini önlemek amaciyla 12 yasindan küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmalari için kasaplara satiliyorlarmis. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kusbasi isteyebilirmissiniz. Çiplak bir çocuk vücudunun bir kismi önünüze getirilir ve istediginiz parçalari kestirebilirmissiniz. Bir kizin veya oglanin kalça kismi, en lezzetli bölümmüs ve dana kotlet olarak satilan en pahali etmis. John orada çok uzun kalmis ve insan etine karsi bir düskünlügü olusmus. New York'a dönünce biri 7 digeri 11 yasinda iki oglan çocugu çalmis. Onlari evine götürüp soymus ve bir dolaba kapamis. Sonra tüm giysilerini yakmis. Her gün etlerinin iyi ve yumusak olmasi için onlara iskence yapip dövmüs. Önce 11 yasindaki oglani öldürmüs, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymis. Kafasi, kemikleri ve bagirsaklarindan baska vücudunun her bir parçasini pisirip yemis. Firinda pisirmis (tüm popsunu), haslamis, kizartmis ve kusbasi yapmis. Küçük oglana da ayni seyleri yapmis. Ben o zamanlar 409 Dogu 100. Sokak'ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli oldugunu o kadar sik söylemisti ki ben de tatmayi aklima koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Bati 15. Sokak'taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öglen yemegini birlikte yedik. Grace, kucagima oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklima koydum. Onu bir partiye götürecegimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester'da daha önce gözüme kestirdigim bos bir eve götürdüm. Oraya vardigimizda ona disarida beklemesini söyledim. Kir çiçekleri toplamaya basladi. Yukari çiktim ve tüm giysilerimi çikardim. Çikarmasaydim üzerlerine kanin bulasacagini biliyordum. Her sey hazir olunca, pencereden onu çagirdim. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandim. Beni çiplak görünce aglamaya basladi ve merdivenlerden inmeye çalisti. Onu yakaladim ve o da bana annesine sikayet edecegini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasil da tekmeledi, isirdi ve tirnakladi. Bogazini sikarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pisirdim ve yedim. Firinda pisen küçük poposu öylesine yumusak ve tatliydi ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar