bugün
- bik bik'in kraliçe olması5
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- hacker saldırısı gazileri6
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- fon vurgunu25
- nokia20
- usualsuspects'in ayağı3
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak2
- bilim3
- uzay3
- ay3
- usualsuspects aslan parçası2
- semih kılıçsoy3
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- jagermeister3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- mars2
- asansörde susma zorunluluğu3
- son parti4
- esaretin bedeli5
- istersem sozlugu hacklerim5
- tiyatroya gitmek3
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- iklim2
- fırtına2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- sigara10
- 20013
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- vadistanbul2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- samsunspor3
- hacker ımız bile mal amk2
- anın görüntüsü19
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
önemli konulardan biri de klonlanan cenine ruhun bağlanıp bağlanmayacağı sorusudur. Bu durumu anlayabilmek için önce normal süreci incelemek gerekir.
Anne karnına düşen bir bebek bir müddet sonra ruha kavuşur. Bu sürenin ne kadar olduğunu bilmiyorum ama doğumdan önce ile bir yaşına kadar bir süre içerisinde bu olayın gerçekleşmesi gerekir. Aslında anne karnında bu işlemin oluştuğunu düşünüyorum. Ruh bebeğe bağlandıktan sonra onun gözleriyle görüp onun kulaklarıyla duyacaktır ve bedenini kumanda etmeyi öğrenmeye başlayacaktır. Ruhun bedene bağlandığı anı ceninin rüya görmeye başladığı an olarak tespit etme imkanı var. Çünkü rüya ruhun getirisidir ve anne karnındaki bebekler bile rüya görürler.
Aslında bir eninin rüyasında ne göreceği bir muamma gibi dursa da geçmiş hayatını henüz unutmadığı için ondan esinlenerek rüyalar görebilir.
Bir ceninin rüya görmeye başladığı anı tespit ederek, ruhun giriş anı saptanabilirse de tüm ceninlerde aynı zamanda olmayabilir. Bu biraz da ruhun bedenin kontrolünü ne kadar zamanda ele geçireceğine bağlıdır. Çünkü bu süreç tahmin edilenden zordur. Öncelikle ruh beyin hemen her bölümüne nüfuz etmeli ve onun tüm almaçlarını kontrol edebilecek hale gelmelidir. Daha sonra bu kontrol sistemini kullanarak yürümek, konuşmak gibi işlemleri yerine getirmesi gerekecektir. Ve bu işlemler olurken bir taraftan da hafızasını kaybetmeye başlar. Bedeni kontrol altına almak ile hafıza kaybı birbirine paralel gider. Belki de aralarında bir bağ vardır. Yani beden kontrolünü sağlamak hafızayı otomatikmen silmek demektir.
Ruh kontrolü yavaş yavaş ele geçirmeye başlar. Bu epey bir süre alır ama sanırım ilk öğrenilen şey gülmektir. Bebek bilinçsizce gülmeye çalışabilir. Bazen başarır bazen gülüş yarım kalır. Ebeveynler tepki verdikçe bu eylemlerde uzmanlaşır. Yalnız ağlama eyleminin başlarda içgüdüsel olduğunu düşünüyorum. Daha sonra onun da ruh tarafından kontrol edildiğini zannediyorum.
Bu süreçler gelişirken bebekler şartlanmadıkları için bizim algımızın dışında olan şeyleri algılayabilirler. Özellikle rüyaları çok daha kontrolsuzdur. Ölmüş bir ebeveyn rüyada bebeğe çok daha rahat görünebilir. Bebeklerin melekleri görebildiği düşünülür. Büyükler şartlanmışlıkları yüzünden bu yeteneği kaybeder.
Normal doğum süreci yaşayan bir bebekteki bu durum klonlanmış bir bebekte de aynı olabilir mi? Bence olabilir. Çünkü rahmin dışında döllenen tüp bebeklerde de bir farklılık gözükmez. Hatta anne karnında değil de onun özelliklerini taklit eden bir makine olsa bile sonuç değişmeyecektir.
Klonlama tamamen madde bedenle ilgilidir. Bir klon iki ayrı bireyin değil tek bir bireyin DNA’sını içerir. Buda klonlandığı kişiye benzemesi demektir. Yani bedensel olarak ona benzer ama içine üflenen ruh ayrı olacağından benzerlik şekilde kalır. Kişilerin karakterini, zekasını belirleyen şey ruhudur. Onun için klonlanan kişi tamamen ayrı kişi olacaktır.
Bir dönemler bir koyun klonlanmıştı. Koyun Doli… Fakat DNAsının alındığı koyunun yaşından yaşamaya devam ettiği söylenmişti. Yani uzun yaşamamıştı. O sorunu çözüp çözmediklerini bilmiyorum. Henüz insan klonlandığını duymadım. Zaten pek çok insan etik bulmayacağı için büyük sansasyona sebep olacaktır. Onun için açıkça kimsenin cesaret edeceğini sanmam ama gizli kapılar arkasında olanlardan da haberimiz yok…
KAYNAK: http://www.seyfullahdemir.com
Anne karnına düşen bir bebek bir müddet sonra ruha kavuşur. Bu sürenin ne kadar olduğunu bilmiyorum ama doğumdan önce ile bir yaşına kadar bir süre içerisinde bu olayın gerçekleşmesi gerekir. Aslında anne karnında bu işlemin oluştuğunu düşünüyorum. Ruh bebeğe bağlandıktan sonra onun gözleriyle görüp onun kulaklarıyla duyacaktır ve bedenini kumanda etmeyi öğrenmeye başlayacaktır. Ruhun bedene bağlandığı anı ceninin rüya görmeye başladığı an olarak tespit etme imkanı var. Çünkü rüya ruhun getirisidir ve anne karnındaki bebekler bile rüya görürler.
Aslında bir eninin rüyasında ne göreceği bir muamma gibi dursa da geçmiş hayatını henüz unutmadığı için ondan esinlenerek rüyalar görebilir.
Bir ceninin rüya görmeye başladığı anı tespit ederek, ruhun giriş anı saptanabilirse de tüm ceninlerde aynı zamanda olmayabilir. Bu biraz da ruhun bedenin kontrolünü ne kadar zamanda ele geçireceğine bağlıdır. Çünkü bu süreç tahmin edilenden zordur. Öncelikle ruh beyin hemen her bölümüne nüfuz etmeli ve onun tüm almaçlarını kontrol edebilecek hale gelmelidir. Daha sonra bu kontrol sistemini kullanarak yürümek, konuşmak gibi işlemleri yerine getirmesi gerekecektir. Ve bu işlemler olurken bir taraftan da hafızasını kaybetmeye başlar. Bedeni kontrol altına almak ile hafıza kaybı birbirine paralel gider. Belki de aralarında bir bağ vardır. Yani beden kontrolünü sağlamak hafızayı otomatikmen silmek demektir.
Ruh kontrolü yavaş yavaş ele geçirmeye başlar. Bu epey bir süre alır ama sanırım ilk öğrenilen şey gülmektir. Bebek bilinçsizce gülmeye çalışabilir. Bazen başarır bazen gülüş yarım kalır. Ebeveynler tepki verdikçe bu eylemlerde uzmanlaşır. Yalnız ağlama eyleminin başlarda içgüdüsel olduğunu düşünüyorum. Daha sonra onun da ruh tarafından kontrol edildiğini zannediyorum.
Bu süreçler gelişirken bebekler şartlanmadıkları için bizim algımızın dışında olan şeyleri algılayabilirler. Özellikle rüyaları çok daha kontrolsuzdur. Ölmüş bir ebeveyn rüyada bebeğe çok daha rahat görünebilir. Bebeklerin melekleri görebildiği düşünülür. Büyükler şartlanmışlıkları yüzünden bu yeteneği kaybeder.
Normal doğum süreci yaşayan bir bebekteki bu durum klonlanmış bir bebekte de aynı olabilir mi? Bence olabilir. Çünkü rahmin dışında döllenen tüp bebeklerde de bir farklılık gözükmez. Hatta anne karnında değil de onun özelliklerini taklit eden bir makine olsa bile sonuç değişmeyecektir.
Klonlama tamamen madde bedenle ilgilidir. Bir klon iki ayrı bireyin değil tek bir bireyin DNA’sını içerir. Buda klonlandığı kişiye benzemesi demektir. Yani bedensel olarak ona benzer ama içine üflenen ruh ayrı olacağından benzerlik şekilde kalır. Kişilerin karakterini, zekasını belirleyen şey ruhudur. Onun için klonlanan kişi tamamen ayrı kişi olacaktır.
Bir dönemler bir koyun klonlanmıştı. Koyun Doli… Fakat DNAsının alındığı koyunun yaşından yaşamaya devam ettiği söylenmişti. Yani uzun yaşamamıştı. O sorunu çözüp çözmediklerini bilmiyorum. Henüz insan klonlandığını duymadım. Zaten pek çok insan etik bulmayacağı için büyük sansasyona sebep olacaktır. Onun için açıkça kimsenin cesaret edeceğini sanmam ama gizli kapılar arkasında olanlardan da haberimiz yok…
KAYNAK: http://www.seyfullahdemir.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar