bugün
- bik bik'in kraliçe olması7
- kolye142
- hacker saldırısı gazileri7
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak3
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- nokia20
- usualsuspects'in ayağı3
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı2
- bilim3
- uzay3
- ay3
- usualsuspects aslan parçası2
- semih kılıçsoy3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- jagermeister3
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- esaretin bedeli5
- son parti4
- asansörde susma zorunluluğu3
- mars2
- türkiye19
- istersem sozlugu hacklerim5
- fransa6
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- tiyatroya gitmek3
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti2
- iklim2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- fırtına2
- 20013
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sigara10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- vadistanbul2
- samsunspor3
Soğuk Ankara gecesinde neredeyse sabaha karşı, müzisyen arkadaşlarımla birlikte Samanpazarı yokuşunu çıkıp deveci hanlarından birisine girdik...
Alt kata develeri koymuşlardı...
Tahta merdivenlerden çıktık...
Tahtaların aralıklarından develerin kulakları gözüküyordu...
Üst katta geniş bir odaydı, dört bir yanında halı örtülü divanlarla, eski bir bey konağıydı sanki...
Odanın baş köşesinde sadece tek başına bir adam, üzerine paltosunu almış, köşeye büzülmüş uyuyordu...
Yanında sazı vardı...
*
Üniversitenin henüz birinci sınıfındaydım, gurbete alışamadığım, burnuma çok uzaktaki evimizden yemek kokularının geldiği günlerdi...
Müzisyen olarak çalıştığım barın yetişkin müzisyenlerinin peşine takılmıştım...
Bir evliyayı ziyarete gider gibiydiler...
Odaya girip köşedeki adamın uyuduğunu görünce, birbirlerine susun işareti yaptılar...
Kapının hemen girişine sıralanıp sessizce oturduk...
Ben öksürdüm...
Dört bir yandan sus işaretleri geldi...
Bir daha öksürdüm...
Köşedeki adam uyandı, gelenler olduğunu görünce telaşla toparlandı, elini göğsüne koyarak Hoş geldiniz beyler ağalar dedi...
Biraz sonra sazını aldı...
Ve söyledi:
Zahidem kurbanım nolacak halim?..
*
O sesi hiç unutmadım...
Canım yandığında...
Hani yüreği alev aldığında insanın...
Ankara sokaklarında gözlerimi silerek çaresiz kendimi aradığımda...
içimde o türküyü söyledi bana...
Köşedeki adam...
*
Dün Neşet Ertaş öldü...
Ozan öldüğünde sevdası nereye gider?..
*
Deve hanından girdim içeri yine...
Dört bir yanı halı örtülü divanlar... Köşedeki adam gözlerini açıp elini göğsüne bastırarak selam verdi...
Ben sormadım bu kez...
O söyledi:
Zahidem kurbanım nolacak halim?..
Bekir Coşkun/Cumhuriyet
Alt kata develeri koymuşlardı...
Tahta merdivenlerden çıktık...
Tahtaların aralıklarından develerin kulakları gözüküyordu...
Üst katta geniş bir odaydı, dört bir yanında halı örtülü divanlarla, eski bir bey konağıydı sanki...
Odanın baş köşesinde sadece tek başına bir adam, üzerine paltosunu almış, köşeye büzülmüş uyuyordu...
Yanında sazı vardı...
*
Üniversitenin henüz birinci sınıfındaydım, gurbete alışamadığım, burnuma çok uzaktaki evimizden yemek kokularının geldiği günlerdi...
Müzisyen olarak çalıştığım barın yetişkin müzisyenlerinin peşine takılmıştım...
Bir evliyayı ziyarete gider gibiydiler...
Odaya girip köşedeki adamın uyuduğunu görünce, birbirlerine susun işareti yaptılar...
Kapının hemen girişine sıralanıp sessizce oturduk...
Ben öksürdüm...
Dört bir yandan sus işaretleri geldi...
Bir daha öksürdüm...
Köşedeki adam uyandı, gelenler olduğunu görünce telaşla toparlandı, elini göğsüne koyarak Hoş geldiniz beyler ağalar dedi...
Biraz sonra sazını aldı...
Ve söyledi:
Zahidem kurbanım nolacak halim?..
*
O sesi hiç unutmadım...
Canım yandığında...
Hani yüreği alev aldığında insanın...
Ankara sokaklarında gözlerimi silerek çaresiz kendimi aradığımda...
içimde o türküyü söyledi bana...
Köşedeki adam...
*
Dün Neşet Ertaş öldü...
Ozan öldüğünde sevdası nereye gider?..
*
Deve hanından girdim içeri yine...
Dört bir yanı halı örtülü divanlar... Köşedeki adam gözlerini açıp elini göğsüne bastırarak selam verdi...
Ben sormadım bu kez...
O söyledi:
Zahidem kurbanım nolacak halim?..
Bekir Coşkun/Cumhuriyet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar