bugün
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı7
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın9
- manuel vites araba kullanan kadın4
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- mekke anlaşması7
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- devalüasyon yakın mı9
- sözlükte kavga olacak hissi2
- kotor6
- iki pedal olan bir arabada yanlış pedala basmak2
- günlük tutan erkek9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- velvet hanım çay içelim mi6
- anın görüntüsü10
- yavrum diye hitap eden erkek7
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- israil3
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- hurdacılık2
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- ülkücüleri ciddiye almak3
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı2
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- ümmetçilerin azerbaycan düşmanlığı2
- bir günde 100 bayana merhaba demek3
- ortega sedat3
- burunla blok flüt çalabilmek6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- cedicader'i gsli yapıyoruz kampanyası2
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- kadın yazar çekme başlıkları6
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- cersei lannister'in dincileri patlatması3
- sezgin tanrıkulu2
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi2
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- geldimgittim5
- mohamed salah ghaly14
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- dar kot pantolon ile uyumak3
- şeyhine karısını sunarak evliya olmak2
2013 en iyi film Oscar adaylarını izliyoruz: AMOUR - Michael Haneke...
https://www.youtube.com/watch?v=F7D-Y3T0XFA
Amerikan sinemasındaki gibi, ilgiyi canlı tutacağım diye bin takla atan bir sinema değil bu.
izlemeye niyetin varsa, izle; yoksa güle güle diyen bir sinema
Kısa sekanslar; sürekli 'cut'larla açı ve konum değiştiren kameralar; bu filmde hiç aramayın; YOK https://www.youtube.com/watch?v=F7D-Y3T0XFA
Yönetmen, kamerayı bir açıya ve konuma yerleştirdikten sonra, sahne boyunca sabit tutuyor; sanki çıplak gözle olaya tanıklık yapıyormuşuz gibi.
Peki böyle bir filmin SEYiR KEYFi olabilir mi? Gerçek hayat gibi, durgun, durağan bir akışa tanıklık etmek, seyir keyfi verir mi?
Alman Michael Haneke'nin, en iyi film Oscar adayı Amour filmi, tam da böyle bir film; - sizi bilmem --- bana ve eşime seyir keyfi verdi.
Durağanlık iyi bile: izlerken zihin oyunları oynamanıza izin veriyor; daha doğrusu zihninizi harekete geçiriyor.
Babam felç geçirmiş; yüzde 60 sağlığına kavuşmuştu; arkasından annem felç geçirdi: Yüzde 70'i GiTTi. Konuşma yok; sağ tarafta ne kol ne de ayakta hareket yok.
Anneme, bir bakıcı tuttuk. Ama babam, kendisinden hiç beklediğimiz şekilde, anneme öylesine bir bakım gösterdi ki; biz çocuklarının gözleri yaşardı.
Film, kendilerine zor bakan 80'lik karı - kocanın (Kadın felç geçirip, sağ tarafı tutmaz hale gelince) hallerini anlatıyor.
Filmin 'güzel' tarafı; sanki karı - kocanın hiç farkında olmadığı bir gözün, bizim gözümüzün, evin içinde onları gözetliyor gibi olması.
Bu gözetleme, 'yaşlılık hallerimizi' düşünme ihtiyacını da harekete geçiriyor: O halde kendimizi hayal ediyoruz ki, iyi bir egzersiz
Film, Türkiye'de 28 Aralık'ta gösterime girmiş ve KOCCA Türkiye'de, sadece 3 (yazıyla üç) sinemada gösterilmiş. http://gundem.milliyet.co....2013/1655420/default.htm
istanbulda Altunizade ve Beyoğlunda; bir de Ankarada Toplamda filmi izleyen kişi sayısı 10 bin 577.
https://www.youtube.com/watch?v=F7D-Y3T0XFA
Amerikan sinemasındaki gibi, ilgiyi canlı tutacağım diye bin takla atan bir sinema değil bu.
izlemeye niyetin varsa, izle; yoksa güle güle diyen bir sinema
Kısa sekanslar; sürekli 'cut'larla açı ve konum değiştiren kameralar; bu filmde hiç aramayın; YOK https://www.youtube.com/watch?v=F7D-Y3T0XFA
Yönetmen, kamerayı bir açıya ve konuma yerleştirdikten sonra, sahne boyunca sabit tutuyor; sanki çıplak gözle olaya tanıklık yapıyormuşuz gibi.
Peki böyle bir filmin SEYiR KEYFi olabilir mi? Gerçek hayat gibi, durgun, durağan bir akışa tanıklık etmek, seyir keyfi verir mi?
Alman Michael Haneke'nin, en iyi film Oscar adayı Amour filmi, tam da böyle bir film; - sizi bilmem --- bana ve eşime seyir keyfi verdi.
Durağanlık iyi bile: izlerken zihin oyunları oynamanıza izin veriyor; daha doğrusu zihninizi harekete geçiriyor.
Babam felç geçirmiş; yüzde 60 sağlığına kavuşmuştu; arkasından annem felç geçirdi: Yüzde 70'i GiTTi. Konuşma yok; sağ tarafta ne kol ne de ayakta hareket yok.
Anneme, bir bakıcı tuttuk. Ama babam, kendisinden hiç beklediğimiz şekilde, anneme öylesine bir bakım gösterdi ki; biz çocuklarının gözleri yaşardı.
Film, kendilerine zor bakan 80'lik karı - kocanın (Kadın felç geçirip, sağ tarafı tutmaz hale gelince) hallerini anlatıyor.
Filmin 'güzel' tarafı; sanki karı - kocanın hiç farkında olmadığı bir gözün, bizim gözümüzün, evin içinde onları gözetliyor gibi olması.
Bu gözetleme, 'yaşlılık hallerimizi' düşünme ihtiyacını da harekete geçiriyor: O halde kendimizi hayal ediyoruz ki, iyi bir egzersiz
Film, Türkiye'de 28 Aralık'ta gösterime girmiş ve KOCCA Türkiye'de, sadece 3 (yazıyla üç) sinemada gösterilmiş. http://gundem.milliyet.co....2013/1655420/default.htm
istanbulda Altunizade ve Beyoğlunda; bir de Ankarada Toplamda filmi izleyen kişi sayısı 10 bin 577.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar