bugün
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği8
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın26
- yorgun mermi19
- tavuk sevmemek3
- laptop4
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi2
- yeni zelanda ya gitmek5
- sürekli dizi6
- bikbik hanfendi2
- etek giyen erkek11
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı12
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- her şey ölümümle başlamıştı2
- ciddi ciddi başı açık kızla evlenmek4
- sakallı aşçı2
- yecüc ile mecüc3
- tahta kavede sütlü nescafe söylemek2
- namaz4
- hangi manifest kızısın3
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- bir daha doğmayacak olmak2
- sudekiray silik yesin kampanyası3
- hakiki şeyh ve sahte şeyh3
- lionel messi4
- sarışın erkek karizması2
- kara lahana2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı5
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız5
- devalüasyon yakın mı9
- şeyhine badeletince cennete gideceğini sanan çomar2
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- günlük tutan erkek9
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- mekke anlaşması7
- neden eksi aldığını anlamamak4
- eskorta aşık olmak4
- seka2
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- kotor6
- sunset riders2
- kadınların erkekleşmesi4
- yeni parti5
- yavrum diye hitap eden erkek7
- kadınlar mı döver erkekler mi4
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- manuel vites araba kullanan kadın4
Nihayet bugün izleyebildiğim Haneke filmi.
Gerçek bir film. Tüm hissettirdikleriyle hem de.
--spoiler--
Kendini dış dünyadan tamamen izole etmiş 60 yaşının üzerinde bir çift var. Anne ve Georges Bir bütün olmuşlar. Düzen onlar için her şeyden önemli. Hayatlarında her şey planlı ve programlı. Bunun dışına çıkmıyorlar. Arkadaşları yok. Onların onayı dışında evlerine, mahremiyetlerine girebilen kimse yok.
Sonra birden bire hayatlarında büyük bir değişim oluyor Anne felç geçiriyor. Film de burada başlıyor esasen. Aşk, sevgi, sadakat, yalnızlık ve bencillik. Tüm bu duyguları görüyoruz filmin devamında.
Anne güçlü bir kadın figürü. Hayatında hep dik durmuş Kimseden yardım istemiyor. Ama düştüğü durum onu yardıma muhtaç kılıyor. Belki de ona en çok acı veren çok sevdiği kocasının kendine bakmak durumunda kalması. Hastalığının en başından beri yardım istemekten kaçınıyor. Georges ise tüm hayatını birlikte geçirdiği güçlü kadının bu durumda olmasına dayanamayan elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan bir adam. Ama zaman ilerledikçe ve anne'nin durumu kötüleştikçe beklenen sondan kaçamıyor Georges.
Filmdeki en etkileyici sahne belki de tokat sahnesiydi. George eşine yemek yediriyor, ona hikayeler anlatıyor, onu uyutuyor bir bebek gibi bakıyor adeta. Ama nihayetinde bir insan. içinde yaşadığı baskı, hüzün, acı o tokatla birden dışarı çıkıyor. Sonrasında ise bir kaçış hikayesi başlıyor. Georges çok sevdiği eşinden, kızından, kendisinden ve gerçeklerden olabildiğince kaçmaya başlıyor. Anne iyi olmayacak ve bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi devam etmeyecek. Hem kendi içinde bulunduğu durumdan hem de Anne'nin içinde bulunduğu durumdan kurtulmak adına onu da kendisini de öldürüyor.
Evlerine hayatlarına kimsenin girmesine izin vermeyen Georges eşini de yalnız bir şekilde ölüme uğurluyor. Aldığı çiçekleri yıkaması, hazırlaması bir çeşit cenaze töreni onun için.
Ve filmin sonunda George sevdiği kadın Anne ile o evden çıkıp gidiyor. Yine birlikte yine bir bütün olarak.
--spoiler--
En iyi yabancı film ve kadın oyuncu Oscar'ını almasını temenni ediyorum.
Gerçek bir film. Tüm hissettirdikleriyle hem de.
--spoiler--
Kendini dış dünyadan tamamen izole etmiş 60 yaşının üzerinde bir çift var. Anne ve Georges Bir bütün olmuşlar. Düzen onlar için her şeyden önemli. Hayatlarında her şey planlı ve programlı. Bunun dışına çıkmıyorlar. Arkadaşları yok. Onların onayı dışında evlerine, mahremiyetlerine girebilen kimse yok.
Sonra birden bire hayatlarında büyük bir değişim oluyor Anne felç geçiriyor. Film de burada başlıyor esasen. Aşk, sevgi, sadakat, yalnızlık ve bencillik. Tüm bu duyguları görüyoruz filmin devamında.
Anne güçlü bir kadın figürü. Hayatında hep dik durmuş Kimseden yardım istemiyor. Ama düştüğü durum onu yardıma muhtaç kılıyor. Belki de ona en çok acı veren çok sevdiği kocasının kendine bakmak durumunda kalması. Hastalığının en başından beri yardım istemekten kaçınıyor. Georges ise tüm hayatını birlikte geçirdiği güçlü kadının bu durumda olmasına dayanamayan elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan bir adam. Ama zaman ilerledikçe ve anne'nin durumu kötüleştikçe beklenen sondan kaçamıyor Georges.
Filmdeki en etkileyici sahne belki de tokat sahnesiydi. George eşine yemek yediriyor, ona hikayeler anlatıyor, onu uyutuyor bir bebek gibi bakıyor adeta. Ama nihayetinde bir insan. içinde yaşadığı baskı, hüzün, acı o tokatla birden dışarı çıkıyor. Sonrasında ise bir kaçış hikayesi başlıyor. Georges çok sevdiği eşinden, kızından, kendisinden ve gerçeklerden olabildiğince kaçmaya başlıyor. Anne iyi olmayacak ve bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi devam etmeyecek. Hem kendi içinde bulunduğu durumdan hem de Anne'nin içinde bulunduğu durumdan kurtulmak adına onu da kendisini de öldürüyor.
Evlerine hayatlarına kimsenin girmesine izin vermeyen Georges eşini de yalnız bir şekilde ölüme uğurluyor. Aldığı çiçekleri yıkaması, hazırlaması bir çeşit cenaze töreni onun için.
Ve filmin sonunda George sevdiği kadın Anne ile o evden çıkıp gidiyor. Yine birlikte yine bir bütün olarak.
--spoiler--
En iyi yabancı film ve kadın oyuncu Oscar'ını almasını temenni ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar