bugün
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- ecevit denince akla gelen şeyler16
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması19
- simko39
- memduh bashgan9
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- sözlükte ki türk düşmanları10
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazar tayfası3
- etzincan kürdü memduh4
- kürt memduh4
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- arkadaşın eski sevgilisi3
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- hararet yapan araca şalgam suyu koymak2
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- s'i l v'e r m'i s t6
- betray me7
- göz flörtü3
- gürcü hamsisi4
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- arap flört2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- arap erkeklerin yakışıklı olması2
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- cuma öğlen vakti online olan erkek yazar2
- anın görüntüsü23
- ecevit masum değildi2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı6
- google gemini'nin güvenlik testini aşması2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- acı gerçekler15
- rte denince akla gelen seyler4
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- devletin bekası4
- platon un mağara alegorisi2
- iltica5
- 0 0 716
- karpuzcu libos panda2
- istanbul finans merkezi2
- kale3112'deki kale hangi kale10
- alsana ulenn2
- paradox interactive4
- rambo ariel ortega3
- 1939 erzincan depreminde gönüllü olan mahkumlar2
- arda güler7
- buz gibi bira8
- nabersiniz geçler2
- güne başlarken3
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız15
- en lezzetli balık23
Herkes en güzelini, en iyisini ve de en mutlu edeni istiyor. En iyisi, güzeli ve de mutluluk vereni basitlik değil midir? insanları büyüleme çabasından çok uzak bir adama sımsıkı sarıl da hiç bırakma, sev. Çok alınıyorlar, çok kızıyorlar ve çok kin kusuyorlar... Basitlikten uzaklaştıkça insanlığa yakışmayan bir ton duygu ve huy sırtlanıyorlar. Birine basit demeye dursun, gazetenin üçüncü sayfa haberlerinde bulursun kendini.
Ama çıksa karşına basit olduğundan bi haber o adam, ona takılıp bir kazak gibi sökülürsün, karşısında tüm benliğin ile çırılçıplak kalırsın. Sever ya da sevmez, önemli olan bu mudur Allah aşkına?! Hala kendinizi düşünüyorsunuz.
Süslü cümlelerle basitliği anlatmakta oldukça zor ve tezat biliyorum...
Hak verin, ben nasıl anlatayım basit güzelliğinde kaybolduğum adamın omuzunda yatarken dünyanın sarhoş bir kadın gibi kendini unutarak döndüğünü... Yanındayken kalabalık içinde kimsenin göremediği bir sığınakta gibiyim. Hele bir de keyfi yerindeyse bayram sabahına hazır çocuklar gibi. Onunla geçmeyen dakikalar adeta israf, hatta bu kadar alışmışken günah!
Zaten hangi şiirime başlasam sonu yine ona çıkıyor. Ufak bir kız çocuğu gibi masallara inanıyorken içten içe, aşkın yazılarımda ne zararı olabilirdi.
Ne kadar yazarsam yazayım arabeskin verdiği tadı da vermiyor iyi mi...
Basit adam, basit bir sevgi işte denklem bu kadar. Cevabı bulduğunda dünyanın sırrını çözmüşsün gibi bir heyecan kaplayıveriyor içini.
Her şey bu kadar basit iken öyle anlar geliyor ki, dudaklarından çıkacak iki kelimeyi nasıl çekildiğini yıllardır çözemediğimiz belgesellerdeki kaplanların avını sessizce tetikte beklemesi gibi gergin bir halde bekliyorum; her seferinde ıska. Sevme diyemem sev de diyemem... Var ol Orhan Baba!
Az önce güldüğüm anların hiç gerçekçi olmadığını bildiğim aklıma geliyor, derin bir iç çekerek yine de güzeldi diye mırıldanıyorum. Sonra diyorum ki, ne olurdu bir tren garında tanışsaydık. Hani o en romantik filmlerdeki gibi. Bizim tek tren anlayışımız çocukluktan kalma çuf çuf, oda Hugo sağolsun.
Bahar gelince kış ölüyor, sen gidince gün bitiyor.
Ve işte yine dalıyorum uykuyu sevmeyen düşüncelere...
Öptüm, kaçtım.
Ama çıksa karşına basit olduğundan bi haber o adam, ona takılıp bir kazak gibi sökülürsün, karşısında tüm benliğin ile çırılçıplak kalırsın. Sever ya da sevmez, önemli olan bu mudur Allah aşkına?! Hala kendinizi düşünüyorsunuz.
Süslü cümlelerle basitliği anlatmakta oldukça zor ve tezat biliyorum...
Hak verin, ben nasıl anlatayım basit güzelliğinde kaybolduğum adamın omuzunda yatarken dünyanın sarhoş bir kadın gibi kendini unutarak döndüğünü... Yanındayken kalabalık içinde kimsenin göremediği bir sığınakta gibiyim. Hele bir de keyfi yerindeyse bayram sabahına hazır çocuklar gibi. Onunla geçmeyen dakikalar adeta israf, hatta bu kadar alışmışken günah!
Zaten hangi şiirime başlasam sonu yine ona çıkıyor. Ufak bir kız çocuğu gibi masallara inanıyorken içten içe, aşkın yazılarımda ne zararı olabilirdi.
Ne kadar yazarsam yazayım arabeskin verdiği tadı da vermiyor iyi mi...
Basit adam, basit bir sevgi işte denklem bu kadar. Cevabı bulduğunda dünyanın sırrını çözmüşsün gibi bir heyecan kaplayıveriyor içini.
Her şey bu kadar basit iken öyle anlar geliyor ki, dudaklarından çıkacak iki kelimeyi nasıl çekildiğini yıllardır çözemediğimiz belgesellerdeki kaplanların avını sessizce tetikte beklemesi gibi gergin bir halde bekliyorum; her seferinde ıska. Sevme diyemem sev de diyemem... Var ol Orhan Baba!
Az önce güldüğüm anların hiç gerçekçi olmadığını bildiğim aklıma geliyor, derin bir iç çekerek yine de güzeldi diye mırıldanıyorum. Sonra diyorum ki, ne olurdu bir tren garında tanışsaydık. Hani o en romantik filmlerdeki gibi. Bizim tek tren anlayışımız çocukluktan kalma çuf çuf, oda Hugo sağolsun.
Bahar gelince kış ölüyor, sen gidince gün bitiyor.
Ve işte yine dalıyorum uykuyu sevmeyen düşüncelere...
Öptüm, kaçtım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar