bugün
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- kedi tekmelemek10
- aslan gibi adam6
- sözlükte marka olmak8
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler3
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler12
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- camide rakı içen izmirli kız6
- sözlük yazarlarının manzaraları5
- süleymancılar14
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- daha 17 dizisi aras vs teoman5
- evreşe bim de bulgar görmek4
- emre yaban2
- nasılsınız fakirler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- maymundan geldiğine inanan ateist3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- true'nin milli olması3
- denize çıplak girmek4
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- alihan kuriş7
- dönercide kız tavlamak2
- sözlükte kavga olacak hissi8
- iremga32
- anın görüntüsü30
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- velvet12
- siyaset konuşan kızlar3
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek2
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak2
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü3
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- denize bakan ev6
- korku filmi izlerken çekim arkasını düşünmek2
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- yeniden refah partisi2
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- kediyi parçalayan pitbull5
- hz musa'nın yeterince övülmemesi3
fransız yurttaşıdır lakin, bu yurttaş öylesine meraklıdır ki;
ne bir ingiliz gibi anlamadığı bir konuda anlatanı suçlu bulan ve sinirlenen, ne bir italyan gibi bir şeycik anlamadığı halde çok iyi anlamış gibi görünen ve ne de bir ispanyol gibi anlamadığında sizi umursamayan bir ifade sergiler.
o, gerçekten anlamaya çalışır. konuşulan dili bilmiyorsa yüz ifadelerinden, karşısındaki insan ya da insanların tavır ve davranışlarından bir şeyleri çözmeye çalışır. bir ona-bir buna yönelen dikkatli bakışlar, fransız'da şapşalca bir yüz ifadesi yaratır ama niyet çözüme yöneliktir, yani iyidir.
bakmayın! siz, türkçe'deki yerleşmiş mecazi anlamına, fransız'ın olayı kavraması çok da uzun sürmez. e! ne de olsa akdenizlidir lakin, sorun bundan sonra başlar. sizi ve talebinizi harfiyen anlar, öyle ki bu yüz ifadesine çok net yansır fakat o arnavut'unki kadar meşhur inadıyla anlamamazlıktan gelir.
derdinizi italyanca veya ispanyolca anlatmaya çalışıyorsanız, hele hele! ingilizce'yi denemek gibi bir gaflete düştüyseniz ve güney fransa'nın kırsalında iseniz vay! halinize. türkçe + tarzanca konuşmak kesinlikle daha faydalı çözümler elde etmenizi sağlayacaktır zira, türkçe içerisindeki teknik terimlerin çoğu, türkçe'ye fransızca'dan; adaptasyon, formasyon, kanalizasyon, sinyalizasyon, otomasyon sözcüklerinde olduğu gibi okundukları şekilde alınmadır ve sırf bu yüzden diliniz onun fazlasıyla ilgisini çekecektir.
'olaylara fransız kalmak' deyimi türkçe'ye hastır fakat her ulus için farklı bir ulus bu anlamda hedef tutulmuştur. örneğin; ukraynalılara göre moldovalılar, moldovalılara göre ukraynalılar, bulgarlara göre romenler, romenlere göre moldovalılar, ruslara göre eskimolar, amerikalılara göre meksikalılar, kübalılara göre amerikalılar, çinlilere göre japonlar, japonlara göre çinliler diye sürer gider bu...
ne bir ingiliz gibi anlamadığı bir konuda anlatanı suçlu bulan ve sinirlenen, ne bir italyan gibi bir şeycik anlamadığı halde çok iyi anlamış gibi görünen ve ne de bir ispanyol gibi anlamadığında sizi umursamayan bir ifade sergiler.
o, gerçekten anlamaya çalışır. konuşulan dili bilmiyorsa yüz ifadelerinden, karşısındaki insan ya da insanların tavır ve davranışlarından bir şeyleri çözmeye çalışır. bir ona-bir buna yönelen dikkatli bakışlar, fransız'da şapşalca bir yüz ifadesi yaratır ama niyet çözüme yöneliktir, yani iyidir.
bakmayın! siz, türkçe'deki yerleşmiş mecazi anlamına, fransız'ın olayı kavraması çok da uzun sürmez. e! ne de olsa akdenizlidir lakin, sorun bundan sonra başlar. sizi ve talebinizi harfiyen anlar, öyle ki bu yüz ifadesine çok net yansır fakat o arnavut'unki kadar meşhur inadıyla anlamamazlıktan gelir.
derdinizi italyanca veya ispanyolca anlatmaya çalışıyorsanız, hele hele! ingilizce'yi denemek gibi bir gaflete düştüyseniz ve güney fransa'nın kırsalında iseniz vay! halinize. türkçe + tarzanca konuşmak kesinlikle daha faydalı çözümler elde etmenizi sağlayacaktır zira, türkçe içerisindeki teknik terimlerin çoğu, türkçe'ye fransızca'dan; adaptasyon, formasyon, kanalizasyon, sinyalizasyon, otomasyon sözcüklerinde olduğu gibi okundukları şekilde alınmadır ve sırf bu yüzden diliniz onun fazlasıyla ilgisini çekecektir.
'olaylara fransız kalmak' deyimi türkçe'ye hastır fakat her ulus için farklı bir ulus bu anlamda hedef tutulmuştur. örneğin; ukraynalılara göre moldovalılar, moldovalılara göre ukraynalılar, bulgarlara göre romenler, romenlere göre moldovalılar, ruslara göre eskimolar, amerikalılara göre meksikalılar, kübalılara göre amerikalılar, çinlilere göre japonlar, japonlara göre çinliler diye sürer gider bu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar