bugün
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı12
- ateist dövmek10
- velvet51
- hoşgörü dini islam9
- velvet hanımkızımız8
- gözde celep4
- kürtler sizden nefret ediyor6
- yakışıklı olmanın faydaları4
- türk kahvesi eşlikçisi6
- yürüyüş flörtü5
- aşure vs waffle8
- 0 0 721
- eliz gürler2
- sevgililer nerede seks yapıyor9
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması10
- siyonizmin abd'deki etkisi bitince ciasal islam2
- donsuz bedevi6
- abur gel de yaz buraya3
- akepede kliklerin savaşı11
- klavyenizde ben aslında yazdıktan sonra ne çıkıyor7
- pandela16
- kylie jenner3
- dindar nesil projesi patladı3
- bik bik'e hediye edeceğim mutfak4
- şeyhin götüne priz sokmak4
- ahmet burak erdoğan7
- true'nun yine online olması2
- erector dedemiz2
- sarapci koala2
- kemalistler11
- ismet gürbüz ile berlin gece hayatına akmak4
- seni ne mutlu eder sorusu3
- hamas bitmeden gazze bitmez2
- yazarlara gelen son mesaj8
- hergün dondurma yenir mi3
- mıknatısların sevişgen olması3
- günün şiiri11
- denize girmek2
- erdoğan olmasa türkiye bölünür4
- istediğini almak2
- para parayı çeker mi5
- tek başına uzun yol gitmek7
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- israil9
- sözlük erkeklerinin zeki seksi ve kültürlü olması2
- bik bik'in aşuresi6
- yapay zeka ile kod yazmanin getirdigi tembellik5
- chp grup toplantısı3
- türkiye13
- ülkenin burokrasini ele geçirerek darbe yapmak2
yanlış öğrettiler bize yıllarca. her şeyi kendi gözlerinden görmemizi istediler. kural, yasa değil belki ama otorite denebilir. her konu hakkında onlarınkinden farklı düşünmek ayıplanır oldu.
kaşar peynirle beyaz peynirin aynı tostun içinde bulunmasının tat karmaşasına yol açacağını, bu yüzden gereksiz olduğunu okuduğumu hatırlıyorum bir ekonomi kitabında. o yaştaki çocuğa hangi ev, hangi ekonomiden bahsediyosunuz? ekonomi yalnızca istediği pantolonu-tişörtü almaktan ibaretse hele ki çocuğun kafasında..o kadar yerleşmiş ki beynime yıllar sonra bile kaşar-beyaz peynir karışık tost sipariş eden iş arkadaşıma bi acaip bakmıştım. çoğunluğun beğenmediği şey fanatik yapıyor insanı bi kez denemeye kalkmazsa eğer...
bir şey düşün kafanda ama gerçekten düşün. insanlara karşı savaşını ver. enine boyuna, en ince ayrıntısına kadar. savunduğun şey geçerlilik görürse, çoğunluğun düşüncesine hakim olmak için ilk adımı attın demektir. siyasetçi değilsin ya da bilim adamı ya da hukukçu.. kural koyamazsın, yeni yasalar çıkaramazsın bilimsel araştırmalardan, itaat bekleyemez, uymayanı cezalandıramazsın. en fazla bi otorite olabilirsin o halde. çevrene senin gibi bir kaç kişi, onlar da kendi çevrelerine bir kaç kişi katarlarsa senden aldıkları fikri savunabilecek; küçük çaptaki krallığın tahtı seni bekler. düşüncelerini kabul ettirebilmen için önce mantıksızlık noktasına varan ayrıntıları laf kalabalığıyla geçiştirip, akıllarını karıştırmalısın. ben yaptım oldu culuk oynamamak lazım ama.. çevre faktörlerini iyi değerlendirmen gerek. en çaresiz anlarında yakalamalısın insanları; en karmaşık, en ne yaptığını bilmeyen..
bulanık zihinlerini doldur kendi egonla. milyonlarca sen yaratmaya çalış kimsenin kimseyle aynı olamadığı bu dünyada. ve bekle ki ezik karakterler dolsun onun içine ve hayat bulsunlar.
kaşar peynirle beyaz peynirin aynı tostun içinde bulunmasının tat karmaşasına yol açacağını, bu yüzden gereksiz olduğunu okuduğumu hatırlıyorum bir ekonomi kitabında. o yaştaki çocuğa hangi ev, hangi ekonomiden bahsediyosunuz? ekonomi yalnızca istediği pantolonu-tişörtü almaktan ibaretse hele ki çocuğun kafasında..o kadar yerleşmiş ki beynime yıllar sonra bile kaşar-beyaz peynir karışık tost sipariş eden iş arkadaşıma bi acaip bakmıştım. çoğunluğun beğenmediği şey fanatik yapıyor insanı bi kez denemeye kalkmazsa eğer...
bir şey düşün kafanda ama gerçekten düşün. insanlara karşı savaşını ver. enine boyuna, en ince ayrıntısına kadar. savunduğun şey geçerlilik görürse, çoğunluğun düşüncesine hakim olmak için ilk adımı attın demektir. siyasetçi değilsin ya da bilim adamı ya da hukukçu.. kural koyamazsın, yeni yasalar çıkaramazsın bilimsel araştırmalardan, itaat bekleyemez, uymayanı cezalandıramazsın. en fazla bi otorite olabilirsin o halde. çevrene senin gibi bir kaç kişi, onlar da kendi çevrelerine bir kaç kişi katarlarsa senden aldıkları fikri savunabilecek; küçük çaptaki krallığın tahtı seni bekler. düşüncelerini kabul ettirebilmen için önce mantıksızlık noktasına varan ayrıntıları laf kalabalığıyla geçiştirip, akıllarını karıştırmalısın. ben yaptım oldu culuk oynamamak lazım ama.. çevre faktörlerini iyi değerlendirmen gerek. en çaresiz anlarında yakalamalısın insanları; en karmaşık, en ne yaptığını bilmeyen..
bulanık zihinlerini doldur kendi egonla. milyonlarca sen yaratmaya çalış kimsenin kimseyle aynı olamadığı bu dünyada. ve bekle ki ezik karakterler dolsun onun içine ve hayat bulsunlar.
Gündemdeki Haberler