bugün
- sürekli silik atıp utanmadan dönen yazarlar5
- fenerbahçe vs galatasaray23
- saatte 100 km hızla gidip 100 km yol alamamak5
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri11
- ioçk4
- koala görünce eksiyi basmak4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- normal mario2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması3
- fatma nur ve hifa ikra'nın ölümü2
- özür dilemeyi bilmek3
- sözlüğün en sevilen yazarı30
- fatih tekke5
- yolcu ettiğin kişinin ardından küçük su dökmek3
- adressiz sorgular2
- sözlüğün en güzel 100 kadını3
- dindarların çoğunun fakir olması9
- isviçre alplerinde leğenle kaymak3
- gocu4
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- ateistlerin yaşama amacı24
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- teröriste sövmek artık yasak23
- kelle paça4
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- apo idam edilmeli12
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular6
- sözlüğün kepengini kaldırırken düşünülen3
- erdoğan'a makarna için oy verildiğini sanan tip4
- mucize beklemek2
- dambılları el bombası gibi sağa sola atmak2
- toplu taşımada tanımadığın birinin omzuna uyumak2
- yeter ulan artık19
- birinin omzuna dokunup kadeh tokuşturmak2
- 2027 sözlük kuralları5
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- bazı kızların çok güzel olması2
- güne bir şiir bırak5
- velvet17
- sarapci koala54
- yazın bitiyor olması4
- sözlüğe küsmek15
- sözlükle ilgili endişeler6
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- öfke6
yanlış öğrettiler bize yıllarca. her şeyi kendi gözlerinden görmemizi istediler. kural, yasa değil belki ama otorite denebilir. her konu hakkında onlarınkinden farklı düşünmek ayıplanır oldu.
kaşar peynirle beyaz peynirin aynı tostun içinde bulunmasının tat karmaşasına yol açacağını, bu yüzden gereksiz olduğunu okuduğumu hatırlıyorum bir ekonomi kitabında. o yaştaki çocuğa hangi ev, hangi ekonomiden bahsediyosunuz? ekonomi yalnızca istediği pantolonu-tişörtü almaktan ibaretse hele ki çocuğun kafasında..o kadar yerleşmiş ki beynime yıllar sonra bile kaşar-beyaz peynir karışık tost sipariş eden iş arkadaşıma bi acaip bakmıştım. çoğunluğun beğenmediği şey fanatik yapıyor insanı bi kez denemeye kalkmazsa eğer...
bir şey düşün kafanda ama gerçekten düşün. insanlara karşı savaşını ver. enine boyuna, en ince ayrıntısına kadar. savunduğun şey geçerlilik görürse, çoğunluğun düşüncesine hakim olmak için ilk adımı attın demektir. siyasetçi değilsin ya da bilim adamı ya da hukukçu.. kural koyamazsın, yeni yasalar çıkaramazsın bilimsel araştırmalardan, itaat bekleyemez, uymayanı cezalandıramazsın. en fazla bi otorite olabilirsin o halde. çevrene senin gibi bir kaç kişi, onlar da kendi çevrelerine bir kaç kişi katarlarsa senden aldıkları fikri savunabilecek; küçük çaptaki krallığın tahtı seni bekler. düşüncelerini kabul ettirebilmen için önce mantıksızlık noktasına varan ayrıntıları laf kalabalığıyla geçiştirip, akıllarını karıştırmalısın. ben yaptım oldu culuk oynamamak lazım ama.. çevre faktörlerini iyi değerlendirmen gerek. en çaresiz anlarında yakalamalısın insanları; en karmaşık, en ne yaptığını bilmeyen..
bulanık zihinlerini doldur kendi egonla. milyonlarca sen yaratmaya çalış kimsenin kimseyle aynı olamadığı bu dünyada. ve bekle ki ezik karakterler dolsun onun içine ve hayat bulsunlar.
kaşar peynirle beyaz peynirin aynı tostun içinde bulunmasının tat karmaşasına yol açacağını, bu yüzden gereksiz olduğunu okuduğumu hatırlıyorum bir ekonomi kitabında. o yaştaki çocuğa hangi ev, hangi ekonomiden bahsediyosunuz? ekonomi yalnızca istediği pantolonu-tişörtü almaktan ibaretse hele ki çocuğun kafasında..o kadar yerleşmiş ki beynime yıllar sonra bile kaşar-beyaz peynir karışık tost sipariş eden iş arkadaşıma bi acaip bakmıştım. çoğunluğun beğenmediği şey fanatik yapıyor insanı bi kez denemeye kalkmazsa eğer...
bir şey düşün kafanda ama gerçekten düşün. insanlara karşı savaşını ver. enine boyuna, en ince ayrıntısına kadar. savunduğun şey geçerlilik görürse, çoğunluğun düşüncesine hakim olmak için ilk adımı attın demektir. siyasetçi değilsin ya da bilim adamı ya da hukukçu.. kural koyamazsın, yeni yasalar çıkaramazsın bilimsel araştırmalardan, itaat bekleyemez, uymayanı cezalandıramazsın. en fazla bi otorite olabilirsin o halde. çevrene senin gibi bir kaç kişi, onlar da kendi çevrelerine bir kaç kişi katarlarsa senden aldıkları fikri savunabilecek; küçük çaptaki krallığın tahtı seni bekler. düşüncelerini kabul ettirebilmen için önce mantıksızlık noktasına varan ayrıntıları laf kalabalığıyla geçiştirip, akıllarını karıştırmalısın. ben yaptım oldu culuk oynamamak lazım ama.. çevre faktörlerini iyi değerlendirmen gerek. en çaresiz anlarında yakalamalısın insanları; en karmaşık, en ne yaptığını bilmeyen..
bulanık zihinlerini doldur kendi egonla. milyonlarca sen yaratmaya çalış kimsenin kimseyle aynı olamadığı bu dünyada. ve bekle ki ezik karakterler dolsun onun içine ve hayat bulsunlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar