bugün
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici5
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek10
- kendi kendine konuşmak5
- sarı yeleli aslan trump3
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- ben bir hata yaptım4
- en gey özelliğiniz14
- dinciler4
- zallın fake hesabı var mı9
- anın görüntüsü21
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat3
- siyah araba3
- yaz günü bira içmek3
- hababam sınıfı semra hoca3
- siz hepiniz biz türkiye marşı4
- terör devleti3
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- gocu26
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- açık kahverengi araba2
- mor semsiyeli yabanci21
- ben geldim naneler6
- pit102
- clydeless bonnie6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- dünyanın en çileli coğrafyaları2
- oralı olmayan yazarlar4
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- kuşkulu randevuevine girmek2
- kokuşmuş bilgeliğin okları2
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- kutsal suyla dolu ummanda yüzmek2
- zeus büstünün münhal gözleri2
- seksten sonra pişman olmak2
- kürtçü şımarıklığı3
- chp'nin hali ne olacak49
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- silivri belediyesi ne operasyon5
- allah nasıl hep var olmuştur3
en güzel sevişmelerinin sonunda yatakta yalnız bırakılmış bir kadın.
aldığı çiçekler elinde, terkedilmiş bir adam.
geleceğe dair en temiz ümitleri yok edilmiş bir çocuk.
hayalleri ellerinden alınmış insanlar.
güvenleri sarsılmış, yalnız bırakılmış, umutsuz kalmış insanlar.
hepsinin arkasında bir insan.
kötü mü?
kötü elbet.
bir kötüye sahip insanların kaçınılmaz sonu, değersiz hissetmek.
ne oluyor?
önce kocaman bir boşluk. sonra kabullenememe. böyle hissediyor muyum gerçekten? dersin. ben böyle hissediyor olabilir miyim?
biri gerçekten bana bunu yapmış olabilir mi? bu kadar değersiz, bu kadar önemsiz olabilir miyim birinin hayatında?
kendi hayatının baş rolüne sahip insanların başkalarının hayatlarında ötekileştirilmesi, kaçınılmaz ve en acıklı sondur. birinin hayatına girmek yükünü sırtladığında insan, bu hazin sona da kendini hazırlamalı. ancak ne yazık ki, öyle bir hazırlık yok. buna kendini hazırlayabilecek kadar güçlü, bu kadar gerçekçi bir insan yok. alıştığımız baş rolü oynamak için dahil olduğumuz hayatlarda kısa kesilmiş sözsüz rollerimizle bazen bir yatakta, bazen bir sokağın ortasında yalnız başımıza kalıverdiğimizde, arkamızda yalnızca "çek git" repliği bırakarak açık bırakıp gittiğimiz kapılar kapanır. iki kez kitlenir. ve hayat devam eder. bu sefer daha değersizdir.
kaldırımda bir kadın ağlıyor. insanlar uzaktan bakıyorlar. belki acıyorlar ya da belki umursamıyorlar. rahatsız olanlar var mı?
yanına gidip ne olduğunu soruyorum. bunu soramayacak kadar yabancı olmama aldırmadan anlatıyor. aynı hikaye. aynı vasat hikaye.
ne zaman bu kadar duyarsızlaşabilir insan?
bir insana kendini kötü hissettirebilecek egoya ne zaman ulaşır?
nasıl bu yükün altına girip acı çekmeyecek kadar umursamaz olabilir bir insan? ardında bıraktığı mutsuz bir insanla ne kadar yaşayabilir? geçmiş, o kadar uzakta mı gerçekten? o kadar sessiz mi?
vicdan yoksunu insanlardan korkuyorum. çünkü biliyorum, onları durdurabilecek hiçbir şey yok.
hüzünleniyorum sonra, anasını satayım. dünyanın bu kadar berbat bir yer olmasına, insanın bu denli çirkinleşebilmesine üzülüyorum.
ve bırakıyorum. insanlar duvarların ardında kalmalı.
aldığı çiçekler elinde, terkedilmiş bir adam.
geleceğe dair en temiz ümitleri yok edilmiş bir çocuk.
hayalleri ellerinden alınmış insanlar.
güvenleri sarsılmış, yalnız bırakılmış, umutsuz kalmış insanlar.
hepsinin arkasında bir insan.
kötü mü?
kötü elbet.
bir kötüye sahip insanların kaçınılmaz sonu, değersiz hissetmek.
ne oluyor?
önce kocaman bir boşluk. sonra kabullenememe. böyle hissediyor muyum gerçekten? dersin. ben böyle hissediyor olabilir miyim?
biri gerçekten bana bunu yapmış olabilir mi? bu kadar değersiz, bu kadar önemsiz olabilir miyim birinin hayatında?
kendi hayatının baş rolüne sahip insanların başkalarının hayatlarında ötekileştirilmesi, kaçınılmaz ve en acıklı sondur. birinin hayatına girmek yükünü sırtladığında insan, bu hazin sona da kendini hazırlamalı. ancak ne yazık ki, öyle bir hazırlık yok. buna kendini hazırlayabilecek kadar güçlü, bu kadar gerçekçi bir insan yok. alıştığımız baş rolü oynamak için dahil olduğumuz hayatlarda kısa kesilmiş sözsüz rollerimizle bazen bir yatakta, bazen bir sokağın ortasında yalnız başımıza kalıverdiğimizde, arkamızda yalnızca "çek git" repliği bırakarak açık bırakıp gittiğimiz kapılar kapanır. iki kez kitlenir. ve hayat devam eder. bu sefer daha değersizdir.
kaldırımda bir kadın ağlıyor. insanlar uzaktan bakıyorlar. belki acıyorlar ya da belki umursamıyorlar. rahatsız olanlar var mı?
yanına gidip ne olduğunu soruyorum. bunu soramayacak kadar yabancı olmama aldırmadan anlatıyor. aynı hikaye. aynı vasat hikaye.
ne zaman bu kadar duyarsızlaşabilir insan?
bir insana kendini kötü hissettirebilecek egoya ne zaman ulaşır?
nasıl bu yükün altına girip acı çekmeyecek kadar umursamaz olabilir bir insan? ardında bıraktığı mutsuz bir insanla ne kadar yaşayabilir? geçmiş, o kadar uzakta mı gerçekten? o kadar sessiz mi?
vicdan yoksunu insanlardan korkuyorum. çünkü biliyorum, onları durdurabilecek hiçbir şey yok.
hüzünleniyorum sonra, anasını satayım. dünyanın bu kadar berbat bir yer olmasına, insanın bu denli çirkinleşebilmesine üzülüyorum.
ve bırakıyorum. insanlar duvarların ardında kalmalı.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar