bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- ara vereceğim diyen kız4
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- ismail kartal20
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- yazarların sözlükten kaçması4
- korkut kanadoğlu3
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- vajinaya dil atmak6
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- atatürk ün hataları19
- ngark5
- attaristan3
- atatürkün yakışıklı olması6
- siz hayırdır2
- kimsenin sizi sevmemesi12
- güney kore34
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- karı istiyorum5
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı7
- dinci3
- motorcuların trafikte terör yaratması6
- platin sarısı saç2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek6
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- sözlükteki galatasaraylılar6
- ümit kocasakal9
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları3
- oktay saral14
- en son alınan iltifat8
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- okan buruk10
- sabah erken kalkma erdemi5
- ok atmak4
- galatasaray11
- muşlettin bey amca birader bey6
- above the below2
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar8
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- mert hakan yandaş6
- victor osimhen13
- yazılımcının flört algoritması3
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- netanyahu3
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- alışveriş3
- 2 şairin kullandığı denizcilik ve sanayi terimleri2
3 bölümden oluşan belgeseller serisi.
hiçbir şey tamamen yanlış ya da doğru değildir önermesi unutulmadan izlenilmelidir. içinde doğru olan, insana değer veren, zihin açan yaklaşımlar içerse de çözüm olarak şuan hiçbir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmayan, bugünün dünyası için en basit ifadeyle hayal ürünü olan venüs projesini sunması kötü niyetli bir belgesel olduğunu düşündürttü bana. mesela bugünün dünyası ve toplumu için daha adil vergi düzenlemeleri talep etmelisiniz diyebilirdi somut bir fayda getirmesi açısından.
yanlış olduğunu düşündüğüm başka bir noktası da tüm yanlışlığı, ahlaksızlığı ve yozlaşmayı para yaratıyor demesiydi. belki en önemli etkeni olabilir bu yozlaşan dünyanın, ama unutmamalıyız ki para kavramı insanlıkla beraber var olmuş bir şey değil ayrıca o günün insanı için müthiş bir buluştur bence para(tabi bu bahsi geçen para kavramı hayatın içinde somut bir mala, üretime denk geliyorsa.) yani parayı yaratan insan aklı paradan çok önce öyle bir şeyi keşfetmişti ki işte bu tüm insanlığın köküne dinamit koyacaktı, koydu, koymaya da devam ediyor kısaca 'özel mülkiyet' başka bir deyişle tanrının ya da doğanın tüm canlılara bahşettiği 'şeyler' birden birilerinin sahip olduğu 'mallar' haline geldi. işte burada karşı bir argüman olarak sosyalizm/komunizm konulabilecekken bunların kötü uygulanma hallerinden dem vurdu çini örnek göstererek.
ayrıca hitlere, bolivya ya, venezuella ya, irana, saddama, abd başkanına, ordulara bir şekilde etki eden bir grup insandan bahsediliyorken; ulan demezler mi sen hangi güçle bu belgeseli çektin ve yayınlayabildin hıyar! düşünün ki tüm insanlığa cip takıp yönetmek isteyen birtakım insanlar var dünyada ve bunlar bu filme bir şey yapmıyor, yapamıyor.
peki amaç ne? benim bir kaç fikrim var: öncelikle tüm insanları iyi-kötü bir tutan şeylerden uzaklaştırmak din gibi, yine iyi-kötü bir beraberlik yaratan ulus, etnisite, devlet, hatta aile kavramı, bir takım tarihsel bağlarımız, en basiti kendi öz değerimiz ve insan olduğumuz fikrini yerle bir etmek. o kadar çaresizsin ki sen hiçbir şey yapamazsın deniliyor. teknolojinin yaratacağı bir çeşit üst-toplum hayal ettiriliyor ancak teknolojinin refaha götüren bir araç olduğu, bunu ancak insanı merkeze alan fikirler yaratabilir denmiyor. ne demokrasi var dünyamızda ne eşit olabilme umudu ee o zaman yaşamak için de bir neden yok!!!
sonuç olarak her taraftan acayip bir bombardımana maruz kalıyoruz. bir şeyi tüketirken içindekiler kısmına, son kullanma tarihine, belki de yapan firmanın güvenilirliğine bakmak gerek. her yandan hap uzatan eller var ama önce hasta olduğumuza ikna etmeli bizi sonra yutturacak o kadar çok hap var ki. yani dikkatli olmak lazım bu gibi şeylerden kaçarak kurtulamayacağımız bir gerçek, radyasyondan kaçarak kurtulamayacağımız gibi. algılar açık olmalı.
hiçbir şey tamamen yanlış ya da doğru değildir önermesi unutulmadan izlenilmelidir. içinde doğru olan, insana değer veren, zihin açan yaklaşımlar içerse de çözüm olarak şuan hiçbir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmayan, bugünün dünyası için en basit ifadeyle hayal ürünü olan venüs projesini sunması kötü niyetli bir belgesel olduğunu düşündürttü bana. mesela bugünün dünyası ve toplumu için daha adil vergi düzenlemeleri talep etmelisiniz diyebilirdi somut bir fayda getirmesi açısından.
yanlış olduğunu düşündüğüm başka bir noktası da tüm yanlışlığı, ahlaksızlığı ve yozlaşmayı para yaratıyor demesiydi. belki en önemli etkeni olabilir bu yozlaşan dünyanın, ama unutmamalıyız ki para kavramı insanlıkla beraber var olmuş bir şey değil ayrıca o günün insanı için müthiş bir buluştur bence para(tabi bu bahsi geçen para kavramı hayatın içinde somut bir mala, üretime denk geliyorsa.) yani parayı yaratan insan aklı paradan çok önce öyle bir şeyi keşfetmişti ki işte bu tüm insanlığın köküne dinamit koyacaktı, koydu, koymaya da devam ediyor kısaca 'özel mülkiyet' başka bir deyişle tanrının ya da doğanın tüm canlılara bahşettiği 'şeyler' birden birilerinin sahip olduğu 'mallar' haline geldi. işte burada karşı bir argüman olarak sosyalizm/komunizm konulabilecekken bunların kötü uygulanma hallerinden dem vurdu çini örnek göstererek.
ayrıca hitlere, bolivya ya, venezuella ya, irana, saddama, abd başkanına, ordulara bir şekilde etki eden bir grup insandan bahsediliyorken; ulan demezler mi sen hangi güçle bu belgeseli çektin ve yayınlayabildin hıyar! düşünün ki tüm insanlığa cip takıp yönetmek isteyen birtakım insanlar var dünyada ve bunlar bu filme bir şey yapmıyor, yapamıyor.
peki amaç ne? benim bir kaç fikrim var: öncelikle tüm insanları iyi-kötü bir tutan şeylerden uzaklaştırmak din gibi, yine iyi-kötü bir beraberlik yaratan ulus, etnisite, devlet, hatta aile kavramı, bir takım tarihsel bağlarımız, en basiti kendi öz değerimiz ve insan olduğumuz fikrini yerle bir etmek. o kadar çaresizsin ki sen hiçbir şey yapamazsın deniliyor. teknolojinin yaratacağı bir çeşit üst-toplum hayal ettiriliyor ancak teknolojinin refaha götüren bir araç olduğu, bunu ancak insanı merkeze alan fikirler yaratabilir denmiyor. ne demokrasi var dünyamızda ne eşit olabilme umudu ee o zaman yaşamak için de bir neden yok!!!
sonuç olarak her taraftan acayip bir bombardımana maruz kalıyoruz. bir şeyi tüketirken içindekiler kısmına, son kullanma tarihine, belki de yapan firmanın güvenilirliğine bakmak gerek. her yandan hap uzatan eller var ama önce hasta olduğumuza ikna etmeli bizi sonra yutturacak o kadar çok hap var ki. yani dikkatli olmak lazım bu gibi şeylerden kaçarak kurtulamayacağımız bir gerçek, radyasyondan kaçarak kurtulamayacağımız gibi. algılar açık olmalı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar