bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- ölümden korkuyor musunuz25
- adana saimbeylide deprem3
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi10
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- depresyon6
- her biji amed8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- hamburgerin içindeki domates2
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- kant ın ödev ahlakı2
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- sydney sweeney2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- 0 0 719
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- türk düşmanı piçler9
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sıfır atık vakfı11
- morkstar3
- gecenin şarkısı11
- konuşmak istemiyorum4
- sözlükteki sinsi köpekler8
- claudian clouds33
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- evrene enerji gönderen müslüman9
- vedat muriqi5
- cop318
- fusya semsiyeli yabanci25
- bugün ne oldu7
- sözlük kızlarının kekleri24
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- sarışın kızlar4
- true ile sevişmek5
- bilerek ponziye dahil olmak7
- anın görüntüsü22
- kadir inanır'ın mirası8
james robinson ve ermeni asıllı türk akademisyen şu sıralar massachusetts institute of technology'de ekonomi profesörlüğü yapan daron acemoğlu'nun beraber çalışıp ortaya çıkarttığı bazı ulusların neden zengin olurken bazı ulusların neden zengin olamadığını araştıran ekonomi kitabı.
bu araştırmayı yaparken daha çok odaklandıkların konu ise kuzey kore ve güney kore veya doğu almanya ve batı almanya gibi aynı coğrafyaları paylaşan aynı halka sahip olan ülkelerin farklı zenginlik, refah seviyelerine sahip olmasıydı. coğrafya onların araştırmasında yer edinmiyordu onların esas odaklandıkları ana başlık ise ülke içindeki ekonomik ve siyasi kurumlardı. bu kurumları ise extractive* ve inclusive* olmak üzere ikiye ayırıyorlar. extractive institutions dediğimiz kurumlar daha az insanların katılımı ile ortaya çıkan ve daha az insana ulaşana merkezi şekilde yönetilen yeniliğe kapalı olan kurumlardır. inclusive institutions dediğimiz ise çok fazla insana ulaşan ve çok fazla insanın katılımına açık olan kurumlardır.
bu iki kurumlar tanım ile pek kafada canlanmıyor güney ve kuzey kore örneğinden gidersek insanlar güney kore'de iyi bir eğitim alıp, işe başlayıp ürün veya hizmet satıp kendi mülklerini edinebilirler veya yatırım yapıp gelen yatırımla kazançlarını ev alarak değerlendirebilirler. kuzey kore'de ise bu pek mümkün değil.
güney kore'de kurumlar insanları daha kapsayan bir eğilim gösterir. kuzey kore'de ise insanları harici bırakan bir eğilim vardır. extractive ve inclusive institutions kavramlarının aslı budur. oran olarak ne kadar çok insanı kapsayabilirse devlet o kadar yeniliğe* açık olur.
kitabın yazıldığı ülke olan abd'de ise üniversite eğitimi bir zamanlar daha inclusive iken özellikle son 30 yılda gitgide daha extractive olma eğilime gitmektedir. bunun nedeni ise devletin üniversitelere veya kolejlere yeteri kadar yardım sağlamaması nedeniyle okulların ücretlerini ortalama gelirin üstünde bir oranla arttırmasıdır. Stanford üniversitesi'nden bir sosyolog olan sean reardon'a kulak verelim: "it's becoming increasingly unlikely that a low-income student, no matter how intrinsically bright, moves up the socioeconomic ladder. What we're talking about is a threat to the American dream." türkçe meali ile "günümüzde artık düşük gelirli öğrencinin ne kadar parlak zekaya sahip olursa olsun kendi sosyo-ekonomik basamağından yukarı çıkabilmesi olasılığı yitiriliyor. bu konuştuğumuz şey ise amerikan rüyası'nın bir tehdidi."
abd'de yüksek eğitim kurumları gitgide extractive olma eğilimi gösteriyor. tam da abd üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin yazdığı why nations fail kitabına göre bu eğilim abd'nin gelecekte daha başarısız olmasına neden olucak.
ayrıca kitap tam olarak osmanlı devleti'nin neden çöktüğünü de açıklıyor. son 300 yılında tek inclusive institution'ı din olan bir devletin fazla bile ayakta durduğu fark edilebilir.
bu araştırmayı yaparken daha çok odaklandıkların konu ise kuzey kore ve güney kore veya doğu almanya ve batı almanya gibi aynı coğrafyaları paylaşan aynı halka sahip olan ülkelerin farklı zenginlik, refah seviyelerine sahip olmasıydı. coğrafya onların araştırmasında yer edinmiyordu onların esas odaklandıkları ana başlık ise ülke içindeki ekonomik ve siyasi kurumlardı. bu kurumları ise extractive* ve inclusive* olmak üzere ikiye ayırıyorlar. extractive institutions dediğimiz kurumlar daha az insanların katılımı ile ortaya çıkan ve daha az insana ulaşana merkezi şekilde yönetilen yeniliğe kapalı olan kurumlardır. inclusive institutions dediğimiz ise çok fazla insana ulaşan ve çok fazla insanın katılımına açık olan kurumlardır.
bu iki kurumlar tanım ile pek kafada canlanmıyor güney ve kuzey kore örneğinden gidersek insanlar güney kore'de iyi bir eğitim alıp, işe başlayıp ürün veya hizmet satıp kendi mülklerini edinebilirler veya yatırım yapıp gelen yatırımla kazançlarını ev alarak değerlendirebilirler. kuzey kore'de ise bu pek mümkün değil.
güney kore'de kurumlar insanları daha kapsayan bir eğilim gösterir. kuzey kore'de ise insanları harici bırakan bir eğilim vardır. extractive ve inclusive institutions kavramlarının aslı budur. oran olarak ne kadar çok insanı kapsayabilirse devlet o kadar yeniliğe* açık olur.
kitabın yazıldığı ülke olan abd'de ise üniversite eğitimi bir zamanlar daha inclusive iken özellikle son 30 yılda gitgide daha extractive olma eğilime gitmektedir. bunun nedeni ise devletin üniversitelere veya kolejlere yeteri kadar yardım sağlamaması nedeniyle okulların ücretlerini ortalama gelirin üstünde bir oranla arttırmasıdır. Stanford üniversitesi'nden bir sosyolog olan sean reardon'a kulak verelim: "it's becoming increasingly unlikely that a low-income student, no matter how intrinsically bright, moves up the socioeconomic ladder. What we're talking about is a threat to the American dream." türkçe meali ile "günümüzde artık düşük gelirli öğrencinin ne kadar parlak zekaya sahip olursa olsun kendi sosyo-ekonomik basamağından yukarı çıkabilmesi olasılığı yitiriliyor. bu konuştuğumuz şey ise amerikan rüyası'nın bir tehdidi."
abd'de yüksek eğitim kurumları gitgide extractive olma eğilimi gösteriyor. tam da abd üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin yazdığı why nations fail kitabına göre bu eğilim abd'nin gelecekte daha başarısız olmasına neden olucak.
ayrıca kitap tam olarak osmanlı devleti'nin neden çöktüğünü de açıklıyor. son 300 yılında tek inclusive institution'ı din olan bir devletin fazla bile ayakta durduğu fark edilebilir.
Gündemdeki Haberler