bugün
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni6
- 20 li yaşların çabuk geçmesi9
- sözlüğe gelince alınan koku3
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması7
- insanın bu hayattaki amacı4
- yeni sevgilide olması istenen özellikler4
- beşiktaş gain fenerbahçe beko maçı2
- murat kurum2
- ab'nin türkiye'deki terör örgütlerini beslemesi3
- ona bir şey söyle20
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi4
- altılı masa diye kıçını yırtıp sonra dama çıkmak2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi4
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- anın görüntüsü18
- zamanda yolculuk5
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi2
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- sigarayı tersten yakmak9
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu8
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- 12 saat çalışmak7
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- hep kendini suçlamak12
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- eşek sucuğu7
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu6
- türk müslümanlığı6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey7
- milli maçı izlemeyen erkek25
- insan vahşi bir hayvandır6
- çekyat kanepe kaplatma7
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- havalar da ısındı10
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan5
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği8
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- kıskanılmak vs kıskanmak6
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- yaşadım demek için ne yapmalı5
james robinson ve ermeni asıllı türk akademisyen şu sıralar massachusetts institute of technology'de ekonomi profesörlüğü yapan daron acemoğlu'nun beraber çalışıp ortaya çıkarttığı bazı ulusların neden zengin olurken bazı ulusların neden zengin olamadığını araştıran ekonomi kitabı.
bu araştırmayı yaparken daha çok odaklandıkların konu ise kuzey kore ve güney kore veya doğu almanya ve batı almanya gibi aynı coğrafyaları paylaşan aynı halka sahip olan ülkelerin farklı zenginlik, refah seviyelerine sahip olmasıydı. coğrafya onların araştırmasında yer edinmiyordu onların esas odaklandıkları ana başlık ise ülke içindeki ekonomik ve siyasi kurumlardı. bu kurumları ise extractive* ve inclusive* olmak üzere ikiye ayırıyorlar. extractive institutions dediğimiz kurumlar daha az insanların katılımı ile ortaya çıkan ve daha az insana ulaşana merkezi şekilde yönetilen yeniliğe kapalı olan kurumlardır. inclusive institutions dediğimiz ise çok fazla insana ulaşan ve çok fazla insanın katılımına açık olan kurumlardır.
bu iki kurumlar tanım ile pek kafada canlanmıyor güney ve kuzey kore örneğinden gidersek insanlar güney kore'de iyi bir eğitim alıp, işe başlayıp ürün veya hizmet satıp kendi mülklerini edinebilirler veya yatırım yapıp gelen yatırımla kazançlarını ev alarak değerlendirebilirler. kuzey kore'de ise bu pek mümkün değil.
güney kore'de kurumlar insanları daha kapsayan bir eğilim gösterir. kuzey kore'de ise insanları harici bırakan bir eğilim vardır. extractive ve inclusive institutions kavramlarının aslı budur. oran olarak ne kadar çok insanı kapsayabilirse devlet o kadar yeniliğe* açık olur.
kitabın yazıldığı ülke olan abd'de ise üniversite eğitimi bir zamanlar daha inclusive iken özellikle son 30 yılda gitgide daha extractive olma eğilime gitmektedir. bunun nedeni ise devletin üniversitelere veya kolejlere yeteri kadar yardım sağlamaması nedeniyle okulların ücretlerini ortalama gelirin üstünde bir oranla arttırmasıdır. Stanford üniversitesi'nden bir sosyolog olan sean reardon'a kulak verelim: "it's becoming increasingly unlikely that a low-income student, no matter how intrinsically bright, moves up the socioeconomic ladder. What we're talking about is a threat to the American dream." türkçe meali ile "günümüzde artık düşük gelirli öğrencinin ne kadar parlak zekaya sahip olursa olsun kendi sosyo-ekonomik basamağından yukarı çıkabilmesi olasılığı yitiriliyor. bu konuştuğumuz şey ise amerikan rüyası'nın bir tehdidi."
abd'de yüksek eğitim kurumları gitgide extractive olma eğilimi gösteriyor. tam da abd üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin yazdığı why nations fail kitabına göre bu eğilim abd'nin gelecekte daha başarısız olmasına neden olucak.
ayrıca kitap tam olarak osmanlı devleti'nin neden çöktüğünü de açıklıyor. son 300 yılında tek inclusive institution'ı din olan bir devletin fazla bile ayakta durduğu fark edilebilir.
bu araştırmayı yaparken daha çok odaklandıkların konu ise kuzey kore ve güney kore veya doğu almanya ve batı almanya gibi aynı coğrafyaları paylaşan aynı halka sahip olan ülkelerin farklı zenginlik, refah seviyelerine sahip olmasıydı. coğrafya onların araştırmasında yer edinmiyordu onların esas odaklandıkları ana başlık ise ülke içindeki ekonomik ve siyasi kurumlardı. bu kurumları ise extractive* ve inclusive* olmak üzere ikiye ayırıyorlar. extractive institutions dediğimiz kurumlar daha az insanların katılımı ile ortaya çıkan ve daha az insana ulaşana merkezi şekilde yönetilen yeniliğe kapalı olan kurumlardır. inclusive institutions dediğimiz ise çok fazla insana ulaşan ve çok fazla insanın katılımına açık olan kurumlardır.
bu iki kurumlar tanım ile pek kafada canlanmıyor güney ve kuzey kore örneğinden gidersek insanlar güney kore'de iyi bir eğitim alıp, işe başlayıp ürün veya hizmet satıp kendi mülklerini edinebilirler veya yatırım yapıp gelen yatırımla kazançlarını ev alarak değerlendirebilirler. kuzey kore'de ise bu pek mümkün değil.
güney kore'de kurumlar insanları daha kapsayan bir eğilim gösterir. kuzey kore'de ise insanları harici bırakan bir eğilim vardır. extractive ve inclusive institutions kavramlarının aslı budur. oran olarak ne kadar çok insanı kapsayabilirse devlet o kadar yeniliğe* açık olur.
kitabın yazıldığı ülke olan abd'de ise üniversite eğitimi bir zamanlar daha inclusive iken özellikle son 30 yılda gitgide daha extractive olma eğilime gitmektedir. bunun nedeni ise devletin üniversitelere veya kolejlere yeteri kadar yardım sağlamaması nedeniyle okulların ücretlerini ortalama gelirin üstünde bir oranla arttırmasıdır. Stanford üniversitesi'nden bir sosyolog olan sean reardon'a kulak verelim: "it's becoming increasingly unlikely that a low-income student, no matter how intrinsically bright, moves up the socioeconomic ladder. What we're talking about is a threat to the American dream." türkçe meali ile "günümüzde artık düşük gelirli öğrencinin ne kadar parlak zekaya sahip olursa olsun kendi sosyo-ekonomik basamağından yukarı çıkabilmesi olasılığı yitiriliyor. bu konuştuğumuz şey ise amerikan rüyası'nın bir tehdidi."
abd'de yüksek eğitim kurumları gitgide extractive olma eğilimi gösteriyor. tam da abd üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin yazdığı why nations fail kitabına göre bu eğilim abd'nin gelecekte daha başarısız olmasına neden olucak.
ayrıca kitap tam olarak osmanlı devleti'nin neden çöktüğünü de açıklıyor. son 300 yılında tek inclusive institution'ı din olan bir devletin fazla bile ayakta durduğu fark edilebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar